Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
bam
2024/416
2024/751
2 Ekim 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2024/416
KARAR NO:2024/751
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:04/12/2023
NUMARASI:2023/635 Esas, 2023/992 Karar
DAVANIN KONUSU:İstirdat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:02/10/2024
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; eser sözleşmesinden kaynaklanan istirdat davasına ilişkin olup, mahkemece davanın usulden reddine dair verilen karara karşı davacı yanca istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili, müvekkili şirketin reklam malzemeleri tedarikçisi olduğunu, müvekkili şirketin yapmış olduğu satışlardan dolayı toplamda 190.664,42 TL ve 19.226,25 TL bedelli çek lehdarı müvekkili emrine keşide edildiğini ve teslim edildiğini, anılan çeklerin emre yazıldığını, müvekkili şirketin tek ve gerçek hamil olduğunu, anılan çeklerin müvekkili şirket tarafından mal aldığı tedarikçilerine ödeme yapmak için kargo ile gönderildiğini, çeklerin kargoda çalındığını, bunun üzerine İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023-121 esas sayılı dosyasından çeklerin iptali ve tedbiren ödeme yasağı için dava açıldığını, anılan dosyada ödeme yasağı kararı çıkmasına, teminat yatırılmış olmasına, ilanların yapılmasına ve yazılı talepte bulunulmasına rağmen, mahkeme tarafından bankaya yazılı yazılmadığını, bunun üzerine çekin tahsil edildiğini, istirdat davası açmaları için taraflarına süre verildiğini, müvekkili şirketin cirosundan sonra cirosu olan ... Şti. İle müvekkili şirketin hiçbir bağlantısının olmadığını, taraflar arasından ne bir fatura ne de bir cari hesabın olduğunu, anılan çekin teslimine ilişkin çek teslim bordosunun da bulunmadığını, anılan şirketin çalışan ve yetkilileri müvekkili şirket tarafından tanınmadığını, hangi sektörde olduğunun dahi bilinmediğini, açıklanan nedenlerle öncelikle .... Bankası ... Tuzla ... Şubesi, 16.06.2023 keşide tarihli, 190.664,42 TL bedelli, ....çek numaralı çek ve ... Bankası ...Şubesi, 15.05.2023 keşide tarihli, 19.226,25 TL bedelli, ... çek numaralı çek bedellerinin davalılardan istirdatını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, 04/12/2023tarihli karar ile, ... sayılı yasanın 18/A maddesinin 2. fıkrası ile davacının, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderileceği, ihtarın gereğinin yerine getirilmemesi halinde ise dava dilekçesinin karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verileceği düzenlenmiştir. HMK'nın 115/1 maddesine göre mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırabilir, taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. HMK' nın 115/2 maddesine göre ise mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir, ancak dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi gereği dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmaması, dava açıldıktan sonra arabuluculuğa başvurulmasının sonuca etkisi olmaması nedeniyle davanın arabuluculuğa yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle HMK md. 115/2 uyarınca usulden reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesiyle, huzurdaki davanın İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/121 esas sayılı çek ziya davası dosyasından verilmiş olan süre doğrultusunda açılan bir dava olduğunu, anılan dosyada, mahkeme tarafından tedbir kararı bankaya yazılmamış olduğu için müvekkil şirketin zarara uğradığını ve ve çeklerin kötü niyetli, huzurdaki davanın davalıları tarafından tahsil edildiğini, anılan şahıslar hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına şikayet dilekçesi verildiğini, dava açılmadan önce arabuluculuk başvurusu yapılmadığını, arabuluculuk başvurusunun 27.11.2023 tarihinde yapıldığını, olayın meydana geliş şekli ve İstanbul 12 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin tarafımıza ihtaratlı kesin süre vermiş olmasından dolayı, daha sonra arabuluculuk başvurusu yapılabildiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Taraflar arasındaki davanın ticari dava olduğu açıktır. 18/12/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 7155 sayılı Kanunun 20. Maddesi ile 6102 sayılı TTK'na eklenen 5/A maddesinde; "(1) Bu kanunun 4üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması davası şartıdır. Zorunlu arabuluculuğa başvuru şartının sonradan tamamlanabilir bir dava şartı olmadığı da dikkate alındığında ilk derece mahkeme kararının yerinde olduğu anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 04/12/2023 tarih ve 2023/635 Esas, 2023/992 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85 TL'nin mahsubu ile bakiye 157,75 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 02/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15