SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1235

Karar No

2024/696

Karar Tarihi

26 Eylül 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

15.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/1235

KARAR NO: 2024/696

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 31/10/2019

NUMARASI: 2014/440 Esas, 2019/756 Karar

DAVA: TAZMİNAT

BİRLEŞEN İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN

ESAS NO: 2012/268 Esas

DAVA: ALACAK

DAVANIN KONUSU: Tazminat

KARAR TARİHİ: 26/09/2024

Dairemizce verilen kararın temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 14/03/2022 tarih ve 2021/1418 esas, 2022/1380 karar sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verilmiş olup, Dairemiz'ce açılan duruşmada bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl davada davacı yüklenici vekili, davalı ... A.Ş. ve dava dışı ..., ..., ... ile arsa sahibi ...’nın, arsa sahibine ait, İstanbul İli, Beyoğlu İlçesi, ... ada, ... parselde kayıtlı taşınmaza inşaat yapılması için İstanbul ... Noterliğinin 10.10.2007 tarih ve ... yevmiye nolu Düzenleme Şeklinde Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşme gereğince taşınmaz üzerinde yapılacak inşaatın yapım işi için taraflar arasında İstanbul ... Noterliğinin 03.04.2008 tarih ve ... yevmiye nolu “Düzenleme Şeklinde İnşaat Sözleşmesi" ve İnşaat Ek Sözleşmesi düzenlendiğini, Ek Sözleşmesinin 3. maddesi ile esas sözleşmede belirlenen inşaat yapım m2 birim fiyatının 570,00 Euro olarak belirlendiğini, son projeye ve davalının ilgili belediyeden almış olduğu ruhsata göre inşaatın yapıldığını ve inşaatın yaklaşık 45.000,00 m2’ye ulaştığını, sözleşmenin 7. maddesinde, projenin tatbikatı esnasında ileride kottan dolayı ve/veya sair nedenlerle çıkması muhtemel inşaat yüzölçümündeki artışların 5. maddesinde belirtilen bedelle çarpılmak suretiyle işin tutarına ekleneceğinin belirtildiğini, sözleşmenin 11. maddesine göre işin bitirilmesi gereken tarihin 20.10.2010 tarihi olduğunu, bu tarihe kadar sözleşmede belirtilen takribi 20.500,00 m2 işin üzerinde inşaat yapıldığını, ancak işverenin projeyi değiştirmesi nedeniyle işin başlangıçta düşünülen miktarın iki katından fazla bir miktara ulaşmasının, işin yapım süresini uzattığını ve davalı şirketin ödeme akışını kesmesinin işin yavaşlamasına neden olduğunu, müvekkili şirkete gecikmeden dolayı çekilen ihtarnameye verilen cevapta gecikmenin davalı şirketten kaynaklandığının belirtildiğini ve düzenlenen hakedişle o güne kadar yapılan işin bedeli olan 7.946.223,34 Euro’nun ödenmesinin talep edildiğini ancak ödeme yapılmadığını, inşaatın durumu ve yapım seviyesinin değerlendirilmesi için müvekkili şirket tarafından alınan 05.04.2012 tarihli teknik rapora göre toplam brüt inşaat alanı 43.321,0204 m2, tamamlanma oranı %95,03 olarak ve davalıdan alacağının 12.222.081,55 Euro alacaklı olduğunun belirlendiğini; bu alana ilave olarak brüt inşaat alanında gözükmeyen parsel yaklaşım yolları ve çevre düzenlemesi işi ile birlikte toplam işin; 45.645,00 m2, toplam imalat bedelinin; 45.645,00 m2 x 570,00 Euro = 26.017.650,00 Euro + KDV = 30.700.827,00 Euro olduğunu, tamamlanan inşaat kısmının toplam inşaatın %95,03’ü olduğundan kesinleşen inşaat hakedişi alacağının KDV dahil 30.700.827 Euro /100 x 95,03 = 29.174.995,89 Euro olduğunu; ayrıca İnşaat sözleşmesi kapsamında olmamakla beraber inşaat alanında bulunan Elektrik Kurumuna ait bir adet elektrik trafosunun deplasesi için yapılan inşaat işleri tutarının KDV dahil 254.854,04 Euro olduğunu, buna göre davalı şirketin toplam ödeme yükümlülüğünün inşaat hakedişinden KDV dahil 29.174.995,89 Euro, trafo deplase hakedişinden: 254.854,04 Euro olarak toplam KDV dahil 29.429.849,93 Euro olduğunu, davalı şirketin müvekkiline inşaat yapım bedeli ve KDV olarak toplam 17.207.769,42 Euro ödeme yaptığını, kalan 29.429.849,93 - 17.207.769,42 = 12.222.080,51 Euro bakiye bedel için davalıdan alacaklı olduğunu, müvekkilinin hakediş bedeli talebine rağmen, davalının ödeme yapmayarak temerrüde düştüğünü, sözleşmenin 14/son maddesi gereğince ceza ödeme yükümlülüğünün doğduğunu, müvekkilinin davalının temerrüde düştüğü tarih itibariyle yapmış olduğu işin toplam bedelinin KDV dahil 28.653.118,75 Euronun %15’ine tekabül eden 4.297.967,81 Euro cezai şartın müvekkiline ödenmesi gerektiğini belirterek, inşaatın müvekkili tarafından bitirilmesine izin verilmesine, 50.000,00 Euro inşaat yapım bedeli ile 4.297.967,81 Euro cezai şartın, fiili ödeme günü itibariyle TL karşılığının faizi ile birlikte davalıdan tahsiline; dava sonuçlanıncaya kadar taşınmazın 3. kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için ihtiyati tedbire karar verilmesini talep ve dava etmiş; 04/04/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile inşaat alacağı talebini artırarak 10.701.443,07 Euronun fiili ödeme günü itibariyle TL karşılığının dava tarihinden itibaren faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının üstlendiği yapım işlerinin tamamlanma süresinin 20.10.2010 tarihi olduğunu; davacı tarafa gönderilen ihtarnameler ile işin tamamlanması ve teslimi ile aksi takdirde sözleşmenin 18. maddesindeki cezaların talep edilebileceği, sözleşmenin fesih edilebileceği ayrıca müvekkili şirketin uğradığı kira kaybının ve müspet zararların talep edileceğinin ihtar edildiğini; sözleşmenin 11/3.- 11/5. - 7. maddesine aykırı davranan davacının keyfi şekilde sözleşme hükümlerini hiçe sayarak işin tamamlanma tarihini 01.05.2014 tarihine ertelemesinin maddi gerçeğe ve sözleşme hükümlerine aykırı olduğunu; %75’i tamamlanan binada davacı tarafın müvekkilinden alması gereken bedelin 19.030.818,00 Euro x %75 =14.273.113,50 Euro+KDV=16.842.273,03 Euro olduğunu; davacı tarafa 17.214.514,08 Euro ödendiğini, müvekkilinden alacağının olmadığını; davalı yanın inşaatı tamamlayıp teslim etmemesi nedeniyle oluşan kira kaybı alacakları için ayrıca dava açıldığını, taraflar arasındaki inşaat sözleşmesinin cezalar başlıklı 18/son maddesinde, avans veya hakedişlerin ödenmemesi halinde ödemelerin yapılacağı para cinsine göre Merkez Bankası kısa vadeli avans faizine uyguladığı faiz oranı uygulanarak bulunacak gecikme faizinin hakedişe ilave edileceğinin yazıldığını, bu konuda sözleşmede ayrıca hüküm olduğundan, sözleşmenin 14/son maddesinde kararlaştırılan koşulun hakediş ödemelerine uygulanmasının mümkün olmadığını, sözleşmeyi müvekkilinin haksız ihlal etmediğini; davacıya yaptığı işin bedeline karşılık fazlası ile ödeme yaptığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen davada davacı iş sahibi vekili, inşaatı bitirmek üzere izin verilmesini; müvekkilinin, arsa sahibi ile yapılan Düzenleme Şeklinde Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi ile yükümlendiği inşaat yapım işini taşeron olarak davalı şirkete verdiğini, taraflar arasında düzenlenen 03.04.2008 tarih ve 8433 sayılı Düzenleme Şeklinde İnşaat Sözleşmesinin 11. maddesine göre işin tamamlanma süresinin inşaat ruhsatının alındığı tarihten itibaren 24 ay olduğunu, inşaat ruhsat tarihinin 17.10.2008 tarihi olduğuna göre, inşaatın bitirilip teslim edilmesi gereken tarihin 17.10.2010 tarihi olması gerektiğini; 22.08.2007 tarihli sözleşmede inşaat alanının 33.375,73 m2 olarak yazıldığını, işin maliyetinin 33.275,73 m2 x 515,50 Euro = 17.153.638,82 Euro olduğunu; davalı yanın müvekkiline hiçbir surette teminat mektubu vermemiş olmasına rağmen, kendisine 17.214.514,08 Euro ödeme yapıldığını, ... Tic. Ltd. Şti. aracılığı ile yapılan tespite göre inşaatın %76,31 oranında bitirildiği ve inşaat alanının ise, 33.387,41 m2 olduğunun tespit edildiğini; İstanbul 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/46 D.İş sayılı dosyasında düzenlenmiş bulunan 23.07.2012 tarihli bilirkişi raporunda, inşaatın %75’inin tamamlanmış sayılabileceği ve tamamlanma bedelinin 4.757.704,50 Euro + KDV mertebesinde bulunduğunu ve bu işlerin ikmali için 150 takvim gününe ihtiyaç bulunduğunun anlaşıldığını; inşaatın değeri konusunda yapılan ekspertiz raporuna göre, bloğun getirebileceği aylık kira bedelinin toplam 331.472,00 USD olduğunun belirtildiğini; buna göre davalının inşaatı teslim etmesi gereken 17.10.2010 tarihinden dava tarihine kadar olan 24 aylık süre boyunca mahrum kaldığı kira bedeli olan 331.472,00 USD x 24 ay = 7.955.328,00 USD’nin fiili ödeme günü itibariyle TL karşılığının Amerikan Doları cinsinden mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsilinin talep edildiğini, davalı ile yaptıkları anlaşma gereği m2 başına ödenecek olan 570,00 Euro olduğu cihetle inşaatta tamamlanmayı bekleyen işlerin kalem kalem saptanarak bedellerinin tespiti ile masrafın m2/570,00 Euro’yu aşması halinde aşan kısım kadarıyla davalıdan tahsiline, ancak inşaat toplam maliyetinin davalıya evvelce yapılan 17.153.638,82 Euro ödemeyi aşması halinde tamamlama masrafının davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir. Birleşen davada davalı vekili, işin zamanında tamamlanmamasının, müvekkili şirket tarafından yapılan imalat bedellerinin zamanında ödenmemesi ve başlangıçta tahmini 20.500,00 m2 belirlenen inşaat miktarının uygulama projeleri ile yaklaşık 45.000,00 m2’ye ulaşmasından kaynaklandığını; düzenlenen hakedişlerle o güne kadar yapılan işin bedeli olan 7.946.223,34 Euronun kendilerine ödenmediğini, düzenlenen 05.04.2012 tarihli teknik raporda, brüt inşaat alanının 43.321,0204 m2, inşaat tamamlanma oranının % 95,03 olarak belirlendiğini; müvekkilinin açmış olduğu alacak davası tarihine kadar yapılan toplam imalat bedeli olan KDV dahil 29.429.849,93 Euro’dan müvekkiline ödenen toplam 17.207.769,42 Euro’nun düşülmesi ile kalan KDV dahil 12.222.080,51 Euro bakiyenin müvekkili şirketin alacağı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 2014/440 Esas ve 2019/756 karar sayılı kararı ile," ...asıl davada davanın kısmen kabulü ile; inşaat yapım bedelinden kaynaklanan 10.701.443,07 Euro ve 4.191.664,13 Euro tazminat alacağının dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4-a maddesi uyarınca işletilecek yasal faizi birlikte ve fiili ödeme günündeki TC Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden TL karşılığının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine; Birleşen davanın reddine " karar verilmiştir. Mahkeme kararı istinaf edilmiştir. Dairemiz 2020/993 esas ve 2020/1624 karar sayılı ilamı ile; ".. Somut olayda da; davacı tarafından davalıdan ilave iş bedelinin talep edildiği, davalı tarafından ilave iş bedelinin kabul edilmeyerek ödenmediğinden, alacak miktarının ihtilâflı olduğundan bahisle 50.000 Euro üzerinden dava açılmış, inşaat alacağı miktarı 04/04/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile artırılarak 10,701.443.07 Euroya yükseltilmiştir. Davalı cevap dilekçesinde ilave iş bedeli alacağını kabul etmediklerini, sözleşmeye göre fazla ödeme yaptıklarını beyan ettiğinden davacının alacak talebi taraflar arasında tartışmalı hale gelmiştir. Böyle bir durumda ve yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, davacı yüklenicinin dava tarihi itibariyle yürürlükte olan usul hükümleri gözetildiğinde kısmi dava açmakta hukuki yararının bulunduğu kabul edilmiştir. Dava dilekçesindeki taleplerin 6098 sayılı TBK'nın 147. maddesinde sayılan istisnalar kapsamına girmediği dosya kapsamından anlaşıldığından, eldeki dava aynı madde uyarınca 5 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Dava 28/06/2012 tarihinde açılmakla dava konusu yapılan alacak en geç bu tarihte muaccel hale gelmiş ve 5 yıllık zamanaşımı süresi dava tarihi itibariyle başlamıştır. Islah ise 5 yıllık süre geçtikten sonra 04/04/2019 tarihinde yapılmıştır. Açılan kısmi davada istenen miktar 50.000,00 Euro olduğundan dava açılmakla ancak bu miktar için zamanaşımı kesilmiş olup, ıslahla istenen miktar yönünden zamanaşımı kesilmiş değildir. Islah tarihinde 5 yıllık zamanaşımı süresi dolduğu için bu kısım için davanın reddi gerektiği halde, mahkemece, teslimden sonra zamanaşımının başlayacağı gerekçesi ile zamanaşımı def'inin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. (Bkz.Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 02/11/2020 tarih ve 2020/1166 esas, 2020/2875 karar sayılı kararı) Mahkemece yapılan yargılama sırasında yapılan iş miktarı konusunda birden çok bilirkişi raporu alınmış ve taraf vekillerince özel raporlar ibraz edilmiş, mahkemece son rapordaki tespitler esas alınarak yapılan iş miktarının 43.321,02 m² ve işin tamamlanma oranının %95,03 olduğu kabul edilerek, 570,00 Euro/m² hesabı ile 43.321,02 x 570,00 %95,03 + %18 KDV hesabı ile toplam maliyetin 27.689.573,46 Euro olduğu kabul edilmiştir. Ancak, iş miktarının İstanbul 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/46 D.İş sayılı dosyasında düzenlenmiş bulunan 23.07.2012 tarihli bilirkişi raporunda, inşaatın %75’inin tamamlanmış sayılabileceği; mahkemece yapılan keşif sonucu alınan 03/02/2014 tarihli raporda 34.229.715m2 inşaat alanına göre maliyet hesabı yapılması gerektiği, çatı büyütmeleri ve kazık destek yapısı olan imalatın eklenmesi halinde 35.871.360m2 inşaat alanına göre maliyet hesabı yapılması gerektiği belirlenmiş; 18/04/2017 tarihli raporda %85 bitirme oranı olduğu ve 33.387.06m2 inşaat alanına göre maliyet hesabı yapılması gerektiği ve mahkemenin hükme gerekçe yaptığı 26/04/2018 tarihli raporda ruhsatta yazılı inşaat alanına göre hesaplama yapılmış, ancak yerindeki fiili inşaat ve imalat alanına göre 43.321.02m2 ve %95.3 seviyesinde olduğu belirtilerek hesaplama yapılmıştır. Taraflarca ibraz edilen özel raporlarda ise yine farklı tespitlere ulaşılmıştır. Mahkemece yapılan keşif sonucu alınan raporlar ve özel raporlar arasındaki çelişkinin giderilemediği ancak taşınmaza ilişkin belediye başkanlığına verilen tadilat ruhsat başvurusunda iş miktarı 33.387.40 m² olarak belirtildiğinden, yapılan iş miktarı olarak bu miktar kabul edilmiştir. Taraflar arasındaki ek sözleşme 3.maddede ilave iş bedelinin de sözleşmede belirtilen 570,00 Euro/m² üzerinden hesap yapılacağı belirtildiğinden bu miktar üzerinden hesaplama yapılması halinde; 33.387.40 m² x 570,00 Euro/m² x %95,03 + %18 KDV = 21.340283.89 Euro olup, iş sahası içinde deplase edilen trafo bedeli 253.854.04 Euro'nun da hesaba katılması ile davacının iş bedeli alacağının 21.595.137,93 Euro olduğu; mali inceleme sonucu davalı tarafça yapıldığı belirlenen 17.242.984.43 Euro ödemenin mahsubu halinde davacının 4.352.153,50 Euro alacağı talep edebileceği, ancak dava ile istenen kısmın 50.000.00 Euro olduğu ve ıslahla talep edilen kısmın zamanaşımına uğradığı belirlendiğinden, davacının iş bedeli alacağı için 50.000 Euroya hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Davacının iş bedeli alacağı ile birlikte, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 14/son maddesi uyarınca yapmış olduğu ödenmeyen imalat bedelinin %15 i oranında tazminat talep hakkı doğmuş olup; kabul edilen 33.387,40 m² üzerinden hesaplama yapılması halinde yapılan iş bedeli 21.340283.89 Euro x %15 = 3.201.042.58 Euro davacının talep edebileceği tazminat miktarı olup bu miktar için davanın kabulüne fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Birleşen davada davalı-karşı davacı tarafından gecikme nedeniyle kira bedeli talep edilmiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında imzalanan ek sözleşme ile maliyet artışları yaşandığı, inşaat miktarındaki artışa ve inşaatın davacı-karşı davalı tarafça %90 üzerinde bir oranla tamamlanmasına rağmen 2011 yılı ve sonrasında davacı-karşı davalı yana sözleşmenin 17.2.maddesi hilafına avans ya da hakediş ödemelerinin zamanında ve gerekli miktarda yapılmadığı, gecikmenin bu nedenle yaşandığı anlaşıldığından, edimini sözleşmeye uygun şekilde ifa etmeyen davalı-karşı davacı yanın birleşen davaya konu talepte bulunabilmesinin mümkün olmadığından mahkemece birleşen davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir." gerekçesiyle ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına ve asıl davanın kısmen kabulü ile; inşaat yapım bedelinden kaynaklanan 50.000.00 Euro ve cezai şart alacağı olarak 3.201,042,58 Euro tazminat alacağının dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4-a maddesi uyarınca işletilecek yasal faizi birlikte ve fiili ödeme günündeki TC Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden TL karşılığının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine; ve Birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Dairemiz kararı temyiz edilmiştir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2021/1418 esas ve 2022/1380 karar sayılı ilamı ile, "... Taraflar arasındaki uyuşmazlık yapılan işin miktarı, işin anahtar teslimi olarak yapılıp yapılmayacağı, işin süresinde bitirilip bitirilmediği ve iş bedelinin zamanında ödenip ödenmediği konularından kaynaklanmaktadır. Davacı birleşen dosya davalısı; 45.645 m² imalat yapıldığını, yapılan işin “shell and core” sistemine göre yapılacağını, tamamlanma oranının %95,03 ve yapılan işler bedelinin 29.429.849,93 Euro olduğunu, taraflar arasında uyuşmazlık olmayan elektrik trafosu deplase işi bedeli ile toplam alacaklarının KDV dahil 29.429.849,93 Euro olduğunu, 17.207.769,42 Euro ödendiğini, bakiye 12.222.080,51 Euro alacakları ile davalının temerrüdü tarihi itibari ile sözleşmenin 14/son maddesi uyarınca hesaplanan 4.297.967,81 Euro ceza alacağının bulunduğunu ve şimdilik 50.000,00 Euro bakiye iş bedeli ile 4.297.967,81 Euro cezanın tahsilini talep etmiştir. Davalı birleşen dosya davacısı ise; taraflarca inşaat alnının 33.387,40 m² olarak belirlendiğini, sözleşmenin “anahtar teslimi” esasına göre yapıldığını bu nedenle yaptırılan tespitte tamamlanma oranının %75 olarak bulunduğunu, iş bedelinin 17.153.638,82 Euro olmasına rağmen 17.214.514,08 Euro ödeme yapıldığını, borçlarının bulunmadığını ayrıca inşaatın 27.20.2010 tarihinde teslim edilmesinin hüküm altına alındığını, dava tarihine kadar inşaatın teslim edilmemesi nedeni ile muaccel hale gelen 7.955.328,00 USD kira bedeli ile eksik işlerin ve bedellerinin tespit edilerek sözleşme fiyatını aşması halinde tahsilini talep etmiştir.Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin “İşin Miktarı ve Fiyatı” başlıklı 5. maddesinde; işin üç bloktan oluştuğu, tahminen brüt 20.500 m² birinci sınıf inşaat yapım işi ve işin brüt m²’sinin 515,50 Euro+KDV olduğu, “İşin Miktarında Meydana Gelen Değişiklikler” başlıklı 7. maddesinde, projenin tatbikatı esasında ileride kottan dolayı veya sair nedenlerle çıkması muhtemel inşaat yüzölçümündeki artışların 5. maddedeki bedelle çarpılmak suretiyle işin bedeline ilave edileceği, “Sözleşmenin Feshi” başlıklı 14/8. maddesinde, sözleşmenin feshedilmesi halinde işin yapılmış kısmının yerinde ölçüleceği ve “Kesin Kabul” başlıklı 16.2. maddesinde ise inşaatın anahtar teslimi şeklinde bitirileceği hüküm altına alınmıştır. Sözleşmenin 5. maddesi ve ek sözleşmenin 3. maddesinde işin m² fiyatı belirlenmiş olsa da m² hesabının nasıl ve ne şekilde yapılacağına dair bir düzenleme hüküm altına alınmamıştır. Sözleşmede, inşaat alanının ne şekilde hesaplanacağı, inşaat alanına nelerin dahil olup olmadığına dair bir bilgi bulunmadığı gibi yapılacak inşaat alanına dair net bir tanım ya da standart da belirtilmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda; İTÜ’den alınan rapor esas alınarak inşaat alanının tespitine yönelik tutarsızlıklara değinilmiş, daha sonra da Alman Standartları Ensititüsü (DIN), İSO ve İSO’nun Britanya uygulaması olan BSI ve Amerikan Standartı olan ASTM’nin ölçüm standartları baz alınarak inşaat alanı hesaplaması yapılmış ve bu hesaplama ile tespit edilen 43.321,02 m² iş miktarı hükme esas alınmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi ise; belediye başkanlığına verilen tadilat ruhsat başvurusunda belirtilen 33.387.40 m²’yi iş miktarı olarak benimsemiştir. İlk derece mahkemesince hükme esas alınan raporda; her ne kadar uluslararası standartlar baz alınmış olsa da ulusal mevzuat ve standartların bu uluslararası standartlar ile ne kadarının karşılandığı ve ne şekilde uyumlu olduğu anlaşılamamaktadır. Tadilat projesindeki inşaat alanı olan 33.387,40 m² ile İTÜ tarafından tespit edilen ve hükme esas alınan raporda da benimsenen 43.321,02 m² arasında 9.933,62 m² gibi bir fark olduğu görülmektedir. Dolayısıyla böyle bir farkın hangi mahallerden kaynaklandığı, inşaat alanına giren ve girmeyen mahallerin detaylı olarak ve tadilat projesi ile İTÜ raporu arasındaki farkları gösterir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi’nce raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeden, tadilat projesindeki inşaat alanı olan 33.387,40 m2’nin esas alınması hatalı olmuştur. Ayrıca sözleşmenin “İşin Miktarı ve Fiyatı” başlıklı 5. maddesinde; işin birinci sınıf inşaat yapım işi olduğu, “Kesin Kabul” başlıklı 16.2. maddesinde ise inşaatın anahtar teslimi şeklinde bitirileceği hüküm altına alınmıştır. Bu durumda; sözleşme anahtar teslimi esasına göre imzalanmış olup sözleşmenin ve taraf iradelerinin aksine sözleşmenin “shell and core” esaslı düzenlendiğinden bahisle tamamlanma oranının %95.03 olarak alınması da doğru olmamıştır. Ticari örf ve âdet; yazılı olmamakla birlikte, uzun zamandan beri istikrarlı bir şekilde uygulanan ve bunun sonucunda uyulması zorunlu olduğu konusunda ticari hayatta yaygın bir inancın yerleşmiş olduğu kurallar ' şeklinde tanımlanabilir. TTK’nın 1/2. maddesinde “Bir bölgeye veya bir ticaret dalına özgü ticari örf ve âdetler genel olanlara üstün tutulur. İlgililer aynı bölgede değillerse, kanunda veya sözleşmede aksi öngörülmedikçe, ifa yerindeki ticari örf ve âdet uygulanır.” hükmü düzenlenmiştir. Dava konusu uyuşmazlıkta inşaat alanına nelerin dahil olduğu ve ne şekilde hesaplama yapılacağına dair bir düzenleme bulunmadığından TTK 1/ 2. maddesinin uygulanması gerekmektedir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş; ilgili meslek odalarına müzekkere yazılarak söz konusu tadilat projelerine esas inşaat alanının ulusal mevzuat, standart ve normlara göre Türkiye’de nasıl belirlendiği ve hesaplandığı, Türkiyede’ki uygulamada inşaat alanına nelerin dahil olup olmadığının sorulup tespit edildikten sonra konusunda uzman teknik bilirkişilerden oluşturulacak yeni heyetten rapor alınarak, bu belirleme uyarınca davacı birleşen dosya davalısının sözleşme kapsamında yaptığı işin kaç m2 olduğu, mevcut tadilat projesi üzerinden hesaplanan değer ile mahkemece hükme esas alınan rapordaki değerin arasındaki farkın mahal mahal nereden kaynaklandığı, her iki sonuçtan farklı bir inşaat alanı bulunursa bunun detaylı ve diğer iki hesapla karşılaştırmalı dökümünün tespit edilerek Türkiyede’ki hesaplama yöntemine göre brüt inşaat alanının belirlenmesi, tespit edilen inşaat alanına göre işin zamanında yapılıp yapılmadığı ve davalı birleşen dosya davacısının ödemede temerrüde düşüp düşmediği, eksik iş olup olmadığı ve varsa giderim bedelinin de belirlenerek sonucuna göre asıl ve birleşen davalarda kazanılmış haklar da dikkate alınarak hüküm kurulmasından ibarettir. Açıklanan nedenlerle; sözleşmede inşaat alanı ve hesaplamasına dair bir hüküm olmamasına rağmen TTK 1/ 2. maddesince Türkiye’deki hesaplama yöntemi konusunda araştırma yapılmadan, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden ve sözleşmede açıkça sözleşmenin “anahtar teslimi” esasına göre yapıdığı hüküm altına alınmış olmasına rağmen tamamlanma oranının “shell and core” sistemine göre belirlenmesi nedeni ile eksik araştırma ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olmuş, kararın bozulması uygun bulunmuştur. "gerekçesi ile dairemiz kararının bozulmasına karar vermiştir. Dairemiz tarafından Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Asıl davada; davacı yüklenici ile davalı iş sahibi ... şirketi arasında arsa sahiplerine ait arsa üzerinde inşaat yapılması için 10.10.2007 tarihli düzenleme şeklinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalanmış akabinde taraflar 03.04.2008 tarihli ek sözleşme ve yine taraflar arasında ek sözleşme, mimari proje hizmet sözleşmesi ve kira sözleşmeleri imzalanmıştır. Davada davacı, ek sözleşme gereğince inşaat yapım bedeli m2 birim fiyatı 570,00 Euro olarak belirlendiği, son ek projeler ile birlikte inşaat alanın 45.000 m2 ulaştığını, sözleşme gereğince ilave işlerin bedelinin ödeneceği kararlaştırıldığını, inşaatın %95,03 oranında olduğunu, iş bedelinin 26.017.650,00 Euro + KDV ile 30.700.827,00 Euro ve %95,03 biten iş itibariyle davacının 29.174.995,89 Euro alacaklı olduklarını ayrıca arsa üzerinde bulunan trafonun deplase işlemleri için 254.854,04 Euro alacaklı olduklarını, davalı tarafın iş bedeli olarak 17.207.769,42 Euro ödeme yaptıkları bakiye 12.222.080,51 Euro alacaklı olduklarını, şimdilik 50.000,00 Euro bedelin tahsilini, ödemede davalı temerrüde düşmüş olması sebebiyle sözleşmenin 14/son maddesi gereğince toplam yapılan iş olan 28.653.118,75 Euro'nun %15 tekabül eden 4.297.967,81 Euro cezai şart bedelinin tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili 04.04.