Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
bam
2024/647
2024/761
2 Ekim 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2024/647
KARAR NO:2024/761
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI:2023/810 Esas, 2023/998 Karar
TARİHİ:14/12/2023
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:02/10/2024
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :Davacı vekili; İstanbul İli, Bağcılar İlçesi Sancaktepe .... Pafta ... Ada, ... Parsel sayılı yerde bulunan ... Projesi kapsamında yapılan inşaatın ince işçiliğini üstlendiklerini, ödemelerin hak ediş usulü ile yapıldığını ve tüm ince işleri layıkıyla yerine getirmelerine karşın faturanın bir kısmının ödenmemesi sebebiyle Bakırköy ... İcra Dairesi ... E. sayılı dosya ile icra takibi başlattıklarını, davalı şirketin işbu takip dosyasına haksız olarak itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptalini talep etmiştir.Davalı vekili; 29.05.2018 tarihli taşeron sözleşmesinin 17. Maddesi ile ihtilafların çözümünde İstanbul Mahkemelerini ve İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğunu, davanın usulden yoksun olduğunu, davanın dayanağının bir adet fatura olduğunu, tarafların aralarındaki ticari ilişkinin incelenmesi gerektiğini, cari hesapların tamamının dikkate alınması gerektiğini, davacı şirketin edimlerini gereği gibi ya da hiç ifa etmemiş olduğunu, hatalı imalatlarla müvekkili şirketi zarara uğrattığını, açılan davanın yetkisiz mahkemede açıldığını usulden reddi gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte ise haksız ve mesnetsiz olarak açılan itirazın iptali davasının reddine karar verilmesini, dava ve yargılama masrafları ile davaya konu uyuşmazlık birçok büyük proje ile ilgili olması ve normalden fazla mesai gerektirmesi sebebiyle Avukatlık Kanunu'nun 169.maddesi gereğince ücret tarifesinde belirtilen karşı vekalet ücretinin üç misli kadarının davacı taraf üzerinde bırakılmasını, haksız ve kötüniyetli olarak açılan itirazın iptali davası sebebiyle davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini, davacının açıkça kötü niyetli olduğunu belirterek HMK gereğince, disiplin para cezasına çarptırılmasını talep etmiştir. Mahkeme; dosyaya sunulu 29/05/2018 tarihli sözleşmeye bakıldığında dava dilekçesinde yazılı işe ilişkin olduğu görüldüğü, taraflar arasında bağıtlanan söz konusu sözleşmenin ihtilafların halli başlıklı 17. maddesiyle, sözleşmenin yorumu ve uygulanmasından doğan ihtilafların çözümünde İstanbul Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkili kılındığı, HMK 17/1 maddesi ile, tacirler arasında doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlık hakkında tarafların bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşme ile yetkili kılabilecekleri, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça davanın sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılabileceğinin düzenlendiği ,bu kapsamda taraflar arasında bağıtlanan sözleşme ile doğan/doğacak uyuşmazlıklar için yetkili mahkeme olarak İstanbul Mahkemelerini belirledikleri, sözleşmeden aksi anlaşılmadığından sözleşme ile belirlenen İstanbul Mahkemelerinin uyuşmazlığın çözümünde yetkili bulundukları, sözleşmedeki düzenlemenin tarafları bağlayıcı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin yetki ilk itirazının kabulü ile Mahkememizin yetkisizliğine, yetkili ve görevli mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna karar vermiştir. Davalı vekili istinafında; davanın yetkisiz mahkemede açılması sebebiyle usulden reddi gerektiğini, yetkisizlik sebebiyle dosyanın asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesinin hatalı olduğunu, yetkisizlik kararı verilmesi sebebiyle yargılama giderlerine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık Türk Borçlar Kanunun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.Davacı vekili müvekkilinin inşaatın ince işçiliğini yaptığını ve alamadığı fatura bedelini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi sözleşme ile yetkili mahkemelerin İstanbul Mahkemeleri olarak belirlendiğini, mahkemenin yetkisizliğine ve İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğuna karar vermiştir. Mahkemece yetkisizlik kararı verilerek , talep halinde yetki ve görevli İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Söz konusu karar HMK madde 20 hükmündeki düzenlemeye uygundur. Davalı vekilinin davanın usulden reddi gerektiği ve talep halinde gönderme kararı vermemesi yönündeki istinaf talebi bahis konusu olan kanuni düzenlemeye göre yerinde değildir.HMK 331 maddesi gereğince , görevsizlik ve yetkisizlik kararlarından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde , yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Bu sebeple yetkisizlik ve görevsizlik kararlarında yargılama giderlerine hükmedilelemez. Nihai kararla yargılama giderleri değerlendirilmelidir. Belirttiğimiz gerekçelerle ilk derece mahkemesinin kararı yerinde olup , davalı vekilinin istinaf talepleri isabetsizdir.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1 - Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/12/2023 tarih ve 2023/810 Esas, 2023/998 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2 - Alınması gereken harç, peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3 - Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4 - İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 02/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15