İstanbul BAM 16. HD 2024/712 E. 2024/1073 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
bam
2024/712
2024/1073
30 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2024/712 Esas
KARAR NO: 2024/1073
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 07/02/2024
NUMARASI: 2021/12 Esas, 2024/112 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Finansal Kiralama Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 30/05/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; takibin dayanağı, borçlu ... Tic Ltd Şti ile müvekkili arasında akdedilen Finansal Kiralama Sözleşmesini Davalılar ... ve ... tarafından müşterek müteselsil kefil olarak imzalandığını, Sözleşmeden doğan Finansal Kiralama bedellerinin ödemede gecikilmesi ile TC.Beyoğlu ... Noterliğinin 27.08.2010 tarih ... yevmiyeli ihtarname keşide edilerek 60 gün içerisinde ödemelerin yapılması aksi halde Sözleşmenin fesih edileceği bildirildiğini, ihtarnamede verilen süreye rağmen Finansal kira borçlarının ödenmediğinden sözleşmenin 6361 Sayılı Kanunun ilgili maddeleri ve Finansal Kiralama Sözleşmesinin 28. maddesi gereğince sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle, finansal kiralama borçlarının muaccel hale geldiğini, Sözleşme gereğinin yerine getirilmemesi üzerine 29.11.2019 tarihinde 70.599.26 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, Borçlular vekili tarafından itiraz sonucunda 29.11.2019 tarihinde İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından başlatılan ilamsız takibin durdurulduğunu, İtiraz dilekçesinde borcun tamamına, borcun zamanaşımına uğradığı, yetkiye, feri ve faizlere itiraz edildiğini, Arabuluculuk toplantısında anlaşma sağlanamadığını, davalı borçluların borca itirazlarının yersiz olduğunu, Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 10 maddesinin dikkate alınmasını, Taraflar arasındaki işin ticari olduğunu, ticari işlerde faizin serbestçe belirleneceğini, Borçluların itirazların haksız olduğundan iptaline, takibin devamına, % 20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının, davalı müvekkillere yöneltilmesinde kefalet ilişkinin zamanaşımına uğradığını, 6098 sayılı TBK 598 maddesi göre bir gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefaletin Sözleşmenin kurulmasından itibaren 10 yıl geçmesiyle kefalet sorumlulukuğu kendiliğinden ortadan kalktığını, 10 yıllık kefalet süresi 01.07.2012’den önce Kefalet Sözleşmesi imzalanmış olan gerçek kişileri de kapsadığını, Dava Konusu Finansal Kiralama Sözleşmesi Beyoğlu ... Noterliğinin 02.05.2008 tarih ... yevmiye numarası ile akdedildiği, kefalete ilişkin zamanaşımı hükümleri dikkate alındığında söz konusu kefaletin sona erdiğini, davanın usulden reddi gerektiğini, takip konusu alacak davalı müvekkillerce defaten ödendiğini, alacağın teminat altına alındığını, ipoteklerin fek edildiğini, takip konusu borcun müvekkilleri tarafından ödendiğini, uyuşmazlığın ceza yargılamasına konu olduğunu, İstanbul Anadolu 27. ACM 2013/248 esas sayılı dosyasında davalıların beraat ettiğini, dosyaya ödemeye ilişkin belgeler sunulduğunu, huzurdaki uyuşmazlık konusuna ilişkin tüm savunma ve itirazlar kesin delillerle ispatlandığını, Davacı 2008 yılından kaynaklandığını iddia ettiği alacağını 2019 yılında takip ederek dürüstlük kuralına aykırı şekilde faiz elde etmeyi amaçladığını, tahsil edilen alacağı takibe geçerek haksız olarak %94,50 faiz işlettiği, asıl alacak iddiasının kanıtlanamadığını, ihtarnamede müvekkillerinden talep edilen asıl alacak miktarı ile takip çıkışında talep edilen asıl alacak miktarı birbiriyle tutarlı olmadığını, davanın öncelikle kefaletin ve alacağın zamanaşımına uğramış olması nedeniyle usulden, olmadığı takdirde esastan reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: "...davacı banka ile dava dışı ...Tic. Ltd. Şti arasında 02/05/2008 tarihinde borca dayanak Finansal Kiralama sözleşmesi imzalandığı, anılı sözleşmeyi davalıların aynı tarihte kefil sıfatıyla imzaladıkları bu itibarla eldeki davanın 06/01/2021 dava tarihi dikkate alınmak suretiyle kefillere yönelik olarak hak düşürücü süre içerisinde ikame edilmemiş olduğu, İstanbul 42. Asliye Ticaret mahkemesinin 2012/193 Esas sayılı dosyasının mahkememizce tüm yazışmalara rağmen temin edilemediği, dosyamız arasında da yer almadığı, uyap kayıtlarında buna ilişkin bilgi ve belgelere de rastlanmadığı, davacının itirazın iptali yönünden sehven karar verilmediği, unutulan talep yönünden yeniden karar verilmesini talep etmesine rağmen mahkemesince talebinin reddi üzerine davacının hukuki süreci işletmediği, iş bu davaya konu takibi başlatarak itiraz üzerine eldeki davayı açtığı anlaşıldığından davacı tarafça açılan davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine" şeklinde karar vermiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf isteminde özetle; Davanın zamanaşımı nedeni ile reddinin yerinde olmadığını, borcun tahsil için 2012 'de takip başlatıldığını, takibin zamanaşımını kestiğini, finansal kiralama konusu malların iadesi için İstanbul 45. Asliye Ticaret 2012/ 22 E. Sayılı dosyasından finansal kiralama konusu malların aynen iadesi davası açıldığını, alacağın tahsili için ise İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, İstanbul 42. Asliye Ticaret Mahkemesi 2012/ 193 E. Sayılı dosyasından itirazın iptali davası açıldığını, davanın İstanbul 45. Asliye Ticaret 2012/ 22 E. Sayılı dosyasından devam eden malın iadesi davası ile birleştirilmiş, her iki davanın bu dosya üzerinden devamına karar verilmiş olduğunu, ancak birleşen itirazın iptali davası ile ilgili herhangi bir karar verilmediğini, mahkemenin ek karar talebini reddettiğini, bu red kararı üzerine müvekkil şirketin davalılardan olan alacaklarının tahsili için İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasından yeniden icra takibi başlatılmış olduğunu, ilk takip 2012 yılında başlatıldığından zamanaşımının kesildiğini, Bilirkişi raporunda alacağın hesapkandığını, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını, davanın kabulünü talep etmiştir.
GEREKÇE Dava, İİK 67.maddesine dayalı olarak açılan itirazın iptali davasıdır.İlk derece mahkemesince davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; davalıların müteselsil kefil olarak yer aldıkları sözleşme, 02/05/2008 tarihinde imzalanmıştır. Gerçek kişi kefiller yönünden 6098 sayılı Kanun'un 598. maddesinde 10 yıllık hak düşürücü süre öngörülmüştür. Zaman aşımından farklı olarak hak düşürücü sürelerin durması ve kesilmesi söz konusu olmadığından, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasıyla başlatılan icra takibinin hak düşürücü süreye bir etkisinin olmadığı gibi hak düşürücü süre hakkın özüne ilişkin olup öncelikle değerlendirilmesi gereklidir. Bu durumda; davaya konu İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takibin 29/11/2019'da başlatıldığı, davanın 06/01/2021'de açıldığı dikkate alındığında ilk derece mahkemesince davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir. (Aynı yönde Y.11HD, 2022/1194, 2023/4807, 11.09.2023 Tarihli ilam)Açıklanan nedenle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,3-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,-Davalının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 114-TL istinaf masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 30/05/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45