İstanbul BAM 16. HD 2022/1985 E. 2024/1023 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
bam
2022/1985
2024/1023
29 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2022/1985 Esas
KARAR NO: 2024/1023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/09/2022
NUMARASI: 2017/500 Esas 2022/137 Karar
DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım Tecavüz , Tasarım hükümsüzlüğü
ASIL DAVA TARİHİ: 14/03/2017
KARŞI DAVA TARİHİ: 16.5.2017
KARAR TARİHİ: 29/05/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tesettür moda giyiminde ticari faaliyet gösteren davacının, kendi markalaştırdığı kıyafetleri instagramda "..." ve "..." adlı hesaplarda paylaştığını, ... tescil no ile " ..." ibaresini 25-35 ve 42 nice sınıflarında tescil ettirdiğini, davacının tasarımlarının davalılar tarafından taklit edilip, satışa sunulduğunu, davacı tasarımlarından ... evrak nolu tasarımı kamuya bildirdiğini ve tesettür modasında tutulur hale geldiğini, modellerin Hennin markası ile davalı şirket tarafından taklit edilerek piyasaya sunulduğunu ileri sürerek, tasarıma yönelik tecavüzün önlenmesi, refi, şimdilik 1.000-TL maddi, 50.000-TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE KARŞI DAVA: Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; karşı tarafın çoklu endüstriyel tasarım tescil müracaat tarihinin 28/02/2017, dava tarihinin 14/03/2017, tescilin ilan tarihinin ise 24/04/2017 olduğunu, davacının tescil başvurusunun henüz TPE bülteninde yayınlanmadan dava açıldığını, davacı tarafın yalnızca tescil başvurusunda bulunduğunu, dava tarihi itibarıyla ilan koşulu gerçekleşmediğinden tescilden haberdar olmayan kişilere karşı dava açma hakkının bulunmadığını, davacı tarafın iddia ettiği ürünler ile davalı firmadan alındığı iddia olunan ürünlerin birbirlerinden farklı olduğunu, dava konusu ürünlerin piyasada uzun süredir kullanılanı, yenilik ve ayırt edicilik yönü olmayan harcı alem ürünler olduğunu, benzer tasarımların modacı ... 2015 yılı koleksiyonunda sergilediğini ileri sürerek, asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile ... no'lu tasarımın 9 no'lu tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
KARŞI DAVAYA CEVAP: Davalı-karşı davacı vekili karşı davaya cevap dilekçesinde özetle; tasarım ve modellerin kombinasyonun müvekkilinin fikirsel ürünü olup, yenilik ve ayırt edicilik özelliklerini haiz olduğunu, karşı davacının hükümsüzlük talebini haklı gösterir hiçbir somut delile dayanmadığını, davacının hükümsüzlük istemede hukuki menfaati bulunmadığını savunarak karşı davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; gerek değişik iş dosyasında alınmış bilirkişi raporları gerekse mahkemece alınmış teknik raporlar kapsamına göre, davacının ... numaralı tasarım tescili ile davalı-karşı davacı tarafa ait pudra renkli ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıklarının tüm alınan raporlarla sabit olduğundan, davacının tasarımına tecavüzün gerçekleştiği, karşı davada ise, davacı-karşı davalının tasarımının daha önce kamuya sunulmuş olduğuna dair delil bulunmadığından hükümsüzlük isteminin yerinde olmadığı, davacının SMK 151/2-b kapsamında talep ettiği, asıl davada davacının ... nolu ETB nin 9 nolu formuna tecavüz edildiğinin anlaşıldığı, davalının üretim ve satış kapasitesinin bilinmediğinden, davacının maddi tazminat istemlerinin BK hükümlerine göre mahkemece takdir edilmesi gerektiği, BK hükümlerine göre hakkaniyet ilkesine göre 6.000-TL maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği, manevi tazminat miktarında ise tarafların ekonomik durumu, eylemin niteliğine ve hakkaniyete göre 5.000-TL manevi tazminat isteminin günün ekonomik koşullarına göre manevi tatmin duygusu yönünden somut olayda davalının ekonomik verilerine ve eylemlerine göre uygun bir miktar olduğu, gerekçesiyle asıl davada; 6.000- TL maddi, 5.000-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, ıslah ile talep edilen fazlaya ilişkin istemlerin reddine, davalı eyleminin davacının dava tarihi itibarıyla tescilsiz tasarımına yönelik eyleminin haksız rekabete neden olduğu gözetilerek, tecavüzün tespiti ve önlenmesine, bu kapsamda davalının yargılama sırasında davacının tescile bağlanan dava konusu tasarımı kullanmasının önlenmesine, karar kesinleştiğinde davalının elinde bulunan davaya konu tasarımın toplatılmasına, muhafaza altına alınmasına; karşı davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davacı-karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde; tedbir talebinin tasarımın piyasada olduğu, sezonunda kabul edilmemesinin zararın tespitini engellediğini, tecavüz önlenmediği için zarar tespiti yapılamadığını, dava açılması sebebiyle davalının davaya konu ürünleri kayıt dışı olarak sattığını, bu nedenlerle doğru zarar hesaplaması yapılamadığını, dosyadaki rapor esas alınarak maddi tazminat talebinin ıslah edildiğini, ticari faiz istediklerini ancak yerel mahkeme hakiminin hem içtihat hatasıyla zararın hesaplanmasına engel olduğunu, hem de öngörülemeyen bir şekilde kendi takdiri ile maddi tazminat talebini kısmen kabul ederek hüküm verdiğini, gerekçeli kararda ıslah ettikleri miktar bakımından ticari faiz işletilmesi talebinin dikkate alınmadığını, müvekkilinin tasarımına tecavüz nedeniyle yaşadığı manevi zararın, tanınmış bir tasarımcı olarak ticari endişeden çok daha yüksek olduğunu, manevi tazminat talebinin tamamen kabul edilmesi gerekirken kısmen kabulünün haksızlık teşkil ettiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, asıl dava yönünden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı-karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde, asıl dava yönünden; yerel mahkemece zaman aşımı def'i dikkate alınmaksızın hüküm kurulduğu gibi zaman aşımı def'inin kabul edilmemesinin gerekçeli kararda açıklanmadığını, davanın kısmi dava olduğunu, maddi tazminat talebinin zamanaşımına uğradığını, dava tarihi itibariyle ilan koşulu gerçekleşmediğinden tescilden haberdar olmayan kişilere karşı davacının dava açma hakkının bulunmadığını, yerel mahkemece alınan bilirkişi raporlarına karşı yaptıkları itirazlar dikkate alınmadan hatalı bilirkişi raporları doğrultusunda hüküm kurulduğunu, müvekkilinin tasarımı ile davacıya ait tasarım arasında benzerlik bulunmadığını, bu nedenle maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini, birleşen dava yönünden; davacı- karşı davalıya ait ürünün, yenilik ve ayırt edicilik niteliği taşımadığını, yerel mahkemece alınan bilirkişi raporları ile hükümsüzlük iddiasının kanıtlanmış olmasına karşın, karşı davanın kabulü gerekirken, reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gibi, bununla birlikte bilirkişilerce resen araştırma yapılmasına ilişkin talepleri karşılanmaksızın hüküm kurulmuş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu sürerek, asıl dava ve karşı dava yönünden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir..
GEREKÇE:Asıl dava, tasarıma yönelik tecavüzün önlenmesi, refi ile maddi ve manevi tazminatın tahsili, karşı dava ise, tasarımın hükümsüzlüğü talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir. Karar taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı vekili tarafından istinaf edilmiştir.1-Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, karşı dava yönünden; davacı-karşı davalı adına tescilli dava konusu 2017/01339–9 numaralı tasarımın, bilirkişi raporu ile ilk olarak 25/11/2016 tarihinde kamuya arz edildiğinin tespit edildiği, söz konusu tasarımın davacı-karşı davalıdan daha önce kamuya sunulmuş olduğunun ispatlanamadığı, bu nedenle karşı davanın reddine dair kararın yerinde olduğu, asıl dava yönünden; gerek davadan önce delil tespit dosyasından alınan rapor ve gerekse yargılama sırasında alınan raporlarda, davacı-karşı davalıya ait 2017/01339 - 9 numaralı tasarım tescili tasarım ile, davalı-karşı davacıya ait pudra renkli ürünün benzer olduğunun tespit edildiği, bu nedenle davalı-karşı davacının, davacı-karşı davalının söz konusu tasarımına tecavüz ettiği, söz konusu tecavüz eylemi sonucunda davalının üretim ve satış kapasitesinin bilinmediğinden, maddi tazminatın TBK'nın 50.maddesi uyarınca belirlenmesinde, hükmedilen maddi ve manevi tazminat tutarlarında bir isabetsizlik bulunmadığı, manevi tazminat yönünden ıslah bulunmadığı gibi, manevi tazminatın ıslah yoluyla artırılamasının da mümkün olmadığı, maddi tazminata ilişkin ıslah dilekçesi ile, dava dilekçesinde faiz talep edilmeyen manevi tazminat alacağı için faiz talep edilemeyeceği, yargılama sırasında ihtiyati tedbir kararı verilmesi nedeniyle, davaya konu ihlalin ne zaman sona erdiğinin tam olarak tespitinin mümkün olmadığı, bu nedenle davalı-karşı davacının ıslaha karşı ileri sürdüğü zamanaşımı def'ine ilişkin istinaf itirazının da yerinde olmadığı anlaşılmakla, davalı-karşı davacının tüm istinaf itirazlarının; davacı-karşı davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının esas yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.2-Dava dilekçesinde maddi ve manevi tazminat talepleri hakkında faiz talep edilmediği, ancak davacı vekilinin maddi tazminat talebini artırdığı ıslah dilekçesinde 1.000-TL'lik maddi tazminat talebini 12.000-TL'ye yükselterek 12.000-TL maddi tazminata dava tarihinden itibaren ticari faiz talep ettiği, ancak ilk derece mahkemesince 6.000- TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmekle yetinildiği, ıslah ile yapılan faiz talebi hakkında olumlu ya da olumsuz karar verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, alacaklının açtığı davada faiz istememesi halinde açacağı ayrı bir dava ile ya da aynı davada ıslah yolu ile de faiz isteyebileceği, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden Dairemizce davacı-karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;1-Davalı-karşı davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE,3- 6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 27/09/2022 gün 2017/500 Esas, 2022/137 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,4-ASIL DAVADA;A-Dava tarihinde tescilli olmayan tasarımın yargılama sırasında tescile bağlandığı , dolayısıyla SMK 81/2, 65 ve 57. maddeler bir arada değerlendirildiğinde, dava tarihinde davacının tescilsiz tasarıma dayalı olarak dava açma hakkı olduğu keza dilekçesinde haksız rekabete dayalı olarak da talepde bulunduğu gözetilerek davalı eyleminin davacının dava tarihi itibarıyla tescilsiz tasarımına yönelik eyleminin haksız rekabete neden olduğu gözetilerek; tecavüzün tespiti ve önlenmesine, bu kapsamda davalının yargılama sırasında davacının tescile bağlanan dava konusu tasarımı kullanmasının önlenmesine, karar kesinleştiğinde davalının elinde bulunan davaya konu tasarımın toplatılmasına, muhafaza altına alınmasına,B-6.000-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine,C-5.000- TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine,Ç-Asıl davada alınması gereken 751,41 TL ilam harcının peşin ve ıslah (870,96 p.h+200 ıslah) harcından mahsubu ile artan 319,55 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacı-karşı davalıya iadesine,D-Davacı-karşı davalı ... tarafın yargılama giderlerinden olan 31,40 TL başvuru harcı 870,96 TL peşin harç , 200 TL ıslah harcı, 2.285 TL tebligat ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.387,36 TL yargılama giderinin taktiren 2/3 sinin davalı-karşı davacı ... dan alınarak davacı-karşı davalı ...'a Verilmesine, E-Davalı-karşı davacı ... yargılama giderlerinden olan 7.760,20 TL tebligat ve bilirkişi ücretinin taktiren 1/3 inin davacı-karşı davalı ...'dan alınarak, davalı-karşı davacı ... verilmesine,F-Asıl davada kabul edilen Maddi tazminat talebi yönünden, Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 6.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, G-Asıl davada, kabul edilen Manevi tazminat talebi yönünden, Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 5000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, Ğ-Asıl davada, reddedilen Maddi tazminat talebi yönünden, Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 6.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, H-Asıl davada, reddedilen Manevi tazminat talebi yönünden, Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 5000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, I-Asıl davada kabul edilen tecavüzün tespiti ve önlemesi talebi yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-KARŞI DAVADA:A-Karşı davanın REDDİNE,B-Alınması gereken 427,60 TL ilam harcının peşin yatırılan 31,40 TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 396,2 TL harcın davalı-karşı davacıdan tahsiline,C-Karşı davanın reddi nedeniyle, Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine, 6-İSTİNAF YARGILAMA GİDERLERİ A-Ana dava için, davalı karşı davacıdan alınması gereken 751,41 TL harçtan peşin alınan 187,86 TL harcın mahsubu ile bakiye 553,55 TL'nin davalı-karşı davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, B-Karşı dava için, davalı -karşı davacıdan alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 80,70 TL harçtan mahsubu ile bakiye 346,9 TL harcın davalı-karşı davacıdan alınarak, HAZİNEYE İRAD KAYDINA, C-Davalı-karşı davacı tarafından yapılan istinaf masraflarının üzerinde bırakılmasına, Ç- Davacı-karşı davalının istinafı kabul edildiğinden, talebi halinde peşin harcın iadesine, D-İstinafı kabul edildiğinden istinaf aşamasında davacı-karşı davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcın davalı-karşı davacıdan alınarak, davacı-karşı davalıya verilmesine, E-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Gerek ilk derecede gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45