SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 16. HD 2022/1794 E. 2024/1037 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1794

Karar No

2024/1037

Karar Tarihi

30 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO: 2022/1794 Esas

KARAR NO: 2024/1037 Karar

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ: 03/02/2022

NUMARASI: 2020/352 E. - 2022/43 K.

DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)

KARAR TARİHİ: 30/05/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarında; müvekkilinin teknoloji sektöründe tanınmış, ulusal ve uluslararası alanda faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, hizmet kalitesi haklı bir üne kavuşmuş, bilinen ve aranan bir marka haline geldiğini, müvekkilinin 18.06.2018 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu’na başvurarak "..." ibaresini ve "..." ismini marka olarak ... numara ile 18.08.2018 tarihinden itibaren 10 yıl süreyle 30.11.2018 tarihinde tescil ettirdiğini, müvekkilinin bu markayı iş yerlerinde, reklam panolarında, tabela ve reklam vasıtalarında ve tüm dijital ve sosyal mecralarda kullandığını, müvekkilinin ticari iş ve ilişki içinde olduğu firmalar ve genel olarak müşteri çevresinden gelen bilgiler doğrultusunda yapılan araştırma sonucu, davalı şirketin müvekkili ile benzer alanda faaliyet yaptığı, ibaresinde yer alan "..." şeklini marka olarak tabelalarında kullandığını, basılı evraklarında, kataloglarında, internet sitelerinde ve benzeri mecralarda logo ve işaret olarak kullandığını, davalının "..." logosu için 15.05.2019 tarihinde başvuru yapıp, 31.10.2019 tarihinde tescil ettirdiğinin tespit edildiğini, müvekkili adına tescil ettirmiş olduğu logo ile davalının kullanmış olduğu logo ile benzerliğinin, iki markanın da ortak yönü olarak "..." harfinin aynı karakter şekil ve renkte kullanılmasından kaynaklandığını, dolayısıyla markalara ait logoların iltibası söz konusu olup, önce tescil edilmiş olan "..." markasının logosu ile benzerlik yaratılarak tüketicilerin markaları karıştırmasına yol açtığını, müvekkilinin tescilli ibaresinde yer alan "..." şeklinin, davalı tarafça ticari pazarlama ve satışta kullanmasının müvekkili şirketin markasına açık bir tecavüz oluşturduğunu, bu suretle de haksız rekabete yol açtığını, davalının müvekkilinin izni olmaksızın müvekkilinin tescilli markasına son derecede benzeyen tescilli marka ile neredeyse aynı olan ibaresini bilerek ve isteyerek iltibas yaratmak amacıyla kullandığını, bu hususun TTK 57/5. maddesine aykırılık teşkil ettiğini, davalıya söz konusu tecavüze son vermesi için İstanbul ... Noterliğinin 28.12.2019 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin gönderildiğini, ihtarnamenin 31.12.2019 tarihinde işyerinde daimi çalışana tebliğ edildiğini, aradan geçen süre içinde davalı tarafça haksız eylemlere son verilmediğini belirterek, davalı şirketin müvekkiline ait markaya tecavüzünün önlenmesine ve menine, tecavüzün menine, davalının müvekkilinin tescilli markasını kullandığı tabelaların sökülmesine, reklam vasıtası, basılı evrak ve ürünlerin toplatılmasına, internet ve sosyal medya hesaplarından "..." ibaresinin kaldırılmasına, ibarenin bulunduğu her türlü yazılı belgenin ve materyalin (broşür, katalog, ilan, kart vb.) kaldırılmasına ve imha edilmesine, masrafı davalıdan alınarak, hükmün tirajı en yüksek 5 gazeteden biri ile ilanına, 100,00 TL maddi tazminatın ticari faiziyle davalıdan tahsiline, 100,00 TL manevi tazminatın ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın hukuki fayda yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, ülkemizde ve Dünyada oldukça tanınan bir firma olan müvekkilinin bir finans şirketi olduğunu ve son derece spesifik bir alanda çalıştığını, ticari bir ekosistem (...) kurarak müvekkilinin bu sisteme üye olan işyerlerine avantajlı ticari hizmetler sunduğunu, örneğin üye işyerlerine, çalışanları için yemek kartı (... yemek kartı) ya da akaryakıt kartı (...) gibi hizmetler sunarak, üye işyerlerinin çalışanlarının bu kartlar ile nakit ödeme yapmaksızın yemek yiyebildiğini ya da araçlarına yakıt alabildiğini, ilgili kanunlar uyarınca kredi kartı niteliğini haiz olan işbu kartları kullanan üye işyerlerinin de, harcadıkları meblağları aylık olarak müvekkil firmaya ödediklerini, davacı firmanın ne iş yaptığının anlaşılamadığını, benzer alanlarda ticari faaliyette bulunulduğu iddia edilmişse de, bu alanın hangi alan olduğunun da belirtilmediğini, müvekkili ile davacının çok farklı alanlarda faaliyet gösterdiklerini, dolayısıyla müşteri kitlelerinin de birbirinden farklı olduğunu, huzurdaki davanın açılmasında davacı açısından herhangi bir hukuki fayda bulunmadığını, haksız rekabetin sözkonusu olamayacağının izahtan vareste olduğunu, müvekkili ile davacının farklı sektörlerde faaliyet gösterdiğini, yani tarafların sektörel rakip konumunda olmadıklarını, haksız rekabetin haksız fiilin özel bir türü olduğunu, yani haksız rekabetin söz konusu olabilmesi için ortada önce haksız bir fiilin mevcut olması gerektiğini, müvekkilinin kendi tescilli logosunu kullandığını, davaya konu logonun 15/05/2019 tarihinden beri tescilli olduğunu, bu logoyu kullanmanın müvekkilinin yasal hakkı olduğunu, yani ortada mevzuata aykırı bir kullanım mevcut olmadığı gibi, aldatıcı veyahut dürüstlük kurallarına aykırı haksız rekabet teşkil eden bir kullanımın da mevcut olmadığını, benzerlik iddiasının varit olmadığını, davacının ticari unvanının "... A.Ş." iken tescilli markasının "...", müvekkilinin ticari unvanının ise "... A.Ş." olup, markasının "..." olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin logo olarak "..." harfini kullanmasının gayet doğal olduğunu, logo ve markanın farklı kavramlar olduğunu, meselenin iltibas olduğunu, yani müşteriler nezdinde karışıklığa veya yanılgıya sebebiyet verebilecek bir benzerliğin mevcut olup olmadığını, her iki tarafın farklı açılara sahip "..." logosunu markası ile birlikte kullandığını, müvekkilinin kullandığı "..." harfinin altında "..." markası yazarken, davacının kullandığı "..." harfinin altında "..." markasının yazdığını, tarafların faaliyet alanlarının birbirinden farklı olduğunu, müvekkilinin son derece spesifik bir alanda faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin müşterilerce tercih edilmesinin sebebinin logosu olmadığını, verdiği spesifik hizmet olduğunu, müvekkilinin müşterileri, çalışanları için yemek kartı ya da petrol kartı edinmek isteyen işletmeler olduğunu, "..." markasının faaliyet alanı ile alakalı oldukça kuvvetli bir tanınırlığa ve bilinirliğe sahip olduğunu, ayırt edicilik logoda değil işletmenin kendisinde olduğunu, tarafların müşterilerin nezdinde karıştırılma olanağı bulunmadığını, hukuki anlamda logolar arasında iltibas (benzerlik) olduğundan bahsetmenin mümkün olmadığını, huzurdaki davanın art niyetle ikame edildiğini, davacının logonun bilerek ve isteyerek iltibas yaratma amacıyla müvekkil firma tarafından kullanıldığını iddia ettiğini, ancak müvekkili firmanın böyle bir iltibasa ihtiyacı olmadığını, davacının ne iş yaptığının bile bilinmediğini, sektörler ve müşteri kitlelerinin de birbirinden farklı olduğunu, davacının logosu ile yaratılacak iltibasın müvekkiline ne gibi bir katkısının olabileceğinin anlaşılamadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.

