İstanbul BAM 16. HD 2022/1933 E. 2024/1071 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
bam
2022/1933
2024/1071
30 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2022/1933 Esas
KARAR NO: 2024/1071 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/05/2022
NUMARASI: 2021/340 Esas, 2022/95 Karar
DAVANIN KONUSU: Marka ve Haksız Rekabetten kaynaklanan
KARAR TARİHİ: 30/05/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile, davacının, 2018 yılında kurulmuş olduğunu, müvekkilinin faaliyeti ve amacının ise dental implantolojide kullanılan çene protezleri, cerrahi ekipman ve biyomateryal gruplarının imalat ve satışı olduğunu, bu konuda Türkiye'de Sağlık Bakanlığı onayı için CE sertifikası alınması gerektiğini, bu sertifikasyon da uzun süre gerektiren bir sürü test ve belgelendirme istenen bir süreç olduğunu, 2019 sonu Covid19 salgının başlaması ve pandemi ilan ile belgelendirmeler dosyaları tam ve eksiksiz olan firmalar dahi etkilendiğini, gerekli sertifikanın verilmesinin geciktirildiğini, ancak müvekkilinin kurulduğundan bu yana muhtemel faaliyetlerine ilişkin https://www.instagram.com/.../ sosyal medyayı kullanımlar ile kendilerini sektörde tanitmaya baslamis ve görsel çalışmaları kamuya sunduğunu, ayrıca her türlü faaliyetinde hukuk ve kanuna uygun hareket etmek isteyen müvekkil marka tesciline ilişkin TÜRKPATENT kurumuna gerçekleştirdiği birden fazla başvurular ile markasına yatırım yaptığı anlaşıldığını, davalı yanın hiçbir izin ve zorunluluk yokken ... ibaresini birebir aynı olacak şekilde kullandığını, hatta müvekkili davacının faaliyet gösterdiği diş kliniklerine ... markalı kataloglarını ithalatçı firma olarak bırakmaya başladığı bilgileri ile davalı yandan haberdar olunduğunu, ... ibaresinin genel bir ibare olmadığını, ayırt edici ve herkesin aklına kolaylıkla gelmeyecek bir marka olduğunu katalog aslının dosyaya delil olarak sunulduğunu, davalının www...com web sitesinin alan adı ile müvekkiline ait ...com alan adlı esas unsurunun ... ibaresi olduğunu, tüketiciler nezdinde karıştırılmasının kesin olduğunu, davacı müvekkilinin İTO kayıtlarında oda kayıt tarihi 27.11.2018 iken, davalının Adana odasına kayıt tarihinin 29.11.2019 tarihinde tescil edildiğini, davacının markasını kullanma ve kamuya sunma tarihinin Instagram üzerinden yaptığı kabul edilse dahi 16.10.2019 tarihi olarak davalı yandan daha evvel ... ibaresine dair bu faaliyetlerini öncelikli ve gerçek hak sahibinin davacı olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, davacı adına başvuru süreci devam eden ve tescilli marka tescillerinin sunulduğunu, davalı eylemlerinin müvekkil davacının marka haklarına tecavüz oluşturduğunu ve tüm bu eylemlerin haksız rekabet oluşturduğunu, davalıya 26.08.2020 tarihli Kadıköy ... Noterliği ... yevmiye no’lu ihtarname gönderildiğini, davalı yana ait www...com alan adlı web sitesinin noter e-tespit yöntemi ile kayıt altına alındığını, açıklanan nedenlerle, davalının, davacı markasından doğan haklarına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine, davalı yanca tüm sair haksız ve hukuki dayanaktan yoksun kullanımların durdurulmasına ilişkin katalog, tabela, afiş, etiket, broşür, kaşe, kartvizit gibi ve sair yerlerde kullanılmasının engellenmesine ve toplanarak imha edilmesine, markalı ürünlere gümrüklerde el konulmasına, ithalat ve ihracatının engellenmesine, sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilerek üretilen veya ithal edilen tecavüze konu ürünlere, bunların üretiminde münhasıran kullanılan vasıtalara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman veya bölge gibi alanlar dahil bulundukları her yerde el konulmasına, bunların saklanmasına, gerekirse imhasına, davalının unvanında bulunan "..." ibaresinin ticaret sicilinden terkinine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacı Şirketin henüz tescil ve başvuru aşamasında bulunan "..." esas unsur ve ibareli markaların, müvekkili şirket tarafından birebir olarak kullanılmasının söz konusu olmadığını, davacı şirketin dava dilekçesinde belirtmiş olduğu iddiaların somut gerçeklikten uzak, haksız ve dayanaksız hususlar olduğunu, bunları kabul etmediklerini, müvekkili şirketin çalışma alanı içerisinde, implant üretimi ve satışı bulunmadığını, davalı müvekkilinin implant öncesinde kullanılan Bio Materyallerin satışını yaptığını, bu materyaller ise Kemik Graft ve Membrandır (Zar) dolayısıyla müvekkili şirketin davacı şirket ile doğrudan doğruya yada dolaylı olarak ne de ürün profili olarak herhangi bir ortak noktaları ve ortak satış alanları bulunmadığını, müvekkili şirketin, Biyometeryal alanında faaliyet gösterdiğini, implant yapımı ile ilgili herhangi bir üretim yada bir ticari faaliyet içerisinde olmadığını, davacı şirketin FSEK'e dayanan davasının dayanak ürün tasarımı "eser" niteliğinde olmadığından reddi gerektiğini, söz konusu işaretin kullanımı, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında söz konusu olmadığını, davalı müvekkil firma ve davacı firma arasındaki gerek şirket unvanı, gerek logo, renk ve işaret gerekse web sitesi adı bakımından var olan farklar açıkça ortada olduğunu, davacı firma ve davalı firma unvanlarının adı her ne kadar "..." olarak başlıyorsa da devamında herhangi bir karışıklığa yol açacak benzerlik bulunmadığını, davacı ve davalı tarafın web üzerindeki iletişim bilgileri en ufak bir benzerlik taşımadığını, davacı Şirketin Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescil edilmiş olan logoları ile davalı müvekkili şirketin sadece internet sitesinde ve katalogunda kullanmış olduğu logolar, yazı karakterleri, renk ve şekil yönleriyle (Herhangi şekilde bir karışıklığa yol açmayacak şekilde) birbirlerinden tamamen farklı olduğunu, davacı tarafından piyasaya sürülmesi planlanan ürünler ile davalı müvekkili tarafından ithal edilerek iç piyasaya arz edilen ürünlerin ... ibaresi kaynaklı olarak birbirleriyle karıştırılmaları (Farklı ürün gamlarında olması nedeni ile) olanaksız olduğunu, davacı şirketin markasını tescil edilmiş gibi hareket etmesinin yersiz olduğunu, henüz onaylanmamış bir tescil başvurusundan hareketle, taraflarına karşı açmış oldukları davanın hukuka aykırı olduğunu, her iki firmanın da, sektörün son kullanıcılarına değil, sektörde uzmanlaşmış kişilere hizmet vermeyi amaçladığını, uyuşmazlık Konusu "..." ibaresi herkesin kullanımına açık kimsenin tekelinde olmayan ayırt edici ve zayıf unsurlar olmaksızın verilemeyecek bir ad olduğunu, müvekkil şirketin bu ibareyi "... Limited Şirketi" olarak kullanmakta olduğunu, davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: "....1-Davacının davasının KABULÜ ile, 2-Davalının davacıya ait "..." esas unsurlu markalarından doğan haklarına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespiti ile, bu tecavüz ve haksız rekabetin durdurulmasına, önlenmesine; -Bu kapsamıda davalı yana ait "..." ibaresini havi ürünlere, münhasıran bu ürünlerin üretiminde kullanılmak kayıt ve koşulu ile üretim vasıtalarına Türkiye sınırları ile gümrük ve serbest liman ve bölgeler de dahil olmak üzere el konulmasına, hüküm kesinleştiğinde masrafı davalıdan karşılanmak suretiyle imhasına, -Davalı yana ait "..." ibaresini havi katalog, tabela, afiş , etiket, broşür ve kartvizitlere el konularak hüküm kesinleştiğinde masrafı davalı yandan karşılanmak suretiyle imhasına, -Davalının ticari unvanından "..." ibaresinin terkinine, 3-Hüküm özetinin masrafı davalı yandan karşılanmak suretiyle ulusal çapta yayın yapan trajı en yüksek üç gazeteden birinde ilanına," Şeklinde karar vermiştir. -İLk derece mahkemesinin karardan sonra 15.08.2022 Tarihli ek kararında; Davacı vekili 10/08/2022 tarihli dilekçesi ile, davanın kabulüne karar verildiğini, davanın kabul edilmesine rağmen davalı yan tarafından kötüniyetli olarak "..." ibaresinin kullanılmaya devam ettiğini, davalı yana ait www...com alan adlı internet sitesi incelendiğinde hala daha faaliyetlerine devam ettiğini, davalının "..." ibaresini katalog ve broşürleri üzerinde de kullandığını, davalı yan tarafından, etkinlik afişlerinde "..." ibaresi yer aldığını ve davacı müvekkilinin markası ile intiba oluşturduğunu, açıklanan nedenlerle başta davalı adına kayıtlı web sitesindeki haksız ve hukuki dayanaktan yoksun tecavüz ve haksız rekabet oluşturan kullanımların önlenmesini, davalı yanca tüm sair haksız ve hukuki dayanaktan yoksun kullanımların durdurulmasına, buna ilişkin katalog, tabela, afiş, etiket, broşür, kaşe, kartvizit gibi ve sair yerlerde kullanılmasının engellenmesi için toplanarak imha edilmesine, davalı yanın "..." ibareli ürünlerine gümrüklerde el konulmasına, ithalat ve ihracatın engellenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davaya konu talebin HMK 304. ve devamı kapsamında kalmadığı, karar verilmekle dosyadan el çekildiği anlaşıldığından davacının talebinin reddine karar vermek gerekmiştir" gerekçesi ile davacı vekilinin ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf isteminde özetle; Davacı Şirketin henüz tescil ve başvuru aşamasında bulunan “ ...” esas unsur ve ibareli markalarının davacı Müvekkil Şirket tarafından Birebir olarak kullanılması söz konusu olmadığını, Müvekkili Şirketin çalışma alanı içerisinde, İmplant üretimi ve satışı bulunmadığını, Davalının; İmplant öncesinde kullanılan Bio Materyallerin satışını yapmakta olduğunu, Bu Materiallerin ise Kemik Graft ve Membran (Zar) olduğunu, Dolayısıyla müvekkili Şirketin Davacı Şirket ile doğrudan doğruya yada dolaylı olarak ne de ürün profili olarak herhangi bir ortak noktaları ve ortak satış alanları bulunmadığını, Müvekkili Şirketin Biyometeryal alanında faaliyet gösterdiğini, İmplant yapımı ile ilgili herhangi bir üretim yada bir ticari faaliyet içerisinde olmadığını, Davacı şirketin FSEK‘e dayanan davasının dayanak ürün tasarımı ‘’eser’’ niteliğinde olmadığından reddi gerektiğini, mahkemenin bu hususu incelemediğini, Müvekkili Şirketin satışa sunduğu ürünlerin üzerine yada herhangi bir yerine ,distribütörlük sözleşmesinin gereği olarak, Şirket ünvanını ve/veya ... logosunu yasal olarak yerleştiremediğini, İthal ürünlerin üzerine ,firmalarla yaptığı distiribütörlük anlaşması gereği, ‘... ya da herhangi bir logo yada ticari ünvan,işaret kullanamayacağını ve kullanmadığını, davacı şirketin iddia ettiği gibi; ... logosu ve ünvanı ile herhangi bir ithalat ve ihracat gerçekleştirmediğini, işaretin kullanımı, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında olmadığını, Cevap dilekçesinde karşılaştırma tablo sundukalrını, Şirket ünvanı,gerek logo,renk ve işaret gerekse web sitesi adı bakımından var olan farkların açık olduğunu, Davacı tarafından piyasaya sürülmesi planlanan ürünler ile davalı müvekkili tarafından ithal edilerek iç piyasaya arz edilen ürünlerin ... ibaresi kaynaklı olarak birbirleriyle karıştırılmaları olanaksız olduğunu, Her iki Firmanın da; Sektörün son kullanıcılarına değil, Sektörde uzmanlaşmış kişilere hizmet vermeyi amaçladığını, Uyuşmazlık Konusu ‘’...’’ ibaresi herkesin kullanımına açık kimsenin tekelinde olmayan ayırt edici ve zayıf unsurlar olmaksızın verilemeyecek bir ad olduğunu, Müvekkili şirketin ‘’... Limited Şirketi’’ olarak kullanmakta olduğu nu, Rapora itirazların değerlendirilmediğini, yeni rapor alınmadığını, raporun eksik incelemeye dayalı olup aleyhe hususlarda kabul edilmediğini, Hükümde belirtilen ürünlerin ne olduğu ve nerede olduğu belli olmadığını, Mahkeme tarafından bu hususta bir tespit ve bilirkişi incelemesinde bulunulmadığını, İş bu hükmün uygulanabilirliği bulunmadığını, çok geniş anlamda verilen iş bu hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap ve ihtiyati tedbir istemli harçlandırdığı dilekçesinde özetle; davalının istinaf isteminin reddi gerektiğini, davalı yanın davacı müvekkilin “...” ana unsurlu markalarını ihlal ettiği ve Mahkemenin gerekçeli kararına aykırı hareket ettiği görüldüğünü, bu durumda davacı ve davalı markaları arasında oluşan iltibas tehlikesi devam ettiğini, İlk derece mahkemesi nezdinde ihtiyati tedbir talebinde bulunulmuşsa da mahkeme tarafından dava hakkında karar verildiğinden dosyadan el çekilmesi gerekçe gösterilerek tedbir talebinin reddedildiğini, istinafa cevap ile birlikte ihtiyat tedbir talep etme zorunluluğu doğduğunu belirterek davalı adına kayıtlı www...com web sitesindeki haksız ve hukuki dayanaktan yoksun tecavüz ve haksız rekabet oluşturan kullanımları olmak üzere ... ibaresinin ticaret hayatındaki tüm kullanımlarının durdurulması ve starkbioteknoloji.com alan adına erişimin teminatsız olarak engellenmesine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni refi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İlk derece mahkemesinin kararından sonra mahkemece ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiş, davacı vekili ise katılma yolu ile bu kararı istinaf etmiştir. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. YHGKnın, 2011/11–567 E-2011/676 K., 2012/11–417 E, 2012/791 K., 2013/11-1316 E, 2015/34 K., 2013/11-1572 E-2015/1133 K., 2017/11-74 E- 2017/728 K.ve 2017/11-8 E-2019/47 K.sayılı ilamlarında da benimsendiği üzere, mahkeme kararlarında gerektiğinde hükmün eki niteliğinde kroki ve şekillere, kararın ekinde yer verilebilir ise de, hükmün gerekçe kısmında, HMK'nın "Hükmün Kapsamı" başlıklı 297. maddesi ve Anayasa'nın 141. maddesi hükümlerine uygun düşmeyecek biçimde şekillere şekillere yer verilmesi, davadan davalar doğmasına, tarafların yeniden uyuşmazlığa düşmelerine, infazda tereddüt yaşanmasına yol açabilecektir. Renk, boyut ve diğer özelliklerinden yoksun bir şekilde markaların ve tasarımların gerekçeli karara eksik yansıtılmaları yanıltıcı sonuçlara neden olabilecektir. Somut uyuşmazlıkta; ilk derece mahkemesinin kararında delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe bölümünde bir kısım marka görüntü ve şekillerine yer verilmiş olup bu durum HMK 297 maddesine aykırı olmakla davalının istinaf isteminin sair hususlar incelenmeksizin kamu düzeni dikkate alınarak kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. Davacı vekili ise, ihtiyati tedbir talebinin reddi kararının yerinde olmadığını ileri sürerek ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Ek karar davacı vekiline 21.08.2023 tarihinde tebliğ edilmiş olup 2 haftalık istinaf başvuru süresinin son günü 04.09.2023'tir. Sürenin son günü adli tatile denk gelmediğinden istinaf süresi uzamayacaktır. Davacı vekili, istinafa cevap dilekçesinde bu yönde talepte bulunmuş ise de, davalı vekili ek kararı istinaf etmediğinden davacının katılma yolu ile ek kararı istinaf hakkı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenle davacının harçlandırılan istinaf isteminin usulden reddi gerekmiştir. Ancak, neticeten ilk derece mahkemesinin kararı re'sen dikkate alınan sebeplerle kaldırılmış olup davacının esasen dava dilekçesinde erişim engeline ilişkin tedbir talebi ile birlikte tecavüzün meni, refi talebi de bulunduğundan mahkemece tecavüzün men, refi için erişim engeli kararı verilmesi gerekip gerekmediği yönünden tüm talepler hakkında olumlu yahut olumsuz bir karar vermesi gerekirken bu talep hakkında karar verilmemesi de HMK 355.maddesi gereğince yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenle davacı vekilinin ek karara ilişkin istinaf isteminin usulden reddine, davalı vekilinin istinaf isteminin HMK 355.maddesi gereğince kamu düzeni dikkate alınarak kısmen kabulüne, kararın esasına ilişkin sair istinaf istemlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ek karara ilişkin isteminin USULDEN REDDİNE, -Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK 355, 353/1-A-6 maddeleri gereğince KISMEN KABULÜNE, 2-Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 27/05/2022 tarih, 2021/340 Esas, 2022/95 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, -Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya kaldığı yerden devam edilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE, 3-Alınması gereken 427,60-TL harçtan, peşin yatırılan 80,70-TL'nin mahsubu ile bakiye 346,90-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, -İstinaf peşin harcının talebi halinde davalıya iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, -İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 220,70-TL istinaf yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6, 355. maddeleri uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.30/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45