SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 16. HD 2022/2033 E. 2024/1003 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/2033

Karar No

2024/1003

Karar Tarihi

29 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO: 2022/2033 Esas

KARAR NO: 2024/1003

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ: 28/09/2022

NUMARASI: 2021/366 Esas - 2022/176 Karar

DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 29/05/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin TÜRKPATENT nezdinde kayıtlı "... " ibareli markası olduğunu, müvekkilinin markaları ve kullanımlarını ... alan adını taşıyan web sayfasında ve diğer sosyal medya hesaplarında tanıttığını, müvekkilinin "..." ibare ve biçimli markalarının ilgili sektörde bulunanlar tarafından çok iyi bilinen ve beğenilen itibarlı bir marka haline geldiğini ve tanınmış marka olduğunu, markasal anlamda "... " ibaresinin ayırt edicilik kazandığını, davalı tarafça müvekkiline ait markalarla ayırt edilemeyecek derecede benzer olarak tanıtım işareti şeklinde kullanımın olduğunu, davalının fiziki kullanımlarının yanı sıra online bir şekilde de müvekkili olan şirketin marka ve ticaret unvanı tescilinden doğan haklarını ihlal ettiğini, davalının, https://.../wp/ alan adlı internet sitesinde, https://www.instagram.com/.../ kullanıcı adlı Instagram sayfasında ve https://.... com/.../... Youtube sayfasında yer alan kullanımlarıyla müvekkilinin haklarını ihlal ettiğini, davalının eylemlerinin marka, ticaret unvanı ve alan adı tescilinden doğan haklarını ihlal ettiğini ve haksız rekabet yarattığıni, davalı adına ... sayılı marka tescil belgesinin bulunmasının, SMK 155 hükmü karşısında kullanım eylemlerinin hukuka aykırılığını ortadan kaldırmadığını, açıklanan nedenlerle, davalının müvekkilinin ticaret unvanı, işletme adı ve markası ile karışıklığa yol açacak biçimde ibare ve biçimli tanıtım işaret içeren kullanımlarının, müvekkilinin marka ve ticaret unvanı tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitini, tecavüz ve haksız rekabet oluşturan tüm fiillerinin önlenmesini ve durdurulmasını, alan adı ve içeriği ihlal oluşturan https://.../.../ alan adını ve uzantılarını taşıyan internet sitesine ve tespit edilen sosyal medya hesaplarının bulunduğu internet sayfalarına erişimin engellenmesini, ... adlı elektronik satış sitesinde kendisine ait işletmesinin resimlerini de kullanarak, "..." başlığı altında, müvekkilinin markasıyla karışıklığa yol açan tanıtım işareti için üçüncü kişilere lisans teklifinde bulunmasının önlenmesini, karşı yanın ve lisans verdiği kişilerin işletmelerinde bulunan, ayrıca fiziki ve elektronik ortamlarda yer alan tanıtım işaretlerini içeren sabit veya taşınır tabela, kartvizit, fatura, irsaliye, afiş, broşür, tanıtım dergilerinin ve bu cümleden olarak tüm iş ve tanıtım evrakı ile tanıtıcı tüm materyallere el konulması, sabit ortamlardan silinmesini, hükmün ilanını, 10.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın, ilk eylem tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre nazara alınarak davanın reddi gerektiğini, aksi takdirde davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığının TMK 2 hükmü gereği kabulü gerektiğini, müvekkilinin markasında salt fen bilimleri unvanının değil; kendi ismiyle birlikte "..." unvanının kullanıldığını, iltibas iddiasında bulunan tarafın markasının Zeytinburnu ilçesinde bir şubesinin bulunmadığını, Fen Bilimleri unvanının tek başına tescile yeterli bir unvan olmadığını, talepte bulunan tarafın renkleri tescil ettirmesinin hukuka ve kanuna uygun olmamakla birlikte, başka bir kurumca kullanılan renklerin kendi markasına ait olduğunu iddia etmesinin hakkaniyet ilkesi ile bağdaşmadığını, müvekkilinin kullandığı sembol ile karşı tarafın tescil ettirdiği sembol arasında farklılık bulunduğunu, aynı sektörde hizmet veren karşı tarafın kötü niyetli olarak dava açtığını ve müvekkilinin itibarının zedelendiğini, müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını, kötü niyetin korunmayacağı kanaatiyle davacının davasının reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Bakırköy 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 28/09/2022 tarih ve 2021/366 Esas - 2022/176 Karar sayılı kararıyla; "...Davacı markalarının ortak unsurları "... " kelimeleri ile "tik" işaretidir. Davalı her ne kadar markasının "..." şeklinde olduğu yönünde savunmalarını sunmuşsa da fiili markasal kullanımlarında "..." kelimeleri ile "..." işaretinin büyük puntolarla ön planda olduğu bütünsel değerlendirmede münhasıran bu unsurların dikkati çektiği ve marka olarak algılandığı anlaşılmıştır. Bu noktada üzerinde durulması gereken husus "zayıf marka" kavramıdır. Bilirkişi raporunda yapılan sektörel değerlendirmede "..." ibaresinin eğitim ve öğretim hizmetlerinde zayıf marka olduğu yönündeki tespitlere mahkememizce de iştirak edilse de; bir markanın zayıf olması, söz konusu markanın hiçbir markasal korumadan yararlanmayacağı sonucunu doğurmayacağı, yalnızca korumanın daha dar kapsamda değerlendirmesini gerektirdiği yerleşmiş uygulamalara ve kanuni düzenlemelere göre genel kabuldür. Somut olay bakımından sektörel, işitsel, görsel ve anlamsal ayniyet içeren davalı fiili markasal kullanımlarının davacıya ait markalar ile ortalama tüketici nezdinde karıştırma, işletmesel ya da ekonomik bağlantı kurma, çağrıştırma ihtimallerini yaratacağı, fiili bir zorunluluk bulunmaksızın sektörel bilinirliği bulunan davacı markalarına yaklaşma iradesinin, aynı sektörde ticari faaliyet gösteren ve "basiretli bir tacir" gibi davranma yükümlülüğü altında bulunan davalı bakımından marka tecavüzü ile haksız fiil sorumluluğunu doğuracağı hukuki kanaatine ulaşılmıştır. Davalı vekili her ne kadar sessiz kalma yolu ile hak kaybı iddiasında bulunmuşsa da, delil tespiti tarihinin 30/09/2020 olduğu, bu tarihten daha önceki fiili markasal kullanımların dosyaya delil olarak yansımadığı, davacının davalı kullanımlarından 13/07/2020 tarihli ihtarname ile haberdar olduğu yönündeki savunmasının aksini ispatlayacak bir delil sunulmadığı ve davacının 13/07/2020 tarihinde haberdar olduğu tecavüz fiiline yönelik 11/09/2020 tarihinde İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2020/163 değişik iş sayılı dosyası ile tespit talebinde bulunduğu ve 22/12/2020 tarihinde huzurdaki davayı açtığı, bu itibarla sessiz kalmasından bahsedilemeyeceği kanaatine ulaşılmıştır. Davacı netice-i talebinde "www...com" alan adına erişim engeli talep etmiş is de, yapılan bilirkişi incelemesi neticesi söz konusu internet adresinde yukarıda tecavüz oluşturduğu tespit olunan fiili markasal kullanımların yer almadığı, bu itibarla erişim engeli kararı verilmesinin hukuki koşullarının oluşmadığı anlaşılmıştır.Davacının haksız rekabete ilişkin iddiaları yönünden ise Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 14/03/2022 tarih, 2019/5189 esas ve 2022/1852 karar sayılı içtihadı nazara alınarak TTK'nun 55/1-a-4 bendinin somut olayda uygulama yeri olmayacağı, özel kanun olan SMK'nun uygulanması ve özel kanun hükümlerinin korumasının yeterli olduğu kanaatiyle haksız rekabetten kaynaklanan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Maddi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise; sunulan sözleşmede belirlenen koşullar ile mevcut delillere göre bilirkişi raporu ile hesaplanan maddi tazminatın dosya içeriği ile uyumlu olduğu ve davacı vekilince artırılan miktar üzerinden davanın kabulü gerektiği kanaatine ulaşılmıştır. İhlal edilen hakkın boyutu, kusurun derecesi ve tarafların mali durumları nazara alınarak 20.000,00 TL olarak talep edilen manevi tazminatın tamamının kabulü gerektiği kanaatine ulaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " kararı verilmiştir.

İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde; "Mahkemenin erişimin engellenmesi talebinin reddi ile haksız rekabet yönünden davanın reddine yönelik kararı hukuka aykırı olduğunu,Davalı yanın işbu davaya konu eylemleri, SMK uyarınca müvekkilin marka tescilinden doğan haklarına tecavüz oluşturmakla beraber; aynı zamanda TTK 54-55.maddeler gereğince haksız rekabet oluşturduğunu, bu hususun 25.01.2022 tarihli bilirkişi raporunda da isabetli olarak ifade edildiğini, buna rağmen davanın haksız rekabet yönünden reddine ve karşı taraf lehine vekalet ücretine karar verilmesinin hatalı olduğunu,Kaldı ki, bir an için aksi düşünülse ve marka hakkına tecavüz bulunduğu halde ayrıca haksız rekabetten hüküm kurulamayacağı kabul olunsa bile, huzurdaki davada haksız rekabete dayalı talep bir hukuki sebep teşkil ettiğini,Davalının alan adına erişimin engellenmesi talebinn reddine karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu,Mahkemenin buna ilişkin kararını yargılama sürecinde alınan 25.01.2022 tarihli bilirkişi raporunu esas alarak verdiğini, oysa davalı yan internet sitesinin erişiminin engellenmesi için gerekli koşulların oluştuğunu, zira davalının müvekkilin markalarına iltibas teşkil eden fiziki kullanımlarının yanı sıra online bir şekilde de müvekkilin marka ve ticaret unvanı tescilinden doğan haklarını ihlal ettiğini,Mahkeme kararında her ne kadar ilgili alan adı içerisinde herhangi bir markasal kullanımın tespit edilememesi sebepleri ile söz konusu alan adının erişiminin engellenmesi koşullarının oluşmadığı belirtilse de, dava dilekçemizin sunulduğu tarihte ilgili alan adının içeriğinde müvekkilin marka tescilinden doğan haklarını ihlal eden ve haksız rekabet yaratan görseller ile gerçekleştirilen kullanımların mevcut olduğunu,Belirtmek gerekir ki, davalıya ait internet sitesine bilirkişi incelemesinin yapıldığı esnada veya şu anda ihlal konusu görsellere ulaşılamadığı veya ihlal konusu görsellerin bulunmadığı varsayımında bile, ihlal teşkil eden kullanımların ve ilgili görsellerin alan adına tekrar yüklenmesinin oldukça kolay ve muhtemel olduğunu." beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; "Gerek bilirkişi raporunda gerekse de mahkeme gerekçeli kararında davacının dayandığı adına tescilli markanın ortak unsurunun (... ibaresinin) kullanımının zayıf marka-ibare olduğunun tespit edildiğini,Zayıf bir marka tescil ettiren kişi, o marka ile normal koşullarda karıştırılma ihtimali oluşturabilecek benzer işaretlerin üçüncü kişiler tarafından kullanılmasına katlanmak durumunda olduğunu, Yargıtay’ın yaklaşımı ABAD ve EUIPO kararlarıyla aynı doğrultuda olup, zayıf markalara tanınan korumanın kapsamı daha dar olması gerektiğini, Davacının tanınmış bir marka olmadığı (hiçbir bilirkişi incelemesine yer bırakmayacak şekilde) aşikardır. Nitekim davacıların Türk Patent ve Marka Kurumu'na ... Başvuru numarası ile yapmış olduğu 19/11/2020 tarihli tanınmış marka başvurusunun 29/06/2021 tarihinde reddedildiğini,Davacılar ile müvekkilimin adına tescilli markalar bilirkişi tarafından kısım kısım incelenerek hatalı bir değerlendirme yapıldığını, markanın bir bütün olarak kazandığı ayırt edicilik gücü dikkate alınmadan bu şekilde bir incelemenin yanlış olduğunu, Bilirkişi incelemesinde tık işaretinden ve bilim insanları görsellerinden bahsetse de sözkonusu işaret ve görsellerin tekel oluşturacak şekilde davacılar adına korunması gereken unsur olarak değerlendirilemeyeceğini,Evrensel sembol ve tanınmış bilim insanlarının davacılar tekeline bırakılması mümkün değil iken mahkeme ilâmında ve hükme esas bilirkişi raporunda, yine davacılara hasredilemeyecek olan "..." ibaresi üzerinden hareketle S.M.K. 6/1 ve yine S.M.K. 7/1 uyarınca karıştırma ve marka hakkına tecavüz olarak nitelendirmenin marka hukukuna aykırı olduğunu, Yargıtay içtihatlarında tutarlılık kazanan bir ölçüt olarak ortalama tüketici algısı esas alındığını, nitekim çelişki ve hatalarla dolu bilirkişi raporunda dahi bu ölçütten bahsedildiğini, bu unsurlar dikkate alındığında müvekkil markasında bulunan "..." ve "... " ibareleri zayıf marka karşısında yeterli farkındalığı sağlayacağını,Ayırt edicilik niteliği sübjektif olmakla beraber hiç kimse kendisini ya da evladını benzer marka zannıyla bir eğitim kurumuna kaydetmeyeceği, müvekkilin faal olduğu ilçe merkezinde davacıların faaliyet göstermediği gibi unsurlar tartışılmamış bilirkişi raporunda "Öğretim Kurumları" ibaresi değerlendirilmemiş ortalama tüketici algısı adeta zorlukla okuyan şahıslar düzeyine indirilmediğini, Davacılar tarafından Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2020/264 E sayılı dosyasında hükümsüzlük davası ikame edilmiş olup bu dosyanın halen kesinleşmediğini, buna rağmen mahkemece aleyhe karar verilmesinin hatalı olduğunu." beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.

GEREKÇE: Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve durdurulması ile maddi -manevi tazminat istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesi tarafından, "Davanın KISMEN KABULÜ ile; Davalı kullanımlarının davacıya ait markalardan doğan haklarına tecavüzünün tespitine, bu tecavüzün ref ve men'ine; bu kapsamda; tecavüz oluşturan ibare ve işaretleri ihtiva eden tüm basılı tanıtım materyallerine ve ticaret evrakına el konulmasına, davalının "https://.../ilan/..." adresinde tecavüz oluşturan ibare ve işaretler ile 3.kişilere lisans teklifinde bulunmasının men'ine, -"..." alan adına erişimin engellenmesi talebinin reddine, -66.666,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın 30/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Davacının haksız rekabet davasının REDDİNE" karar verilmiştir. Hüküm davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davacı, TPMK nezdinde ... ibareli markanın tescilli sahibi olduğunu, davalı tarafça bu markayla ayırt edilemeyecek derecede benzer olarak tanıtım işareti şeklinde kullanımın olduğunu, davalının iltibas teşkil eden fiziki kullanımlarının yanı sıra online bir şekilde de marka ve ticaret unvanı tescilinden doğan haklarını ihlal ettiğini beyanla marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitini, durdurulması ve önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemiştir. Davalı ise, hak düşürücü süre nazara alınarak davanın reddi gerektiğini, davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığını, müvekkilinin markasında salt fen bilimleri unvanının değil; kendi ismiyle birlikte "..." unvanının kullanıldığını, ... ibaresinin tek başına tescile yeterli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulüne dair kararının taraf markalarının görsellerine yer vererek yazıldığı görülmüştür. Mahkeme kararlarında gerektiğinde hükmün eki niteliğinde kroki ve şekillere kararın ekinde yer verilebilir ise de; hükmün gerekçe kısmında HMK.297.maddesi düzenlemesine uygun düşmeyecek biçimde şekillere yer verilmesi başka hukuki uyuşmazlıklara yol açabilecektir. Renk, boyut ve diğer özelliklerden yoksun bir şekilde markaların gerekçeli karara eksik yansıtılmaları yanıltıcı sonuçlara neden olabilecektir (Yargıtay HGK 12.04.2017 tarih ve 2017/11-75 E-2017/637 K.sayılı kararı). Sonuç olarak, mahkemece kararın gerekçesinde davacı ve davalı taraflara ait marka görünümlerine yer verilmesi HMK 297.maddesine aykırı olduğundan, sair yönlerden inceleme yapılmaksızın, taraf vekillerinin istinaf istemlerinin kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Taraf vekillerinin istinaf taleplerinin KABULÜNE,2-Bakırköy 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 28/09/2022 tarih ve 2021/366 Esas - 2022/176 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE, 4-İstinaf peşin harçlarının talepleri halinde taraflara iadesine, 5- İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 110,00 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 330,70 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6- İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-4 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.29/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanın(MarkakaldırılmasınaTecavüzdenkonusuKaynaklanan)türkpatentistinafdereceHakkınaistanbuliadesinegerekçeMarkaeuıporeddine"kararıkısmenkabulüdosyanumarasımahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim