SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 16. HD 2022/2041 E. 2024/1028 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/2041

Karar No

2024/1028

Karar Tarihi

29 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO: 2022/2041 Esas

KARAR NO: 2024/1028

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 27/09/2022

NUMARASI: 2020/275 Esas 2022/151 Karar

DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)|

KARAR TARİHİ: 29/05/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... markasının ... numarası ile TPE nezdinde bütün sınıflar bakımından tescil edildiğini, müvekkilinin ... markasına ait internet sitesinin "https://www.....com" olduğunu, davalıların sosyal medya hesaplarıyla aktifolarak, müvekkilinin tescilli hak sahibi olduğu ve ayırt edicilik kazandırdığı “...” markaları ve müvekkilinin ticari faaliyetlerini haksız bir şekilde birebir taklit ederek kullandığını, davalıların “...”, “...”, “...” ve “...” ibarelerinin İstanbul Tuzla ve Pendik ilçelerinde bulunan sitelerin isimleri olduğunu, davalıların sosyal medya, internet sitesi ve akıllı telefon uygulamaları ile bu sitelere ürün getirme hizmetiliğini, kullanılan ibarelerin sadece hizmetin sağlanacağı bölgelere ilişkin olarak konum belirttiğini, buna karşılık kullanımlarının esaslı unsuru olan “...” markası olduğunun izahtan vareste olduğunu, ayrıca kullanılan ibarelerin renklerinin müvekkilinin-kullandığı mor-sarı kombinasyonuna benzer bordo-sarı renk kombinasyonunu kullandığını, bu hususta delil tespiti yaptırdıklarını ileri sürerek, davalıların eylemlerinin marka hakkına tecavüz ile TTK anlamında haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, önlenmesi ve sonuclarının ortadan kaldırılmasına, belirtilen internet siteleri ile sosyal medya hesaplarına erişimin engellenmesine, davalılarca “...”, “...”, “...” ve “...” ibarelerinin kullanımlarının yasaklanmasına, bu barelerini içeren her türlü tanıtım materyalinin kullanımının yasaklanmasına ve durdurulmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı ... San. ve Dış Tic. Ltd.şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddiasına konu olaylar silsilesinin, müvekkili şirketle herhangi bir bağı bulunmadığını, dava dilekçelerinde delil olarak ileri sürmüş oldukları web alan adlarına ve aplikasyonlarına tıklandığında geliştiricilerinin ... sicil numaralı "... San. Tic. Ltd. Şti." olduğunu, söz konusu şirketin 26/09/2019 tarihinde terkin edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin Tuzla'da ... Sitesinde ikamet ettiğini, müvekkilinin ve yaşadığı sitedeki komşularının Market ihtiyaçlarının hızlı ve ekonomik temine edilmesine yönelik 2018 yılında “market ürünleri ticareti yapmaya karar verdiğini, düşüncesini hayata geçirmek için girişim başlatan müvekkilinin ... sitesindeki tüketicileri hedef aldığını, daha sonra deneme amaçlı ... sitesine yakın ..., ... ve ... sitelerinde de benzer uygulamalar yaptığını ancak maddi ve fiziksel yetersizlikten dolayı denemeden öteye geçemediğini, müvekkilinin faaliyetine başladığı 2018 yılında davacının genel tüketiciler nezdinde tanınırlığının az olduğunu, davacı tarafın müvekkili uygulamasından 2018 yılı itibariyle haberdar olduğunu ancak müvekkilinin 06.04.2020 tarihinde TPE'ye başvurmasıyla ... sitesinde seçkin müşteri portföyüne sahip olduğunu gördükten sonra harekete geçerek dava açmasının kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin özgün logosunun akıllı telefon uygulamaları, sabit telefon ile sipariş alma, ödeme sisteminin farklılığı, kuryelerinin özel bir kıyafet olmaması gibi farklı hizmet anlayışı ile “...” markasının uygulamalarından uzaklaştığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirketin ... ibareli, ...numaralı markanın 01 ile 45. sınıf arasındaki tüm sınıflarda tescilli sahibi olduğu, yine davacının ... esas unsurlu çok sayıda tescilli markanın da sahibi olduğu, davalı ...' nin ise ... numaralı evorayagetir markasının 35sınıfta tescili için başvuruda bulunduğu, tarafların ticari faaliyet alanları incelendiğine, benzer olarak internet veya sosyal medya uygulamaları üzerinden sipariş edilen ürünlerin tüketiciye teslimi şeklinde olduğu, tarafların aynı alanda ticari faaliyette bulunması ortak olarak ... markasını kullanıyor olmaları, davalı tarafından ... ibaresi ile birlikte kullanılan everoya, emlakkonut, normaistanbul, ve şehriyaz yer ve site isimleri olup, tanımlayıcı mahiyette olduğundan taraf markalarının esas unsurunun ... ibaresi olduğu, ortalama tüketici nezdinde, davalı tarafından kullanılan ..., ..., ..., ve ... ibarelerinin davacıya ait ... markasından kaynaklandığı, aynı işletmeye ait olduğu izlenimini uyandırabileceği, ayrıca davalının davacı şirket ile aynı ticari alanda faaliyet göstermesi, seçenek özgürlüğü kapsamında kullanabileceği çok sayıda marka ve ibare olmasına rağmen davacının ... ibaresini kullanmasının davacının markasının ayırt ediciliğinden ve bu alandaki bilinirliğinden faydalanmaya yönelik haksız bir eylem olduğu kanaatine varılmış ve bu durumun SMK' nun 29/1-b uyarınca marka hakkına tecavüz teşkil ettiği yine TTK' nun 55/1-a-4 maddesi uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği, davaya konu internet sitelerinin ... Ltd. Şti tarafından oluşturulduğu, davalı olarak ise ... Ltd. Şti' nin gösterildiği, dosya içerisindeki ticaret sicil kaydında ... Ltd. Şti ile ... Ltd. Şti' nin ortakları ve yetkilileri aynı ise de farklı tüzel kişilikler olduğu gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın husumetten reddine, davalı ... yönünden davanın kabulü ile, davalı eylemlerinin davacının ... markasına yönelik marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, önlenmesine ve sonuçlarının kaldırılmasına, davalı tarafından ...,... ...,...a ... ve ... ibarelerinin kullanımının yasaklanmasına, kullanılan tabela, broşür, bayrak, her türlü materyale el konulmasına, davalı ... tarafından kullanıldığı tespit edilen, internet siteleri ve sosyal medya hesaplarına erişimin engellenmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF İSTEMİ: Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; -Yerel mahkemenin kararını kök ve ek rapora dayandırdığını, bu raporlara karşı yapmış oldukları beyan açıklama ve itirazların değerlendirmediğini, hukuka aykırı iş bu kararı verdiğini,-Yerel Mahkemece, davacıya ait "...” markasının SMK 7/3-d kapsamında marka tecavüzü ve TTK 56 vd. maddelerine göre haksız rekabet teşkil ettiği kabul edildiğini, ancak, müvekkili yönünden marka tecavüzü ve haksız rekabet unsurlarının meydana gelmediğini, yerel mahkemenin, tarafların tüketicilere sundukları hizmetlerin bütün ilişkileri ve özellikleri dikkate almadan karar verdiğini, -Yerel Mahkemece, dosyaya ibraz ettikleri uzman mütalaasının, tanık beyanlarının, davacının davayı açarken kötü niyetli olduğunu ve dava şartlarının oluşmadığına yönelik iddialarının ve itirazlarının da değerlendirilmediğini, -Davacının tescilli markasını ve seri markalarını tescil ettirdiği tarihten sonra aynı hizmet sınıfı içinde yer alan pek çok "..." ibareli pek çok markanın davacının tescilli markası ile aynı sınıftan tescil edildiği belirtilip dosya sunulmasına rağmen bu hususların mahkemece dikkate alınmadığını, -Müvekkilinin kullanımında olan “...”, ...”, “...” ve “...” ibarelerinin, tescilli “...” ve türevi markalar ile aynı olmadığı ve karıştırılacak benzer olmadığı yolundaki itirazlarının da kabul edilmediğini, oysa ki, dosya içine sundukları uzman mütalaası, yargısal içtihatlar, internet, akıllı telefon ve sosyal medya uygulamaları, reklam, broşür, magnet çalışmaları, tanık beyanları ile müvekkilinin tüketicilere sunduğu hizmetlerin davacı tarafın hizmetlerinden farklı olduğunu, hizmet veren kuryelerin davacı kuryeleri gibi tek tip kıyafet giymediklerini, motor kaporta giydirmelerinin olmadığını, kapıdan ödeme alındığı v.s. farklı özelliklerde dikkate alınmadan karar verildiğini, -Yerel mahkemenin“...” markası ve türevleri ile müvekkilce yoğun kullanılan ibarelerinin "logo, renk, yazı karakteri"nin birbirlerinden farklı olduğunu irdelemediğini, oysa ki, ortalama bir tüketicinin ilk bakışta her iki işletmenin logolarını incelediğinde farklı işletmelere ait olduğunu anlayacağını, -Farklı kelime unsurlarının eklenmesi yoluyla müvekkilin kullanımındaki ibarelerin kavramsal bakımdan farklılıklar arz etttiğini, yerel mahkemenin bu hususu gözardı ettiğini, -Ortak kelime unsurunun ayırt edici nitelikte olup olmadığı ve ortak kelime unsuruyla birlikte kullanılan “ibarelerin” ortalama tüketici açısından farklı bir marka algısı yaratıp yaratmadığı gibi çeşitli faktörlerin benzerlik incelemesinde dikkate alınmadığını,-Yerel mahkemenin dinlettikleri tanıkların beyanlarına da değer vermediğini, -Davacı tarafın, müvekkilinin faaliyetlerinden haberi olmasına rağmen sessiz kalarak, uzun süre geçtikten sonra iş bu davayı ikame etmesinin kötü niyetli olduğunun göstergesi olduğunu, yerel mahkemenin, davacı tarafın iyi niyetli olmadğı yolundaki iddialarını değerlendirmeye almadığını, ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE: Dava, davacı adına tescilli ... markasına tecavüz ve haksız rekabettin tespiti ve önlenmesi talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının ve davalı ...'nin aynı sektörde benzer yöntemlerle faaliyet gösterdiği, adı geçen davalının “...”, ...”, “...” ve “...” şeklindeki kullanımlarındaki "..." ibaresi dışında kalan ibarelerin site isimleri olduğu, davalının söz konusu site isimlerine davacı markası olan ... ibaresini ekleyerek kullandığı, bu şekildeki davalı kullanımlarının davacıya ait olduğu izlenimini uyandırabileceği ve ortalama tüketici nezdinde karışıklığa neden olabileceği, davalı ... ile aynı sitede oturan davalı tanık anlatımlarının ortalama tüketici yönünden yapılan değerlendirmeye bir etkisinin olmadığı, davacı ile aynı sektörde faaliyet gösteren davalının, seçenek özgürlüğü kapsamında kullanabileceği çok sayıda marka ve ibare olmasına rağmen davacının ... ibaresini kullanmasının davacının markasının ayırt ediciliğinden ve bu alandaki bilinirliğinden faydalanmaya yönelik haksız bir eylem olduğu, davalının eylemlerinin SMK'nın 29/1-b uyarınca davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet niteliğinde olduğu, davacının davalının kullanımlarına uzun süre sessiz kalmadığı, bu nedenle davacının davalı kullanımlarına sessiz kaldığından ve davacının dava açma hakkını kötüye kullanımından bahsedilemeyeceği, bu nedenlerle ilk derece mahkemesince davalı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı ... vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE2-Davalı ...'den alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanın(MarkacevaphazineyeTecavüzdenkonusuesastanistinafdereceHakkınaistanbulgerekçeMarkaKaynaklanan)|kararıistemidosyakaydınanumarasımahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim