Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
bam
2024/1418
2024/750
2 Ekim 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2024/1418
KARAR NO:2024/750
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:24/04/2024
NUMARASI:2023/1027 Esas, 2024/403 Karar
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:25/10/2023
KARAR TARİHİ:24/04/2024
BİRLEŞEN BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2024/84 ESAS -
2024/83 KARAR SAYILI DOSYASI
KARAR TARİHİ:02/10/2024
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava; asıl dava, taraflar arasında imzalanan 15/12/2021 tarihli sözleşmeden kaynaklı alacağa dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali, birleşen dava alacak talebine ilişkin olup, mahkemece asıl davada davacı, birleşen dava davalısı vekilinin talebinin usulden reddine dair verilen karara karşı davalı- birleşen dosya davacı yanca istinaf talebinde bulunulmuştur. Asıl davada davacı vekili, müvekkili ile davalı şirketin 17 adet villanın doğrama ve pergola çelik karkas imalatı için 15.12.2021 tarihli sözleşme imzaladıklarını, müvekkilinin işlerini düzgün, sağlam ve süresinde yapması üzerine işveren ile aralarında bir güven oluştuğunu, bunun üzerine işveren tarafından sözleşme kapsamında olmayan bir dizi ilave iş, tadilat, tamirat ve imalat talep edildiğini ve müvekkilinin bu talepleri de geri çevirmediğini, sözleşme kapsamında olan işler ile ilave olarak işveren tarafından talep edilen işleri de yaptığını, müvekkilinin sözleşme dışı yapılan bu işlere ilişkin ödemelerini talep ettiğini fakat davalı tarafından sözleşme dışı yapılan işlere ilişkin ödeme yapılmadığını, bunun üzerine müvekkili tarafından yapılan işlere ilişkin delil tespiti isteminde bulunulduğunu ve Bodrum 1 Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2022/118 D.İş sayılı dosyasında tüm işlerin yapıldığı ve inşaat maliyetinin 664.750,00 TL olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin alacağı için ... sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı tarafından haksız ve mesnetsiz yapılan itiraz sonucu takibin durduğunu, itiraz üzerine yürütülen arabuluculuk görüşmelerinin de olumsuz sonuçlandığını, tüm bu ilave işlerin müvekkili tarafından yapıldığının davalı işveren tarafından oluşturulan WhatsApp grup yazışmaları ile de açıkça ortada olduğunu iddia ederek; ... sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalının % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, asıl alacağa ticari avans faizi işletilmesine, yargılama gider ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın ticari dava olmadığını, görev yönünden davanın reddi gerektiğini, davacının kaynakçı olmakla müvekkili şirket bünyesinde bir kısım iş yaptığını, ancak yapılan işlerin bedelinin tümünün davacıya ödendiğini, davacının kendisi adına banka hesabı olmadığını beyan etmekle kardeşi olduğunu beyan ettiği...'ın banka hesabını kullandığını, davacının yaptığı işlerin bedelinin verdiği banka hesabına ödendiğini, davacının tüm işlerinde kardeşinin banka hesabını kullandığını, davacının müvekkili tarafından doğrudan yapılan işleri dahi kendisinin yaptığını beyan ederek Bodrum Sulh Hukuk Mahkemesinde tespit davası açtığını, taraflarına haber verilmeden yokluklarında yapılan haksız tespite itiraz edildiğini, davacının tacir olduğu halde yaptığını iddia ettiği işlere ait herhangi bir yazılı delil sunamadığını, iddianın tümü ile soyut ve afaki olduğunu, müvekkilinin yaptığı işe ait aldığı malzemelerin yüzlerce faturası olduğunu, çalışan personelinin sigorta kayıtlarının bulunduğunu, davacının herhangi bir malzeme faturası yada işe ait fatura dahi sunamadığı halde müvekkiline ait işleri yaptığını iddia ettiğini savunarak; davacının ticari işletme kaydı olmadığı ve tacir olmadığı gözetilerek tüketici mahkemesinin görevli olduğu dikkate alınarak davanın görev yönünden reddine, aksi halde yasa ve usule aykırı açılan davanın reddine, davacı aleyhine %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücreti davacı üzerinde kalmak üzere karar verilmesini talep etmiştir.Yargılama aşamasında Mahkememizin 2024/84 Esas 2024/83 sayılı kararı ile; Mahkememiz dosyası ile yine mahkememizin 2023/1027 Esas sayılı dosyası arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğundan mahkememiz dosyasının Bakırköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/1027 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. Birleşen davada davacı vekili, davalının kaynakçı olmakla müvekkili şirket ile akdettiği 15.12.2021 tarihli taşeron sözleşmesi ile bir kısım taşeron işi yaptığını, sözleşmenin toplam 175.000,00-TL bedel ile akdedildiğini, çalışma sürecinde davalının kendisi adına banka hesabı olmadığını beyan etmekle kardeşi olduğunu beyan ettiği ...'ın banka hesabını kullandığını, davalının yaptığı işlerin bedelinin tümü ile verdiği banka hesabına ödendiğini, davalının tüm işlerinde kardeşinin banka hesabını kullanmakta olduğunu, davalının sadece sözleşme konusu işi yaptığı halde müvekkili tarafından doğrudan yapılan işleri dahi kendisinin yaptığını beyan ederek Bodrum Sulh Hukuk Mahkemesinde müvekkilinin yokluğunda tek taraflı delil tespiti yaptırdığını, yine akabinde tespite dayalı icra takibi başlatarak ekstra işler yaptığını ve bedelin ödenmediği beyan ederek fahiş ve ekstra ücretler istediğini, icra takibine itiraz sonrasında Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2023/ 1027 E. Sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, müvekkilinin söz konusu iş mahallinde bizzat kendisi işçi çalıştırarak işin büyük kısmını kendisinin yaparak bitirdiğini, her iki davanın tarafları ve sözleşme konusunun aynı olduğunu, Bakırköy 1. ATM yargılamasında davalının yaptığı/ yapmadığı işlerin tespit edileceğini ve davalının aldığı ödeme ve yaptığı işteki ihtilafın bilirkişi tespitleri ile giderileceğini, yargılama sırasında davalıya yapılan fazla ödemeler de tespit edilmiş olacağından ödemelerin istirdadı için hak kaybı yaşanmaması adına iş bu karşı davanın açılması zorunlu olduğunu iddia ederek; dosyanın aynı taraflar ve aynı sözleşme ilişkisi sebebi ile ilk açılan Bakırköy 1 ATM 2023/1027 E. Sayılı dosya ile birleştirilmesine, iş bu davanın HMK 107 gereğince belirsiz alacak davası olarak kabulü ile davalı tarafından yapılan işlerin ve davalıya yapılan fazla ödemelerin tespitine, yapılan fazla ödemeye ilişkin şimdilik 1.000,00-TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren ticari avans faizi ile tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücreti davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalı vekili, müvekkilinin davalı birleşen dosya davacısına borçlu değil tam tersine alacaklı olduğunu, davalı birleşen dosya davacısı karşı tarafın müvekkili ile sözleşmeyi ve sözleşmeye göre işleri yaptığını dilekçesi ile kabul ettiğini, yapmadığı işlere dair fazla ödeme yapıldığı iddiasının ise gerçek dışı olduğu gibi basiretli tacirin yapacağı bir hareket olmadığını, Bodrum 1 Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2022/118 D.İş sayılı dosyasından 07.10.2022 tarihinde keşif yapıldığını, dosyadan rapor tanzim edildiğini, 06.01.2023 tarihinde Bodrum ... İcra Dairesinden takip başlatıldığını, yetki itirazı üzerine takibin ...'nün ... numarasını aldığını, arabuluculuk süreci sonunda 17.02.2023 tarihinde anlaşamama tutanağı düzenlendiğini, tüm bu süreçlerde hiçbir zaman fazla ödeme yapıldığı iddia edilmemişken asıl dava cevap dilekçesinde hiç bahsi geçmeyen fazla ödeme iddiası için 26.01.2024 tarihli dilekçe ile ve tespitten yaklaşık 14 ay sonra dava açılmasının tamamen süreci uzatmaya yönelik olduğunu sözleşme kapsamında olan işler ile ilave olarak işveren tarafından talep edilen işleri yaptığını savunarak; birleşen dosyadan açılan haksız mesnetsiz davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı birleşen dosya davacısına yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, 24/04/2024 tarihli karar ile, davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine karar verilmiştir. Davalı-birleşen dosya davacı vekili istinaf dilekçesiyle, davanın reddine karar verilmesi ile lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğu görevsizlik kararının usule aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Davacı-karşı davalı istinaf cevap dilikçesiyle,HMK'nun 331/2 maddesi gereğince istinaf talebinin reddi talep edilmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı-birleşen dosya davalı yüklenici, davalı-birleşen dosya davacı iş sahibidir. 6502 Sayılı Kanun 3.maddesi "Tüketici; Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi", (1) bendi "Tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzer sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder" şeklindedir. Bir hukuki işlemin tüketici işlemi sayılabilmesi için yukarıda belirtilen tanımlara uygun olması gerekir. Açıklanan hususlar gözetildiğinde eser sözleşmesi ilişkisinin de Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığının kabul edilebilmesi için taraflardan birinin tüketici, diğer yanın ise satıcı/sağlayıcı olması gerekir.Bu koşulların bulunması halinde tüketici işleminden ve sonuçta da görevli mahkemenin "tüketici mahkemesi" olduğundan söz edilebilecektir. Somut olayda 17 adet villa için eser sözleşmesi yapıldığı dikkate alındığında davalı-birleşen dosya davacısının tüketici sayılması mümkün değildir.Davanın Ticaret Kanu'nun 4.maddesinde düzenlenen mutlak ticari davalardan olmadığı, davacının ticaret kaydı olmayıp basit usülde defter tutan esnaf olduğu bu haliyle de nispi ticari dava şartlarının oluşmadığı, iş bu davaya bakma görevinin HMK’nun 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemelerine ait olduğu gözetilerek verilen karar yerindedir.Her ne kadar davalı-birleşen dosya davacı vekili istinaf dilekçesinde görevsizlik kararı üzerine müvekkili lehine vekalet ücreti verilmesi gerektiğini belirtmiş ise de 6100 Sayılı HMK'nun 331. Maddesi gereği yargılama giderlerine görevli mahkemece karar verileceği bu yönüyle de istinaf talebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı-birleşen dosya davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 24/04/2024 tarih ve 2023/1027 Esas, 2024/403 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı peşin yatırıldığından, yeniden harç alınmasına yer OLMADIĞINA, 3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 02/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15