SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 16. HD 2022/1856 E. 2024/1040 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1856

Karar No

2024/1040

Karar Tarihi

30 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO: 2022/1856 Esas

KARAR NO: 2024/1040 Karar

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ: 09/11/2021

NUMARASI: 2019/154 E. - 2021/384 K.

DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 30/05/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin dünya çapında eğlence hayatına yönelik ürün ve hizmetler yönünden faaliyet gösterdiğini, geçmişi 1930 yılına kadar dayanan "..." markasının sahibi olduğunu, TPMK nezdinde ... tescil numaralı "..." markasının 16, 35, 38 ve 41. Sınıflarda, ... tescil numaralı "..." markasının 16, 35 ve 41. Sınıflarda, ... tescil numaralı "..." markasının 03, 04, 11, 16, 19, 20, 21, 24 ve 27. sınıflarda tescilli olduğunu, "..." markasının tanınmışlık vasfına sahip olduğunu, davalının tek hissedarı ve yetkilisi bulunduğu ... Ticaret Anonim Şirketi ile müvekkili arasında lisans sözleşmesi imzalandığını, sözleşmede lisans hakkına konu markanın iltibas tehlikesi oluşturacak, yanıltıcı benzerlerinin, bir marka başvurusuna konu yapılması, ticaret veya hizmet markası olarak kullanılmasının yasaklandığını, davalıya ait ... tescil numaralı "..." markasının, müvekkilinin markası ile birebir aynısı olduğunu, davalının başvurusunda kötü niyetli olduğunu, izinsiz olarak müvekkilinin ticaret unvanını içerdiğini, davalının markasını tescil ettirmesinin lisans sözleşmesine aykırılık taşıdığını belirterek, davaya konu davalıya ait ... numaralı "..." markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili süresinden sonra sunduğu cevap dilekçesinde; davaya konu markanın müvekkili adına tescilli olduğunu, davacı taraf ile müvekkilinin yetkilisi bulunduğu şirket arasında markadan doğan kullanım vb. haklar yönünden lisans sözleşmesi imzalanmadığını, dava dilekçesi ekinde sunulan yabancı dildeki belgenin Türkçe tercümesinin dosyaya sunulmadığını, dava konusu marka ile davacının markasının "aynı veya aynı türdeki mal ve hizmetler" için tescilli olmadığını, iltibasa yol açılabilecek bir marka tescilinin olmadığını, kötü niyet bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

MAHKEME KARARI: İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 09/11/2021 tarihli 2019/154 E. - 2021/384 K. sayılı kararıyla; "...Tüm bu açıklamalar muvacehesinde toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacıya ait yukarıda detaylı bir şekilde açıklandığı üzere tanınmış markasının, davalı tarafça tescil ettirilen markayla birebir aynı olduğu, bu nedenlerle markalar arasında ayırt edilemeyecek kadar benzerlik olduğu, taraflar arasında imzalanan lisans sözleşmesinin 6/a maddesi ve TMK md. 2'ye göre davalının markayı tescil ettirmesinde kötüniyetli hareket ettiği kanaatine varılmakla, 6769 sayılı SMK'nın 6/1,6/5 ve 6/9 maddeleri uyarınca davalıya ait ... tescil numaralı ... ibareli markanın tüm sınıflar bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine" karar verilmiştir.

İSTİNAF BAŞVURUSU: Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; Müvekkilinin yetkilisi olduğu ... Ticaret Anonim Şirketi arasında markayla ilgili sözleşme yapılmadığını, dava dilekçesi ekinde sunulan yabancı dildeki belgenin Türkçe tercümesinin dosyaya sunulmadığını, savunma haklarının kısıtlandığını, Müvekkilinin markasının davacının markasının tescilli olduğu sınıflarda tescilli olmadığını, bu nedenle hükümsüzlük koşullarının mevcut olmadığını, Davacının markasının tanınmış marka olmadığını, müvekkilinin davacının markasının tanınmışlığından haksız şekilde yararlanmaya çalışmasının söz konusu olmadığını, Davacının markasının tanınmış olduğuna ilişkin takipçi sayılarının markanın tescil tarihine göre tanınmışlığı ispatlamaya yetmediği gibi, hangi tarihte tanınmış marka olduğunun da tespiti gerektiğini, "..." ibaresinin bir yer adı olup, Yargıtay kararlarında da belirtildiği gibi kullanım hakkının bir kişinin tekeline verilemeyeceğini, Müvekkilinin markasını kötüniyetle tescil ettirmediğini, Markaların benzerliği ve karıştırılma ihtimalinin tespitinde bakılan kriterlerin bu olayda mevcut olmadığını, markaların benzer alıcı çevresine hitap etmediklerini, Müvekkilinin markasında yer alan "..." ibaresinin markanın bir parçası olduğunu, bu nedenle markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadıklarını, müvekkilinin markasının 43. Sınıfta tescilli olduğunu belirterek, davacının dava dilekçesindeki iddialarının haksız, mesnetsiz ve hukuka aykırı olduğundan, ilk derece mahkemesinin kararının ortadan kaldırılmasına, davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER: Dosya arasında bulunan TPMK kayıtlarının incelenmesinde; 12/01/2012 başvuru, 20/03/2013 tescil tarihli, ... tescil numaralı "..." ibareli markasının 16, 35, 38 ve 41. sınıflarda davacı adına tescilliyken, süresinde yenilenmediği için ilk derece mahkemesinin karar tarihinden sonra hükümsüz kaldığı tespit edilmiştir. 28/08/2017 başvuru, 24/09/2018 tescil tarihli, ... tescil numaralı "..." markasının ise 43. sınıfta davalı adına tescil edildiği görülmüştür. Davacı tarafça dosyaya sunulan sözleşmelerin yeminli tercümesi incelendiğinde; 21 Kasım 2017 tarihinde ..., ... şirketi ile ... Ticaret A.Ş. arasında 21 kasım 2017 tarihinde "..." markasıyla ilgili lisans sözleşmesi imzaladıkları, Sözleşmenin 6/a maddesi uyarınca lisans alanın bu markalara saldırıda bulunmamayı taahhüt ettiği tespit edilmiştir. ..., ... ile davacı ... arasında imzalanan 01 Haziran 2011 tarihli Katılım Sözleşmesi tercümesi incelendiğinde; ... şirketinin varlıklar üzerinde sahip olduğu tüm haklar ve menfaatleri yürürlüğe girme tarihi itibariyle ... şirketine devredeceği,, temlik edeceği ve aktaracağının kararlaştırıldığı, akdedildiği tarihte yürürlüğe gireceğinin belirtildiği görülmüştür. İlk derece mahkemesince marka uzmanları ..., ... ve sektör bilirkişisi ...'ndan oluşan bilirkişi heyetinden alınan 24/03/2021 tarihli bilirkişi raporunda; davacı ve davalı markalarının mal ve hizmet sınıflarının farklı olduğu, sonradan tescil edilen davalı markasının, daha önceden tescilli olan davacı markasıyla ayniyete varan benzerliği nedeniyle ilişkilendirilme ihtimalinin bulunduğunu, lisans sözleşmesi hükümleri düşünüldüğünde, davalının iyi niyetli sayılamayacağı, hükümsüzlük koşullarının oluştuğu görüş ve kanaatleri bildirilmiştir. İlk derece mahkemesince aynı bilirkişi heyetinden alınan 17/06/2021 tarihli ek bilirkişi raporunda; mal ve hizmet sınıfları farklı olsa da, bu malları üreten işletmeler arasında örgütsel ya da ekonomik bir bağlantının bulunduğu düşüncesine kapılmaları ihtimali bulunduğu, karıştırılma ihtimalinin dahi, önceki marka sahibinin ihlalin giderilmesini talep etmesi için yeterli olduğu, kök rapordaki ifadelerin korunduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir.

G E R E K Ç E:Dava, marka hükümsüzlüğü davasıdır.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya incelendiğinde; davalı tarafça dosyaya sunulmadığı iddia edilen lisans sözleşmesinin yeminli Türkçe tercümesinin dosyada mevcut olduğu, davalının yetkilisi olduğu ... Ticaret A.Ş. ile davacı şirketin varlıklarını devraldığı ... şirketi arasında “...” markasının kullanımıyla ilgili lisans sözleşmesi imzalandığı tespit edilmiştir. Davalının “...” markası ile davacının dava tarihinde geçerli olan ve başka ülkelerde de tescilli olduğu anlaşılan “...” markasının aynı kelimelerden oluştuğu, şekil unsurlarının bulunmadığı, yalnızca davacının markasında fazladan İngilizcede ayrı bir anlamı bulunmayan “...” ekinin ve son kelimesinde İngilizcede kelimeleri çoğul yapan “S” ekinin yer aldığı, bu eklerin markaları farklılaştırmaya yetmediği, markaların tescil sınıflarının farklı oldukları, Paris Sözleşmesi’ne taraf olan ABD’de kurulu davacı şirketin ticaret unvanında da "..." ibaresinin esas unsur olarak yer aldığı anlaşılmıştır. Ancak, her ne kadar davacının davalının markasından daha önce Türkiye’de tescil edilen ve dava tarihinden sonra hükümsüz kalan ... tescil numaralı markası ve dava dilekçesi ekinde sunulan marka tescil belgesi örneklerine göre diğer ülkelerde tescilli ve bilinirliği yüksek olan "..." ibareli markaları davalının markasının tescilli olduğu 43. sınıfta tescilli değilse de, davalının lisans sözleşmesi nedeniyle davacıya ait olduğunu bildiği markayı davacının markasının tescilli olduğu sınıflarda tescil ettiremeyeceğini bildiğinden, markanın aynısını kendi adına farklı sınıfta tescil ettirmesinin kötüniyetli tescil olduğu, bu nedenle tescilli olduğu tüm mal ve hizmetler için hükümsüzlüğüne karar verilmesinin yerinde olduğu, Paris Sözleşmesi’nin 8. maddesi uyarınca da davacının ticaret unvanının da korunması gerektiği kanaatine varılmakla, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.

H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL maktu harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İstinaf yargılama giderleri olarak; a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 9,00 TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, b)Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 30/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkararistinaf(MarkareddineHükümsüzlüğündenistanbuldosyakonusuesastanMarkamahkemeKaynaklanan)kararıdelillerbaşvurusucevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim