İstanbul BAM 16. HD 2022/1883 E. 2024/1051 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
bam
2022/1883
2024/1051
30 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2022/1883 Esas
KARAR NO: 2024/1051 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/04/2022
NUMARASI: 2021/97 E. - 2022/54 K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 30/05/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... tescil nolu "..." ve ... tescil nolu "..." ibareli markalarının bulunduğunu, davalının müvekkili ile aynı alanda iştigal eden bir şirket olup, kötüniyetli şekilde müvekkilin markaları ile karıştırılmaya yol açacak ... nolu "..." ve ... nolu "..." ibareli markaları tescil ettirdiğini, bu nedenle davalı markalarının SMK'nun 6/9. maddesi kapsamında kötüniyetli tescil edilmiş olması sebebiyle hükümsüz kılınması gerektiğini, söz konusu markalarla ilgili davalının kullanımlarının markaya tecavüz teşkil ettiğini, ayrıca müvekkilinin Ocak 2019 tarihli "Keep Advancing" (İlerlemeye devam et) sloganına benzer Nisan 2019 tarihli "For you to advance" (Sen ilerle diye)sloganının, müvekkilinin ürün özellikleri olarak 2015 yılından bu yana kullandığı "Kiri uzak tutar/kaldırır/temizler", "Kir birikmesinden korur", "Yakıt ekonomisi" ile benzer şekilde davalının da Nisan 2019 tarihinden itibaren "Temizler %100’e kadar)", "Korur (ilk tank dolumundan itibaren" ve "Tasarruf eder %4’e kadar)" şeklinde ürün özelliklerini ve müvekkilinin 2016 yılından bu yana slogan markası olarak kullandığı "Castrol Magnatec Smart Molecules" (Akıllı moleküller) ile benzer şekilde Nisan 2019 tarihinden itibaren "..." ürünün TV reklamlarında "Smart Molecules" (akıllı moleküller) reklam sloganını kullanmasının haksız rekabet teşkil ettiğini belirterek, davalıya ait “...”, “...”, “...” ve “...” ibareleri ve benzerleri de dahil olmak üzere müvekkilinin “...” ve “...” marka, ürün ve ambalajı, ticari takdim şekli, promosyon biçimi, tanıtım ve kampanya yöntemleri ile aynı ve/veya benzerini kullanmak, bu unsurları ve/veya benzerlerini taşıyan tüm unsurları kullanmak, üretmek, depolamak, satışa arz etmek, satmak, reklam ve tanıtımını yapmak suretiyle vaki fiillerinin haksız olduğunun ayrı ayrı hükmen tespitine; davalının bu suretle vaki haksız rekabetlerinin men’ine; davalının fiillerinin müvekkilinin markalarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine ve tecavüzün tespitine binaen tecavüzün önlenmesi (men’ine) ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına (ref’ine), davalının, müvekkilinin aleyhine haksız rekabetlerinin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını teminen; ayrıca da, 6769 sayılı SMK’ nın 149. maddesi hükmüne istinaden; davalıya ait “...”, “...”, “...” ve “...” ibareleri ve benzerleri de dahil olmak üzere müvekkilinin “...” ve “...” marka, ürün ve ambalajı, ticari takdim şekli ile aynı ve/veya benzerlerinin ve bu ürünlere ait tanıtım ve promosyon yöntemlerinin aynen veya cüzi değişikliklerle dahi olsa imalat, satış, ambalajlama, depolama ve pazarlama dahil her tür ticari kullanımının önlenmesine; davalıya ait “...”, “...”, “...” ve “...” ibareleri ve benzerleri de dahil olmak üzere müvekkilinin “...” ve “...” marka, ürün ve ambalajı, ticari takdim şekli ile aynı ve/veya benzerlerine ait, etiket, kalıp, kutu, koli, ambalaj, katalog, broşür, basılı evrak, yazı velhasıl her türlü ürün ambalaj ve tanıtım vasıtasının, davalıya ait işyer(ler)inden ve ticari amaçla bulundukları her yerden, (özellikle TTK md. 56/(4) bendi hükmü uyarınca üçüncü kişilerin elinde olsalar dahi) toplanmasına, imha edilmesine; davalıya ait www...com.tr adresli web sitesinde ve internetteki ve diğer mecralardaki davalıya ait “...”, “...”, “...” ve “...” ibareleri ve benzerleri de dahil olmak üzere, müvekkilinin “...” ve “...” markaları ve ürünleri ile iltibas yaratacak şekildeki tüm ürün görselleri ve bunun diğer versiyonları dahil müvekkilinin markasına ve fikri sınai haklarına tecavüz teşkil eden davalının tüm kullanımlarının çıkarılmasına, çıkarılması mümkün olmadığı takdirde söz konusu web sitelerine erişimin engellenmesine; davalıya ait sosyal medya hesaplarındaki, davalıya ait “...”, “...”, “...” ve “...” ibareleri ve benzerleri de dahil olmak üzere, müvekkilinin “...” ve “...” markaları ve ürünleri ile iltibas yaratacak şekildeki tüm tanıtım ve kullanımlarının durdurulmasına; mütecaviz görüntülerin web sitesi ve sosyal medya hesapları içeriğinden çıkartılmasına; bu mümkün olmadığı taktirde davalıya ait sosyal medya hesaplarına erişimin tedbiren önlenmesine; dava konusu ... sayılı ”...” ve ... sayılı “...” marka tescillerinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine; Mahkeme Kararının, T.Ticaret K.nun 59. maddesi ve 6769 sayılı SMK’nın 149/1-g maddesi hükümlerine, ayrı ayrı istinaden, kesinleşmesinden sonra, masrafı davalıdan alınmak koşulu ile “Başlangıç” ve “Gerekçe” bölümlerinin Mahkemece tayin edilecek bir özetinin, hüküm fıkrasının tamamının, tirajı en yüksek gazetenin tüm Türkiye’de yayınlanan nüshalarında ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilen haklı kullanımın davacı taraf markası ile iltibas yaratmadığını, müşteriler nezdinde müvekkilinin çatı markası ve tanınmış marka olan "..." ve kurumsal kırmızı rengin, taraf markalarının aynı yerde görülme ihtimalinin imkansız olduğunu, sektördeki müşteri algısının tamamen çatı marka üzerinde olduğunu, müvekkil tarafından çatı marka olmaksızın hiçbir yerde ve hiçbir surette markanın kullanılmadığını, müvekkilinin marka başvurusuna yapılan davacı itirazının Türk Patent tarafından haksız bulunarak reddedildiğini, müvekkilinin markasının tescil edilmek üzere olduğunu, müvekkilinin markasının kullanımının bu çerçevede gerçekleştirildiği konularındaki açıklamaların da dikkate alınarak, haksız markaya tecavüzün tespiti ve bağlantılı taleplerin reddini, müvekkili tarafından gerçekleştirilen kullanımın iltibas yaratmadığı yönündeki açıklamaları, müvekkilinin sloganının benzer olmadığını, davacı sloganından önce Türkiye’de kullanıma başlandığını, müvekkil tarafından ürün tanıtımında kullanılan ibarelerin tüm akaryakıt markaları tarafından kullanılan ifadeler olması yanında, müvekkilinin üzerinde AR-GE çalışmaları gerçekleştirdiğini, davacının Türkiye’de marka tanıtımının, marka kullanımının olmadığı da dikkate alınarak, aslında Türkiye içerisinde davacı tarafın marka üzerinde bir itibarının olmadığını, asıl müvekkili tarafından marka tanıtımı için ciddi emek harcandığını, davacı tarafın bu emek üzerinden haksız kazanç elde etmeye çalıştığı konusundaki açıklamaların dikkate alınması suretiyle haksız rekabetin tespiti ve bağlantılı tüm taleplerin reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI: İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 14/04/2022 tarihli 2021/97 E. - 2022/54 K. sayılı kararıyla; "...Bu bilgiler çerçevesinde davacı sloganları ile davalı sloganlarının benzer olmalarına rağmen davacının ... davalının ... olması ve tüketici nezdinde bu şirketlerin tanınmışlığının reklamlarda bu ibareleri kullanma nedeniyle iltibası engelleyeceği, tüketicinin ana markaları dikkate alarak ürünleri seçeceği, ayrıca ürünün özelliklerini ifade etme unsurunu içeren sloganlardaki benzerliğin davacı ve davalı markalarının tanınmışlığı dikkate alındığında tüketici tercihlerini etkilemeyeceği kanaati ile haksız rekabet koşullarının somut olay bakımından gerçekleşmediği kanaatine varılmıştır. Tüm bu açıklamalar ışığında toplanan deliller, hükme esas alınan 25/02/2022 tarihli bilirkişi raporu uyarınca sübut bulmayan davanın reddi" karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF BAŞVURUSU: Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki ve duruşmalardaki beyanlarını tekrarla; Mahkemece marka hükümsüzlüğü davasının reddine karar verilmesinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, her iki taraf markalarının aynı sınıfta ve benzer mal ve hizmetler için tescilli oldukları, ana unsurlarının "..." ibaresi olduğunu, bu ibarenin markanın tescilli olduğu mal ve hizmetler için zayıf marka olmadığını, Kararda yer alan tespitlerin gerçeklerden ve bilimsellikten uzak olduğunu, nedensellik bağı içermediğini, Davalının zayıf marka savunmasına ilişkin dosyaya delil sunmadığını, cevap dilekçesinin ve delil dilekçesinin dahi yasal süresinde dosyaya sunulmadığını,Mahkemece "..." ortak unsurlu markaların yanındaki "..." ve "..." ibarelerinin markalara ayırt edicilik kattığını ve tarafların markalarının tanınmış markalar olmaları nedeniyle tüketici nezdinde farklı olarak algılanacağı belirtilmişse de, hükümsüzlüğü talep edilen davalı markalarının hiçbirisinde "..." veya "..." ibarelerinin mevcut olmadığını, davalının "..." markasını tek başına kullandığını, Mahkemenin gerekçesinin hangi tecsile ve kullanıma dayandığının meçhul olduğunu, Mahkemece davalının markalarının kötüniyetle tescil edilmediği gerekçesiyle hükümsüz kılınamayacaklarına karar verilmişse de, davalının marka tescillerinin ve kullanımlarının kötüniyetli olduğuna dair delillerini dosyaya sunduklarını, müvekkiline ait ürünün yurt dışında piyasaya sürüldüğünü, Türkiye'de ise piyasaya sürülmesinin Mart 2019 seçimlerinin sonrasına bırakıldığını, davalının müvekkiline ait ürünün Türkiye'de piyasaya sürüleceği tarihten çok kısa bir süre önce 05 Nisan 2019 tarihinde kendi ürününü piyasaya sürdüğünü, Davalının bilerek ve kasten, müvekkilinin dünya çapındaki başarılı yelpazesine dahil bir ürün ile Türkiye piyasasında yakıtlar için bir farklılaşma yaratmasının etkisini en aza indirgemeyi amaçladığını, Davalının "..." ve "..." markalarını "..." ibaresiyle birlikte kullandığını, bu durumun karıştırılma ihtimalini daha da artırdığını, kötüniyetli olduğunu gösterdiğini, Davalının sadece müvekkilinin "..." markasını kullanmakla kalmayıp, ayrıca markalarını "..." ibaresiyle birlikte kullanmasının müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğini, tüketiciler arasında ürünlere dair ticari, idari veya teknik bir bağlantı olduğu yanılgısına yol açacağını, Davalının "..." ibaresiyle ürününün tanıtımını yapmasının haksız rekabet teşkil ettiğini, Mahkemenin gerekçesinin yerinde olmadığını, müvekkilinin "..." markalı yakıtını davalıdan çok daha önce dünya çapında piyasaya sürdüğünü, Mahkemece davalının ürün tanıtımlarında kullandığı sloganların müvekkilininkilerle benzer olduğunun tespit edildiğini, fakat tarafların tanınmışlığı nedeniyle tüketici tercihlerinin etkilenmeyeceği kanaatine vardığını, bu kabule göre herhangi bir tanınmış şirketin müvekkilinin markalarını, ürünlerini ve sloganlarını taklit etmesinin mümkün olacağını,Mahkemece dava dilekçesinde yer verdikleri diğer haksız rekabet teşkile eden kullanımların incelenmediğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, Davalının müvekkiline ait markayı kopyalamakla kalmayıp, müvekkiline ait ürün ve tanıtım konseptini ve iş ürünlerini de kopyaladığını belirterek, istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Dosya arasında bulunan TPMK kayıtları incelendiğinde; davacı adına ... tescil numaralı "..." markanın 4. sınıfta "Yakıtlar ve aydınlatıcılar; kolay tutuşan yakıtlar; motor yakıtları; petrol, mazot, gazolin" için 19/03/2018 tarihinde tescil edildiği, ... tescil numaralı "..." markasının 4. sınıftaki aynı mallar için 27/11/2015 tarihinde davacı adına tescil edildikleri, 02/10/2018 başvuru, 25/01/2019 tescil tarihli, ... tescil numaralı markaların 4 ve 37. sınıflarda, 02/10/2018 başvuru, 25/01/2019 tescil tarihli, ... tescil numaralı "..." markasının 04 ve 37. sınıflarda davalı şirket adına tescil edildikleri tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince marka uzmanları ..., ... ve petrol sektöründen petrol mühendisi ...'den oluşan bilirkişi heyetinden alınan 20/03/2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda; "...Davacı ... firmanın ve davalı ... ANONİM ŞİRKETİ firmanın “...” ibareli davalı tarafın kullanımlarının halkı yanıltacak şekilde benzerlik yarattığı ve Davalı firmanın marka da ayırt edici ibare katmaması ile haksız rekabet yarattığı kanaatine varılmıştır. Marka kullanımlarının iltibas düzeyinde benzerlik yarattığı kanaatine varılmıştır. Davacı firma kullanımlarının daha eskiye dayandığı ve birçok ülkede tescil ettirerek desteklediği bundan ötürü davalı tarafın kullanımının doğru olmadığı kanaatine varılmıştır. Yukarıda izah edilen sebepler ile markaların ortalama tüketici nezdinde karışıklık yaratacağı saptanmıştır. Bu sebeple markanın hükümden düşürülmesini kanaatine varılmıştır" yönünde görüş ve kanaat bildirmişlerdir. İlk derece mahkemesince marka uzmanları ..., ... ve sektör bilirkişisi kimya mühendisi ...'den oluşan bilirkişi heyetinden alınan 09/02/2021 tarihli bilirkişi raporunda; davacı ve davalı markalarınım tüketiciye bırakacağı genel intibaın farklı olduğu, ortalama zeka sahibi tüketiciler nezdinde bu markalar arasında bağlantı olduğunu düşünme ve karıştırma ihtimali bulunmadığı, davalı ve davacı firmaların her ikisinin de toplumda yüksek bilinirliğe sahip oldukları, davacı ve davalı marka kullanımlarının kendilerine özgü renk ve tasarımlarda olduğu, davaya konu "..." ibareli marka kullanımlarının genellikle ana markaları ve logolarıyla birlikte olduğunun tespit edildiği, bu nedenlerden ötürü davalı markalarının hükümsüzlüğü ve sicilden terkini şartlarının oluşmadığı yönünde görüş bildirdikleri tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince marka ve haksız rekabet uzmanı ..., marka uzmanı ... ve sketör bilirkişisi kimya mühendisi ...'dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan 25/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda; Kötüniyetli tescile ilişkin hükümsüzlük talebinin; markasal benzerlik unsurunun gerçekleşmemesi, kötüniyet unsuruna ilişkin net delillerin bulunmaması nedeniyle koşullarının oluşmadığı, davacı markaları ile davalı markaları da bu anlamda zayıf marka olduklarından ve davacı markalarındaki ... ibaresi dışındaki unsurlar ile davalı markalarındaki ... ibaresi dışındaki unsurlar farklı olduklarından markaların genel görünüm itibariyle söz konusu markaların alıcısı olan akaryakıt sektörü tüketicileri nezdinde davacı ... davalı ... ibareleri ile birlikte kullanılmaları da dikkate alındığında takdiri Mahkemeye ait olmak kaydıyla karışıklığa sebep olmayacakları, bu sebeple de marka tecavüzüne ilişkin koşulların oluşmadığı, haksız rekabet yönünden; davalı reklamında kullanılan "bünyesinde" kelimesinin bulunması nedeniyle söz konusu "hem benzin hem de dizelde bugüne kadar bünyesinde geliştirilmiş en yüksek teknolojiye sahip ... teknolojili yakıtları geliştirmiştir" ifadelerinin, davalının kendi ürün reklamında daha önce kendi ürünlerinden farklı şekilde ürettiği bir üründen bahsettiği, bu nedenle de takdiri Mahkemeye ait olmak kaydıyla haksız rekabetin unsurlarının oluşmadığı, davacı sloganları ile davalı sloganlarının benzerlik olmalarına rağmen davacının "...", davalının "..." olması ve tüketici nezdinde bu şirketlerin tanınmışlığının reklamlarda bu ibareleri kullanma nedeniyle iltibası engelleyeceği, tüketicinin ana markaları dikkate alarak ürünleri seçeceği, ayrıca ürünün özelliklerini ifade etme unsurunu içeren sloganlardaki benzerliğin davacı ve davalı markalarının tanınmışlığı dikkate alındığında tüketici tercihlerini etkilemeyeceği yönünde görüş ve kanaat bildirmişlerdir.
G E R E K Ç E: Dava konusu; uyuşmazlık davalı adına TPMK nezdinde ... ve ... numaraları ile tescilli “...” ve “...” ibareli markaların hükümsüzlüğü ile davalının marka kullanımlarının ve markaların tanıtımında kullanılan sloganların ve ibarelerin davacıya ait marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti, önlenmesi ve durdurulması davasıdır.Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.İlk derece mahkemesinin kararının gerekçesi ve ilk derece mahkemesince hükme esas alınan 25/02/2022 tarihli bilirkişi raporu ve daha önce alınan 09/02/2021 tarihli bilirkişi raporları incelendiğinde; tarafların markalarında tanınmış “...” ve “...”, “...” ibarelerine yer verilmesi ve taraf markalarının da bu şekilde kullanılması nedeniyle tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimallerinin mevcut olmadığı belirtilmişse de, dosya içinde bulunan marka tescil kayıtlarına göre davacının davaya dayanak yaptığı ... tescil numaralı "..." markasında “...” ibaresinin, davalıya ait ve hükümsüzlüğü talep edilen ... tescil numaralı “...” ve ... tescil numaralı "..." markalarında da “...” veya “...” ibarelerinin yer almadığı, ancak davalının marka kullanımlarında ve markaları kullandığı alan adlarında “...” veya “...” ibaresine yer verdiği, kırmızı rengi kullandığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesi, davacıya ait sloganların kullanıldığı iddiasıyla haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi talepleriyle ilgili Mahkeme gerekçesi yerinde olmakla birlikte, marka hükümsüzlüğü talebiyle ilgili, dosya kapsamındaki marka tescil kayıtları ile örtüşmeyen gerekçelerle marka hükümsüzlüğü davasının reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Davalıya ait ve hükümsüzlüğü talep edilen ... tescil numaralı “...” markası ile davacıya ait ... tescil numaralı "..." ve ... tescil numaralı "..." markası karşılaştırıldığında, her iki taraf markasında da yer alan “...” kelimesinin aktif, etkin anlamına gelen İngilizce kelime olduğu, Türkçede de aynı anlamda “...” kelimesinin kullanıldığı, performansı vurgulayan bu kelimenin markaların tescilli oldukları 04. sınıftaki yakıt, benzin vb. mallar için zayıf bir ibare olduğu, bu nedenle davalının markasında yer alan “...” ibarelerinin davalının markasını davacının markalarından farklı hale getirdiği, markaların hitap ettiği ortalama tüketicilerin markaları karıştırma ihtimalinin bulunmadığı, SMK’nun 6/1. maddesindeki hükümsüzlük koşullarının mevcut olmadığı, davalının markalarını kötüniyetle tescil ettirdiği de ispatlanamadığından, SMK’nun 6/9. maddesindeki hükümsüzlük koşullarının da mevcut olmadığı, Mahkemece davalının “...” markasının hükümsüzlüğü talebini reddetmesinin sonuç itibariyle yerinde olduğu kanaatine varılmıştır. Davalıya ait ve hükümsüzlüğü talep edilen ... tescil numaralı "..." markası ile davacıya ait ... tescil numaralı "..." ve ... tescil numaralı "..." markası karşılaştırıldığında, her iki taraf markasında da yer alan “...” kelimesinin aktif, etkin anlamında gelen İngilizce kelime olduğu, Türkçede de aynı anlamda “...” kelimesinin kullanıldığı, performansı vurgulayan bu kelimenin markaların tescilli oldukları 04. sınıftaki yakıt, benzin vb. mallar için zayıf bir ibare olduğu, bu nedenle farklı kelimeler de içeren davacının “...” markası ile davalının “...” markasının benzer olmadığı, ancak davacının “...” markasında yer alan “...” ibaresinin davalının markasında yanına yalnızca “3” rakamı eklenerek aynen kullanıldığı, “3” rakamının davalının “...” markasını davacının markasından ayırt etmeye yeterli olmadığı, aksine markaların hitap ettiği ortalama tüketici tarafından davalının markasının davacının “...” markasının seri markası gibi algılanabileceği, bu nedenle her iki markanın ortak tescilli oldukları 04. sınıftaki “Sınai amaçlı yağlar, gresler, kesme sıvıları, toz emici-ıslatıcı ve bağlayıcı maddeler. Sıvı gaz yakıtlar: benzin, mazot, sıvılaştırılmış petrol gazı, doğal gaz, fueloil ile bunların kimyasal olmayan katkıları.” emtiaları için markaların karıştırılma ihtimali bulunduğu, bu emtia için SMK’nun 6/1. maddesindeki hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu, 09/02/2021 ve 25/02/2022 tarihli bilirkişi raporlarında farklı görüş bildirilmişse de, bilirkişilerin görüşlerini davalının markalarının "..." ve "..." tanınmış markaları ile kullanılması gerekçesine dayandırdıkları, ancak marka hükümsüzlüğü davasında benzerlik incelemesi yapılırken markaların tescilli oldukları şeklin dikkate alınması gerektiği, bu nedenle davalı adına tescilli markaların tescil kayıtları ile uyumlu olmayan söz konusu bilirkişi raporlarındaki aksi görüşe itibar edilemeyeceği, davalının markasını kötüniyetle tescil ettirdiğinin davacı tarafça ispatlanamadığı, Mahkemece davalının “...” markasının SMK'nun 6/1. maddesi uyarınca kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerekirken, hükümsüzlük talebinin reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Davacı vekilinin marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi talepleriyle ilgili istinaf talebinin incelenmesinde; davalının marka kullanımlarının ve markayı taşıyan ürünlerinin özelliklerini tanıtmak amacıyla kullandığı sloganların, davalıya ait ve tanınmış “...” ve “...” marka ve renkleriyle kullanılması, davaya konu edilen sloganların ve “...” ibaresinin tanımlayıcı nitelikte, herkesçe kullanılabilecek kelimelerden oluşması, davacının ürünlerinin de tanınmış “...” ibaresi ve renkleriyle tanıtılıyor olmaları nedeniyle, tüketiciler tarafından markaların ve ürünlerin karıştırılması ihtimalinin bulunmadığı, mahkemece markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi taleplerinin reddine karar verilmesinin yerinde olduğu kanaatine varılmıştır.Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf taleplerinin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden; kazanılmış haklar korunarak, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, davalı adına tescilli ... tescil numaralı “...” markasının 04. sınıfta tescilli olduğu “Sınai amaçlı yağlar, gresler, kesme sıvıları, toz emici-ıslatıcı ve bağlayıcı maddeler. Sıvı gaz yakıtlar: benzin, mazot, sıvılaştırılmış petrol gazı, doğal gaz, fueloil ile bunların kimyasal olmayan katkıları.” emtiaları için kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, kazanılmış haklar korunduğundan davalı lehine yalnızca bir vekalet ücretine hükmedilmesine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne, İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 14/04/2022 tarihli 2021/97 E. - 2022/54 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Davanın kısmen kabulüne, kısmen REDDİNE, Davalı adına tescilli 2018 87436 tescil numaralı “...” markasının 04. sınıfta tescilli olduğu “Sınai amaçlı yağlar, gresler, kesme sıvıları, toz emici-ıslatıcı ve bağlayıcı maddeler. Sıvı gaz yakıtlar: benzin, mazot, sıvılaştırılmış petrol gazı, doğal gaz, fueloil ile bunların kimyasal olmayan katkıları.” emtiaları için kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, Davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine3-İlk derece yargılama giderleri olarak;a)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60 TL karar harcından peşin yatırılan 44,40 TL'nin mahsubu ile kalan 383,20 TL bakiye karar harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, b)Kabul edilen marka hükümsüzlüğü davası nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı vekili yararına takdir edilen 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, c)Reddedilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı vekili yararına takdir edilen 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,ç)Davacı tarafından yatırılan 44,40 TL başvurma, 44, 40 TL peşin harç ve 6,40 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 95,20 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,d)Davacı tarafından yapılan 3.022,80 TL posta ve bilirkişi masrafının davanın kabul ve ret oranına göre 377,85 TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, e)Davalı tarafından yapılan; 2.550,00 TL bilirkişi ücretinin davanın kabul ve ret oranlarına göre 2.231,25 TL’sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, fazla kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak;a)Davacı vekilinin istinaf talebi kabul olunmakla, peşin yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, b) Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 91,00 TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 30/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45