İstanbul BAM 16. HD 2022/500 E. 2023/1940 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
bam
2022/500
2023/1940
21 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2022/500 Esas
KARAR NO: 2023/1940 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 28/09/2021
NUMARASI: 2019/204 E. - 2021/280 K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 21/12/2023
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkiline ait ... Ltd Şti'nin eski çalışanı olduğunu, davalının müvekkilinin yanından ayrıldıktan sonra "...." ibareli markayı TPE nezdinde ... marka tescil numarası ile kendi adına tescil ettirdiğini, oysa müvekkiline ait şirkette sosyal medya işlerinin yapılması için deneme amaçlı Nisan -Mayıs 2016 döneminde çalışan davalının, 28 Nisan 2016 tarihinde yapılan proje çalışması sonrası sadece basit bir sunum yaptığını, proje için seçilen ...com alan adının 2014 tarihinden itibaren davacı adına kayıtlı olduğunu, müvekkilinin ilk olarak 22/08/2014 tarihinde "..." markasını alan adı olarak kullanmaya başladığını ve internet ortamından insan kaynakları, prodüksiyon yapım hizmeti sunduğunu, davalının tescilinin kötü niyetle yapıldığını, davalının müvekkilinden şikayetçi olduğu ve halen İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinde görülen 2019/67 Esas sayılı dava dosyasında müvekkilinin yargılandığını, Savcılıkta alınan 07/06/2018 tarihli bilirkişi raporunda bilirkişinin açıkça davacı ...'in "..." markasını davalıdan 2 sene önce kullandığının tespit edildiğini, müvekkilinin 15/09/2014 tarihli Ortaklık Sözleşmesi ile "..." markasını video biyografi yayıncılığı konusunda ilk olarak KKTC'de kurulması planlanan şirket üzerinden geliştirmek için sermayedar ortak bulduğunu, müvekkilinin ... sitesinde davalıdan 2 yıl önceden insan kaynakları , prodüksiyon , yapım hizmetleri sunarken davalının başkasına ait bir markanın kullanıldığını bilerek haksız ve kötü niyetle TPE nezdinde tescilini yaptırdığını beyanla, davalıya ait ... no lu "..." markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesindeki iddia ve anlatımların gerçek dışı ve haksız olduğunu, esasen müvekkiline ait projenin haksız bir biçimde mal edilmesi ve ceza dava dosyasının bertaraf edilmesi amacı ile davanın açıldığını, davacı tarafından sunulan delilleri kabul etmediklerini, davacının sosyal medya platformları ... ve ... kanalı ile müvekkiline ulaştığını, yapılan yüz yüze görüşmede müvekkiline sosyal medya uzmanı sıfatı ile ve net 3.000,00-TL bedel ile işe başlatacağını beyan ettiğini, müvekkilinin davacıya ait şirket nezdinde 4,5 ay çalışmasına rağmen hiçbir biçimde sigorta tescilinin yapılmadığını, 4 aylık maaşının da ödenmediğini, müvekkilinin "..." isim ve işaretli markanın tescili hususunda 21/07/2016 tarihinde Türk Patent Enstitüsü nezdinde başvuru gerçekleştirdiğini, yapılan inceleme ile mevzuata aykırı bir yön bulunmadığını ve ilan işlemlerinin de tamamlanması akabinde 25/01/2017 tarihi itibari ile markanın insan kaynakları ve danışmanlık konularımı da kapsar biçimde 35 ve 42. sınıflarında tescilinin gerçekleştiğini, müvekkiline ait "..." İsimli markanın kısaca ve özetle; nitelikli iş ve çalışma gücü talep eden iş verenler ile bu nitelikteki iş arayanların bir araya getirildiği, geleneksel süreçleri dijitalize eden, insan kaynakları ve danışmanlık alanında yenilikçilik ve dijital bir dönüşüm gerçekleştirme vizyonu ile ... modülleriyle hizmet veren görüşmelerinin sağlandığı, diğer mevcut istihdam ve danışmanlık internet site ve platformlarının çok ötesinde yenilikçi özellikler sunan ve sağlayan proje ve oluşum olduğunu, müvekkilinin marka başvuru ve tescilinin akabinde www...net isimli internet sitesini oluşturup aktif hale getirerek faaliyetlerine başladığını, müvekkilinin tescilli markası ilgili yapmış olduğu çalışmaların ulusal basında ... bir çok mecrada yayınlandığını, davacı tarafından müvekkilinin marka hakkına tecavüz teşkil eden eylemlerde bulunulması nedeni ile, eylemlerinin sonlandırması hususunda Büyükçekmece .... Noterliğinin 14 Mart 2017 tarih ve ... Yevmiye sayılı ihtarnamesinin gönderildiğini ve ayrıca suç duyurusunda bulunulduğunu, yapılan suç duyurusunun akabinde savcılık makamınca alınan bilirkişi raporunda "Ancak Şüphelinin (...) www...com alan adındaki kullanım 41. emtia sınıfındadır ve kullanılan logo müştekinin (...) tescilli markasındaki logodan farklıdır. Bu nedenle müştekinin sonraki marka tescilinin kötü niyetli olmadığı (emtia sınıfı açısından) kanısı baskındır.” şeklinde tespitte bulunulduğunu ve davacının cezalandırılması istemli olarak iddianame tanzim edildiğini, dava dilekçesinde iddia edilenin aksine davaya konu video biyografi projesi ve markasının müvekkiline ait olduğunu, tescil süresince davacı tarafça itiraz edilmediğini, müvekkilince keşide edilen ihtarnameden sonra herhangi bir dava da açılmadığını, huzurdaki davanın haksız olmasının yanı sıra süresinde ikame edilmediğini, davacının haksız ve kötü niyetli olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
MAHKEME KARARI: İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 28/09/2021 tarihli 2019/204 - 2021/280 K. sayılı kararıyla; "...Somut olay bakımından yapılan değerlendirmede, bilirkişilerce de tespiti yapıldığı üzere, davacı yan, davalının eski çalışanı olduğunu ve Nisan – Mayıs 2016 döneminden davacı şirkette çalıştığını iddia etmiştir, davalı yan davaya cevap dilekçesinde “Davacı, sosyal medya platformları ... ve ... kanalı ile müvekkilimize ulaşmış, yapılan yüz yüze görüşmede davacı, müvekkilimize sosyal medya uzmanı sıfatı ile ve net 3.000,00-TL bedel ile işe başlatacağını beyan etmiştir. Müvekkilimiz, davacıya ait şirket nezdinde 4,5 ay çalışmasına rağmen hiçbir biçimde sigorta tescili yapılmamış, 4 aylık maaşı da ödenmemiştir.” denilerek davacı firmada çalıştığını ikrar etmiştir. “Müvekkilimizce markaya konu proje sunum olarak 03.05.2016 tarihinde e posta ile davacıya gönderilmiştir. E-posta çıktılardan da sunum ve projenin müvekkilimize ait olduğu anlaşılmaktadır.” denilerek dava konusu hükümsüzlüğü talep edilen, 21.07.2016 tarihinde başvurusu gerçekleştirilen ... numaralı “...” markasının davalı yan tarafından, davacı şirkette çalıştığı dönemde gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. Nitekim www...com alan adlı internet sitesi web arşiv kayıtlarından, davalı marka başvurusu tarihi olan 21.07.2016 tarihinden önceki görüntülerin incelenmesinde, davalı başvuru tarihi öncesinde 10.06.2016 tarihinde, davalının ... numaralı marka başvurusuna konu edilen, ... ibaresinin aynı yazı şekli ve logo ile, www.....com alan adlı internet sitesinde, davalı marka başvurusundan önceki tarihte kullandığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda davalının, başvurusuna konu ... markasından davacı ile olan iş ilişkisi neticesinde haberdar olduğu, nitekim marka görsellinin de birebir aynı olduğu anlaşılmakta ve somut olay bakımından davalının dava konusu marka başvurusu tarihinde davacının kullanımına konu ... markasından haberdar olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Bu durumda, davalının, dava konusu marka başvurusunu yaptığı tarihte markanın davacı tarafından kullanıldığını bildiği halde başvuru yaptığı anlaşıldığından, davalı markasının kötü niyet gerekçesi ile hükümsüz kılınması koşullarının somut olay bakımından gerçekleştiği kanaatine ulaşılmıştır. Tüm bu açıklanan nedenlerle TPMK kayıtları, sunulan deliller, hükme esas alınan bilirkişi heyet raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davanın kabulü ile, davalı adına TPMK nezdinde ... numara ile tescilli ... markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine" karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURUSU: Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; davalının daha önce kullandığı logo ile müvekkilinin markasında yer alan logonon farklı olduğunun, ayrıca davacının kullanımlarının 41. sınıfta olduğu, müvekkilinin markasının ise 35 ve 42. sınıflarda tescilli olduğunun C. Başsavcılığı tarafından alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, Davaya konu video biyografi projesinin ve markasının müvekkiline ait olduğunu, önce sözlü, daha sonra yazılı sunum olarak 03/05/2016 tarihinde e-posta olarak davacıya gönderildiğini, Davacının ... sayfasında "..." için Mayıs/20016 olarak yazdığını, bu tarihin müvekkili tarafından davacıya e-postanın gönderildiği tarihten sonra olduğunu, bu sayfada 2014 yılına değin başka ibarelerin mevcut olduğunu, müvekkilinin sunumundan önce kesinlikle "..." ibaresinin mevcut olmadığını, Davacının bir marka kullanımının mevcut olmadığını, bilirkişi raporundaki lehe olan hususların Mahkemece dikkate almadığını, www.... com alan adlı internet sitesinin kullanıma kapalı olduğunun tespit edildiği, salt alan adına dayanılarak SMK'nun 6/6. maddesi uyarınca hükümsüzlük talep edilemeyeceğine dair görüş bildirildiğini, Müvekkilinin kötüniyetli olmadığını, davacının yanında çalışmasına rağmen maaşının ödenmemesi, sigorta primlerinin yatırılmaması nedeniyle kendisine ait olan görüntülü CV fikrini ve projesini tescil ettirme gereği duyduğunu, Müvekkilinin markasındaki logo ile davacının logosunun farklı olduğunu, ayrıca davacının "..." markasının mevcut olmadığı, bir an için mevcut olduğu düşünülse bile davacının alan adı kapsamının 41. sınıfta kalmasına rağmen, müvekkilinin markasının 35 ve 42. sınıflarda tescilli olduğunu, Davacının kötüniyetli olarak müvekkiline ait fikir ve markayı kendisine mal etmeyi amaçladığını, müvekkilinin gönderdiği e-postadan önce böyle bir çalışma ve proje yaptığına dair hiç bir delil sunmadığını belirterek, istinaf taleplerinin kabulü ile haksız ve dayanaksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Dosya arasında bulunan TPMK kayıtları incelenmesinde; hükümsüzlüğü talep edilen ... tescil numaralı markanın 24.01.2017 tarihinde 35 ve 42. sınıflarda davalı adına tescil edildiği görülmüştür. Dosya içine getirtilen İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi'nin 2019/67 Esas sayılı dosyası incelendiğinde; şikayetçinin davalı ..., sanığın davacı ... olduğu, ... tescil numaralı markaya tecavüz edildiği iddiasıyla kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda 6 aylık süre içinde şikayet hakkının kullanılmadığı gerekçesiyle 02/07/2019 tarihinde davanın düşürülmesine karar verildiği tespit edilmiştir.İstanbul Anadolu C. Başsavcılığının 2018/105233 Soruşturma sayılı soruşturması sırasında marka uzmanı bilirkişiden alınan 07/06/2018 tarihli bilirkişi raporunda; www...com alan adının davacı ... adına tescilli olduğu, incelenen arşiv kayıtlarında bulunan 13/06/2014 ve 09/08/2014 tarihli görüntülerde prodüksiyon hizmetiyle ilgili tanıtımların ve "..." ibaresinin mevcut olduğu, ancak logonun davalının markasından farklı olduğu, davacının kullanımının 41. sınıftaki hizmetlere ilişkin olup, davalının markasının ise 35 ve 42. sınıftaki hizmetler için tescilli olduğuna dair görüş bildirildiği, internet sitesinin görsellerine yer verildiği tespit edilmiştir. Mahkemece bilişim uzmanı ve marka uzmanlarından oluşan üç kişilik bilirkişi heyetinden alınan 24/09/2020 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde; ... uzantılı alan adının sahiplik bilgilerinin incelenmesinde 22/08/2014 tarihinde oluşturulduğu, alan adını kayıt ettirenin "... Ltd." isimli şirket olduğu, alan adını tescil ettiren bilgisinin gizlenmiş olduğu, ... alan adıyla ilgili yapılan incelemede; yalnızca sitenin yer ve erişim sağlayıcıları bilgilerine ulaşılabildiğini, 26/09/2016 tarihinde oluşturulduğu, alan adını kaydettirenin "..." isimli şirket olduğu, ... alan adlı sitenin kullanımda olmadığı, siteye erişilemediğinden arşivlenmiş web sürümlerinden inceleme yapıldığı, www.....net alana dlı internet sitesinin de incelendiği, her iki sitede de "..." ibareli markanın kullanımına rastlandığı, ... tescil numaralı "..." markasının 21/07/2016 tarihinde başvurusunun yapıldığı, anılan markanın 25/01/2017 tarihinde davalı adına tescil edildiği, markanın 35. ve 42. sınıfta yer alan hizmetlerde tescilli olduğu, SMK'nun 6/3. maddesi uyarınca davacının "..." markası üzerindeki gerçek hak sahipliğinin ispatlanabilir nitelikte olmadığı, SMK'nun 6/6. maddesinde aranan şartların somut olay bakımından mevut olmadığı, www...com alan adlı sitenin 2014 yılında davacı tarafından kendi adına tescil edildiğinin ortaya konması halinde, davalının "..." ibaresinden davacı ile olan iş ilişkisi vasıtasıyla haberdar olduğu ve bildiği, www...com alan adlı internet sitesi web arşiv kayıtlarından, davalı marka başvurusu tarihi öncesinde 10/06/2016 tarihinde, davalının ... numaralı marka başvurusuna konu edilen "..." ibaresinin aynı yazı şekli ve logo ile birlikte www...com adlı internet sitesinde, davalının markasının başvuru tarihinden önce kullanıldığı, dava konusu marka başvurusunu yaptığı tarihte markanın davacı tarafından kullanıldığını bildiği halde başvuru yaptığı anlaşıldığından, davalı markasının kötüniyet gerekçesi ile hükümsüz kılınması koşullarının gerçekleştiği, ancak davalının davacının eski çalışanı olduğunu iddia etmekte ise de, dosyaya bu hususu kesin şekilde ispat edecek nitelikte SGK kayıtlarının da sunulmadığı, davalının markasının kötüniyet gerekçesi ile hükümsüz kılınması koşullarının değerlendirilmesi hukuki bir değerlendirme arz ettiğinden takdirin Mahkemeye ait olduğuna dair görüş bildirdikleri görülmüştür.
GEREKÇE: Dava, SMK’nun 6/3, 6/6 ve 6/9. maddeleri uyarınca marka hükümsüzlüğü davasıdır.Yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Sınai Mülkiyet Kanununun 25/1. maddesinde marka hükümsüzlüğü halleri sayılmış olup, SMK'nun 5. ve 6. maddelerinde sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde Mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verileceği belirtilmiştir.SMK'nun 6/9. maddesinde ise kötüniyetle yapılan marka başvurularının itiraz üzerine reddedileceği düzenlenmiştir.Bir marka başvurusunun hangi hallerde kötüniyetle tescil ettirildiği her bir somut olayda ayrı ayrı değerlendirilecek olmakla birlikte, Yargıtay uygulamalarında daha çok güvenin kötüye kullanılması, kullanmak yerine başkalarının ticaretine engel olmak, sözleşmeye aykırılık vb. suretiyle marka tescilleri kötüniyetli marka tescili halleri olarak kabul edilmektedir. Kötüniyetli tescilin varlığı için kötüniyet tescil başvurusu anında var olmalıdır. Davalı vekili müvekkilinin kötüniyetli olmadığı ve davaya konu “...” markasının ve davacıya sunumunu yaptığı fikrin müvekkiline ait olduğunu belirterek istinaf talebinde bulunmuşsa da, gerek C. Başsavcılığınca hazırlık soruşturması sırasında alınan bilirkişi raporu, gerekse ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporu ile www...com alan adının davacı adına 22/08/2014 tarihinde tahsis edildiğinin tespit edildiği, arşiv kayıtlarının incelenmesinde 13/06/2014 ve 09/08/2014 tarihli arşiv kayıtları ile 41. sınıfta yer alan prodüksiyon hizmetleri ile ilgili tanıtımlara yer verildiğinin, logosu farklı olsa da “...” markasının internet sitesinde kullanıldığının tespit edildiği, yine 10/06/2016 tarihinde, yani davalının marka başvurusundan önce davalının markasında yer alan logo ile birlikte “...” markasının davalının markasının tescili kapsamında kalan 35. sınıftaki” İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık; personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri” için kullanıldığının tespit edildiği, bu kullanımlar SMK’nun 6/3. maddesi uyarınca davacıya marka üzerinde tescilsiz kullanım nedeniyle hak sağlayacak boyutta değilse de, markanın ilk olarak davacı tarafça oluşturulduğunun ve kullanıldığının anlaşıldığı, davalının bir süre davacının yanında çalıştığının her iki tarafın da kabulünde olduğu, davalının davacıya personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleriyle ilgili bir projeyle ilgi sunum yaptığının da dosya kapsamı ile anlaşıldığı, ancak bu sunumun konusu veya internet sitesinin dizaynı, yazılım programının çalışma sistemi gibi fikri ürünlerden kaynaklanan haklar ile marka haklarının birbirlerinden farklı haklar oldukları, bu projeyle ilgili fikrin davalıya ait olduğu varsayılsa bile, davalıya yanında çalıştığı davacı tarafından oluşturulan markayı kendi adına tescil ettirme hakkını sağlamayacağı, Türkçe bir anlamı olmayan, özgün nitelikteki “...” markasının tesadüfen bulunabilecek bir marka olmadığı, davalının bu markanın davacı tarafça oluşturulduğunun ve bu marka ile personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleriyle ilgili ticari faaliyete başlayacağının bilindiği, bu amaçla sunum yapıldığı, davacının bu alanda “...” markasıyla piyasaya girmesine engel olmak amacıyla davalının markasının kötüniyetle tescil ettirdiği kanaatine varılmakla, ilk derece mahkemesince davalının markasının kötüniyetle tescil edilmesi nedeniyle hükümsüzlüğüne karar verilmesinde bir hukuka aykırılık bulunmadığından, davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 269,85 TL maktu harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 189,15TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak;a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 6,50 TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, b)Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 21/12/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:54:15