MAHKEME KARARI: İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 03/02/2022 tarihli 2020/352 E. - 2022/43 K. sayılı kararıyla; "...Tüm dosya kapsamı sunulan rapor içerikleri izahı yapılan mevzuat kapsamında değerlendirildiğinde; her ne kadar açılan dava yönünden davalının SMK 155 maddesi kapsamında tescilli marka savunması dinlenilmeyecek ise de davacı tanınmış marka iddiasını sunulan deliller izahı yapılan kriterler kapsamında, ispatlayamadığı, davacı markasının tanınmış marka olarak kabulünün mümkün olmadığı, taraf markalarında kullanılan "M" logosu rapordaki tespitlerin aksine benzer olarak algılanabilecek nitelikte ise de davalı kullanımlarının iltibasa sebebiyet verecek şekilde görsel, fonetik ve anlamasal olarak benzerlik oluşturmadığı, merzigo ve mutinet ibareleri ile markarda yeterli ayrışmanın oluştuğu, taraf markalarının tescil sınıflarının ve faaliyet gösterdikleri alanların farklı olduğu (davacının tanınmış marka iddiasını ispata yarar delil sunmadığı dikkate alındığında) dikkate alındığında ortalama tüketici nezdinde karışıklığa sebebiyet verecek nitelikte olmadığı, mevzuat kapsamında markaya tecavüz ve haksız rekabet şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla davacının sübut bulmayan markaya tecavüz ve haksız rekabete yönelik davasının ve buna dayalı açılan maddi manevi tazminat davalarının reddine" karar verildiği görülmüştür.

İSTİNAF BAŞVURUSU: Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporunda müvekkilinin "..." markasının internet sitesinde kullanılmadığı belirtilmişse de, bilirkişilerin yeterli incelemeyi yapmadıklarını, müvekkilinin markasını birçok yazılı ve basılı metinde, kartvizitlerinde, maillerinde, antetli kağıtlarında, sunum dosyalarında, müşteri tekliflerinde ve birçok istihdam platformunda kullandığını, bilirkişilerin aktif kullanılmayan internet sitesindeki mevcut görsele göre görüş bildirdiklerini, Google platformunda davalıya ait "..." markası araştırılmasına rağmen müvekkiline ait "..." markasıyla ilgili bir araştırma yapılmadığını, Her iki markanın ortak unsurunun aynı renk ve biçimde kullanılan "..." harfi olduğunu, bu nedenle markaların benzer olmadığına dair Mahkeme gerekçesinin yerinde olmadığını, Ticaret Odası kayıtları incelendiğinde, müvekkilinin markasını tescilli olduğu sınıflarda kullandığının görüleceğini, bilirkişiler tarafından yeterli araştırma yapılsaydı kariyer.net internet sitesinde müvekkilinin verdiği ilanlarda markasını kullandığının görüleceğini, Müvekkili şirketin medya takip hizmetleri, dijital varlık yönetimi ve video düzenleme, sosyal medya yönetimi alanlarında faaliyet gösterdiğini, Bilirkişilerin müvekkilinin hangi alanda faaliyet gösterdiğini tespit edememesine rağmen, tarafların markalarının aynı sınıflarda ve aynı sektörde kullanılmadığını tespit ettiklerini, bu tespite anlam veremediklerine, Müvekkilinin markasının 35. sınıfta tescil edildiğini, davalının 35. sınıfta markasını tescil ettirmemesi gerektiğini, Bilirkişi raporunda ortalama tüketicinin markaları karıştırmayacaklarına dair görüş bildirilmişse de, tüketicinin aklında yeşil renkli "..." harfinin kalacağını, davalının kullanmış olduğu "..." harfinin formatı, kullanım şekli, rengi, markanın logonun altına yazılması gibi sebeplerle iki logo arasında benzerlik kurulacağını, Haksız rekabetin gerçekleşmesi için iki firmanın aynı alanda faaliyet göstermesinin gerekmediğini, her iki tarafında 35. sınıfta faaliyet gösterdiklerini, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğunu, Müvekkilinin markasının daha eski tarihli olması nedeniyle davalının markasının hükümsüz olduğunu, hükümsüz olan logoyu kullanmasının SMK uyarınca haksız rekabet niteliğinde olduğunu, Mahkeme kararının usule, içtihatlara ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak itirazları doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER: Dosyada mevcut TPMK kayıtları incelendiğinde; ... tescil numaralı "..." markasının 35. sınıfta davacı şirket adına tescilli olduğu, ... tescil maralı "..." markasının tüm sınıflarda, ... tescil numaralı "..." markasının 16, 35, 36, 37, 39, 42, 43, 45. sınıflarda, ... tescil numaralı "..." markasının 09, 16, 35 ve 36. sınıflarda, ... tescil numaralı "..." markasının 09, 35, 36, 39, 41 ve 43. Sınıflarda davalı şirket adına tescilli oldukları tespit edilmiştir. Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan ticaret sicil kaydı incelendiğinde; davacı şirketin bilgi, iletişim ve medya konusunda faaliyet gösterdiği, 17/05/2018 tarihinde ticaret sicile tescil edildiği tespit edilmiştir. Davalı vekili tarafından dosaya sunulan ticaret sicil kaydı incelendiğinde; davalı şirketin restoran ve yiyecek ve içecek hizmetleri konusunda faaliyet gösterdiği, 29/09/1999 tarihinde ticaret sicile tescil edildiği tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince, marka vekili ... ve bilgisayar mühendisi ...'den oluşan bilirkişi heyetinden alınan 13/12/2021 tarihli bilirkişi raporunda; "...davacı yana ait www...com adresli internet sitesinin incelendiğini, www...com alan adına sahip davacı yana ait internet sitesinin tek sayfadan ibaret olduğu, ana sayfada yazısı etrafında saat şeklinde sürekli hareket eden bir obje olduğunu, davaya konu logosunun www...com adresli internet sitesinde görüntülenmediği, www.google.com arama sayfasında “...” araması yapıldığında; ... logosu olarak yapılan arama sonucunda internet kullanıcısına sunulan birbirinden farklı logoların olduğu, her iki markada yer alan “...” ibaresi ortak görünse de; yapılan incelemede davacının tescilli “...” markası ile davalının tescilli “...”, ”...”, “...”, ”...” ibareli markalarının ve davalının ..., ..., ..., ..., ..., ... ibareli fiili kullanımlarının markaların bütünü itibariyle bıraktıkları etki incelendiğinde; ortalama tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek şekilde görsel, fonetik ve anlamasal olarak benzerlik oluşturmadığı kanaatine ulaşıldığı, davacının “...” markası 35. Sınıfta tescilli olmakla, davalının “...” markasının 01 / 02 / 03 / 04 / 05 / 06 / 07 / 08 / 09 / 10 / 11 / 12 / 13 / 14 / 15 / 16 / 17 / 18 / 19 / 20 / 21 / 22 / 23 / 24 / 25 / 26 / 27 / 28 / 29 / 30 / 31 / 32 / 33 / 34 / 35 / 36 / 37 / 38 / 39 40 / 41 / 42 / 43 / 44 / 45. Sınıflarda tescilli olduğu, davacının www...com internet sayfasında marka kullanımı tespit edilemediği, davacının teknoloji sektöründe tanınmış bir firma olduğunu beyan edilmişse de gerek dosya kapsamı gerekse internet sayfası incelemesinden davacının faaliyet alanı tespit edilemediğini, davalının finans alanında faaliyet gösterdiği, davalının multinet markası 35. Sınıf dahil her sınıfta tescilli olsa da ağırlıklı olarak 09 ve 36. Sınıflarda kullanıldığı, davacı markası ile davalının “...” marka kullanımının aynı sınıflarda olmaması sebebiyle ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali bulunmadığı, dava konusu olayda davalının fiili kullanımının iltibas, haksız rekabet oluşturmadığı, davalı tarafa ait www...com.tr adresli internet sitesinde davaya konu logonun aktif olarak kullanılmakta olduğu; davalı taraf internet sitesinde verilen hizmetlerin türüne göre davaya konu logonun farklı renklerde tasarlanmış örneklerinin de aktif olarak kullanıldığı, davacı tarafa ait www...com alan adlı internet sitesinde logosunun kullanılmadığından dolayı tespit edilemediği, davalı tarafa ait www...com.tr adresli internet sitesinde davalının ..., ..., ..., ..., ..., ... markalarının fiili kullanımlarının, aynı sınıflarda kullanılmadığı tespitleriyle davacının “...” markası ile benzer olmadığı, iltibas yaratmadığı ve haksız rekabet teşkil etmediği, davalının tescilli “...”, ”...”, “...”, ”...” ibareli markalarının davacının tescilli “...” markası ile benzer olmadığı, marka ihlalinin bulunmadığı" kanaatine varıldığı tespit edilmiştir.

G E R E K Ç E: Dava; markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması önlenmesi, ortadan kaldırılması, maddi ve manevi tazminat davasıdır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur. Dosya incelendiğinde; davacının davalıdan daha önce tescil ettirdiği “...” markasında yer alan “...” harfi logosunun yeşil renkli ve özel yazım şekliyle yer aldığı, davalının tescilli markasında da “...” harfinin aynı renk ve stilde yazıldığı, yanında “...” ibaresinin yer aldığı, tarafların markalarındaki “...” logosu dışında kalan kelimeler birbirlerinden farklı olsa da, davalının markasını kullanımında ve davacının tescilli markasında ön planda yer alan ve özgün bir şekilde tasarlanan “...” logolarının da aynı renkte ve aynı şekilde mevcut olduğu, davalının tescilli markasında davacının tecsilli markasındaki "..." harfi ile aynı renkte ve aynı stilde yazılmış olan “...” harfinin “...” ibaresi ile yanyana yazılmış olmasına rağmen, davalının bazı kullanımlarında “...” harfinin davacının tescilli markasında olduğu gibi üste, “...” ibaresinin ise altına yazılarak kullanıldığı, bu kullanım şekliyle davacının markasına daha fazla yanaştırma yaptığı, davalının daha sonra tescil ettirdiği markasını SMK’nun 155/1. maddesi uyarınca savunma gerekçesi olarak ileri süremeyeceği, davalının marka kullanımı ile davacının tescilli markası arasında benzerlik ve seri marka imajı yarattığı, "..." harfinden oluşan aynı logonun kelime unsurundan daha ön plana çıkartılarak kullanıldığı davalının marka kullanımı ile davacının tescilli markasının benzer olduğu, davacının markasının tescil tarihinden dava tarihine kadar 5 yıl geçmediği, SMK’nun 29/2. maddesinde yer alan SMK’nun 19/2. maddesindeki kullanmama def’inin davacıya karşı ileri sürülemeyeceği ve markasını tescilli olduğu mal ve hizmetlerde kullanmamasının markaya tecavüz davası açmasına engel teşkil etmeyeceği, bu bağlamda markaların aynı/aynı tür veya benzer mal veya hizmetlerde kullanılmaları halinde halkın bu markalar arasında bağlantı kurmasının mümkün olduğu, ancak bilirkişi raporunda davalının markasını hangi mal ve hizmetlerde kullandığının ayrıntılı olarak belirtilmediği, yalnızca davalının markasını 09. ve 36. sınıflarda kullanıldığının belirtildiği, Marka Tescil Başvurularına Ait Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğe göre 09. sınıf kapsamındaki "Bilim, denizcilik, topoğrafya, meteoroloji, sanayide ve laboratuvarda kullanım amaçlı olanlar dahil ölçme aletleri, cihazları: tıbbi amaçlı olmayan termometreler, barometreler, ampermetreler, voltmetreler, nem ölçerler, test cihazları, teleskoplar, periskoplar, pusulalar; taşıt göstergeleri; laboratuvarlarda kullanılan malzemeler: mikroskoplar, büyüteçler, dürbünler, deney malzeme ve cihazları. Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya (reprodüksiyonu) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, mp3 çalar, bilgisayarlar, masa üstü-tablet bilgisayarlar, giyilebilir teknolojik cihazlar (akıllı saatler, bileklikler, başa takılan cihazlar), mikrofonlar, hoparlörler, kulaklıklar; haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları: cep telefonları ve bunların kılıfları, sabit telefonlar, telefon santralleri, bilgisayar yazıcıları, tarayıcılar, fotokopi makineleri. Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar, manyetik, optik ve elektronik ortamlara kaydedilmiş çekilmiş sinema filmleri, diziler ve video müzik klipleri. Antenler, uydu antenler, yükselticiler ve bunların parçaları. Bilet otomatları, nakit para çekme makineleri.-Makine ve cihazların elektroniğinde kullanılan elemanlar: yarı iletkenler, elektronik devreler, entegreler, yongalar (çipler), diyotlar, transistörler, manyetik kafalar, sinyal saptırıcılar; elektronik kilitler, fotoseller, elektronik açma kapama mekanizmaları, algılayıcılar (sensörler). Birim zamandaki tüketim miktarını ölçen sayaçlar ve zaman ayarlar. Koruyucu giysiler, koruma ve can kurtarma amaçlı donanımlar. Gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarları. Elektrik enerjisini iletim, dönüştürme, depolama kontrol cihazları ve araçları: fişler, buatlar, anahtarlar, şalterler, sigortalar, balastlar, starterler, elektrik panoları, rezistanslar, elektronikte kullanılan kablolar, piller, aküler, elektrik enerjisi. Ana fonksiyonu uyarı ve alarm olan cihazlar (taşıt alarmları hariç), elektrik soketler, transformatörler, adaptörler, şarj cihazları, elektrikli ziller, elektrik üretimi için güneş panelleri. Trafikte kullanım amaçlı sinyalizasyon, işaretle bildirme cihazları ve araçları. Yangın söndürme amaçlı taşıtlar dahil yangın söndürme aletleri ve cihazları (yangın söndürme hortumları ve yangın söndürme vanaları dahil). -Radarlar, denizaltı radarları (sonarlar), gece görüşü sağlayıcı veya arttırıcı aletler ve cihazlar." emtiasını müşterilerin elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için bir araya getirilmesi hizmetlerinin davacının markasının tescili kapsamında kaldığı, davalının markasını bu mal ve hizmetlerden hangileri için kullanıldığının bilirkişi raporu ve dosya kapsamından tespit edilemediği, bu nedenle Mahkemece eksik inceleme ile davalının marka kullanımının davacının markadan kaynaklanan haklarına tecavüz oluşturmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermesinin yerinde olmadığı kanaatine varılmakla, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, önceki bilirkişi heyetinden davalının 09. sınıfta markasını kullandığı mal ve hizmetleri tek tek açıklayacak şekilde denetime uygun ek rapor alınarak, davacının tescilli markasının kapsamında kalan mal ve hizmetlerle benzer veya bağlantılı mal ve hizmetlerde kullanılıp kullanılmadığının tespiti ile, buna göre davacının taleplerinin değerlendirilmesi için yargılanmaya devam edilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince, İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'nin 03/02/2022 tarihli 2020/352 E. - 2022/43 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2- Yukarıdaki gerekçeye göre yargılamaya devam edilmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-İstinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talebi halinde davacı tarafa iadesine, 4-İstinaf yargılama giderleri olarak;Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 108,00 TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 30/05/2024 tarihinde HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkaldırılmasınakonusukararistinafİstemli)(TecavüzünistanbulMarkafikrîsınaîmahkemekararıTespitidelillerhaklardosyabaşvurusuhukukcevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim