SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 16. HD 2022/611 E. 2023/1797 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/611

Karar No

2023/1797

Karar Tarihi

6 Aralık 2023

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO: 2022/611 Esas

KARAR NO: 2023/1797

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 16/09/2021

NUMARASI: 2021/330 Esas - 2021/646 Karar

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 06/12/2023

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket hissedarı ve yetkilisi ... ile müvekkilinin şirket hissedarı ve yetkilisi ... yaklaşık 8 sene boyunca eğitim sektöründe birlikte ve ortak olarak çalıştıklarını, 2018 yılının nisan ayında bu ortaklıklarını bitirme yönünde karar aldıklarını, yapılan anlaşmaya göre ... Ltd Şti'ne ait %50 hissenin Bakırköy ... Noterliği'nin 11/07/2018 tarih ve ... yevmiye sayısı ile ... devraldığını, aynı doğrultuda 31/08/2018 tarihinde davalı ... Ltd Şti'ne %50 hissesi bulunan ... de bu hissesi Bakırköy ... Noterliği'nin ... yevmiye sayılı hisse devir sözleşmesi ile ... devrettiğini, devir sonrasında gerekli tescil ve ilan işlemlerinin yapıldığını ve şirket yetkilisi olarak ... seçildiğini, yapılan devir işlemleri sonrasında müvekkili şirketinin eski yetkilisi ve ortağı ...'nun şirkette hiçbir ortaklığı veya yönetim, çek keşide etmek gibi bir yetkisinin kalmadığını, müvekkili şirketin ortaklık yapısının ve yetkili temsilcisinin değiştiği 11/07/2018 tarihinde yapılan mizan incelemesinde 3 adet çeki doldurarak bankaya ibraz ettiğini, çeki bizzat imzalayanın ... olduğunu, keşide tarihi itibariyle çekte yetkili temsilci imzasının bulunmadığı, arkasının yazılamayacağının davalı şirkete bildirildiğini ve bu hususun banka tarafından çekin arkasına şerh edildiğini, davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile müvekkili şirket hakkında kambiyo senetlerine özgü takip yolu ile icra takibine giriştiğini, yapılan icra takibine ödeme emrinin Tebligat Kanununun 35.maddesine göre tebliğ edildiğini, müvekkili şirketin itiraz süresini kaçırdığını, imza itirazı ve kambiyo senedi vasfı itirazını yapamadığını beyanla yapılan icra takibi sebebi ile borçlu bulunmadığının tespitine, takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili davalıya borçlu olduğunu, dava konusu çekin müvekkil şirketin yetkilisi ...'nun davacı şirketin yetkilisi olduğu dönemde keşide edildiğini, çek için düzenlenen çek tahsilat bordrosunun pay devrinden iki gün önce düzenlendiğini, benzer şekilde düzenlenen farklı çeklerin ödendiğini bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI (2019/472 Esas):İstanbul 20.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/12/2020 tarih ve 2019/472 Esas - 2020/720 Karar sayılı kararıyla; " Davacı tarafça açılan DAVANIN KABULÜ ile; a) Davacı ... Ltd. Şti.'nin İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra dosyasında takip konusu çekten dolayı davalı .... San. Tic. Ltd.Şti.'ne BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, b) Asıl alacağın (480.000,00-TL'nin) %20'si oranında kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine." karar verilmiştir.

DAİREMİZ KARARI (2021/874 Esas): Dairemizin 24/05/2021 tarih ve 2021/874 Esas ve 2021/1045 Karar sayılı kararıyla; "Mahkemece, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye verilen 08/10/2019 tarihli cevabi yazıda davalı şirketin adresinin "... Mah. ....Cadde, ... Blok, No:... Bağcılar " olarak belirtildiği, mahkemece bu husus gözetilmeksizin MERSİS'te kayıtlı adrese tebligat yapılarak usulüne uygun taraf teşkili sağlanmadan yargılamanın sonuçlandırılması usul ve yasaya aykırı olduğundan, asıl karara yönelik istinaf talebinin esasa dair yönler incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına." karar verilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul 20.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/09/2021 tarih ve 2021/330 Esas - 2021/646 Karar sayılı kararıyla; "... dava konusu 480.000,00-TL bedelli 25/05/2019 tarihli keşidecisi davacı olan çeki, keşide tarihi olan 25/05/2019 tarihi itibariyle davacı şirket adına imzalamaya tek yetkili kişinin davacı şirketin tek yetkilisi ve ortağı ... olduğu sabit olup, davacı şirketin tek yetkilisi ve ortağı olan ... veya onun tarafından verilecek vekalet kapsamındaki vekili dışında bir başka kişi tarafından çekin imzalanması halinde davacı şirketin çekten sorumlu tutulması mümkün olmayıp çekin geçersiz olacağı açıktır. Davacı tarafça takip konusu çekteki imzaya itiraz edilmesi nedeniyle çekin keşide tarihi itibariyle davacı şirket adına çek keşide etmeye yetkili kişi olan davacı ...'nin alınan ıslak imza örnekleri ile dava konusu çekteki imzanın karşılaştırılması suretiyle davacı şirket yetkilisi ... eli ürünü olup olmadığı hususunda yapılan imza incelemesi sonucunda düzenlenen grafolog bilirkişi raporu ile dava konusu çekteki imzanın davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir. Davalı tarafça dosyaya sunulan 09/07/2018 tarihli çek tahsilat bordrosu ile dava konusu 25/05/2019 keşide tarihli çekin gerçekte çek tahsilat bordrosunun düzenlendiği ve şirket yetkilisi ...'nun şirketteki hisselerini devir tarihi 11/07/2018 tarihinden iki gün öncesi olan 09/07/2018 tarihinde düzenlendiği, bu tarih itibariyle davacı şirketin yetkilisi olan ...'nun davacı şirket adına çek keşide etmeye yetkili olduğu iddiasında bulunmuş ise de; çekin ileri tarihli düzenlendiği, ancak tarafların müşterek imzasını taşıyan bir belge ile kanıtlanması halinde kabul edilebilir. Somut olayda alacaklının sunduğu 09/07/2018 tarihli çek tahsilat bordrosunda sadece davalı alacaklının imza ve kaşesi bulunmakta olup, çek borçlunun imzasını taşımamaktadır. Bu nedenle alacaklı takip dayanağı çekin ileri tarihli düzenlendiğini İİK'nun 169/a maddesinde yazılı nitelikte bir belge ile ispatlayamadığına ve yapılan imza incelemesi ile çekteki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığı sabit olduğuna göre, dava konusu çek keşide tarihi itibari ile borçlu şirket yetkilisi tarafından düzenlenmediğinden ve davalı tarafça çekin davacı şirketi temsile yetkili kişi tarafından imzalandığına ilişkin aksini ispata yarar beyan ve delil ileri sürülmediğinden düzenlenen grafolog bilirkişi raporunun denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olmasından dolayı davacı tarafın çekteki imzaya itirazının geçerli olduğu ve çekteki imzanın davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığı sabit olduğundan dava ve takip konusu çekten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığı anlaşıldığından davanın kabulü ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, ayrıca davacı şirketin eski ortağı ve yetkilisi olan davalı şirket yetkilisi tarafından davacı şirketteki kendi paylarının devri sonucu davacı şirketi çekin keşide tarihi itibariyle tek yetkili kişinin ... olduğunu tartışmasız şekilde bilmesine rağmen söz konusu çeke ilişkin haksız ve kötü niyetli şekilde icra takibi başlatıldığından dolayı asıl alacağın (480.000,00-TL'nin) %20'si oranında kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine" karar verilmiştir.

İSTİNAF İSTEMİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde; "Mahkemenin delil listemizdeki belgelerin hiçbirini dikkate almadığını, mahkemenin dosyaya ibraz ettiğimiz davaya konu çek için düzenlenen 09.07.2018 tarihli çek tahsil bordrosunu kabul ettiğini fakat çek tahsil bordrosunda çek borçlusunun imzasının olmadığını belirttiğini, Dosyaya delil listesinde sunduğumuz Bakırköy ... Noterliği 10.02.2016 tarihli, ... yevmiye numaralı imza sirküsünde açıkça görüldüğü üzere davacı şirketin münferit imza yetkilisinin ... olup, ilgili çek tahsil bordrosunu da mahkemenin kabul ettiği üzere alacaklı ve borçlu şirketin o tarihteki münferit imza yetkilisi ... tarafından yetkisine istinaden düzenlediğinin açıkça görüldüğünü, bu duruma göre alacaklı davalı müvekkil şirket takip dayanağı çekin ileri tarihli düzenlendiğini İİKnun 169/a maddesinde yazılı nitelikte bir belge olduğunu ispat ettiğini,Dosyaya sunduğumuz delillerle davaya konu çekin hangi borca istinaden, neden, hangi tarihte, o dönemdeki davacı şirketin yetkilisi ... tarafından düzenlendiği açıkça izah edildiğini, Mahkemenin davalı müvekkil şirketin davacı şirketten cari hesap alacağının olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırmadığını, davalı müvekkilin davacıdan 959.206,93 TL cari hesap alacağı bulunduğunu, davaya konu çekin de bu cari hesap borcunu kısmi ödeme maksadıyla keşide edildiğini,Davaya konu çekin ...'nun davacı şirketin yetkilisi olduğu dönemde keşide edildiğini, davalı müvekkil şirketin, davacının dava dışı firmaya olan borcuna karşılık alacaklı ... firmasına 18.04.2017 tarihinde ... Bankasından 100.000-TL nakit havale ile ödeme yaptığını, daha sonraki tarihlerde de toplam 500.000-TL bedelli 5 adet çeki düzenleyerek 21.04.2017 tarihinde tahsilat makbuzu ile teslim ve bedellerini de ödediğini, müvekkilin bunun dışında da davacının sair borçlarını ödediğini,Davacının müvekkile olan cari hesap borcunun kısmi olarak kapatılması için; 30.01.2018 vade tarihli 145.000,00 TL bedelli, 28.02.2018 vade tarihli 145.000,00 TL bedelli ve 30.03.2018 vade tarihli 145.000,00 TL bedelli çekin keşide edilerek müvekkile verildiğini, ancak çeklerin ödenmemesi nedeniyle karşılıksız işleminin yapıldığını, müvekkilin çekleri verdiği şirketlere ödeme yaparak çekleri iade aldığını,Bunun üzerine davacı şirket yetkilisi ... ile davalı alacaklı ... müvekkil şirket yetkilisi ... davaya konu 480.000,00 TL bedelli çeki 11.07.2018 tarihinde keşide ederek müvekkile verdiğini, davaya konu çekin keşide tarihi her ne kadar ...'nun hissesini devrettiği tarihten sonra olsa da aslında söz konusu çekin pay devrinden önce keşide edildiğini, Delil listesinde sunduğumuz 09.07.2018 tarihli çek tahsilat bordrosunda davaya konu çekin bilgilerine yer verilmiş açıklama kısmına ise yukarıda izah ettiğimiz karşılıksız çıkan 3 adet çekten doğan alacağa karşılık alındığının yazıldığını, müvekkil şirket yetkilisi ... davacı şirketteki payını devrettiği tarih 11.07.2018 iken, çek tahsilat bordrosunun düzenlendiği tarihin 09.07.2018 olduğunu, Davacı şirket tarafından aynı şekilde düzenlenen (davacı şirketin yetkilisi ... tarafından hisselerini satmadan birkaç gün önce düzenlediği) ve davacı şirket tarafından ödenen başka çeklerin de mevcut olduğunu (... Bankası Bağcılar Şubesine ait, davacı tarafından keşide edilen, ... A.Ş. Emrine, 15.09.2018 (... hisse devrinden iki gün sonra) keşide tarihli, 17.714,68 TL bedelli çek ... imzası ile ve tarafından keşide edilmiş olmasına rağmen davacı tarafından ödendiğini)." beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.

DELİLLER:*Adli Tıp Uzmanı Grafolog Bilirkişi ... tarafından sunulan 25/11/2020 tarihli raporuna göre; inceleme konusu çekte yer alan ... adına atılı keşideci imzasının, ...ye ait dosyada mevcut mukayese imzaları ile karşılaştırıldığında grafolojik, grafometrik ve kaligrafik esaslar açısından uygunluk ve benzerlik saptanmadığından söz konusu keşideci imzasının ... eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir.

GEREKÇE: Dava, İİK'nun 72.maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır.İlk derece mahkemesi tarafından, "Davacı tarafça açılan DAVANIN KABULÜ ile; a) Davacı ... Ltd. Şti.'nin İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra dosyasında takip konusu çekten dolayı davalı ... San. Tic. Ltd.Şti.'ne BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, b) Asıl alacağın (480.000,00-TL'nin) %20'si oranında kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine." karar verilmiştir.Hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İncelemeye konu ve karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması şarttır. Bilirkişi incelemesine esas yeterli mukayese evrakının olmadığı, çoğunluğunun da fotokopi belge olduğu anlaşılmakla; mahkemece çekin keşide tarihine yakın tarihli davacı şirket yetkilisinin imzalarını içerir belge asıllarının toplanarak, yeterli mukayese evrakı elde edildikten sonra yeniden bilirkişi incelemesi yapılması gerekirken yetersiz rapor esas alınarak karar verilmesi hatalıdır. Mahkemece, çekin keşide tarihi itibariyle şirket yetkilisi dikkate alınarak imza incelemesi yapılmış, davalı taraf ise, çekin daha önceden düzenlendiğini, o tarihte davacı şirketin yetkilisinin ... olup çekteki imzanın da bu kişiye ait olduğunu savunmuştur. Davalı tarafça dosyaya sunulan 09/07/2018 tarihli çek tahsilat bordrosunda sadece davalı alacaklının imza ve kaşesi bulunmakta olup, çek borçlusunun imzasını taşımaması karşısında mahkemece bu belgeye itibar edilmemesinde usule aykırılık yoktur. Ancak, davalının çekin ileri tarihli düzenlendiği iddiasının ispatına yönelik taraf defterlerine dayanmış olması karşısında, mahkemece tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olduğundan; davalı vekilinin istinaf isteminin kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE,2-İstanbul 20.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/09/2021 tarih ve 2021/330 Esas - 2021/646 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE, 4-İstinaf peşin harcının talebi halinde davalıya iadesine, 5- İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 65,00 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 285,70 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.06/12/2023

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıntespitineTespitolmadığınınkaldırılmasınakonusuMenfiKaynaklanan)Hizmetistinafdereceistanbuliadesinegerekçeborçlu(TicaridairemizNiteliktekikararıSözleşmesindenkabulüdosyanumarasımahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:56:54

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim