SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 16. HD 2022/2068 E. 2024/1150 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/2068

Karar No

2024/1150

Karar Tarihi

13 Haziran 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO: 2022/2068 Esas

KARAR NO: 2024/1150

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ: 22/03/2022

NUMARASI: 2021/62 Esas - 2022/39 Karar

DAVANIN KONUSU: Markaya Tecavüz, Ticaret Unvanının Terkini, Tazminat

KARAR TARİHİ: 13/06/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 1986 yılından bu yana halı, dokuma ve ev tekstilinin dahil olduğu sektörde faaliyet gösterdiği, ilk olarak 16.04.1990 tarihinde “...” ibaresini mal ve hizmet listesinin 24. Sınıfı için ... numara ile TPMK nezdinde marka olarak tescil ettirdiğini, daha sonra 24, 25 ve 35. Sınıflar için ... numarayla usulüne uygun olarak tescil edilip koruması halen devam eden “...” ibareli markanın da 13.12.1999 tarihinden bu yana yasal sahibi olduğunu, ... ibaresinin ticaret unvanının da unsuru olduğunu ve usulüne uygun tescil ve ilan edilmiş ticaret unvanlarının TTK çerçevesinde korunduğunu, davalı şirketin ... ibaresini hem ticaret unvanında hem de markasal olarak kullandığını, davalının ... San. ve Tic. Ltd. Şti. unvanı altında davaçıya ait sicil çevresinde kullandığını, bu unvanın çekirdek/kılavuz unsuru olan ... ibaresini ticari işlemlerinde ve iş evraklarında kullandığını, davacı tarafça Ankara ... Noterliği'nin 11.01.2018 T. ve ... yevmiye nolu ihtamame ile tecavüz ve haksız rekabet mahiyetindeki eylemlere son verilmesinin talep edildiğini, davalının bir kısım eylemlerini ikrar etmesine rağmen halen devam ettiğini, davacı şirketin ticaret unvanını 1986 yılından beri tescilli olarak kullandığını, ... ibaresinin 1990 yılından beri marka tescilinin bulunduğunu, her iki unvanın ... ibaresinin birebir aynı olduğunu, tarafların aynı sicil çevresi olan İstanbul Ticaret Sicil Memurluğunda kayıtlı olduğunu, tarafların faaliyet amaç ve konularının aynı veya benzer olduğunu, müşteri çevreleri ve tedarikçi firmaların iki şirketi karıştırdıklarını hatta birinin iş evrakını diğerine gönderdiklerini belirterek davalının ticaret unvanının sicilden terkinini, davalının davacıya ait tescilli markaları aynı veya benzer ürünler üzerinde kullandığını, marka hakkına tecavüzün durdurulmasını, davacı şirketin piyasada uzun yıllardır. bilinen ve tanınan bir şirket olduğunu, davalının ... ibaresini kullanmasının karıştırılmaya yol açtığını, haksız rekabetin, markaya ve ticaret unvanma tecavüzün tespiti ile men'ini, ticaret unvanının sicilden terkinini, davalının elde ettiği kazanç üzerinden hesaplanacak şimdilik 1.000,00 TL maddi 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 16.02 2016 tarihi itibariyle kurulduğu, esas itibariyle halı, kilim ve yer kaplamaları alanında faaliyet gösterdiği, tüm resmi yazışmalarında ve ticari ilişkilerinde tescilli ticaret unvanını tam olarak kullandığı ancak ... ibaresini markasal olarak kullanmadığını, bugüne kadar ... markası ile üretilmiş ve satışa sunulmuş tek bir ürününün dahi bulunmadığı, tarafların iş alanlarının farklı olduğu, davacının ... ibaresinin markasal olarak kullanıldığına dair herhangi bir delil veya emare gösteremediğini, markanın ve ticaret unvanının ayırt edicilik işlevi bulunduğu, markanın tescil edildiği sınıflarda koruma sağladığını, davacının döşemelik, perdelik ve kumaş alanında tescilli olduğu, marka hakkına tecavüizün söz konusu olmadığı, TK m. 50 uyarınca tescilli ticaret unvanı kullanım hakkının sahibine ait olduğu, tescilli ticaret unvanı kullanımının yasal olduğu ve marka hakkına tecavüz veya haksız rekabet teşkil etmeyeceği, terkin talebinin yasal dayanağı bulunmadığı, herhangi bir isim ya da işarete, ticaret unvanında yer verilerek başvuruda bulunulması halinde sicil dairelerinde sadece daha önce kayıtlı ticaret unvanları dikkate alınarak unvana ayırt edici ek alınmasının istendiği (TK m. 45), marka hakkı sahibine ticaret unvanına itiraz hakkı tanıyan bir düzenlemenin mevcut olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: "...1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, davalı kullanımlarının davacıya ait marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, 2-Davalıya ait ticaret unvanında yer alan ... ibareli ticaret unvanının sicilden terkinine, 3-Maddi tazminat talebi bakımından TBK m.50 ve m.51 uyarınca takdiren 70.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 4-Manevi tazminat talebi bakımından 10.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine," Şeklinde karar vermiştir.

İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf isteminde özetle; Dava dosyası içerisinde yer alan bilirkişi raporuyla çelişmeyen ek bilirkişi raporunda "davacının talep edebileceği tazminat miktarının 'dönem net karı (vergi sonrası) üzerinden 386.560,38 TL olacağı' kanaatine varıldığı" tespit olunduğunu, 04.09.2020 tarihli Islah dilekçesiyle maddi tazminat talebinin 190.000,00 TL olduğunun bildirildiğini, rapordaki bu tespite rağmen mahkemenin 70.000,00 TL maddi tazminata hükmetmesinin hatalı olduğunu, davalının müvekkilin marka ve ticaret unvanından kaynaklanan haklarına tecavüz ettiğinin sabit olduğunu, kusurlu olduğunu, Davalı ticaret unvanı ve kullandığı markayla doğrudan müvekkilinin tescilli marka ve ticaret unvanını taklit yolunu seçtiğini, Müvekkilinin piyasada maruf olduğunu, sektörde iyi bilinen ve tercih edilen bir firma olduğunu, davalının haksız kazanç amacında olduğunu, maddi tazminatın çok düşük olduğunu, raporda net kazancın tespit edilebildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf isteminde özetle; Müvekkili şirketin 16.02.2016 tarihinde kurulmuş ve esas itibariyle halı, kilim ve yer kaplamaları alanında faaliyet göstermekte olduğunu, tüm resmi yazışmalarında ve ticari ilişkilerinde tescilli ticaret unvanını tam olarak kullandığını, ... ibaresini markasal olarak kullanmadığını, Bugüne kadar ... markası ile üretilmiş ve satışa sunulmuş tek bir ürünü dahi bulunmadığını, dosyada markasal kullanıma ilişkin delil de olmadığını, tarafların iş alanlarının farklı olduğunu, Marka ve ticaret unvanı birbirinden farklı olarak ayırt edicilik işlevi barındırdığını, Markanın tescil edildiği sınıflarda koruma sağladığı, davacının sahip olduğu tescilin döşemelik, perdelik ve kumaş alanında olduğu bu nedenle marka hakkına tecavüzün söz konusu olmadığını, TTK m. 50 uyarınca tescilli ticaret unvanı kullanım hakkı sahibine ait olduğunu, tescilli ticaret unvanının kullanımının markaya tecavüz yahut haksız rekabet oluşturmayacağını, Bilirkişi raporunda hukuka aykırılık teşkil edecek hususun markaların aynı iş kolunda yada bağlantılı sınıflarda olması ihtimali kabul edilmiş se de, bağlantılı alanlarda hizmet veren kuruluşlar olmadıklarını, alanların farklı olduğunu, bu hususun ortalama tüketici nezdinde dahi karışıklığa yol açmayacağını, 556 Sayılı KHK’nin 12. maddesine göre “dürüstçe ve ticari ve sanayi konularıyla olarak kullanılmaları koşuluyla üçüncü kişilerin, ad ve adresini, mal veya hizmetlerle ilgili cins, kalite, miktar, kullanım aracı, diğer, coğrafi kaynak, üretim veya sunuluş zararı veya diğer niteliklere ilişkin açıklamaları kullanmaları marka sahibi tarafından engellenemez.” Söz konusu madde hükmüne uygun bir kullanım bulunduğu taktirde marka tescilinden doğan hakların kapsamında istisna oluşturacağını, Yargıtay 11. HD., E. 2009/14167 K. 2011/6513 T. 30.05.2011, Yargıtay 11. HD., E. 2017/1110 K. 2018/6753 T. 5.11.2018 kararlarının dikkate alınmasını, Somut yargılamada maddi kayıp , fiili zarar ve yoksun kalınan kazanç söz konusu olmadığını, Markaya tecavüz sabit olsa dahi tazminat şartları oluşmamışsa tazminat isteminin reddedilmesi gerektiğini, İlk derece mahkemesinin bu hususu göz ardı ederek fahiş miktarda tazminata hükmettiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

İNCELEME Davacının ... numaralı ... ibareli markası 24, 27, 35 sınıfta 13.12.1999'dan beri tescillidir. Bilirkişiler ..., ..., ... raporda özetle; davacı adına kayıtlı “...” ibareli ... sayılı 24 / 27 / 35 sınıflarda tescilli markanın başvuru tarihi 13.12.1999 olup 12.12.2019 tarihinden itibaren 10 yıl süre ile yenilendiği, ... markasının ev tekstili konusunda çağrışım yapan kelimelerin birleştirilmesi ile özel olarak oluşturulmuş ve ayırt edicilik kazanmış bir ibare olduğu, davacı tarafça 1989 yılından bu yana kullanıldığı, davacı adına Türk Patent nezdinde tescilli olduğu, davalının 16.02.2016 tarihinde tescil ettirdiği “... San. ve Tic. Ltd. Şti.” şeklindeki ticaret unvanının ek unsuru olan ... ibaresinin davaçının markası ile bağlantılı sınıflarda kullanılması nedeniyle karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu ve nihai takdir Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere SMK m. 7 f. 3 e bendi uyarınca marka hakkına tecavüz teşkil edebileceği, davacıya ait ... ibareli markanın davalının ticaret unvanında ek unsur olarak kullanımın TTK m. 54/2 uyarınca dürüstlük kuralına aykırı kullanım teşkil edebileceği, tarafların dekorasyon ve ev tekstili konusunda aynı alanda faaliyet göstermesi ve ... kelimesinin aynı kökene işaret etmesi nedeniyle ortalama tüketici nezdinde ... ibaresi nedeniyle karışıklığa yol açılabileceği, TTK m. 55/1-a-4 uyarınca iltibasa yol açma suretiyle haksız rekabete yol açabileceği, gerek davacı şirketin gerekse davalı şirketin ticaret unvanlarında ek niteliğinde ... ibarelerinin yer aldığı, TTK hükümleri uyarınca eklerin de çekirdek gibi kanunun koruması altında olduğu ve her iki unvanda da vurgulayıcı ibarenin ek niteliğindeki “...” kelimeleri olduğu, davacı şirketin ticaret unvanı tescilinin 1989 yılı, davalı şirketin ise daha sonraki bir tarihte (2016) nedeniyle davacının davalı utvanının sicilden terkinini isteme hakkına sahip olduğu, davalı firmanın ticari defter kayıtlarında yapılan inceleme ve değerlendirmede 2016-2017-2018 yıllarının toplamında elde ettiği Vergi Sonrası Net Kârın 675.841,83 TL olduğu, ancak davalı firmanın elde ettiği kazançta markanın etkisinin ne miktarda olduğu hususunda takdirin mahkemeye ait olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Bilirkişi ek raporunda özetle ; söz konusu markanın kazanca etkisinin satış tutarı üzerinden azami % 5 olarak düşünülebileceği, davalı tarafın 2016-2017-2018 yıllarındaki toplam satış tutarının 9.752.249,91 TL olduğu, % 5'inin 478.612,49 TL olacağı, hesap edilen satış tutarından maliyet ve finansman v.s. giderlerine de aynı oranlarda yansıyacağı varsayımı ile hesaplamaların yapıldığı, davacının talep edebileceği tazminat miktarının; Dönem net karı (vergi sonrası) üzerinden 386.560,38 TL olacağı yönünde görüş bildirilmiştir.

GEREKÇE Dava, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, meni, refi, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ve davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davalı vekili istinafında müvekkilinin markasal kullanımı olmadığını, ticaret unvanının kullanımının markaya tecavü zoluşturmayacağını ileri sürmüştür. Mahkemece SMK 7/3-e maddesi gereğince ticaret unvanında markanın yer alması markaya tecavüz edilmiş ise de; markanın sadece ticaret unvanında kullanılması SMK 7/3-e kapsamında tecavüz kabul edilemeyecek olup kullanımın markasal olması gereklidir. Somut olayda bilirkişi raporu incelendiğinde; davalı tarafın "www...com" şeklindeki alan adını kullandığı, site içeriğinde "..." açıklamasının yer aldığı, sayfaların en üstünde ise ... SAN VE TİC LTD ŞTİ ibaresi ve logosunun kullanıldığı, alan adında "..." ibaresi yer aldığı gibi içeriğindeki kullanımın halı ve tekstile ilişkin olup davacının ... numaralı ... ŞEKİL ibareli 24,27,35 sınıfta tescilli markası ile aynı/benzer emtia sınıfında olduğu, davalının alan adının davacının marka ve alan adından sonraki tarihli olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece bu gerekçe ile markaya tecavüz isteminin kabulü gerekirken farklı gerekçe ile karar verilmiş olması yerinde görülmemiş, kararın gerekçenin düzeltilmesi gerekmiştir. Davacı şirketin 20.12.1999'da kurulduğu, faaliyet alanıda; döşemelik ihracatı, satışı, kumaş ipliği alım satımı..vb faaliyetler olduğu davalının ise 16.02.2016'da kurulduğu, unvanların çekirdek unsurunun aynı olup karşılıklığa yol açacağı da dikkate alındığında ticaret unvanının terkini kararı yerinde görülmüştür. Davacı vekili maddi tazminatın düşük takdir edildiğini, davalı vekili tazminatı gerektiren bir durum olmadığını ileri sürmüş ise de; markaya tecavüzün gerçekleştiği sabit olup davacının SMK 151/2.b maddesi gereğince tazminat talep ettiği, bilirkişi raporunda 2016-2018 yılları arasında net karın 675.841,83TL olduğu belirtilmiş ise de markanın kazanca etkisinin tespit edilemediğinin belirtildiği davacı yanca 190.000TL üzerinden dava ıslah edilmiş olmakla mahkemece mevcut delil durumuna göre BK 50 maddesine göre takdir olunan maddi tazminat miktarı yerinde olduğu dikkate alındığında tazminata yönelik istinaf istemlerinin de reddine karar verilmiştir.Açıklanan nedenle davacının istinaf isteminin reddine, davalının istinafının gerekçe yönünden kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir ve kararın kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilini istinafının ESASTAN REDDİNE - Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE, 2- 6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 22/03/2022 gün ve 2021/62 Esas - 2022/39 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3- Davanın KISMEN KABULÜ İLE, davalı kullanımlarının davacıya ait marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, -Davalıya ait ticaret unvanında yer alan ... ibareli ticaret unvanının sicilden terkinine, -Maddi tazminat talebi bakımından TBK m.50 ve m.51 uyarınca takdiren 70.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, -Manevi tazminat talebi bakımından 10.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 5.464,80 TL karar harcından peşin yatırılan 3.415,51 TL'nin mahsubu ile kalan 2.049,29 TL bakiye karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, -Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen tecavüz ve haksız rekabet talepleri yönünden davacı yararına hesap olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, -Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen maddi tazminat miktarı yönünden davacı yararına hesap olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, -Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen manevi tazminat miktarı yönünden davacı yararına hesap olunan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, -Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen maddi tazminat miktarı yönünden davalı yararına hesap olunan 25.5000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, -Davacı tarafından yapılan: 2.900,00 TL bilirkişi ücreti, 272,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 3.172,00 TL'den kabul ve ret oranına göre hesap olunan 1.268,80 TL ve 3.451,41 TL harç (peşin+başvuru+ıslah) olmak üzere toplam 4.720,21 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;- Davacının istinaf istemi reddedildiğinden alınması gereken 427,60-TL harçtan, peşin alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, - Davacı yanca yapılan istinaf masraflarının davacı üzerinde bırakılmasına,-İstinaf talebi kısmen kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine -İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 220,70-TL istinaf yoluna başvurma harcı, 75-TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 295,70-TL'nin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, -İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, 6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/06/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkaldırılmasınaTazminatkonusuesastanTerkini,istinafMarkayakabulünereddinedereceistanbulTicaretgerekçemahkemesininincelemeUnvanınınTecavüz,kararıkısmenistemişekilkabulüdosyanumarasıhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim