İstanbul BAM 16. HD 2022/1789 E. 2024/1052 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
bam
2022/1789
2024/1052
30 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2022/1789 Esas
KARAR NO: 2024/1052 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 11/05/2022
NUMARASI: 2021/169 E. - 2022/82 K.
DAVANIN KONUSU: Faydalı Model Belgesi (İsteme Hakkının Ve Faydalı Md. Gaspı İddialı) Patent (Patent İsteme Hakkının Ve Patentin Gaspı İddialı)
KARAR TARİHİ: 30/05/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA:Davacı vekili Küçükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; müvekkilinin ODTÜ Elektrik Elektronik Mühendisliği bölümü mezunu olduğunu, geçmişteki 35 yıllık bilgi birikimi ile, geçmişinde dava konusu periton diyaliz cihazları ile ilgili dünyanın en büyük şirketlerinde çalışarak tecrübelenmiş biri olarak, 2016 yılında çok iyi bildiği ve uzmanlık alanı olan fikir ve teknik çizimi tamamen kendisine ait olan "ALETLİ PERİTON DİYALİZ CİHAZINI(APD)" ortaya çıkardığını, müvekkilinin 7 Eylül 2016 tarihinde icat ettiği cihazını davalı şirkete sunum yaparak hayata geçirmek üzere tanıttığını, davalı şirketin ... cihazını hayata geçirmek istediklerini belirtmeleri üzerine, müvekkilinin kendisinin icat ettiği cihazı detaylarıyla ve teknik çizimiyle birlikte yeniden bir sunum yaparak davalı şirkete tanıttığını, müvekkilinin, yine davalı şirkette işe başlamadan evvel, periton diyalizinin bir çeşidi olan ve ... cihazından tamamen bağımsız ... (Sürekli Ayaktan Periton Diyaliz Cihazı)'nin de dünyada ilk kez olmak üzere buluşunu gerçekleştirdiğini, davalı şirket ile müvekkilinin ... çalışmasını yapmak üzere anlaştıklarını, ancak davalı şirketin hukuka ve hakkaniyete aykırı biçimde ... cihazına ait fikrin ve teknik çizimin dahi müvekkiline ait olduğunu bilerek, kötüniyetli biçimde ... cihazı için TPMK nezdinde kendi adına ... başvuru numarası ile faydalı model belgesi için başvurduğunu, 21/03/2019 tarihinde adına tescilini sağladığını, müvekkilinin davalı şirkette çalışmaya başlamadan önce, davalı şirketin hiçbir medikal cihaz üretiminin bulunmadığını, işbu dava konusu olan Aletli Periton Diyalizi Cihazının serbest buluş niteliği taşıdığını, dava konusu buluşun, müvekkili davalı şirket bünyesinde çalışırken icat edilmediğini, hizmet buluşu niteliğini haiz olmadığını, davalı şirketin, müvekkilinin Ankara'daki AR-GE ofisinde işe başladıktan sonra, müvekkilinin buluşunu hayata geçirmek için kendi adına TÜBİTAK'a destek olunması için başvurduğunu, buluşun müvekkiline ait olduğunu, yapılan başvurunun da müvekkili adına olması gerektiğini, müvekkilinin, davalı şirketin patent vekili olan ...'ya yapılan başvuru konusunda rızası olmadığını dile getirmesine rağmen, müvekkilinin, davalı şirket tarafından sürekli oyalandığını belirterek, açıklanan nedenlerle, davalı şirketin TPMK nezdindeki ... tescil numaralı 21/03/2019 tarihinde faydalı model belgesinde gerçek hak sahibinin müvekkili ... olması nedeniyle, patentin (faydalı model belgesi) gaspı gerçekleşmiş olup, faydalı model belgesinin müvekkiline devrini ve hükmün ilanını, mahkemece talepleri gibi karar verilmez ise, davalı şirketin ... tescil numaralı faydalı model belgesinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini, işbu dava sonunda verilecek karar ile davalı şirket adına düzenlenen faydalı model belgesinin, gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunun tespiti halinde, davalı şirketin dava konusu cihaz için ... başvuru numaralı, ... yayın numaralı Uluslararası Patent başvurusunda bulunmuş olduğundan, bu başvurunun da Türkiye'de koruma sağlayacak kararın hükümsüzlüğüne karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
GÖREVSİZLİK KARARI: Küçükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesince 23/07/2019 tarihli, 2019/387 Esas, 2019/529 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilerek dosya Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir.
BİRLEŞTİRME VE TEFRİK KARARI: Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/244 Esas sayılı davasında tarafların aynı olduğu, 2017/06841 numaralı patentin hükümsüzlüğü için dava açıldığı, Mahkemece 2019/243 Esas sayılı kararla davanın işbu dava ile birleştirilmesine karar verildiği, 16/03/2022 tarihinde birleşen davanın işbu davadan tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedildiği tespit edilmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; 1986 yılında İstanbul'da faaliyete başlayan müvekkilinin, hastane ürünlerinin üretimini yapan bir firma olduğunu, 2011 yılından itibaren Tekirdağ'da %100 yerli sermaye ile ticari faaliyetini yürüttüğünü, davacının 05/11/2016 tarihinde ... İlaç'ta periton diyaliz projesi kapsamında periton diyaliz cihaz geliştirmelerinde görev almak üzere işe alındığını, yani davacının iş görme borcunun diyaliz cihazı geliştirme olduğunu, davacının 01/04/2019 tarihinde işten ayrıldığını, davacının işe alım sürecinde müvekkiline bir sunum yaptığını, sunumun periton diyaliz hastalığına etki eden bileşenlerden oluştuğunu, sunum içerisinde periton diyalizinde kullanılan çözeltilerden (uzmanlık alanı değildir), ...'den, yani periton diyaliz tedavisinde aletli periton diyaliz tedavi seçeneğinden, tarihçesinden ve tüm dünyaca bilinen ve bu tedavi seçeneğinde kullanılan APD'den bahsedildiğini, APD cihazı geliştirmesi için davacının, müvekkili firma içinde bizatihi kendisinin belirlediği altı kişilik bir ekip kurulduğunu, gerekli tüm altyapı kurularak kendisinin de bu birimin başına geçirildiğini, kendisinin proje yürütücüsü ve Ar-Ge Müdürü olduğunu, projede görev alan ekibin görevinin ise APD cihazı geliştirmek olduğunu, davacının APD cihazı geliştirmek için işe alındığını, ancak davacı bunu başaramayınca müvekkiline yurt dışından know-how bilgi transferi satın almayı önerdiğini, ABD firmasıyla yapılan görüşmede bu yönde bir satın almaya sıcak bakmayan müvekkiline bu sefer davacının, APD cihazının uzun geliştirme süreci alacağını, bunun daha basiti olan SAPD cihazı geliştirme teklifinde bulunduğunu, davacının, dava dilekçesinde sözünü ettiği çizimleri ilk kez 23/11/2016 tarihinde, yani iş ilişkisinin kurulduğu tarihten sonra, müvekkiliyle başlattığını, bunun üzerine davacının bilgisi dahilinde APD cihazıyla ilgili 28/12/2016 tarihinde faydalı model başvurusu yapıldığını, bu belgeyle eş zamanlı bir de ... Ulusal Patent Başvurusu ve ... nolu Uluslararası Patent Başvurusu yapıldığını, davacının kurduğu ekibin çalışmaları sonunda SAPD cihazıyla ilgili 09/05/2017 tarihinde patent başvurusu yapıldığını, bu işlemin halen başvuru aşamasında olduğunu, gerek faydalı model, gerekse de patent başvuru süreçlerinin davacı ile birlikte yürütüldüğünü, söz konusu buluşların hizmet buluşu niteliğinde olması nedeniyle bu başvuruların tamamında davacının buluşçu, müvekkilinin başvuru sahibi olarak gösterildiğini, müvekkilinin TÜBİTAK başvurusunun 29/12/2016 tarihinde gerçekleştiğini, proje dönemi olarak 01/01/2017-31/03/2018 tarihlerinin belirlendiğini, müvekkilin,n ve TÜBİTAK'ın maddi gücüyle yürütülen geliştirme çalışmalarında halojen lamba teknolojisinin solüsyon ısıtmada kullanılabilirliğinin uygun olmayacağı sonucuna varıldığını, bu nedenle incelemeli patent olarak gerçekleştirilen başvuruya incelemesiz patent olarak devam edildiğini, davacının, 23/11/2016 tarihinde müvekkili ile ilk kez paylaştığı çizimlerin patent başvurusunda kullanılmadığını, davacının kötüniyetli olduğunu, davacının işe alım esnasındaki sunumunda APD ve SAPD cihazlarını tanıttığı iddiasının doğru olmadığını, davacının, 2016 yılındaki faydalı model, sonrasında 2017 yılındaki patent başvurusu aşamalarında bu taleplerine dile getirmediğini, aradan üç yıl geçtikten sonra birtakım talepleri ileri sürmesinin inandırıcı olmadığını, bu taleplerin hukuki bir dayanağının bulunmadığını, davacının, söz konusu buluşları iş ilişkisi sırasında geliştirdiğini, bu geliştirmelere konu buluşları da hobi olarak geliştirilmediğini, buluşların tamamının müvekkilinin kaynaklarından yararlanılarak ve işin bir gereği olarak geliştirdiğini, açıklanan nedenlerle davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI: Bakırköy 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 11/05/2022 tarihli 2021/169 E. - 2022/82 K. sayılı kararıyla; "...Davacının, davalı firma çalışanı olduğu dönemde kendisine TÜBİTAK/TEYDEP projesinin hazırlama görevi verildiği, Medikal Cihazlar Ar-ge müdürü olarak atandığı, bu görev ve pozisyonların yeni cihaz ve teknolojiler geliştirmek olduğu, taraflar arasındaki iş ilişkisinin mahiyetinin davalının davacıyı işe alarak ve yatırım yaparak davalının davacı için yeni PD cihazları geliştirmesi olduğu; bu şekilde geliştirilen davaya konu faydalı modelin ise hizmet buluşu niteliğinde kabul edilmesi gerektiği kanaatine ulaşılmıştır. Davacı tanıkları ise davacının buluş sahibi olduğu hususunu doğrulamakla birlikte, hizmet buluşu niteliğinin aksini ispata yeterli beyanda bulunmamışlar; bu itibarla fikir olarak iş akdinden önce oluşmakla birlikte son haline iş ilişkisi içerisinde ulaşan ve tarafların bizatihi iş ilişkisi kurulma iradesine sebep olan (davalının, davacıyı işe alarak Ar-ge bölümüne yatırım yapmasına sebep olan) davaya konu buluşun sahibinin davalı olduğu, patent gasbı ve hükümsüzlük koşullarının somut olayda gerçekleşmediği kanaatiyle davacının davasının reddine" karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURUSU: Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki iddialarına yer vererek, davaya konu buluşun müvekkiline ait olduğunu, Mahkemece davalı şirketin buluşun sahibi olduğunun kabul edilmesinin hatalı olduğunu, Davaya konu buluşun serbest buluş niteliğinde olduğunu, hizmet buluşu olmasının mümkün olmadığını, davalı şirketin bu konuda daha önce deneyim ve çalışmasının bulunmadığını, Serbest buluş olduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte, ödeme yükümlülüğü yerine getirilmemiş olduğunda hizmet buluşu olarak da kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin davalı şirkette işe başlamadan önce buluşun fikri ve teknik çizimlerini üretimini sağlamak amacıyla ortaya koyduğunu, hizmet veya iş emri içeren sözleşme kapsamında oluşturulmadığını, Davalının SMK'nun 7 ve 10. maddeleri uyarınca müvekkiline bir ödeme de yapılmadığını, Davalının gerçek hak sahibi olmamasına rağmen faydalı model başvurusunda bulunmasının gerçek hak sahipliği ilkesine aykırı olduğunu, Yerel mahkemenin patent gasbı ve hükümsüzlük koşullarının mevcut olmadığına dair kanaatinin hatalı olduğunu, gerek davacı tanıkları, gerekse de sunulan delillerle buluşun müvekkiline ait olduğunun ispatlandığını, gasbın aynı zamanda hükümsüzlük nedeni olduğunu, SMK'nun 111. maddesi uyarınca patent, gerçek hak sahibinden başkasına verilmişse, gerçek hak sahibinin patentin kendisine devredilmesini talep edebileceğini, müvekkilinin gerçek hak sahibi olduğunu, Mahkemece davaya konu faydalı modelle ilgili dava sonuçlanıncaya kadar davalının ticari anlaşma yapmasını engellemek ve müvekkili aleyhine doğabilecek telafisi güç zarar tehlikesini bertaraf edilmesi için faydalı model üzerine ihtiyati tedbir koyulmasına ilişkin taleplerinin dikkate alınmadığını, bu durumun ve mahkemece davanın reddine karar verilmesinin müvekkilinin daha da zarara uğramasına neden olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, duruşma yapılarak davanın kabulüne, veya dosyanın yeniden karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Dosyada mevcut TPMK kayıtları incelendiğinde; 28/12/2016 başvuru, 21/03/2019 tescil tarihli, ... Y tescil numaralı, "Bir diyaliz sistemi" buluş başlıklı faydalı modelin davalı şirket adına tescilli olduğu, buluş sahibinin davacı ... olduğu, 14 istemden oluştuğu tespit edilmiştir. Talimat yolu ile dinlenilen davacı tanığı ... beyanında; davacı ... ile davacının ... ilaç şirketinde çalışmaya başlamasından evvel tanışıklığı bulunduğunu, kendisinin ARGE birimlerinde tekniker olarak görev yaptığını, 2016 yılının Mayıs-Haziran aylarında davacının kendisine ... ve ... cihazlarına ilişkin bir fikri olduğunu, kendisinden teknik resim yönünden faydalanarak bu fikri eskiz kağıt üzerine çizmesini istediğini, davacının bu istemi üzerine oluşturduğu fikri kağıt üstüne aktardığını, davacının 2016 yılının Kasım ayında davalı şirkette işe başladığını, bu şirkette kendisinin de Ocak 2017 yılında işe başladığını, davacının oluşturduğu cihaz fikirlerinin davalı şirket tarafından değiştirilmeden üretildiğini, davalı şirkette çalışmaya başladıktan sonra ... ve ... cihazları için davacı ile çalışmaya başladıklarını, davalı şirketin ... cihazının bir yıl sonraki nefroloji fuarına yetiştirilmesini talep ettiğini, ancak bu cihazın üretim süreci karmaşık olduğundan, nispeten daha basit olan ... cihazının üretimini öncelemeyi davacının teklif ettiğini, davalının bu teklifi kabul ettiğini, nefroloji fuarına ... cihazının yetiştirildiğini, ... cihazı bakımından ise üstlerine düşen çalışmayı yaptıklarını, ancak davalı şirketin solisyon kasetini kendi yapmayı üstlendiğini, İstanbul'da ... firması ile bu hususta anlaşma sağlandığını, ancak yaklaşık 7 ay anlaşma yapılan bu şirket ile uzlaşma sağlanamadığı için davalı şirket taraftan kaynaklı olarak bir gecikme yaşandığını, davalı şirketin davacıya hizmet buluşu adı altında veya buluşçu olmasından kaynaklı bir ücret ödediğini görmediğini, ... cihazının ticarileştirilmesinden sonra davacıya %25 oranında satışlarda pay verileceğini davacının kendisine söylediğini, ... ve ... projelerinin her ikisinin de birlikte çalışıldığını, patent başvurusuna konu "..." isimli ürünün katlanabilir özellikte iken ... adlı ürünün katlanamadığını, "..." adlı ürüne telefon ve bluetooth ile bağlanılabilindiğini, ... adlı ürüne ise telefon ve bluetooth ile bağlanılamadığını, "..."' nin çift yönlü haberleşme özelliği bulunduğunu, ...'nin böyle bir özelliğinin olmadığını, davacı ile davalı şirkette çalışmaya başlamadan önce, davalı şirketin tıbbi cihaz üretimi bulunmadığını, mekanik ve yazılımsal ürün üretiminin söz konusu olmadığını, bu konuda teknik kadrosunun da olmadığını, sadece solisyon firması olduğunu, davacının, davaya konu fikir ürünlerini davalı şirketten önce ... A.Ş.' ye sunduğunu, bu arada davalı şirkete de bir sunum yaptığını, davalı şirketin teknik alt yapıyı hazırlayacağını ve daha çabuk bir şekilde olumlu bir geri dönüş yaptığı için davaya konu fikir ürünlerinin üretilmesi konusunda davalı şirket ile anlaşıldığını ve çalışmalara başlandığını beyan etmiştir. Tanık ... alınan beyanında; davacıyı yaklaşık 20 yıldır tanıdığını, kendisinin fizikçi olduğunu ve elektronik konusunda uzman olduğunu, davacı ile daha önce ... firmasında birlikte çalıştıklarını, davacının ... diyaliz cihazı bakımından aklında projeler olduğunu, birlikte bu konuları konuştuklarını, davaya konu ... ve ... cihazlarının fikri arka planını kendisiyle paylaştığını, davacının ... firmasından emekli olarak ayrıldığını, kendisi ile daha sonra başka bir firmada yine birlikte çalıştıklarını, davacının, davaya konu bu fikri ürünleri hayata geçirmek için maddi kaynak veya destek arayışında olduğunu, ... A.Ş isimli şirkete bu projelerin sunumunu yaptığını, daha sonra davalı ... isimli şirkete 2016 yılının Eylül ayı gibi sunumda bulunduğunu, bu sunumda projeye ilişkin fikri alt yapıyı açıkladığını, daha sonra kendisine ... şirketinin projeye çok sıcak yaklaştığını, Hacettepe Üniversitesi ... de yer tahsisi yapılacağını, bu projede kendisinin de yer almasını istediğini, ayrıca davalı şirket çalışanı ... olarak hatırladığı yetkili tarafından davacıya birlikte bu projede çalışmak üzere ve iş ortaklığı yapılmak üzere mail atıldığını bizzat gördüğünü, kendilerinin Hacettepe Üniversitesi Teknokent'de gerekli fiziksel alt yapının hazırlanmasını beklerken davalı şirketin kendilerinden habersiz olarak davaya konu fikri ürünleri kendisininmiş gibi tescil başvurusuna konu ettiğini sonradan öğrendiklerini, davalı şirket ile başlangıçta ... cihazının argesi için anlaşıldığını, davalı bu ürünün bir yıl sonraki nefroloji fuarına yetiştirilmesini istediğini, ancak davacının bunu teknik olarak mümkün olmadığını belirterek ... cihazını bu fuara yetiştirebileceğini söylediğini, davalı şirketin bu teklifi kabul ettiğini, kendilerinin her iki cihazı eş zamanlı olarak çalışmaya başladıklarını, talep edilen cihazı fuara yetiştirdiklerini, ayrıca ... cihazı yönünden TUBİTAK desteği alındığını, davalının, davacıya iş ortaklığı kapsamında ürünlerin ticarileştirilmesinden sonra %25 pay verileceği hususunu davacıdan duyduğunu, davacının, davalının bu taahhütlerini yazılı hale getirilmesini talep etse de davalı şirketin bu talepleri sürekli öteleyici şekilde davrandığını, gerek ... gerekse ... cihazlarının çalışmalarının arka plandaki fikri ürüne uygun olarak çalışıldığını, ... cihazı için teknik olarak önemli unsurlardan birinin ısıtıcı kaseti olduğunu, buna ilişkin olarak davalı şirketin ... şirketinden bu parçayı temin edip kendilerine tahsis edecek iken, bu konuda yaklaşık 5-6 aylık bir gecikme yaşandığı için ... çalışmalarının sekteye uğradığını, dava konusu buluşlar için davalı şirket tarafından davacıya herhangi bir ücret ödendiğini görmediğini beyan etmiştir. İlk derece mahkemesince Avrupa Patent Vekili ..., Mekatronik Mühendisi ..., Biyomedikal Mühendisi ... ve Bilgisayar Mühendisi ...'den oluşan bilirkişi heyetinden aldığı 13/10/2021 havale tarihli bilirkişi raporunda; "...davalı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adına 28/12/2016 tarihinde ... no ile yapılan "BİR DİYALİZ SİSTEMİ" başlıklı faydalı model belgesi başvurusunun 21/03/2021 tarihinde tescil edildiği, buluş sahibi olarak ...'in belirtildiği, söz konusu buluş kapsamının hizmet buluşu olduğu" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir.
G E R E K Ç E: Dava; davalı adına tescilli ... tescil numaralı faydalı model belgesinin davacıya devri, terditli olarak hükümsüzlüğü davasıdır.Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı şirketçe tescil başvurusu yapılan ... tescil numaralı faydalı modelin davacı tarafından gerçekleştirilen serbest buluş olup olmadığına ilişkindir. Dosyaya getirtilen TÜBİTAK başvuru dosyası incelendiğinde “Aletli Periton Diyaliz Cihazı Geliştirilmesi” isimli projenin sahibinin davalı şirket olduğu, fikir sahibi olarak davacının adının yazıldığı, davacının “Medikal Cihazları AR-GE Müdürü” olarak bildirildiği tespit edilmiştir. Her ne kadar davacı tarafça, davalı şirket ile çalışmaya başlamadan önce davacı tarafından buluşun gerçekleştirildiği, hatta teknik çizimlerinin dahi yaptırıldığı iddia edilmişse de, alınan bilirkişi raporu ile bu çizimlerin buluşu açıklayacak detaylara sahip olmadıklarına dair görüş belirtildiği, davacının davalı şirket ile iş ilişkisi kurmadan önce faydalı model başvurusuna konu buluşun tamamını gerçekleştirdiğini kanıtlayacak delil sunamadığı, dinlenen davacı tanıklarının da buluşun teknik detayları hakkında bilgi veremedikleri anlaşılmıştır. Faydalı modele konu buluş, davacının fikrinden doğmuş olsa bile davalı şirket tarafından bu buluşun gerçekleştirilmesi için başında davacının yer aldığı bir ekip oluşturularak çalışma yaptırıldığı, davacının davalı şirkete karşı medikal cihazlarla ilgili AR-GE çalışmaları yapmak görevini üstlendiği, davaya konu faydalı modelin de görevi kapsamında kalan işlerden olduğu, ücretlerini davalı şirketin ödediği çalışanların geliştirdikleri faydalı modelin SMK’nun 113/1. maddesi uyarınca hizmet buluşu olduğu, davalı şirketin AR-GE çalışmalarıyla ilgili masraf yaptığı gibi, davacı ve birlikte çalıştığı ekip tarafından davalı şirketin imkanlarının da kullanıldığı, davalı şirketin daha önce tıbbi cihaz üretimi yapmamış olmasının buluşu hizmet buluşu olmaktan çıkarmayacağı, davacının davalı şirkette 06 Kasım 2016 tarihinden 29 Mart 2019 tarihine kadar çalıştığı, davacının Aralık 2016 tarihinde yapılan faydalı model başvurusu işlemlerinden haberdar olduğu, faydalı modelde buluş sahibi olarak davalının gösterildiği, buluş sahibi olması nedeniyle kendisine ücret ödenmediği iddiasının ayrı bir dava konusu olabileceği, bu nedenle faydalı modelin hükümsüzlüğüne veya davacıya devrine karar verilemeyeceği, Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmakla, davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL maktu harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İstinaf yargılama giderleri olarak; Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 30/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45