İstanbul BAM 16. HD 2022/1935 E. 2024/1004 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
bam
2022/1935
2024/1004
29 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2022/1935 Esas
KARAR NO: 2024/1004
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 28/09/2022
NUMARASI: 2021/569 Esas - 2022/178 Karar
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 29/05/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 3 Ocak 1976 tarihinde kurulduğunu, davacının ... kod numaralı tanınmış markası olduğunu, davalının davacıya ait bluetooth kulaklık cinsi 12.000 adet sahte ürünü taşıdığı ve söz konusu ürünlere el konulduğunu, söz konusu ürünlerin incelenmek üzere bilirkişiye tevdii edildiğini, ancak davacıdan orijinal ürün temin edilmeksizin inceleme yapıldığını ve ürünlerin sahte olmadığı sonucuna ulaşıldığını, İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi'nin 2021/42 esas sayılı dosyasında aynı ürünler bakımından sahte olduklarına kanaat getirdiğini, davalının davacıya ait marka hakkına tecavüz ettiği ve markaların ününden haksız şekilde yararlandığını, davalı tarafından Ambarlı Gümrük Müdürlüğü'nde işlem gören ürünlerin müvekkilinin ... sayı ile TPMK nezdinde tescilli markasını kopyalamak suretiyle üretilmiş ürünler olduğunu; marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet durumunun tespitine, önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, iltibas yaratan tüm kullanımların önlenmesine, el konulan ve konulacak ürünlerin, ilan, reklam, broşür, afiş ve sair her türlü tanıtım malzemesinin, basılı kağıtlar, faturalar, kartvizitler ve sair her türlü ticari evrakın ve bu şekilde bastırılmış olan materyalin ve benzeri vasıtaların hüküm kesinleştiğinde imhasına, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taklit olduğunu iddia ettiği ürünlerin davalı şirkete ait ... tescil numaralı "..." markasının yer aldığı ürünler olduğunu, davacıya ait ürünler ile davalıya ait dava konusu ürünlerin tek ortak özelliğinin "bluetooth kulaklık" cinsi ürün olması olduğunu, bluetooth kulaklıkların, nitelikleri ve kullanım amaçları gereği çok farklı şekillerde üretilemediğini, davalı ürünlerinde davacının ürünlerini anımsatacak amblem, işaret veya yazı kullanmadığını, davacıya ait olduğunu anımsatacak şekilde veya herhangi bir surette davacının bilgilerine yer vermediğini, işbu davaya konu ürünlerin İstanbul 2. FSHCM'nin 2021/42 esas sayılı dosyası üzerinden incelenilen ürünler ile aynı olmadığını, davaya konu ürünlerin ise Ambarlı Gümrük Müdürlüğü'nce el konulan ürünler olduğu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Bakırköy 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 28/09/2022 tarih ve 2021/569 Esas - 2022/178 Karar sayılı kararıyla; "...somut olayda, davacının kulaklık ürün şeklini marka olarak tescil ettirdiği, davalıya ait ürünlerin ise tescil olunan bu şekil markası ile yüksek düzeyde benzerlik içerdiği, kulaklık ürününün davaya konu şekil dışında üretebileceği çok farklı modellerin de piyasada yer aldığı ve bu modellerden bazılarının görsellerine 30/12/2021 havale tarihi raporun yedi ve sekizinci sayfasında yer verildiği, bu itibarla herhangi bir zorunluluk bulunmamasına rağmen davalının, davacıya ait ve piyasa bilinirliği yüksek şekil markasına benzer formda ürün satışını tercih ettiği ve marka hakkına tecavüzün yasal koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır. Davalı yanın kendisine ait "..." kelime markasını ise yalnızca kulaklık ürününün içerisinde yer alan iç kılıfta kullandığı, satışa sunulan kutunun üzerinde davacı şekil markasının yüksek oranda benzerinin yer almasına rağmen "..." ibaresinin bulunmadığı, bu itibarla ilgili kullanımın ürüne ayırdedicilik katmadığı ve tecavüzü ortadan kaldırmadığı kanaatine varılmıştır. Davacının haksız rekabete ilişkin iddiaları yönünden ise Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 14/03/2022 tarih, 2019/5189 esas ve 2022/1852 karar sayılı içtihadı nazara alınarak TTK'nun 55/1-a-4 bendinin somut olayda uygulama yeri olmayacağı, özel kanun olan SMK'nun uygulanması ve özel kanun hükümlerinin korumasının yeterli olduğu kanaatiyle haksız rekabetten kaynaklanan davanın da reddine" karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; "Davacının taklit ürünü olduğunu iddia ettiği ürünler; müvekkil şirkete ait ... tescil numaralı "..." markasının yer aldığı ürünler olduğunu, ürünler incelendiği zaman görüleceği ve Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturma dosyası kapsamında uzman bilirkişice tanzim edilen bilirkişi raporundan anlaşılacağı üzere; ürünün doğası gereği olması gereken zorunlu yapısal benzerlik dışında ürünler birbirinden tümüyle farklı olduğunu, Davacıya ait marka ile sahte olduğu iddia edilen davalı müvekkil şirkete ait ürünlerin yapısal özelliklerine bakıldığında davacıya ait markanın dış görünüşü ile davalı müvekkil şirkete ait ürünlerin farklı olduğunu, Davalı müvekkil şirkete ait ürünlerle davacıya ait logo tescilli marka arasında hiçbir şekilde iktibas yahut iltibas bulunmadığını, ürünlerin hitap ettiği kesim, ürünlerin piyasa değeri, piyasaya sunulma şekli, tüketicilerin alışkanlıkları davalı müvekkil şirkete ait ürünler ile davacıya ait marka arasında karıştırmaya mahal bırakmayacağını, Müvekkil ürünleri tümüyle kendine ait tescil edilmiş olan "..." markası ile ithal etmekte, gerek perakende mağaza satışlarında gerekse online satışlarda ürün ... markası ile satıldığını; ...’a yahut ...’a dair herhangi bir atıf, kıyaslama, kötüleme, benzerlikten yararlanma, vb hiçbir yanıltıcı, aldatıcı bilgi / görüntü paylaşılmadığını, Üstelik şekli olarak airpod piyasada parlak beyaz renk dışında herhangi bir şekilde satılmazken, müvekkile ait dava konusu ürünler ise mat tonda çeşitli siyah, beyaz, kırmızı, pembe, yeşil, mavi ve sarımtrak gibi renklerde piyasaya arz edildiğini, ortalama bir tüketici için söz konusu farklılık dahi airpod’lardan ayırt etmek için yeterli olduğunu, Davacı şirketin şikayeti ile başlatılan ancak sonucunda .. kararı verilen .soruşturma kapsamında aldırılan bilirkişi raporunda 'Davalı şirkete ait ürünler üzerinde davacı şirket adına tescilli ... marka ve logo tescillerinin yer almadığı, davalı şirkete ait ve tescilli "..." markasının yer aldığı, yine ürün üzerinde davacı firma iletişim ve diğer bilgilerin yer almadığı belirtilerek davalı şirkete ait olan ve şikayete konu edilen ürünlerin kendi ürün yelpazesi bakımından orijinal oldukları, dolayısıyla marka hakkına tecavüz şartlarının oluşmadığı' kanaatine varıldığını, Bu duruma rağmen dava konusu iki ürün bakımından özellikle hitap ettiği tüketici kitlesi, satın alma sürecinde gösterilmesi beklenen dikkat ve özen, hizmet niteliği ve fiyatı, seri marka algılaması hususlarında inceleme yapılmadığını, bu duruma rağmen raporun hükme esas alındığını, Davacıya ait ürünler ile davalıya ait dava konusu ürünlerin tek ortak özelliği ikisinin de "bluetooth kulaklık" cinsi ürün olması olduğunu, bluetooth kulaklıklar kullanım kolaylığı sunan ve nitelikleri, kullanım amaçları gereği çok farklı şekillerde üretilemediğini, Dava konusu ihtilafta yalnızca logo tescili yapılmış olan davacıya ait marka kulaklık ile yine davalı müvekkil şirketten elde edilen ürünün özgün doğa yapısının şekli olduğunu, sektörde çokça benzer model ve ürün yer aldığını, dolayısıyla logo tescili davacıya tekel hakkı sağlamayacağını, Davacının tescilli şekil markası zayıf ayırt edici özellik taşımakta olup bir bluetooth kulaklığın kullanım amacı gözetildiğinde şekil markanın herhangi bir bluetooth kulaklıkla bir çok benzerliği görüleceğini, bu suretle ve özellikle ürünler arasındaki fiyat farkı ve hitap ettikleri tüketiciler göz önünde bulundurulduğunda davalı müvekkil şirkete ait ürünlerin davacı şirkete ait ürünler arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığını,Yapılan açıklamalardan anlaşılacağı üzere; markadan doğan haklara tecavüzün bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporlarında ve mahkeme gerekçeli kararında davacıya ait markaya neden tecavüz edildiğinin ortaya konmadığını, silahların eşitliği ilkesi göz ardı edilerek tarafımızca sunulan verilerin yok sayıldığını ve bildirilen kanaate nasıl ulaşıldığının net olarak ortaya konmadığını." beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.
GEREKÇE: Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve durdurulması istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından, "Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile; -Davalının davacıya ait ... tescil numaralı markasından doğan haklarına tecavüzünün tespiti ile bu tecavüzün men ve ref'ine, bu kapsamda davalıya ait tecavüz oluşturan ve 10/05/2022 havale tarihli bilirkişi raporunda görsellerine yer verilen ürünler ile bu ürünlerin tanıtımında kullanılan her türlü reklam vasıtası ile basılı evraka el konularak hüküm kesinleştiğinde imhasına, -Hüküm özetinin masrafı davalı yandan karşılanmak suretiyle ulusal çapta yayın yapan tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde ilanına, -Davacının haksız rekabet davasının REDDİNE" karar verilmiştir. Hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı, TPMK nezdinde ... sayı ile tescilli markasına davalı tarafından taklit ürün üretip satmak suretiyle tecavüzde bulunulduğunu, eylemin aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini beyanla marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitini, durdurulması ve önlenmesini istemiştir. Davalı ise, davacının taklit olduğunu iddia ettiği ürünlerin davalı şirkete ait ... tescil numaralı "..." markasının yer aldığı ürünler olduğunu, ürünlerde davacının ürünlerini anımsatacak amblem, işaret veya yazı kullanılmadığını, davacıya ait olduğunu anımsatacak şekilde veya herhangi bir surette davacının bilgilerine yer verilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.Mahkemece toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporlarıyla; davacının kulaklık ürün şeklini TPMK nezdinde ... sayı ile marka olarak tescil ettirdiği, Ambarlı Gümrük Müdürlüğü'nde işlem gören davalıya ait ürünlerin ise tescil olunan bu şekil markası ile yüksek düzeyde benzerlik içerdiği, kulaklık ürününün davaya konu şekil dışında üretebileceği çok farklı modellerin de piyasada yer aldığı, bu itibarla herhangi bir zorunluluk bulunmamasına rağmen davalının davacıya ait ve piyasa bilinirliği yüksek şekil markasına benzer formda ürün satışını tercih ettiği sabit olduğundan, mahkemece davacının marka hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması ve önlenmesi isteminin kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45