İstanbul BAM 16. HD 2022/613 E. 2023/1812 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
bam
2022/613
2023/1812
6 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2022/613 Esas
KARAR NO: 2023/1812
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 21/12/2021
NUMARASI: 2021/322 Esas - 2021/907 Karar
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 06/12/2023
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin e-devlet sistemi üzerinden yaptığı kontrolde hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibinin açıldığını, alacaklıların ise davalılar olduğunu öğrendiğini, müvekkilin ... ile hiçbir hukuki ilişkisinin olmadığını, kendisinden nakit bir para veya mal hizmet almadığını, müvekkilin davalılara hiç bir biçimde borcunun bulunmadığını, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası kapsamında müvekkilin alacaklı davalılara borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından yapılan takibin kambiyo takibi olup görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu, davacının senet üzerindeki imzaya, tahrifata itiraz etmemekte sadece borcu olmadığını iddia ettiğini, senet ve senet üzerindeki imzanın davacıya ait olduğunu, borcun ödenmediğini, aksi durumun varlığı davacı tarafça ispat edilmesi gerektiğini, davacının haksız davasının öncelikle usulden reddine, kabul edilmez ise esastan reddine, davacının %20den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul 20.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/12/2021 tarih ve 2021/322 Esas - 2021/907 Karar sayılı kararıyla; "... menfi tespit davasında kural olarak; hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır. Takip kambiyo senedine dayandığı zaman, ispat yükü yer değiştirir ve ispat yükü davacı/borçluda olur. Eldeki dava, zorunlu unsurları ihtiva eden kambiyo senedi vasfındaki bonodan kaynaklanmaktadır. Bonoda kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa aittir. Somut olay değerlendirildiğinde; dava konusu senetten dolayı borçlu olunmadığının ispat külfeti davacıdadır. 6100 sayılı HMK'nın 201. maddesi uyarınca; senede karşı ileri sürülen her türlü iddianın yazılı delille kanıtlanması gerekir. Davacı vekilinin tanık dinletme talebinin reddine karar verilmiş olup bu hali ile davacı iddiasını yazılı delil ile ispatlayamadığından ve verilen kesin sürede yemin deliline dayanmadığından yemin deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiş olup davacı tarafından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Mahkememizin 02/06/2021 tarihli ara kararı ile İİK 72/3 maddesi gereğince, alacağın %15' teminat karşılığında icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmesinin durdurulması yönünde karar verilmiş olup, ihtiyati tedbir kararının icrası nedeniyle alacağına geç kavuşan davalı lehine alacağın %20'si oranındaki 4.800,00 TL tazminatın davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine" karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; "Müvekkilin ... ile hiç bir hukuki ilişkisi olmadığı gibi, kendisinden nakit bir para veya mal/hizmet de almadığını, müvekkilin senet lehdarına ve/veya davalılara hiç bir biçimde bir borcu bulunmadığını, Kaldı ki senet üzerinde de malen ve/veya nakden kaydı bulunmadığını, bu durum dahi davalıların müvekkilin esasen borçlu olmadığını bilmelerine karşın, işbu davaya konu takibi başlattıklarını gösterdiğini,Her ne kadar davacı davasında dayandığı hususları ispat ile mükellef ise de; borçlunun borcu inkar etmesi durumunda ispat yükü davalı olmasına karşın alacaklıya geçtiğini, bu hususun emsal Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı ile net bir biçimde belirlendiğini, işbu dosya kapsamında alacaklı davalıların, müvekkilden, takip konusu senet ile ilgili alacaklı olduklarını kanıtlamaları gerektiğini,Müvekkilin haciz baskısı altında imzalatılmış senetler nedeni ile davalı yana borcu bulunmadığını, Davaya konu senet nedeni ile borçlu olmayan müvekkil aleyhine verilen %20 oranındaki kötü niyet tazminatının da yasaya aykırı olduğunu." beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.
GEREKÇE: Dava, İİK'nun 72.maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. İlk derece mahkemesi tarafından, "-Davacı tarafça davalılar aleyhine açılan davanın REDDİNE, -İhtiyati tedbir kararının icrası nedeniyle alacağına geç kavuşan davalı lehine alacağın %20'si oranındaki 4.800,00 TL tazminatın davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine," karar verilmiştir. Hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davacı, davaya konu 02.05.2019 tanzim - 17/05/2019 vade tarihli ve 24.000,00-TL bedelli bonoya dayalı takip başlatılmış ise de davalılara böyle bir borcun bulunmadığını, herhangi bir mal veya hizmet alınmadığını, bonodaki bedel kaydının da yazılmadığını beyanla menfi tespit isteminde bulunmuş; davalı taraf ise, davacı iddialarının doğru olmadığını ve aksinin yazılı delille ispatının gerektiğini beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Takibe konu bononun "Bedel" kaydının boş bırakıldığı, bu durumun bononun kambiyo senedi niteliğini etkilemediği, bu nedenle kambiyo senedine dayalı menfi tespit davasında ispat yükünün davacı tarafta olduğu görülmüştür. Usul hukukumuzda senede karşı senetle ispat zorunluluğu ilkesi kabul edilmiştir. Senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı def'i olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, tanıkla ispat olunamaz; ancak senet (kesin delil) ile ispat edilebilir. Davaya konu bononun bedelsizlik iddiaları bakımından açılan menfi tespit davasında ispat yükü davacı borçludadır. Davalı tarafça senedin talili yapılmadığından ispat yükünün yer değiştirdiğinden de söz edilemeyecektir. Davacı tarafından ispata yarar delil sunulmadığı, davacı tarafça yemin deliline dayanılmadığı da gözetildiğinde mahkemece ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığından davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 269,85 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 189,15 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.06/12/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:56:54