İstanbul BAM 16. HD 2022/1941 E. 2024/1005 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
bam
2022/1941
2024/1005
29 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2022/1941 Esas
KARAR NO: 2024/1005
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 07/10/2022
NUMARASI: 2022/45 Esas - 2022/194 Karar
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka İtibarının Kaybı Nedeniyle Tazminat İstemli)
KARAR TARİHİ: 29/05/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... esas unsurlu ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., .., ... tescil numaralı markaların sahibi olduğunu, "..." markasının ... sayı ile tanınmış marka statüsünde olduğu, davalının "..." sitesi üzerinden "..." ve ... markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzer "..." markalı ürünleri sattığını, ... markasının davalı tarafından daha önce anahtar kelime – yönlendirici kod olarak kullanıldığı ve bu hususun Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2021/116 D.İş sayılı dosyası ile tespit edildiğini, davalının internet sitesinde "..." markasını kullanmakta iken, yapılan sözlü uyarı ve yasal işlemlerden sonra "..." ibaresini "..." olarak değiştirdiğini ancak bu değişikliğin markaları benzer olmaktan çıkarmadığını, ayrıca "..." ibaresini hala kullanmaya devam ettiğini, marka hakkına tecavüzün tespiti ve men'ine, davalının "...", "..." ve "..." ibarelerini ürün isimlerinde ve tanıtımlarında kullanmasının önlenmesine ve tecavüz teşkil eden fiillerin durdurulmasına, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/116 değişik iş sayılı dosyasından yapılan delil tespiti giderleri de dahil olmak üzere tüm yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmış, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Bakırköy 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 07/10/2022 tarih ve 2022/45 Esas - 2022/194 Karar sayılı kararıyla; "...marka koruma kapsamına ilişkin SMK'nun 7/1-b md'sine göre ise, marka sahibi "tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerde aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılmasını engelleyebilir ve bu durum aynı zamanda marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmektedir. Davacı markalarının asli ve ayırdedici unsuru "..." kelime unsurudur. Davalının fiili kullanımlarından "..." ibaresinin davacı markalarının asli unsuru ile ayniyet içerdiği; "..." ve "..." kelimesinin ise ortalama tükeici nezdinde davacı markaları ile karıştırma ihtimali doğuracak derecede benzerlik içerdiği anlaşılmıştır.İhlal edilen hakkın boyutu, kusurun derecesi ve tarafların mali durumları nazara alınarak davalı 10.000,00 TL manevi tazminatın yeterli ve dengeleyici olacağı kanaatine ulaşıldığından davacının davasının kabulüne" karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; "Mahkemece dava dilekçesinde belirtilen hususlarda yeteri kadar araştırma yapılmaksızın, eksik inceleme sonucu davanın kabulüne karar verildiğini, Davacı taraf delil olarak müvekkile ait " https://.... " internet sitesinde ürün stok kodu ve ürünlerin adlarında ... ibaresinin marka olarak geçtiğini beyan etmekte olup bu ibarenin kendi marka haklarına tecavüz teşkil ettiğini savunduğunu,Marka hakkına tecavüz etmek için SMK 7. madddesine göre "Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması." gerektiğini,Müvekkilin deri sektöründe faaliyet gösterdiğini, "..." esas unsurlu markaların ise deri yelek ürünleri bulunmadığını, bu basit bilginin herkes tarafından bilinebilecek düzeyde olduğunu, Deri seketöründe erkek deri yelekler için iki model adı kullanıldığını, bu sektörel kullanım deri sektöründe faaliyette bulunan bütün firmalar tarafından kullanılıyor olup yıllardan beri süregelen bir kullanım olduğunu, bu model adlarından biri "... " biri de "..." olduğunu, bu hususta saha araştırması da yapılması gerektiğini, Bu sektörde faaliyet gösteren büyük firmalarda da aynı şekilde modeller bu şekilde isimlendirildiğini, örnek olarak; https://www.../urun/... ). diğer bir örnek; piyasada kullanılan ... bir yaka türünü tasvir ettiğini, polo yaka ibaresinin kullanımının markaya tecavüz niteliğinde olmadığını,Müvekkilimize sözlü bir uyarı yapıldıktan sonra "..." olan deri yelek modelinin adını " ... " ve "..." olarak değiştirildiğini, bununla birlikte bu ibareler müvekkil tarafından ticari etki yaratacak şekilde kullanılmadığını, yalnızca sektörel kullanım olarak deri yelek modelini ifade edecek şekilde kullanıldığını, Davacıya ait "..." esas unsurlu markalar ile deri sektöründeki model adı olarak kullanımının herhangi bir karışıklığa sebebiyet vermeyeceğini, bu hususta yeterli araştırma yapılmadığını." beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.
GEREKÇE: Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesi tarafından, "-Davacının davasının KABULÜ ile; -Davalının davacıya ait ... esas unsurlu markalarından doğan haklarına tecavüzünün tespiti ile bu tecavüzün men'ine, davalının https://... internet adresinde ... ibarelerinin ürün isimlerinde ve tanıtımlarında kullanmasının men'ine ve ref'ine, -10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine." karar verilmiştir. Hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. TPMK kayıtları uyarınca; davacının .../... esas unsurlu ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... tescil numaralı markaların sahibi olduğu, ... markasının ...sayı ile tanınmış marka statüsünde olduğu görülmüştür. Davacı, davalının "....tr" sitesi üzerinden "..." ve "..." markalı ürünleri sattığını, ... markasının davalı tarafından daha önce anahtar kelime - yönlendirici kod olarak kullanıldığını beyanla markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi ile manevi tazminat isteminde bulunmuş; davalı, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece toplanan deliller ve tüm dosya kapsamıyla; davacının ... ibareli çok sayıda markanın tescil sahibi olduğu, markanın aynı zamanda tanınmış marka olduğu, davacı markasının 25.sınıfta yer alan "Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç ve dış giysiler" emtialarında tescilli olduğu, davalının ise ... ve ... ibarelerini bir giysi olan yelek emtialarında kullandığını, bu nedenle davalı kullanımlarının davacının aynı sektörde tescilli markaları ile karışıklığa neden olabileceği, davalının bu eylemlerinin davacının markalarına tecavüz niteliğinde olduğu anlaşıldığından, mahkemece markaya tecavüzün tespitine önlenmesine, ihlal edilen hakkın boyutu, kusurun derecesi ve tarafların mali durumları nazara alınara 10.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesi isabetlidir. Davalı vekili istinaf dilekçesi ile, "Deri seketöründe erkek deri yelekler için iki model adı kullanıldığını, bu model adlarının ... ve ... olduğunu, bu konuda araştırma yapılması gerektiğini." savunmuş ise de; HMK’nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların istinaf aşamasında dinlenemeyeceği, yeni delillere dayanılamayacağı." hükmü gereğince, ilk derece yargılamasında ileri sürülmemiş olan bu savunma yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 683,10 TL harçtan, peşin alınan 171,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 512,10 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45