İstanbul BAM 16. HD 2022/1917 E. 2024/1041 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
bam
2022/1917
2024/1041
30 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2022/1917 Esas
KARAR NO: 2024/1041 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 26/05/2022
NUMARASI: 2021/160 E. - 2022/62 K.
DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavüzün Tespiti İstemli)|Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini
KARAR TARİHİ: 30/05/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin, “...” adlı sinema filmine temel oluşturan kök öyküyü meydana getirdiklerini, senaryo ve diyalogların oluşumuna katkıda bulunduklarını, ancak filmin jeneriğinde, filmin kayıt-tescil belgesinde müvekkillerinin adlarının yazılmadığını belirterek, FSEK'nun 15/3. maddesi kapsamında müvekkillerinin “...” adlı sinema filminin (hikaye) kök öykü yazarı olduklarının ayrı ayrı tespitine, FSEK'nun 67/2. maddesi uyarınca vaki tecavüzün ref’ine, filmin jeneriği ve tanıtım malzemelerindeki “...” ibaresinin kaldırılarak, “...” ibaresinin konulmasına, filmin ön ve arka jenerikleri ile tüm tanıtıcı malzemelerinde müvekkilleri ... ve ... adlarının teamüllere uygun yer ve sırada, diğer yazı karakteri ile aynı fontta, aynı büyüklükte görsel materyaller bakımından aynı süre ile yayınlanmak sureti ile umuma arz edilmesine, FSEK 77. ve TBK'nun 58.maddeleri başta olmak üzere sair ilgili mevzuat uyarınca, davalıların müvekkillerinden özür dilemelerinin teklif edilmesine, gelmedikleri yahut özür dilemedikleri takdirde tespit olunacak saldırının mahkeme tarafından kınanmasına, davalıların müvekkillerinden özür dilemeleri halinde buna ilişkin zaptın, aksi takdirde kınamayı da içerecek mahkeme kararının FSEK'nun 67.maddesi delaletiyle 78. maddesi ve TBK'nun 58/son fıkrası uyarınca tüm Türkiye'de yayınlanmakta olan tirajı en yüksek 3 gazetede masrafları müştereken ve müteselsilen davalılara ait olmak üzere ilan edilmesine, "..." filminin son günlerde çok konuşulduğu ve gündemden düşmeden gösteriminin devam ettiğini, müvekkillerin davalarında sonuna kadar haklı olmalarına rağmen gayelerinin filmin rüzgârından faydalandıklarının düşünülmemesini sağlamak olduğunu, davanın basına intikal ettiğinde bu düşünlere sebebiyet verebileceğini, ister istemez bir çok kişinin dava hakkında bilgileri ve fikirleri olmamasına rağmen, yorum yaparak müvekkillerini karalamaya çalışacaklarını, müvekkillerinin ... duyduğu saygı ve sevgi başta olmak üzere ... sevenleri nezdinde farklı düşüncelere sebebiyet verecek olmasından ürktüklerini, haklı davaları karşısında müvekkillerinin kendilerinden önce emek verdikleri işe olan saygılarından dolayı ve artık kamuya mal olmasından dolayı, dava hakkında basın-yayın yasağı verilmesini talep etmek zorunluluğunun doğduğunu, bu nedenle mahkemeden dava hakkında tensip ile birlikte basın-yayın yasağı karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... Tic. A.Ş. vekili cevap dileçesinde; davacıların kök eser adını verdikleri Mali Hak Devir Sözleşmesine konu olan eserin, sahibi olmadıklarından davanın husumet nedeni ile reddine karar verilmesini, zira davaya konu eserin, hukuken, konu olduğu sözleşmenin altında imzası olan gerçek ya da tüzel kişiye ait olacağını, davacılar ... ve ... ise sözleşmenin tarafı dahi olmadıklarını, müvekkili ... A.Ş. ile dava dışı ... LTD. ŞTİ. (eski adıyla ..., yeni adıyla ... ) arasında 01.09.2016 tarihinde Mali Hak Devir Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin konusunun, ... müstear adıyla tanınan merhum sanatçı ... hayat hikayesini sinema filmi haline getirmeyi amaçlayan senaryo eserinin 5846 Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na göre mali hak ve yetkilerinin tamamının müvekkili şirket ... devrini içerdiğini, müvekkili ... ve dava dışı ... arasında sözleşmeye ek olarak 19.09.2017 tarihli protokol imzalandığını, bu protokolün, taraflar arasındaki oluşmuş ya da oluşabilecek sıkıntıların hukuki zeminde çözüme kavuşturulmasına ilişkin mutabakatı düzenlediğini, müvekkili ... ile dava dışı ... arasında imzalanan Mali Hak Devir Sözleşmesinin 6/c maddesinin, ''..., işbu sözleşmeyi ve/veya bu sözleşme kapsamındaki haklarının herhangi birini veya hepsini ... bağlı şirketine veya ortak şirketine veya ... veya bunların bağlı veya ortak şirketlerinin taahhütlerinin veya varlıklarının büyük bir kısmını alan bir şirkete temlik edebilir ve/veya bir başka gerçek veya tüzel kişiliği devredebilir, ortaklıklar kurabilir.'' hükmü uyarınca müvekkili şirket ... da sözleşmeye uygun olarak ortaklık kurduğunu, müvekkili ... ile diğer davalı ... LTD.ŞTİ. arasında 20.07.2017 tarihinde Ortak Film Yapımcılığı Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin "..." adlı sinema eserinin ortak yapımcılığını yapma konusunu düzenlediğini, bu sözleşmenin müvekkilinin dava dışı ... ile akdettiği sözleşmeye, protokole ve FSEK'in ilgili hükümlerine uygun olarak akdedildiğini, diğer davalı ... Ortak Film Yapımcılığı Sözleşmesine aykırı davrandığını, şöyle ki; taraflar arasındaki sözleşmeye göre diğer davalı ... eserin dağıtımı için sözleşme imzalayacağı zaman müvekkili şirket ... muvafakatini araması şart iken buna uymadığını, dava dışı ... Şirketi ile eserin tek sahibi kendisiymiş gibi yetkisiz olarak dağıtım sözleşmesi imzaladığını, bu hareketiyle FSEK'nun Mali Hükümler başlığı altında yer alan 21,22,23,24 ve 25. madde hükümlerini ihlal ettiğini, yine FSEK 68. maddesi ve ilgili yasal hükümlere göre haklarını takip edeceklerini, diğer davalı ... ihlallerinin bununla sınırlı kalmadığını, sinema eserinin vizyona hazırlanması, ve vizyona sokulması sürecinde müvekkili şirket ... YAPIM'ı sürece dahil etmediğini, hiçbir şekilde bilgi vermediğini, süreçte müvekkili şirketi haksız ve hukuka aykırı olarak devre dışı bıraktığını, müvekkili şirket ... ile diğer davalı ... iki eşit paya sahip olmasına ve esere elbirliğiyle mülkiyeti haiz olmasına rağmen bu süreçte müvekkilini bilgisiz bıraktığı ve kontrol dışına ittiğini, öyle ki, eserin afişlerinde ''...'' gibi tek taraflı ifadeler kullandığını, eserin giriş jeneriğinde ''... '' şeklinde sadece kendisine yer verdiğini, yapımcı olarak şirketleri değil şirket yetkililerinin isimlerini kullandığını, eserin bitimindeki jenerikte dahi, müvekkili şirket ... YAPIM'ın sanki yapımcı değil bir sponsormuş gibi küçük bir logosuna yer verdiğini, davacıların dava dilekçesinde bahsini geçirdiği jenerikte proje tasarımcısı olarak isminin yazılı olmadığı hususunda müvekkilinin insiyatifi ve sorumluluğunun bulunmadığını, davacıların iddia ettiği ihlallerin muhatabının müvekkili şirket ...YAPIM olamayacağını, ... YAPIM ile dava dışı ... arasında imzalanan Mali Hak Devir Sözleşmesinde konuya ilişkin çok açık hüküm bulunduğunu ve Sözleşmenin 5/a maddesinde ''ŞİRKET, ... müstear adıyla tanınan merhum sanatçı ... hayat hikayesinin sinema filmi haline getirilebilmesi kapsamında merhum sanatçının tek yasal varisi ... ve Senarist ... ile imzalamış olduğu sözleşmeler ile biyografi ve senaryo ile ilgili sahibi olduğu, FSEK 21. maddesi hükmünde düzenlenen işleme, FSEK 22. maddesi hükmünde düzenlenen çoğaltma, FSEK 23. maddesi hükmünde düzenlenen yayma, FSEK 24. maddesi hükmünde düzenlenen temsil, FSEK 25. maddesinde düzenlenen işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim, FSEK 80. maddesinde düzenlenen icracı sanatçı haklarının tamamının FSEK 49. maddesi hükmü doğrultusunda herhangi bir süre ile sınırlı olmaksızın ... devrettiğini ve bu devir neticesinde merhum sanatçının hayat hikayesinin sinema filmi haline getirilebilmesi için biyografi ve senaryo üzerinde ... münhasır ve münferit hak sahibi olduğunu kabul, beyan ve taahhüt eder.'' hükmünün açık olduğunu ve müvekkili ... YAPIM'ın süre sınırı olmaksızın biyografi ve senaryo üzerinde tam bir hak sahibi olduğunu ve bu sahipliğinin herhangi bir kısıtlamaya tabi olmadığının çok açık olduğunu, dolayısıyla müvekkili ...'ın hukuka ve sözleşmeye uygun hareket ettiğinden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Davacıların kök eser adını verdikleri, Mali Hak Devir Sözleşmesine konu olan eserin, sahibi olmadıklarından davanın husumet nedeni ile reddine karar verilmesini, zira davaya konu eserin, hukuken, konu olduğu sözleşmenin altında imzası olan gerçek ya da tüzel kişiye ait olacağını, davacılar ... ve ... ise sözleşmenin tarafı dahi olmadıklarını, Mali Hak Devir Sözleşmesinin diğer davalı ... A.Ş. ile dava dışı ... arasında imzalandığını, - ... TİC. A.Ş.'nin bir anonim şirket olup, müvekkili ... ise şirketi temsile haiz kişi olduğunu, Türk Ticaret Kanunu ve Türk Borçlar Kanununun ilgili hükümlerinde ''Anonim şirket, sermayesi belirli ve paylara bölünmüş olan, borçlarından dolayı yalnız malvarlığıyla sorumlu bulunan şirkettir.'' (TTK madde 329) ''Anonim şirket, yönetim kurulu tarafından yönetilir ve temsil olunur. Kanundaki istisnai hükümler saklıdır.'' (TTK madde 365) ''Yönetim kurulu esas sözleşmeye konulacak bir hükümle, düzenleyeceği bir iç yönergeye göre, yönetimi, kısmen veya tamamen bir veya birkaç yönetim kurulu üyesine veya üçüncü kişiye devretmeye yetkili kılınabilir.'' (TTK madde 367) ''Yönetim kurulu, temsil yetkisini bir veya daha fazla murahhas üyeye veya müdür olarak üçüncü kişilere devredebilir. En az bir yönetim kurulu üyesinin temsil yetkisini haiz olması şarttır.'' (TTK madde 370/2) ''Yetkili bir temsilci tarafından bir başkası adına ve hesabına yapılan hukuki işlemin sonuçları, doğrudan doğruya temsil olunanı bağlar. Temsilci, hukuki işlemi yaparken bu sıfatını bildirmezse, hukuki işlemin sonuçları kendisine ait olur. Ancak, karşı taraf bir temsil ilişkisinin varlığını durumdan çıkarıyor veya çıkarması gerekiyor ya da hukuki işlemi temsilci veya temsil olunandan biri ile yapması farksız ise, hukuki işlemin sonuçları doğrudan doğruya temsil olunana ait olur.'' (TBK madde 40). hükümlerinin yer aldığı, bahsi geçen hükümlerden de görüleceği gibi müvekkili ... , ... TİC. A.Ş.'nin ticaret sicil gazetesinde ilan olunmuş şirketin yetkili temsilcisi sıfatında olup, şirket adı ve namına hareket ettiği her iş ve eylemi için kendisinin değil, şirketin sorumlu olduğunu, müvekkil ... , yukarıda bahsi geçen sözleşme ve protokolleri şirketin nam ve hesabına hareket eden temsilci sıfatıyla imzalamış olup, hukuken sorumluluğun şirkete ait olduğunu, müvekkil ...'ın, kendi nam ve hesabı adına ne davacılar ... ve ... ile ne de yukarıda bahsi geçen şirketlerle hukuki ilişkiye girmediğini, dolayısıyla müvekkil ... davalı sıfatının hukuken hatalı olduğunun ortada olduğunun, husumet itirazlarını bulunduğunu, diğer davalı ...TİC. A.Ş. ile dava dışı .... LTD. ŞTİ. (eski adıyla ... , yeni adıyla dava dışı ...) arasında 01.09.2016 tarihinde Mali Hak Devir Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin konusunun, ... müstear adıyla tanınan merhum sanatçı ... 'ın hayat hikayesini sinema filmi haline getirmeyi amaçlayan senaryo eserinin 5846 Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa göre mali hak ve yetkilerinin tamamının diğer davalı ... devrini içerdiğini, diğer davalı ... ve dava dışı ... YAPIM arasında yukarıda belirtilen sözleşmeye ek olarak 19.09.2017 tarihli protokol imzalandığını, bu protokolun, taraflar arasındaki oluşmuş ya da oluşabilecek sıkıntıların hukuki zeminde çözüme kavuşturulmasına ilişkin mutabakatı düzenlediğini, diğer davalıları ... TİC. LTD. ŞTİ arasında 20.07.2017 tarihinde Ortak Film Yapımcılığı Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin "..." adlı sinema eserinin ortak yapımcılığını yapma konusunu düzenlediğini, bu sözleşmenin diğer davalı ..., dava dışı ... YAPIM ile akdettiği sözleşme, protokole ve FSEK'in ilgili hükümlerine uygun olarak akdedildiğini, müvekkili ...'ın eserle ilgili olarak, filmin vizyona hazırlığı aşamasında ve filmin vizyona girmesi safhasında hiçbir müdahilliği bulunmadığını, dolayısıyla filmde isminin yer aldığından dahi haberi bulunmamakta olup; kendisinin de filmi izlediği sırada büyük şaşkınlık yaşadığını, müvekkil ... , yapımcı sıfatını haiz olmadığını, hiçbir zaman yapımcı namıyla iş yapmadığını, "..." isimli sinema eserinin yapımcılarının diğer davalılar ... olduğunu, öncelikle davacıların davacılık sıfatlarının olmaması nedeni ile davanın husumetten reddine, müvekkil ... vizyona sokulan eserde müdahilliğinin olmaması nedeniyle davanın yine aynı şekilde husumet nedeniyle reddine, müvekkili ... sorumluluğunun olmadığı, dolayısıyla hukuka aykırı herhangi bir eylem ve işleminin olmaması nedeni ile haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... Ltd.Şti. ve ... vekili cevap dilekçelerinde; Müvekkili ...Tic. Ltd. Şti, diğer davalı ...Tic. A.Ş. ile 20.07.2017 tarihinde “...” adlı sinema eserinin ortak yapımcılığını yapma konulu Ortak Film Yapımcılığı Sözleşmesini imzaladığını, bu sözleşme uyarınca da dava konusu “...” adlı sinema filminin çekildiği ve vizyona girdiğini, bu bağlamda davacıların müvekkili ile imzaladığı herhangi bir sözleşme bulunmadığını, gerek müvekkili şirketin gerekse müvekkili ... davacılara karşı yüklenmiş olduğu herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığını, diğer davalı ... Tic. A.Ş.'nin dava dışı ... Ltd. Şti. ile 01.09.2016 tarihinde Mali Hak Devir Sözleşmesi imzalayarak ... müstear adıyla tanınan merhum sanatçı ... hayat hikayesini sinema filmi haline getirmeyi amaçlayan senaryo eserinin 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa göre mali hak ve yetkilerinin tamamını diğer davalı ... A.Ş. ye devrettiğini, kaldı ki davacıların, dava konusu eserin sahibi olmadıkları, dava konusu eserin davacı ... ve ... ait olmadığını, diğer davalı ... Tic. A.Ş.'nin mali Hak Devir Sözleşmesini dava dışı diğer ... Ltd. Şti ( Yeni unvanı ... Ltd. Şti. ) imzaladığını, bu bağlamda davacıların davacılık sıfatının bulunmadığını, davanın husumet yokluğu nedeni ile reddi gerektiğini, her ne kadar, bu davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerekse de, 5846 Sayılı FSEK 8.maddesinda “Sinema eserlerinde; yönetmen, özgün müzik bestecisi, senaryo yazarı ve diyalog yazarı, eserin birlikte sahibi olarak” tanımlandığını, aynı kanunun Üçüncü Bölümünde, Eser Sahibi'nin hakları başlığı altında düzenlenen manevi hakların, kanunun sadece “eser sahiplerine” tanıdığı haklardan olduğunu, yaşanmış bir hayat hikayesinin sinema eseri olarak yayınlanması amacıyla üçüncü şahıs senaristlerce meydana getirilmiş senaryosunun bir kısmının mali haklarına sahip olan ve bu hakları bedelli ödenmek suretiyle diğer davalı ... Tic. A.Ş.'e devir eden dava dışı ... Ltd. Şti. (yeni ünvanı ... Ltd. Şti) olduğu, bu bağlamda davacıların, kanuna ve hukuka aykırı bir biçimde eser sahipliği ve manevi hak ihdas teşebbüsünün taraflarınca hukuken kabulünün mümkün olmadığını, kanunun kimlerin eser sahibi olduğunu, eser sahiplerinin haklarını net ve sarih biçimde belirttiğini, diğer davalı ... Tic. A.Ş.'nin, dava dışı .... Ltd. Şti. (yeni ünvanı ... Ltd. Şti ) ile imzalamış olduğu sözleşmeden doğan hakkının da sınır ve çerçevesinin çok açık belirli olduğunu, Roma Hukukundan günümüz Kıta Avrupası kanunlarına kadar süre gelen ve değişmez prensip olan “... transferre potest güam ipse habet” yani Türkçe çevirisi ile “Hiçkimse sahip olduğundan fazlasını devredemez” prensibini de davacılara hatırlattıklarını, davacıları hukuk normlarına, yasal mevzuata ve imzalanmış olan sözleşmelere uygun ifaya davet ettiklerini, davacıların bu kapsamlar harici hak ihdası teşebbüslerinin vesair taleplerinin hiçbirinin hukuken kabulünün mümkün olmayacağını, bu doğrultuda müvekkillerinin dava konusu sinema filmi olan "..." ün senaristleri olan ... ve ... adlarına jenerikte kanuna uygun bir şekilde yer vermiş olup, bundan başkaca da herhangi bir yasal zorunlulukları ve/veya taahhütleri bulunmadığını, müvekkillerinin hiçbir taahhütte bulunmadığını ve bu sebeple hiçbir yükümlülüğü bulunmayan davacılarla hiçbir sözleşmesel bağının da bulunmadığını, bu nedenle davanın husumet yokluğu nedeni ile reddinin gerektiği, davacıların, dava dilekçesinde müvekkili ... aleyhine ve küçük düşürücü ve hakaret içeren sözler sarf etmiş olup, haklarında yasal yollara başvurulacağını belirterek, açıklamış oldukları ve re'sen ortaya çıkacak sebeplerle davanın reddine karar verilmesini beyan etmiştir.
MAHKEME KARARI: İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 26/05/2022 tarihli 2021/160 E. - 2022/62K. sayılı kararıyla; "...FSEK hükümleri, mevzuat, bilirkişi raporları ve bütün dosya kapsamından: Davacılar tarafından ibraz edilen hikaye ve tretmanın senaryoya esas iskelet oluşturan yapısı, temel çatıya ilişkin içeriklere haiz olması, senaryonun kurgu, karakter olay örgüsü biçimlenme ve sinema eserine katkısı dikkate alındığında hususiyet taşıdığı ve FSEK 2/1 maddesi anlamında ilim ve edebiyat eseri olduğu, "..." filminin hikayesinin davacı ..., Tretmanın; Davacılar ... ve dava dışı ..., senaryonun; ... ve ... tarafından meydana getirildiği, bu çerçevede davacı ... tretmanın eser sahibi, ... , ... ve ... ise senaryonun birlikte eser sahibi oldukları, davacıların meydana getirdikleri hikaye ve 1. draft senaryonun ağırlıklı bir bölümünü davalıların "..." filminde kullandığı, FSEK'nun 15. maddesi ve sinema piyasası temayüllerine göre ön jenerikte davacıların da isimlerine yer verilmesinin gerekli olduğu, davaya konu filmde bu gerekliliklerin yerine getirilmediği, bu nedenle davalılarca FSEK 15. maddede belirtilen “adın belirtilmesi salahiyetine” aykırı hareket edildiği, FSEK 67/2. maddesinde “ Eser üzerinde sahibinin adı hiç konulmamış veya yanlış konulmuş yahut konulan ad iltibasa meydan verecek mahiyette olupta eser sahibi 15. maddede zikredilen tespit davasından başka tecavüzün ref'ini talep etmişse, tecavüz eden gerek aslına, gerek tedavülde bulunan çoğaltılmış nüshalar üzerine eser sahibinin adını derç etmeye mecburdur. Masrafı tecavüz edene ait olmak üzere, hükmün en fazla 3 gazetede ilanı talep edilebilir” hükmü gereğince "..." filminin ön jenerikleri ile tüm tanıtıcı malzemelerinde davacılar ...'ın adlarının teamüllere uygun yer ve sırada, diğer yazı karakteri ile aynı fontta, aynı büyüklükte görsel materyaller bakımından aynı süre ile yayınlanmak sureti ile umuma arz edilmesine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek üç gazetede bir kez ilanına, ilan masrafının davalılardan tahsiline" karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF BAŞVURUSU: Davalılar ... ve ... TİC. A.Ş. vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla; davacıların müvekkiliyle imzalamış olduğu herhangi bir sözleşme bulunmayıp, gerek müvekkili şirketin gerekse müvekkili Mustafa USLU’nun davacılara karşı yüklenmiş olduğu herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, ancak bu hususa ne dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporlarında, ne de gerekçeli kararda değinilmediğini, dosya kapsamındaki bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunun da defalarca yerel Mahkemeye iletilmesine rağmen yetersizlikler giderilmeden karar verildiğini,Her ne kadar, işbu davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerekse de, yaşanmış bir hayat hikayesinin sinema eseri olarak yayınlanması amacıyla, 3.şahıs senaristlerce meydana getirilmiş senaryosunun bir kısmının mali haklarına sahip olan ve bu hakları bedelleri ödenmek suretiyle diğer davalı ...Tic. A.Ş. ‘ye devir eden dava dışı .... Ltd. Şti. (yeni unvanı ... Ltd. Şti. ) olduğunu, bu bağlamda davacıların, kanuna ve hukuka aykırı bir biçimde eser sahipliği ve manevi hak ihdas teşebbüsünün ve bu doğrultuda verilen kararın, hukuken kabul edilemeyeceğini,Kanunda kimlerin eser sahibi olduklarının açıkça düzenlendiğini, davacıların “Hiç kimse sahip olduğundan fazlasını devredemez” prensibine aykırı olarak harici hak ihdası teşebbüslerinin ve sair taleplerinin hiçbirinin hukuken kabulünün mümkün olmayacağını, ancak İstanbul 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin bu hususları göz ardı ettiğini,Dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporlarının da teknik olarak yetersiz ve hatalı olduğunu, teknik incelemede belirtilmesi gereken noktanın davacıların hak sahibi olduklarını iddia ettikleri senaryo ile “...” filmi arasındaki benzerlikler değil, ...’in gerçek hayatı ile filmi arasındaki benzerlikler ve farklılıklar olması gerektiğini,Zaten gerçek bir hayat hikayesinin, bu hikayeye göre çekilmiş sinema filmi arasında benzerliklerin, hatta aynılıkların olmasının beklenen bir durum olduğunu, işbu dava konusu bakımından önemli olması gereken hususun davacıların “biz kurguladık ve yazdık” iddiası ile ortaya atılan senaryo ile gerçek hayat hikayesi arasındaki farklılıklar olduğunu, ancak bilirkişilerin raporda belirttiklerinin hep benzerlikler olduğunu ve ... ’İN gerçek hayatında yaşadığı anlar olduklarını, bir kimsenin gerçek hayatını film yapıyorsanız ve gerçek hayatta yaşanılan bir an filmde sahne olarak gösteriliyorsa, o sahnenin başkasının yarattığı bir kurgu olmadığını, yaşanılanların gösterilmesi olduğunu, nitekim bilirkişi raporu incelendiğinde hep bu durumların söz konusu olduğunu, ...’ün sahneye çıkması, evi terk etmesi, kaza geçirmesi, babasının annesini öldürmesi, ...’a tokat atması gibi.. Hali hazırda yaşanmış bir hayat hikayesine birkaç ekleme yaparak bu eser benimdir iddiasının filmin senaristine, yönetmenine, yapımcısına ve hatta doğaçlama rol yaparak filme katkıda bulunan oyunculara haksızlık olduğunu, bilirkişilerin yaptıkları tespitlerle bambaşka bir eser sahibi yaratmış olup, kabulünün mümkün olmadığını, tüm bu yetersizliklerin taraflarınca beyan edildiğini, ancak yerel Mahkemenin bu itirazları değerlendirmeden hüküm kurduğunu,Müvekkillerinin, dava konusu sinema filmi olan “...”ün senaristleri olan ... ve ...’nin adlarına jenerikte kanuna uygun bir şekilde yer verdiklerini, bundan başkaca herhangi bir yasal zorunlulukları ve/veya taahhütleri bulunmadığını, müvekkillerinin hiçbir taahhütte bulunmadığı ve bu sebeple hiçbir yükümlülüğü bulunmayan davacılarla hiçbir sözleşmesel bağı da bulunmadığını, bu nedenle işbu davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, ancak tüm bu itirazlarının yerel Mahkemece reddedildiğini belirterek, İstanbul 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2021/160 E. ve 2022/62 K. sayılı ve 26.05.2022 tarihli kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak itirazları doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Davacı tanığı Cemal Dindar beyanında; 2 yıla yakın senaryo oluşumu aşamasında yer aldığını, tarihin 2013-2015 yılları arasında olabileceğini, ...’ün kendisiyle temas kurarak uzmanlık alan olan psikiyatri konusunda senaryo yazımı aşamasında hizmetlerinden faydalanmak istediğini söylediğini, kendisinin de bu projede yer aldığını, zaman zaman toplantı yapıldığını, bu toplantılara katıldığını, zaman zaman da kendisine metin gönderildiğini, kendisinin de fikrini beyan ettiğini, bu toplantılara davacılar ... ve ... , ... ve ... ’in katıldıklarını, senaryonun kaleme alındığı sırada ... adının geçtiğini, ancak kendi payıma düşen kısmı yaptıktan sonra olan şeylerden çok haberdar olmadığını ve senaryonun bir kişiye yazdırıldığına dair bir tanıklığı bulunmadığını, kendisine üzerinde çalışacağı metnin ... tarafından Nisan 2015 tarihinde e-mail yoluyla gönderildiğini, bu metinde kurgusal unsurlar bulunduğunu, ... 'in hayatıyla birebir aynı olmadığını, bunu şundan dolayı net hatırladığını, biyografi olduğundan kendisinin hayatıyla aynı olması yönünde talebi olduğunu, davalılar ... ile yapım esnasında herhangi bir şekilde görüşmediğini ve onları tanımadığını beyan etmiştir.Davacı tanığı ... beyanında; ... Filminin hikayesinin oluşumu, tretmanın oluşumu ve yazımı esnasında danışmanlık yapmak üzere ... tarafından davet edildiğini, uzmanlık alanının Popüler Kültür ve Arabesk olduğunu, bu açıdan senaryo oluşumuna katkı sağladığını, kendi uzmanlık alanında senaryo olacak metni oluştururken kendi bakış açısını diğerleri ile paylaştığını, bu metni ... hikayeleştirdiklerini, daha sonra tretman aşamasına geçildiğini, tretman aşamasından sonra da ...’ın senaryoyu kaleme aldığını, bu metni kendisine e-mail yoluyla gönderdiklerini, bu mailin kendisine 2015 yılında geldiğini, bu metinde ...'in hayatıyla birebir aynı olmayan kurgusal unsurlar olduğunu, örneğin şarkıcı olma sürecinde annesi de ... kötülük yaparken, hikayede babayla olan çatışmasını daha iyi verebilmek için babanın kötü olduğunun yansıtıldığını, bu açıdan gerçek hayatla birebir aynı olmadığını, senaryo yazımı ve kendisinin bulunduğu süre içerisinde davalılardan ... ile ve diğer davalılarla da ilgili bir görüşmesinin olmadığını beyan etmiştir.Talimatla dinlenen davacılar tanığı ... beyanında; davacıları tanıdığını, filmlere müzik yerleştirdiğini, müzik tasarımı veya müzik danışmanlığı olarak tanımlandığını, besteci olmadığını, ancak var olan müziği şarkıları filme yerleştirdiğini, senaryoda şarkının geçtiği yerlere yerleştirdiğini, “...” filmi ile ilgili olarak, ... 2015 Nisan ayı idi kendisine bir öykü gönderdiklerini, bu öykü biyografik olmadığını, biyografiden yola çıkılarak kurgulanmış bir filim olduğunu, gerçek hayattan sahneler olmakla birlikte gerçek hayatta olmayan, ... ve ... tarafından kurgulanan sahnelerin de olduğunu, öyküyü okuduklarını, sonra ... ile toplantılar yapıldığını, çalışmalara devam edildiğini, sonra senaryo yazım aşamasına geçildiğini, senaryoyu ... ’ın yazdığını, senaryo yazıldıktan hemen sonra kendilerine gönderildiğini, kedisinin de müzik yerleşimini yaptığını, bunun da 2015 yılı Temmuz - Eylül ayı arasında olduğunu, daha sonra çekim aşamasına geçileceğini, kendisinin danışman olarak işinin bittiğini, çekim için kiminle anlaştıklarını bilmediğini, kendisinin o tarihte Berlin’e gittiğini, ... ve ... ’ın çalışmalarına katıldığını, ... ’in gerçek hayatında annesinin ölümüne tanıklık etme gibi bir olayın söz konusu olmadığını, bunun kurgulandığını, kendisinin müzik tarihçisi olduğunu, ...’in hayatında böyle bir olayın olmadığını, annesinin ölümüne tanıklık etmesi ya da annesinin yarışma konusuna dahil olması, yarışma heyecanının kurgu olduğunu, buna benzer bir kaç sahnenin kurgulandığını, bunları ... ve ... yaptığını, daha sonra filmi ... yapımcısı ... ’nun yaptığını, sözleşmenin kimle ne şekilde yapıldığını, daha sonra sözleşmenin ihlal edilip edilmediğini bilmediğini, ancak kendisi filmi izlediğinde davacıların hazırladığı öykü ve kurgu sahnelerin aynı olduğunu gördüğünü, senaryoya başka imza eklendiğini, özellikle filmin ikinci yarısının kendilerinin hazırladıkları senaryodan önemli ölçüden farklılaşmış olduğunu, birinci bölümün ise kendisinin üzerinde müzikleri oturttuğu senaryonun aynısı olduğunu, tahminine göre birinci bölümün tahminime göre kazada bittiğini, uzun zaman geçtiği için tam da hatırlamadığını, filim çekim aşamasının ... ’ya veya diğer davalılara nasıl geçtiğini bilmediğini beyan etmiştir.Davalı ... tanığı ... beyanında, maliyeci olduğunu, gelir uzmanı olarak emekli olduğunu, davalı şirketler ile işçi iş veren anlamında bir ilişkisinin olmadığını, isimleri okunan taraflardan ... ’ü tanıdığını, ... Hanımın eski unvanı ... Ltd. Şti., yeni unvanı ise ... Ltd. Şti.’nin sahibi olduğunu, ... Hanım ile “...” Filmi ile alakalı bir araya geldiklerini, kendisi ile “...” filminin içerik sahibi olarak tanıştıklarını, kendisi ile aralarında ... şirketi ... arkadaşları olarak bulunduklarını, bu içeriğin alımı sırasında ... Hanımla tanıştığını, kendisinden içerik olarak “...” filmini aldıklarını, ... Hanımın jenerikte isminin yer almadığını iddia etmiş diye bildiğini, sözleşmenin içeriğini bilmediğini, ... Hanım ile “...” filminin tüm anlaşmaları yapıldıktan sonra bir araya geldiklerini, ... Hanımın kendilerine bu işi getirdiğinde tüm sözleşmeler ve anlaşmaları senaryo üzerinde hazır halde getirmiş olduğunu, işle alakalı senarist ... tarafından tamamlanarak, kendilerinin de ... Hanım ile bitmiş şekilde senaryoyu aldıklarını, ... ile hiç tanışmadığını, davaya konu projede yer alıp almadığını bilmediğini, senaryo bitmiş bir şekilde ...’ın bitirdiği hali ile ... içerikten ... tarafından bütün hakları ile alındığını, ... Hanım ile içerik kısmında anlaşmalar sağlarken ...’nun yanlarında bulunmadığını, yine ... Ltd. Şti. yetkililerinden ya da çalışanlarından herhangi kimsenin de yanlarında olmadığını beyan etmiştir.Davalı ... tanığı ... beyanında; sanayici olduğunu, ismini okunanlardan davacı ... ’ü bir kez gördüğünü, ...’ı tanımadığını, davalı ... ‘ın15 yıllık arkadaşı olduğunu, ... uzun süreden beri arkadaşı olduğu için yaptığı projelerde manevi açıdan destek olduğunu, tahminen 2016 yılında ... ’ın ofisinde kendisi, ... ve ... ’ün bir araya geldiklerini, ... ve ... Hanımın konuştuklarını, kendisinin sadece dinlediğini, ... Hanımın, “...” filminin haklarının kendisine ait olduğunu ve bu hakları ...’a devir etmek istediğini söylediğini, bu konuşmayı bizzat duyduğunu, “...” filminin senaryosunu ...’ın yazdığını bildiğini, zira bu konuda ... Bey ile konuştuğunu ve senaryosunu yazdığını kendisinin söylediğini, huzurda bulunan ... Hanımı ilk defa ...’ın ofisinde gördüğünü, şahit olduğu konuşmanın bildiği kadarı ile sözleşme yapıldıktan sonra gerçekleştiğini, kendisinin yapım, senaryo vs. hususlarda çok fazla bilgisi olmadığını, ...’ın ofisinde bizzat duyduğu ve yine ofiste bulunduğu esnada kulaktan dolma bilgiler ile bunları bildiğini, sadece senaryonun ne olduğunu bildiğini, kök hikaye ya da proje tasarımcısı kavramlarının ne anlama geldiğini detaylı bilmediğini, sadece sık sık ... ’ın bürosuna gittiği için bu kavramları aşina olduğunu, .. yani ...’nin, ... Hanımdan “...” filminin bütün haklarının tamamını satın aldığını bildiğini, ... Hanım ile ... arasında herhangi bir ortaklık olmadığını, kendileri bürodayken, yani ... ile ... Hanım konuşurken ... ya da ... Ltd. Şti. yetkililerinden kimsenin olmadığını, konuşmaların 2016 yılında geçtiğini ve aradan da uzun zaman geçtiği için sözleşmenin içeriğini şu an tam olarak hatırlamadığını beyan etmiştir.İlk derece mahkemesince yazar-yönetmen ... , FSEK uzmanı ... ve sinema sektöründen ... 'dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan 15/03/2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda; Dosyada davacılar tarafından ibraz edilen hikaye ve tretmanın senaryoya esas iskelet oluşturan yapısı, temel çatıya ilişkin içeriklere haiz olması, senaryonun da kurgu, karakter olay örgüsü biçimlenme ve sinema eserine katkı dikkate alındığında hususiyet taşıdığı ve FSEK 2/1 maddesi anlamında ilim ve edebiyat eseri olduğu, dava dosyası incelendiğinde, ... filminin hikayesinin davacı ... ; Tretmanın, yine davacılardan ... ve ... ve ... ; Senaryonun, ... ve ... tarafından meydana getirildiği bu çerçevede davacı ... tretmanın eser sahibi, ..., ... ve ... ise senaryonun birlikte eser sahibi oldukları, davacıların meydana getirdikleri hikaye ve 1. Draft senaryonun ağırlıklı bir bölümünün davalılar ... filminde kullandığı, FSEK 15 ve sinema piyasası temayüllerine göre ön jenerikte davacıların da isimlerine yer verilmesinin gerekli olduğu, davaya konu filmde bu gerekliliklerin yerine getirilmediği, davacının FSEK 67/2 maddesine dayalı talebinin FSEK 15.maddesi hükmü dikkate alındığında ve bu hükmün ihlal edildiği kanaatleri çerçevesinde haklı olup olmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir. İlk derece mahkemesince FSEK uzmanı ..., yönetmen Heycan Kaya ve genel yayın yönetmeni ... oluşan bilirkişi heyetinden alınan 24/02/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda; Davacı ... ve ekibi tarafından, filmin omurgası , kök hikayesi belirlendiğinden ve ekte ayrıntılı karşılaştırması yapılan inceleme sonucu FSEK 1.maddesi hükmü gereğince davacının hususiyetini taşıyan eser olduğu, senaryonun .... ve ... tarafından meydana getirildiği bu çerçevede davacı ... tretmanın eser sahibi, ..., ... ve ... ise senaryonun birlikte eser sahibi oldukları, davalılarca FSEK 15.maddesinde belirtilen “ Adın Belirtilmesi Salahiyetine” aykırı hareket edildiği, FSEK 67/2.maddesinde “ Eser üzerinde sahibinin adı hiç konulmamış veya yanlış konulmuş yahut konulan ad iltibasa meydan verecek mahiyette olupta eser sahibi 15. maddede zikredilen tesbit davasından başka tecavüzün ref'ini talep etmişse, tecavüz eden gerek aslına, gerek tedavülde bulunan çoğaltılmış nüshalar üzerine eser sahibinin adını derç etmeye mecburdur. Masrafı tecavüz edene ait olmak üzere, hükmün en fazla 3 gazetede ilanı talep edilebilir” şartlarının FSEK 15.maddesi gereğince doğmakla bu hususun takdirinin mahkemede bulunduğu kanaatine varıldığının bildirildiği görülmüştür.
G E R E K Ç E: Dava, davacıların "..." isimli filmin senaryo yazarlarından olduklarının tespiti, ilanı ve filmin jenerik kısmına adlarının yazılması talebiyle açılmıştır.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalılar ... ve ... Tic. A.Ş. vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.FSEK’in 8/3. maddesi uyarınca, sinema eserlerinde, yönetmen, özgün müzik bestecisi, senaryo yazarı ve diyalog yazarı, eserin birlikte sahibidirler. FSEK’in 15/1. maddesi uyarınca, eseri, sahibinin adı veya müstear adı ile yahut adsız olarak, umuma arz etme veya yayımlama hususunda karar vermek salahiyeti münhasıran eser sahibine aittir. FESK’in 15/2. maddesi uyarınca da, bir güzel sanat eserinden çoğaltma ile elde edilen kopyalarla bir işlenmenin aslı veya çoğaltılmış nüshaları üzerinde asıl eser sahibinin ad veya alametinin, kararlaştırılan veya adet olan şekilde belirtilmesi ve vücuda getirilen eserin bir kopya veya işlenme olduğunun açıkça gösterilmesi şarttır.Somut olaya bakıldığında, davacıların yapımcılığını davalı şirketlerin üstlendikleri "..." isimli filmin senaristlerinden olduklarını iddia ederek, adlarının filmin jeneriğine yazılmasını talep etmişlerdir.Uzman bilirkişilerden oluşan iki ayrı bilirkişi heyetinden alınan, ayrıntılı ve denetime uygun raporlarda, davacılara ait olan draft senaryo özeti ile davalıların yapımcısı oldukları filmin senaryo özetinin karşılaştırıldığı, davacılar tarafından ibraz edilen hikaye ve tretmanın senaryoya esas iskelet oluşturan yapıda olduğu, temel çatıya ilişkin içerikleri haiz olduğu, senaryonun da kurgu, karakter, olay örgüsü, biçimlenme ve sinema eserine katkısı dikkate alındığında davacıların hususiyetini taşıdığı ve FSEK’in 2/1. maddesi anlamında ilim ve edebiyat eseri olduğu, "..." filminin hikayesinin davacı ...; tretmanın, yine davacılardan ... ve ... ve ... ; senaryonun, ... ve ... tarafından meydana getirildiği, bu çerçevede davacı ...'ün tretmanın eser sahibi, ... ve .... ise senaryonun birlikte eser sahibi olduklarına dair görüş bildirildiği anlaşılmıştır.Dinlenen tanık anlatımları ve bilirkişi raporları ile davacıların meydana getirdikleri hikaye ve 1. draft senaryonun ağırlıklı bir bölümünün davalıların yapımcısı oldukları "..." filminde kullanıldığının tespit edildiği, davalı şirketler senaryonun mali haklarını devralsalar bile manevi haklardan olan adın belirtilmesi hakkının davacılara ait olduğu, FSEK 15/2. maddesi ve sinema piyasası teamüllerine göre ön jenerikte ve tüm tanıtıcı malzemelerinde senaryo yazarı olarak davacıların da isimlerine yer verilmesinin gerekli olduğu, davaya konu filmde bu gerekliliklerin yerine getirilmediği, istinaf talebinde bulunan davalılar ... ve ... Tic. A.Ş.'nin davacılarla bu konuda sözleşme yapmamış olmalarının sonuca etkili olmadığı, davalıların adlarının eser üzerinde gösterilmemesinin manevi haklarının ihlali niteliğinde olduğu, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmakla, davalılar ... ve ... Tic. A.Ş. vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalılar ... ve ... Tic. A.Ş. vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL maktu harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL eksik harcın Davalılar ... ve ... Tic. A.Ş.'den alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; Davalılar ... ve ...şirketi tarafından yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 30/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45