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile iş bedel alacağı talebini 10.701.443,07 Euro çıkartmıştır. Davalı vekili, davayı kabul etmediklerini, davacı edimini zamanında yerine getirmediklerini, eksik iş bıraktıklarını, iş'in %75 kısmının tamamlandığını, davacının yaptığı iş itibariyle 16.842.273,03 Euro alacaklı olduklarını, davacı tarafa 17.214.514,08 Euro ödeme yaptıklarını belirterek davacı tarafa borçlarının bulunmadığını, sözleşme 14/ son maddesi gereğince cezai şart talebinin hakediş ödemelerine uygulanmasının mümkün olmadığını, fazla ödeme yaptıklarını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Dava dosyasında birleşen davada, davacı iş sahibi, davacı yüklenici tarafından işin süresinde bitirilmediğini, işin %75 kısmının tamamlandığını, sözleşme 11. Maddesi gereğince iş tamamlanma süresinin ruhsattan itibaren 24 ay olduğunu, inşaat ruhsat tarihinin 17.10.2008 tarihi olduğunu, iş teslim tarihinin 17.10.2010 tarihi olduğunu, süresinde teslim edilmediğini, aylık kira bedeli 331.472,00 USD olduğunu ve 24 ay gecikme sebebiyle 7.955.328,00 USD olduğunu bu bedelin tahsilini, inşaat eksik bırakıldığını davalıya 17.153.638,82 TL ödeme yapıldığından fazla ödenen bedelin tahsili talep etmiştir. Mahkeme, işin %95,03 kısmının tamamlandığını esas alarak davacının 10.701.443,07 Euro eksik ödenen iş bedeli ile 4.191.664,13 Euro cezai şart bedelinin tahsilini, birleşen davanın reddini talep etmiştir. Dairemiz tarafından yapılan istinaf incelemesi ile, mahkeme kararının kaldırılarak; asıl davada ıslah ile arttırılan miktarın zamanaşımına uğradığını, kabul ederek asıl davanın 50.000,00 USD iş bedeli ile 3.201.042,58 Euro cezai şart bedelinin tahsiline, birleşen davanın reddine karar vermiştir. Yargıtay tarafından yapılan temyiz incelemesi ile yukarıda özetlenen kararı ile dairemiz kararın bozulmasına karar vermiştir. Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda ilgili kurum ve kuruluşlardan evraklar celbi sağlanmıştır. Dosya bütün halinde bilirkişi heyetine verilmiş, bilirkişi heyeti 20.06.2023 kök rapor, 15.03.2024 tarihli ek rapor ve yine 05.07.2024 tarihli ek rapor alınmıştır. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 20.06.2023 tarihli kök raporda; "... Taraflar ... inşaat şirketinin yüklenici, ... İnşaat şirketinin iş sahibi olduğunu ve taraflar arasında inşaat yapım sözleşmesi imzalandığını, sözleşme 2.7 maddesinde işin anahtar teslimi olarak yapılmasına karar verildiğini, sözleşme 5 maddesinde 3 bloktan ibaret tahminen bürüt 33.275,73 m2 birinci sınıf inşaat yapılması işi'nin m2 515,50 Euro + KDV olarak iş bedelinin belirlendiğini, 20.06.2008 tarihli ek sözleşme ile iş bedeli m2 570,00 Euro + KDV ve inşaat alanın yaklaşık olarak 33.275,73 m2 belirlendiği, İTÜ'den alınan raporda yer alan 43.321,02 m2 inşaat alanı esas alınamayacağını, fore kazık sisteminin alan büyümesi olarak değerlendirilemeyeceğini, inşaatta esas alınması gereken toplam alanın 33.387,40 m2 olduğu, inşaatta yer alan bloklar üzerine yapılan çatı piyeslerin projeye aykırı olarak fiili uygulamada toplam 1.787,49 m2 büyütüldüğü, proje tadilatında bu hususun yer almadığını, sözleşmede belirtilen 24 ay süresi içerisinde inşaat tamamlanmadığını, değişik iş tespit dosyaları ve dosya kapsamı itibariyle inşaatın tamamlanma oranının %75 olduğunu bildirmiştir. Bilirkişi heyeti ayrıca alternatifli alan büyüklükleri ve teslim tarihleri itibariyle hesaplama yaptığı görülmektedir. Tarafların bilirkişi raporuna itiraz etmeleri sebebiyle bilirkişi heyetinden 15.03.2024 tarihli ek rapor ve yine ek rapora itiraz üzerine 20.06.2023 tarihli ikinci ek rapor alınmıştır. Taraflar arasındaki sözleşmenin 2.7 maddesinde işin anahtar teslim olarak yapılması kararlaştırılmıştır. İlk derece mahkemesince alınan ve mahkemece kabul edilen bilirkişi raporlarında işin tamamlanma oranı %95,03 olarak esas alınmıştır. Ancak anlaşıldığı üzere bilirkişi heyeti işin Shall and Core yani binanın temel yapısal elamanlarını, dış duvarlar, temel taşıyıcı kolonlar, döşemeler çatı, dış cephe, temel alt yapı, yapı elektrik ve mekanik alt yapı, yangın güvenliği işlerin yapılmasına yönelik hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır. Oysaki bina anahtar teslim olarak yani iskan alınmış olarak teslim edilmesi öngörülmüştür. Dairemiz tarafından alınan ve denetime elverişli olması sebebiyle kabul edilen bilirkişi heyet raporu itibariyle, binanın anahtar teslim esasına göre davacı yüklenici tarafından %75 kısmının tamamlanmış olduğu anlaşılmıştır. Yine, özellikle İnşaat odasından alınan Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda alınan cevabi yazı itibariyle inşaat alanı toplam inşaat alanı olarak kabulü gerekmektedir. Yargıtay bozma ilamında belirtilen İTÜ öğretim görevlisi Doc.Dr. ... raporunda inşaat alaanı 43.321,02 m2 olarak bildirilmiş olup, inşaat ruhsatı, iskan ile inşaat alanı 33.387,40 m2 olup aralarında 9.933,62 m2 alan farkı olduğu anlaşılmaktadır. Bilirkişi heyeti tarafından ayrıntılı olarak farkın neden kaynaklandığı açıklanmış olup, özellikle İTÜ öğretim görevlisi Doc.Dr. ... raporunda fore kazık alanları inşaat alanına eklenmesi sebebiyle farkın ortaya çıktığı belirtilmiştir. Dairemizce gerek bilirkişinin değerlendirmesi ve gerek ise; inşaat ruhsatı, imar projesi ve iskan ruhsatı itibariyle inşaat alanı 33.387,40 m2 olduğu kabul edilmiştir. Yine, bilirkişi raporu ile belirlendiği ve dairemizce de kabul edildiği üzere toplam inşaat alanı 33.837,40 m2'dir. Davacı yüklenici çatı piyeslerin kendileri tarafından yapıldığı ve iş bedelinin tahsili talep edilmiştir. Bilirkişi raporu gereğince davacı yüklenici tarafından A blokta 804,55 m2, B blokta 512,13 m2 ve C blokta 470,81 m2 olmak üzere toplam 1.787,49 m2 alan inşaata ilave iş yapıldığı tespit edilmiştir. Ancak bilirkişi raporunda yapılan tespit ve taraf beyanları itibariyle, davacı tarafından yapılan ilave çatı piyesler imar projesinde bulunmadığı, inşaat ruhsatında bulunmadığı ve davalı iş sahibinin talebi bulunmadığı dikkate alındığında davacı yüklenici tarafından kaçak olarak yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda kaçak olarak yapılan çatı piyes bölümü için davacı yüklenici herhangi bir ek bedel talep etme hakkı yoktur. Bu durumda toplam inşaat alanı 33.837,40 m2 * 570,00 Euro m2 iş bedeli (ek sözleşme ile belirlenen bedel)= 19.030.818,00 Euro olduğu, davacı tarafından işin %75 kısmının yapıldığından davacı yüklenicinin 14.273.113,50 Euro imalat bedeli ve 2.569.160,43 Euro %18 KDV ile toplam 16.842.273,93 Euro alacaklı olduğu, yine davacı yüklenici tarafından trafo alanın deplase edilmesi sebebiyle 254.853,78 Euro alacaklı olduğu, davacı yüklenicinin toplam iş bedeli alacak miktarının 17.097.127,71 Euro olduğu anlaşılmıştır. Davacı yüklenici tarafından eksik bırakılan iş bedeli, 33.787,40*570 Euro * %25 = 4.757.705,50 Euro + KDV olduğu anlaşılmaktadır. Davacı-karşı davalı kendisine ödenen bedelin 17.207.769,42 Euro olduğunu, davalı - karşı davacı ödedikleri iş bedelinin 17.214.514,08 Euro olduğunu beyan etmişlerdir. Bilirkişi heyeti mali inceleme neticesinde davalı iş sahibi tarafından davacı iş sahibine 17.242.984,43 Euro belirlenmiş olup, dairemizce tarafların ticari kayıtları itibariyle yapılan ödemenin 17.242.984,43 Euro olduğu kabul edilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşme gereğince yapılması kararlaştırılan bina için inşaat ruhsatı 17.10.2008 tarihinde alınmıştır. Sözleşme gereğince işin 24 ay içerisinde teslim edilmesi kararlaştırılmış olup, işin 17.10.2010 tarihinde teslimi gerekmektedir. Bilirkişi heyeti her nekadar çatı piyes için yapılan ilave iş için 10 gün süre ilavesi ile işin 27.10.2010 tarihinde teslim edilmesi yönelik alternatif bir hesaplama yapılmış ise de; dairemizce işin 17.10.2010 tarihinde teslim edilmesi gerektiği kabul edilmiştir. Yapılan keşif ve bilirkişi incelemeleri asıl dava tarihi olan 28.06.2012 tarihi ve birleşen dava tarihi olan 13.11.2012 itibariyle teslim edilmediği anlaşılmaktadır. Dava konusu bina tamamlanarak 23.01.2017 tarihinde alınmıştır. Birleşen dava tarihine kadar geçen süre 25 ay 16 gün geçtiği, ancak davalı- birleşen dosya davacısı; birleşen dosya kapsamında 24 ay gecikme sebebiyle kira tazminatı istemiştir. Tüm dosya kapsamı itibariyle asıl dava yönünden; dava ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 107/1. maddesinde; davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir hükmüne yer verilmiştir. Davacının dava dilekçesinde açıkladığı olaylar ve talepleri dikkate alındığında; davacının dava tarihi itibarıyla alacağının miktarını tam ve kesin olarak belirleyebilecek durumda olup, davacının dava dilekçesinde alacağını kısmi dava olarak belirtmesinde ve mahkemece kısmi alacak davası olarak nitelendirilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Bununla birlikte; dava dilekçesindeki taleplerin 6098 sayılı TBK'nın 147. maddesinde sayılan istisnalar kapsamına girmediği dosya kapsamından anlaşıldığından, eldeki dava aynı madde uyarınca 5 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Dava 28/06/2012 tarihinde açılmakla dava konusu yapılan alacak en geç bu tarihte muaccel hale gelmiş ve 5 yıllık zamanaşımı süresi dava tarihi itibariyle başlamıştır. Islah ise 5 yıllık süre geçtikten sonra 04/04/2019 tarihinde yapılmıştır. Açılan kısmi davada istenen miktar 50.000,00 Euro olduğundan dava açılmakla ancak bu miktar için zamanaşımı kesilmiş olup, ıslahla istenen miktar yönünden zamanaşımı kesilmiş değildir. Islah tarihinde 5 yıllık zamanaşımı süresi dolduğu için bu kısım için davanın reddi gerektiği halde, mahkemece, teslimden sonra zamanaşımının başlayacağı gerekçesi ile zamanaşımı def'inin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. (Bkz.Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 02/11/2020 tarih ve 2020/1166 esas, 2020/2875 karar sayılı kararı) Asıl davada davacı dava dilekçesi ile eksik ödenen iş bedeli için 50.000,00 Euro talep edilmiş akabinde ıslah ile talep miktarını 10.701.443,07 Euro çıkartmış olup, ıslah ile arttırılan miktar zamanaşımına uğramıştır. Dairemizce davacının dava dilekçesinde yer alan 50.000,00 Euro itibariyle talebi değerlendirilmesi gerekmiştir. İlk derece tarafından alınan bilirkişi raporları, dairemizce alınan kök ve ek bilirkişi raporları itibariyle dairemizin kabulü itibariyle toplam inşaat alanın 33.387.4984,430 m² olarak belirtildiğinden, yapılan iş miktarı olarak bu miktar kabul edilmiştir. Taraflar arasındaki ek sözleşme 3.maddede ilave iş bedelinin de sözleşmede belirtilen 570,00 Euro/m² üzerinden hesap yapılacağı belirtildiğinden bu miktar üzerinden hesaplama yapılması halinde; ( 33.387.40 m² x 570,00 Euro/m² x %75) + %18 KDV = 17.044.053,93 Euro olup, iş sahası içinde deplase edilen trafo bedeli 253.854.04 Euro'nun da hesaba katılması ile davacının iş bedeli alacağının 17.297.907,97 Euro olduğu; mali inceleme sonucu davalı tarafça yapıldığı belirlenen 17.242.984.43 Euro ödemenin mahsubu halinde davacının 54.923,54 Euro alacağı talep edebileceği, ancak dava ile istenen kısmın 50.000.00 Euro olduğu ve ıslahla talep edilen kısmın zamanaşımına uğradığı belirlendiğinden, davacının iş bedeli alacağı için 50.000 Euroya hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Davacının iş bedeli alacağı ile birlikte, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 14/son maddesi uyarınca yapmış olduğu ödenmeyen imalat bedelinin %15 i oranında tazminat talep hakkı doğmuş olup; kabul edilen 33.387,40 m² üzerinden hesaplama yapılması halinde yapılan iş bedeli ( 33.387.40 m² x 570,00 Euro/m² x %75) + %18 KDV = 17.044.053,93 Euro x %15 = 2.556.608,09 Euro davacının talep edebileceği tazminat miktarı olup bu miktar için davanın kabulüne fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

Birleşen davada davalı-karşı davacı tarafından gecikme nedeniyle kira bedeli talep edilmiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında imzalanan ek sözleşme ile maliyet artışları yaşandığı, inşaat miktarındaki artışa ve inşaatın davacı-karşı davalı tarafça büyük kısmının tamamlanmasına rağmen 2011 yılı ve sonrasında davacı-karşı davalı yana sözleşmenin 17.2.maddesi hilafına avans ya da hakediş ödemelerinin zamanında ve gerekli miktarda yapılmadığı, gecikmenin bu nedenle yaşandığı anlaşıldığından, edimini sözleşmeye uygun şekilde ifa etmeyen davalı-karşı davacı yanın birleşen davaya konu talepte bulunabilmesinin mümkün olmadığından birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı-birleşen davada davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak inşaat yapım bedelinden kaynaklanan 50.000 Euro alacak ve 2.556.608,09 Euro cezai şart alacağının davalıdan tahsiline, birleşen davanın reddine dair yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl davanın kısmen KABULÜ ile; inşaat yapım bedelinden kaynaklanan 50.000,00 Euro ve 2.556.608,09 Euro cezai şart alacağının dava tarihiden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4-a maddesi uyarınca işletilecek yasal faizi ile birlikte ve fiili ödeme günündeki TC Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden TL karşılığının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,Davacının dava konusu ettiği 12.392.792,79 Euro alacağına ilişkin kısmın REDDİNE,2-Birleşen davanın REDDİNE,

B) İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN Asıl davada; 1-Alınması gereken 405.693,41 TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından peşin olarak ve tamamlama suretiyle yatırılan 1.282.078,65 TL'nin mahsubu ile fazla yatırılan 876.385,24 TL'nin istek halinde davacıya İADESİNE, 2-Davacı tarafından yatırılan 1.282.078,65 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davacı tarafından yapılan 21,15 TL başvurma harcı, 566,10 TL davetiye ve müzekkere posta masrafı, 19.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam; 20.087,25 TL yargılama masrafının davanın kabul edilen miktarına göre hesap ve takdir edilen 4.419,19 TL'nin davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, geri kalan masrafın davacı üzerine bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan 207,05 TL tebligat ve posta gideri, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.207,05 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 2.501,49 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye miktarın davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 148.015,05 TL vekalet ücretinin esas davanın davalısından alınarak esas davanın davacısına ödenmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 301.302,24 TL vekalet ücretinin esas davanın davacısından alınarak esas davanın davalısına ödenmesine,7-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde yatıran tarafa iadesine, Birleşen İstanbul 21. ATM'nin 2012/268 Esas sayılı davada; 1-Alınması gereken 59,30 TL karar ve ilam harcının birleşen davanın davacısı tarafından yatırılan 211.798,35 TL'den mahsubu ile davacı tarafından fazla yatırılan 211.739,05 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talebi halinde birleşen dosyanın davacısına İADESİNE, 2-Birleşen dosyanın davacısı tarafından yapılan 21,15 TL başvurma harcı, 210,00 TL davetiye ve müzekkere posta masrafı, 3.500,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam; 3.731,15 TL yargılama masrafının birleşen dosyanın davacısı üzerinde BIRAKILMASINA, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir edilen 4.080,00 TL vekalet ücretinin birleşen davanın davacısından alınarak birleşen davanın davalısına ÖDENMESİNE,

C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN 1-Davalı-birleşen davada davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine İADESİNE, 2-Davalı-birleşen davada davacı tarafından yapılan 297,20 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 106,80 TL posta gideri olmak üzere toplam 404,00 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı-birleşen davada davacıya VERİLMESİNE, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair davacı-karşı davalı, davalı-karşı davacı vekilleri ile feri müdahil vekilinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/09/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınTazminatkonusuödenmesinebırakılmasınaistinafreddinedereceistanbuliadesineolmadığınayönündenincelemesigörüşülüpverilmesinedüşünüldügereğikabulünumarasımahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim