İstanbul BAM 16. HD 2022/955 E. 2023/1986 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
bam
2022/955
2023/1986
27 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2022/955 Esas
KARAR NO: 2023/1986
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 28/09/2021
NUMARASI: 2019/632E, 2021/1039K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 27/12/2023
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 1995 yılından bugüne Ümraniye bölgesinde toptan ve perakende inşaat malzemeleri, plastik malzemeler satış işiyle uğraştığını,2018 yılının başlarında kendisini dava dışı "... Tlc.Ltd.Şti." yetkilisi olarak tanıtan "..." isimli bir şahıs müvekkilinin işyerine gelerek bir takım malzeme aldığını, karşılığında "... Bankası A.Ş. Yenişehir Şb., ... Çek numaralı, 6.000,00 TL bedelli, keşidecisi ... Tic.Ltd.Şti." olan çekle ve bir takım başka çeklerle ödeme yaptığını, müvekkilinin aldığı çeklerin sahteliğini kontrol ettiğini, çek yaprağının gerçek olduğunu tespit ettikten sonra ilgili bankadan çek keşidecisinin dönen çekleri olup olmadığını araştırdığını, bankadan gelen olumlu cevap üzerine ise bahse konu çekler ile yapılan ödemeyi kabul ettiğini, işbu çeklerin vadesi gelmeden evvel dava dışı şahıs "..." daha sonra tekrar davacıya gelerek 80.000,00 TL' İlk daha ürün almak istemesi üzerine davacının bu durumdan şüphelendiğini,teslim aldığı çeklerden "... Bank A.Ş. Sultanbeyli Şb., ... Çek numaralı, 13.500,00 TL bedelli, keşidecisi ... " olan çekin keşidecisine ulaşmış ve çekin 2015 yılında davalılardan ... Bankasına ibraz edildiğini, bankadan ödenmiş bir çek olduğunu öğrenince dolandırıldığını anladığını, müvekkilinin dolandırılmasında davalı bankaların ihmal ve kusurlarının büyük payı bulundunu, dava konusu çekin davalılardan ... Bankasına ibraz edildiğinde ve keşide günü ödeme yapıldığında arkasına ödendi kaşesinin vurulması gerektiğini, karşılığı bankada bulunan çekin ödemesi yapıldıktan sonra her iki davalının da ilgili yasalar ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu m.42 uyarınca en az on yıl müddetle çeki saklamak yükümlülüğü bulunduğunu, çekin ibraz edildiği bankanın ve çek yaprağının verildiği bankanın çek yaprağını korumak ve bu tarz dolandırıcılıklara karşı yeterli önlemleri almaları gerektiğini, fakat dava konusu olayda bankacılık kurumunun kusurlu ve ihmalli davranışları sebebiyle uhdelerinde bulunan çekin arkasına ödendi kaşesi vurulmadan yeniden piyasaya sürülmesine sebebiyet verdiğini, dava konusu çeklerin sahte çek yaprağı olmadığını, fakat kambiyo vasfında da olmadığını,bu çeklerin evvelki yıllarda bankaya ibraz edildiğini, çekteki kesideci de dahil cirantaların ödeme yükümlülüklerini yerine getirdiğini, dolandırıcılık sebebiyle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı' nın 2018/152353 Sor. No' lu ve İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı' nın 2017/190010 Sor. No' lu soruşturmalarının devam ettiğini, davalılara Kartal .... Noterliği' nin 09/03/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, davalılar aleyhinde hem de dava dışı ... aleyhinde İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı icra takibi başlatıldığını, ... aleyhine girişilen icra takibinde bilinen adresine hacze çıkıldığını, ancak adreste hacze kabil mal bulunamadığını, davalıların bu dolandırıcılığa kusurları ve ihmalleri sonucu sebep vermiş olduğunu, takibe haksız şekilde itiraz ederek durmasına ve müvekkilinin mağduriyetinin artmasına sebebiyet verdiğini, davalı borçluların haksız ve kötüniyetli bir şekilde aleyhine başlatılan icra takibine itiraz ettiklerini, davalarının kabulüne karar verilmesini, itirazın iptaline karar verilerek İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasından takibin devamına karar verilmesini, itirazında haksız ve kötüniyetli olan borçluların %20' den az olmamak şartıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalılar üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı ... Bankası AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil Banka'nın genel müdürlük adresinin İstanbul/Şişli' de olduğunu,yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davacı şirketin, dava sebebi olan vakıalarla aynı içerikte birden fazla itirazın iptali davası açtığını, aynı davacı şirket tarafından müvekkil bankaya karşı İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/496 Esas, İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/1052 Esas sayılı ve İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/534 Esas sayılı dava dosyaları bulunduğunu, dava dosyaları incelendiğinde, dava konusu çek bilgileri farklı olsa da, tarafların ve dava sebebinin aynı olduğunun göründüğünü, dava dosyaları arasında tarafların aynı olması nedeniyle "Bağlantı" olduğunu, tarafları aynı olan ve dava konusu olayın aynı olduğu işbu davaların "Birleştirilmesine" karar verilmesini, sadece bir dava dosyası üzerinden yargılamanın yürütülmesini,davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkil bankanın Tuzla İlçesi sınırları içerisinde bulunan arşiv merkezinde, muhtelif yıllara ait tahsil olmuş ve işlemleri tamamlanmış çeklerin muhafaza edildiğini, arşiv merkezinde, bazı çeklerin yerinde olmadığı anlaşılması üzerine konu ile ilgili gecikmeden savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Genel Soruşturma Bürosu nezdinde 2017/190010 numaralı dosya kapsamında (Güncel Soruşturma Numarası 2018/86012) yürütülen soruşturmanın halen devam ettiğini, bazı şüpheliler hakkında Adli Kontrol Kararının alındığını, soruşturma dosyasında şüphelilerin ifadesinin alınması ile mesafe kat edildiğini, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Genel Soruşturma Bürosu 2017/190010 Soruşturma sayılı dosyasından, Türkiye' deki tüm bankaların genel müdürlüklerine, finans kurumlarına, finansal kiralama ve faktoring şirketlerine müzekkereler yazıldığını, müvekkil bankanın arşiv merkezinden çalınan çeklerin bilgileri döküm halinde, müzekkere yazısı ekindeki zarf içerisindeki CD'ye yazdırılarak, CD içerisinde yer almak kaydıyla tüm banka ve finans kuruluşlarına gönderilmiş ve söz konusu çeklerin özellikle keşide tarihi değiştirilerek ibraz edilmesi halinde çekin alıkonularak, bahse konu çeklerle ilgili işlem yapmamaları, kolluk kuvvetlerine haber vermeleri, çekin ibraz edildiği bölgedeki yetkili savcılık tarafından soruşturma işlemleri yapılması gerektiği bildirildiğini, tedbir alınması istenildiğini,İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tüm banka ve finans kurumları ile finansal kiralama (leasing) şirketlerine gönderilen 2017/190010 Soruşturma sayılı yazısının 06.02.2018 tarihli olduğunu, davaya konu olan ve davacının ...'ye sattığı mallar karşılığında kabul ettiği çekin keşide tarihinin ise 30.11.2018 olduğunu, davacının bahse konu çekleri araştırma gereği duymadığını, kendi çalıştığı bankasından çeklerle ilgili herhangi bir bilgi alma gereği görmeden çekleri hemen kabul ettiğini, müvekkil bankanın çalınan çeklerle ilgili olarak üzerine düşen yasal gereklilikleri süresinde ve gecikmeksizin yerine getirip savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu, zarara tamamen kendi kusurlu davranışı ile sebebiyet veren davacının müvekkil Banka'dan herhangi bir tazminat talebinde bulunamayacağı ve davanın reddinin gerektiğini, müvekkili olduğu banka, davaya konu olan çek veya bu çekin orijinal hallerinde keşideci ya da ciranta sıfatıyla herhangi bir kambiyo taahhüdüne girmediğini, öncelikle dava dışı "... Tic. Ltd. Şti." veya ... karşı yasal yollara başvurması, icra takibi veya davanın semeresiz kalması yani borç ödemeden aciz vesikası alınması gerektiğini, zarardan davalı bankanın sorumlu tutulabilmesi için davacının zararının gerçekleşmiş olmasının gerektiğini, davacının bu yolları denemeden ve tüketmeden bankadan çek bedelini tazminat olarak istemesinın mümkün olmadığını, işbu davada davacı tarafın kusur durumunun da araştırılmasını, davacı tarafın icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmesini talep ettiği görüldü. Davalı ... A.Ş'nin cevap dilekçesinde özetle; dava konusu çekin müvekkili Banka ... A.Ş.’nin hiçbir şube ya da birimine ödeme için ibraz edilmediğini, davacı dilekçesinde anılan çekin ödeme için bir bankaya ibraz edilip edilmediği konusunda bilgi vermediğini, çekin başka bir bankaya ibraz edildiğinde, çekin ibraz edildiği banka tarafından çek hesabının bulunduğu bankaya çekin karşılığı olup olmadığının sorulduğunu, dava konusu çekin müvekkilimiz Banka’ya ibraz edilmediğini, başkaca bir bankaya ibraz edilmiş olması halinde bile müvekkilimiz Banka’nın hiçbir sorumluluğunun olmadığını, kendisine ibraz edilmemiş bir çekin muhafazasından veya çeke ödendi ibaresi yazılmasından sorumlu tutulamayacağını, müvekkili banka aleyhine icra takibi başlatıldığını, davacının ...’den aldığı çekin daha önce ... Bankası A.Ş’ye ibraz edilmiş ve ödenmiş olduğunu iddia ettiğini, bu iddianın yalnızca ... Bank A.Ş. Sultanbeyli Şubesi ... çek numaralı 13.500-TL bedelli ve keşidecisi ... olan çek için ileri sürüldüğünü, davacının “çekin ödenmiş olduğunu” diğer çekin keşidecisi ...’den öğrendiğini iddia ettiğini, müvekkili Banka çekinin keşidecisi ise ... olmayıp, ... Tic. Ltd.Şti olduğunu, anılan çeklerin keşidecilerinin birbirinden farklı olduğunu, müvekkili bankanın ... çeki hakkında bilgi edinmesinin mümkün olmadığını, davacının çek keşidecisinin dönen çeki olup olmadığını araştırdığını ve bankanın olumlu cevap vermesi üzerine de çeki ödeme olarak kabul ettiğini iddia ettiğini, böyle bir görüşmenin olmadığını, davacıya keşidecinin müvekkilimiz Banka nezdindeki çek hesabı hakkında bilgi verilmediğini, veri aktarımı yapma yükümlülüğü olan bir durum bulunmadığını, davacının ... aleyhine yapmış olduğu suç duyurusuna istinaden İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nda geçen 2018/152353 numaralı soruşturma dosyasında da müvekkili banka çekinin müvekkili bankaya ibraz edildiğine dair hiçbir bilgi bulunmadığını, soruşturma dosyasına sunulan beyanda ... A.Ş. Yenişehir Şb. ... numaralı ve 6.000-TL bedelli çekin 02.12.2013 tarihinde ... Bankası tarafından takas aracılığıyla tahsil edildiğini ve ilgili bankanın tahsil ettiği çekin görüntüsünün ekte sunulduğunu, ... Bankası A.Ş.’nin ibrazı üzerine çek bedelinin takasla ödendiğinin teyit edildiğini, davacının anılan icra takibini başlatmakta açıkça kötüniyetli olduğunu, haksız ve kötüniyetli şekilde işbu davayı ikame eden davacı aleyhine %20’den az olmayan kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:"...Davanın KISMEN KABULÜ ile,1-... Bankasına yönelik açılan itirazın iptali davasının reddine, 2-... Bankasına yönelik açılan davanın KABULÜNE, İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 6.000,00-TL asıl alacak üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar talep gibi değişen ve artan oranlarda reeskont faizi yürütülmek sureti ile devamına, 3-Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan, hüküm altına alınan alacağın % 20 'si oranında icra inkar tazminatının davalı ... Bankası'ndan alınarak davacıya verilmesine, 4-Koşulları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine" karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf isteminde özetle; Çekin kıymetli evrak olup çeki basan bankanın çeki 10 yıl saklama yükümlülüğü mevcut olduğunu,Çek yaprağını basan bankanın (Davalı ... Bankası), kanundan kaynaklanan mecburiyeti sebebiyle ibraz edilen işbu çek yaprağını 10 yıl saklama yükümlülüğü bulunduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.82, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu m.42, 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun m.23 Kanun un dikate alınması gerektiğini, Bankalar ve Bankalararası Takas Odası Merkezi kendi aralarında bir protokol imzalandığını ve bu protokolün 14. Maddesi uyarınca takas sistemi dahilinde ibraz edilen çeklerin "ibraz edilen bankaca" saklanmasını kararlaştırıldığını, protokolün madde 1, 14 deki düzenlemelerinin dikkate alınması gerektiğini, davacının bu protokolün tarafı olmadığını, Bankaların üçüncü kişilere karşı uğranılan zararlarda Şahsi ve nispi sorumlulukları olduğunu, Kanun maddesinin protokolden üstün olduğunu, Davalı ... Bankası, kendisi tarafından üretilen çek yapraklarını, en az on yıl saklaması gerekirken bu yükümlülüğüne aykırı davrandığını, Taraflar arasındaki protokole göre olması gereken, Davalı ... Bankası, Davacıya karşı herhangi bir tazminat ödeme mecburiyetinde kalmış ise bunu diğer Davalı ... Bankasından talep etmesi olacağını, davalı ... yönünden de davanın kabulünü talep ettiklerini,Davalı bankanın itimat kurumu olması nedeni ile özen yükümlülüğünün tacirden daha fazla olduğunu, Davalı Banka üzerine düşen bütün yükümlülükleri yerine getirmiş bile olsa tehlike sorumluluğunun ağırlığı sebebiyle üçüncü kişilerin uğradığı zararlardan sorumlu olduğunu Yargıtay ın kararlarının da bu yönde olduğunu, ... bankasının tam kusurlu olduğunu belirtmiştir.Davalı ... Bankası AŞ vekili istinaf isteminde özetle; Davacı şirketin tacir olarak hiçbir sorgulama yapmadan kontrol etmeden hayatında ilk defa ticari alışveriş yaptığı kişiden yüklü miktarda ileri tarihli çeki kabul ettiğinden asli kusurlu olduğunu, davacının müterafik kusuru araştırılmadığını, çeki dikkate kontrol etse, çekin üzerinde tahrifat yapılmış olabileceğini anlayabileceğini veya çeki teslim almadan önce herhangi bir banka şubesinden sorgulatmadığını, sorgulatsa bu çekin daha önceden ödenmiş bir çek olduğu ve hatta savcılık soruşturmasına konu olan bir çek olduğunu, öğrenebileceğini, Müvekkili banka tarafından İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı 2017/190010 Soruşturma sayılı dosyasından yazılan 06.02.2018 tarihli müzekkere yazısı ve ekinde tüm çalınan çeklerin bilgileri, savcılık kanalıyla bütün bankalara, finans kuruluşlarına, faktoring şirketlerine bildirildiğini, dava konusu çekin keşide tarihi 30.11.2018 olduğunu,mahkeme, çekin eski tarihli olduğunu ve barkod bulunmadığını ve internet üzerinden sorgulanamayacağı şeklinde, hukuka aykırı ve gerçek dışı olacak şekilde gerekçe yazdığını, Savcılıkça müzekkerelerin yazılmış olduğunu, Çekin eski tarihli olması veya üzerinde barkod olmaması gibi hususların, davanın esasına etki etmeyeceğini, bilirkişi raporunda davacı şirket %25 oranında kusurlu bulunduğunu,Davacı Taraf beyanlarında, dava konusu çekte cirantaları telefon ile aradığını ve keşideciyi telefonla aradığı şeklinde beyanlarda bulunmuşsa da bu beyanlarını destekler ve ispatlar nitelikte bir delil dosyaya sunulmadığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 21.03.2016 tarihli, 2015/13317 Esas ve 2016/3073 Karar Sayılı İlamında;"...davacı tacir olup ticari işlem ve eylemlerinde basiretli davranmakla yükümlüdür. Bu yükümlülük çerçevesinde davacının ticari ilişkide bulunduğu şahıslara ilişkin gerekli araştırmayı yapması, borca karşılık kendisine verilen çeklerin sıhhatlerini araştırması gereklidir. Davacı tarafından bu yükümlülüğe uygun davranıldığı da ispat edilememiştir...." şeklinde karar verildiğini,illiyet bağının kesildiğini, birebir aynı içerikte dava dosyalarında alınan emsal bilirkişi raporlarında, müvekkil bankanın sorumluluğu olmadığının tespit edildiğini, istanbul 13. asliye ticaret mahkemesi 2018/1177 esas sayılı dosyasından, davanın reddine karar verildiğini, Haksız Fiil sorumluluğunun unsurlarının olmadığını illiyet bağı kesildiğinden müvekkili bankanın hukuki sorumluluğuna gidilemeyeceğini, bankanın Tuzla/İstanbul'da bulunan arşiv merkezinde yaşanan olay nedeniyle üçüncü kişilerin hırsızlık eylemleri nedeniyle, davacının uğradığını iddia ettiği zarar ile müvekkil banka arasında uygun illiyet bağı olmadığını, Üçüncü kişilerin yoğun kusurlu eylemleri ile İlliyet bağı kesildiğini, Öncelikle dava dışı "... Tic. Ltd. Şti." veya ...ye karşı yasal yollara başvurması, icra takibi veya davanın semeresiz kalması yani borç ödemeden aciz vesikası alınması gerektiğini, davacının zararının gerçekleşmediğini, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı icra takip dosyasından aciz vesikası alınmadığını ve dosya acze bağlanmadığını,Davacı şirketin İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasından, dava dışı ... takip yaparak tahsilat yapabilme imkanı olduğunu, dava dışı ...nün yeni bir malvarlığı edinmesi halinde, her zaman haczettirmesi ve satış işlemini gerçekleştirerek, alacağını tahsil etme imkanı açık olduğunu, hukuki girişimlerini tüketmeden doğrudan müvekkiline karşı dava açılamayacağını, Bu husus, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2008/ 5160 Esas ve 2009/ 9680 Karar sayılı kararında da: “3167 sayılı Kanun’ da bu tür durumlar nedeniyle oluşan zarardan dolayı bankanın sorumluluğu düzenleyen açık bir hüküm yok ise de, anılan Yasa’ nın 1/2 nci madde hükmünde “Bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde genel hükümler uygulanır” denilmek suretiyle genel hükümlere gönderme yapılmış olduğundan, davalı bankanın hukuki durumunun tazminat hukuku esasları çerçevesinde ele alınıp, değerlendirilmesi gerekir. Söz konusu ihmali hareketin haksız fiil oluşturduğunun ve doğmuş bir zarar varsa, bu zararla illiyet bağının varlığını kabul etmek gerekir. Ancak, zarardan davalı bankanın sorumlu tutulabilmesi için davacının zararının gerçekleşmiş olması gerekir. Bunun için de davacının önce dava konusu çekler ile asıl borçlu olanları takip etmesi ve tüm yasal girişimlere rağmen çeklerin bedelini tahsil edememiş olması gerekir.mDavacının bu yolları denemeden ve tüketmeden bankadan çek bedelini tazminat olarak istemesi mümkün değildir.” şeklinde belirtildiğini beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE Dava, İİK 67.maddesine dayalı olarak açılan itirazın iptali davasıdır.İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili ile davalılardan ... Bankası AŞ vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı, dava konusu çekin tahsil edilmiş olmasına rağmen ... bankası tarafından çekin ödendiğine dair şerhin yazılmadığını, çekin bankadan çalındığını, keşide tarihinde oynama yapılarak yeniden tedavüle sokulduğunu, kendisini dava dışı ... şirketi temsilcisi olarak tanıtan ... ile yapılan görüşmeye istinaden ... şirketinin kendisinden mal aldığını, karşılığında iş bu çekin de aralarında bulunduğu çekleri verdiğini, ikinci kez çekle alışveriş yapılmak istenmesi üzerine çek keşidecisi arandığında çekin 2015'te ödendiğini öğrendiğini, her iki bankanın çek bedelinden sorumlu olduğunu ileri sürmüştür. Dairemizce Ticaret sicil kayıtları incelendiğinde; davacının malzeme satışı yaptığı ... Tic. Ltd. Şti. şirketinin sicilde kayıtlı olduğu görülmüştür. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre; gerçek borçlu aleyhine takip yapılmadan borcun ödenip ödenmeyeceğine ilişkin hukuki yollar tüketilmeden davalı bankaya dava açılamayacaktır.(Bknz Y.11HD, 2014/15603, 2014/19271 K sayılı, 08.12.2014 tarihli ilamı, Y.11HD, 2012/17354, 2012/15243K sayılı ilamı) Somut uyuşmazlıkta davacının iddiası ve bilirkişi raporuna yansıyan faturalar ve çek tahsilat makbuzuna göre; dava dışı ... Tic Ltd Şti fatura borçlusu ve aynı zamanda çekte son ciranta olarak yer almakta ise de; dava dışı şirket aleyhine başlatılmış herhangi bir takip yahut davaya rastlanmamıştır. Bu durumda mevcut delil durumuna göre davalı vekilinin bu yöndeki istinafı yerinde olup erken açılan davanın reddine karar vermek gerekirken davanın kabulü yerinde görülmemiş, davalının istinafının bu yönden kabulü gerekmiştir. Açıklanan nedenle davalı ... Bankası AŞ vekilinin istinafının kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının HMK 353/1.b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın reddine, kaldırma sebebine göre davacının yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf isteminin REDDİNE,2-Davalı ... Bankası AŞ vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE, - 6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 28/09/2021 gün ve 2019/632 Esas, 2021/1039 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3- Erken açılan davanın REDDİNE,- Koşulları oluşmadığından davalıların tazminat isteminin reddine,4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;-Alınması gerekli 269,85TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 102,47-TL'nin mahsubu ile bakiye 167,38-TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, -Davalılar tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, -Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 6.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,-6325 Sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 1.980,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir olarak kaydedilmesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,-İstinaf istemi reddedildiğinden davacıdan alınması gereken 269,85TL harçtan peşin alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile 189,15-TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 54-TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 274,70-TL'nin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, -İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 27/12/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:54:15