İstanbul BAM 16. HD 2021/2214 E. 2023/1295 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
bam
2021/2214
2023/1295
25 Eylül 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2021/2214 Esas
KARAR NO: 2023/1295
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 28/09/2021
NUMARASI: 2021/17 Esas - 2021/967 Karar
DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 25/09/2023
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından ciro edilerek müvekkiline verilen 05/05/2017 tarihli ve 39.750,00-TL bedelli çekin, İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1097 Esas sayılı dosyasına dayalı olarak başlatılan icra takibi sonucu müvekkili tarafından 72.496,07-TL olarak ödendiğini, davalıdan 39.750,00-TL tahsil edildiğini, kalan 32.746,07-TL'nin tahsili için nı, İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi ... E.sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalının haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasının ihbar edilmediğini, dava konusu çekin ticari ilişki kapsamında davacıya ciro ile devredildiğini, çekin bedeli olan 39.750,00-TL'nin davacıya ödendiğini, davalının basiretli bir tacir gibi davranmadığını, davanın kabulü müessesinin işletilmediğini, yargılama giderleri ve vekalet ücreti nedeniyle ortaya çıkan zarardan davalının sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; TTK'nın 814.maddesi uyarınca üç yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, dava dışı hamil tarafından İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/1167 K. sayılı ilamına istinaden davalı aleyhine başlatılan icra takip dosyasına davacının toplam 72.496,07-TL ödeme yaptığı, bu ödemelerinin içerisinde çek bedeli, icra masrafı, icra vekalet ücreti, tahsil harcının da bulunduğu, davalının yapılan bu ödemelerin tamamından sorumlu olduğu, davalı tarafından dava öncesi ödenen 39.750,00-TL çek bedeli tenzil edildiğinde, davacının davalıdan 32.746,07-TL alacaklı olduğu, ödeme gününden takip tarihine kadar işleyen 863,96-TL faizden de davalının sorumlu olduğu rücu belgesi kapsamı dikkate alındığında alacağın likit olduğu gerekçesiyle, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasında davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, asıl alacağın %20'si olan 6.549,21-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde: -Müvekkilinin taraf olmadığı İstanbul Anadolu 9.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1097 E.sayılı dosyasının kendilerine ihbar edilmediğini, bu nedenle davaya müdahil olamadıklarını, -HMK'nın 69/2.maddesi uyarınca fer’î müdahilin, tarafla rücu ilişkisinde, asıl davadaki uyuşmazlık hakkında yanlış karar verildiği iddiasının dinlenilemeyeceğini, ancak, müdahil, zamanında ihbar yapılmadığı için davaya geç katıldığını veya yanında katıldığı tarafın iddia ve savunma imkânlarını kullanmasını engellediğini ya da kendisince bilinmeyen iddia ve savunma imkânlarının, tarafın ağır kusuru sebebiyle kullanılamadığını belirterek, yanında katıldığı tarafın yargılamayı hatalı yürüttüğünü ileri sürebileceğini, -Davacının İstanbul Anadolu 9.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1097 E.sayılı dosyasına davalı olarak verdiği cevap dilekçesinde dava konusu çekin sahte olduğunun kesin olarak anlaşılması kaydıyla dava konusu çek bedelini ödemeyi kabul ettiklerini beyan ettiğini, o tarihte zaten çekin banka tarafından sahte olduğu tespit edild Hukuk Muhakemeleri Kanununda düzenlenen "davayı kabul" müessesesi işletilmesi gerekirken, bu konuda ağır kusurlu davranılarak zararın ortaya çıkmasına sebebiyet verildiğini, -Müvekkili tarafından davacıya ciro edilen çekin sahte çıkması nedeniyle davacının başvurusu sonrası müvekkilinin çek bedeli 39.750,00-TL'yi ödediğini, ödenen asıl borç miktarı 39.750.00 TL'nin düşülmesinden sonra kalan 32.746,07-TL alacağı faizi ile birlikte toplam 33.610,03-TL'den sorumlu olmadıklarını, -Cevap dilekçesi ile davanın ...-...'a ihbarını talep etmelerine rağmen, ihbar talebi ile ilgili herhangi bir karar verilmediğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, davacının davalıdan ciro yoluyla devraldığı çekin sahte çıkması nedeniyle; çek bedelini mahkeme kararı ile ödeyen davacının ödediği bedeli önceki ciranta olan davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı tarafından davacıya ciro edilen çekin sahte çıkması nedeniyle açılan dava sonucunda, davacının dava dışı 3.kişiye mahkeme kararı sonucu ödediği bedelin, davalıdan rücuen tahsilini talep etmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, davanın ihbar edilmemesinin rücu hakkına engel olmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinat itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 2.295,90 TL nispi harçtan, peşin alınan 573,97TL harcın mahsubu ile bakiye 1.721,93 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.25/09/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:04:46