Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
bam
2024/488
2024/667
18 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/488
KARAR NO: 2024/667
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2023/808 Esas, 2023/1172 Karar
TARİHİ: 20/12/2023
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 18/09/2024
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; Kentsel dönüşüm kapsamında hissedar olduğu bina yıkılması sebebiyle davacı ile davalı yüklenici arasında 01/03/2021 Tarih ve Büyükçekmece ... Noterliği'nin ... yevmiye no'lu inşaat sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 01.09.2022 tarihinde sona ermiş olduğunu, ek cezasız süre olan 3 aylık ek sürenin 01.12.2022 tarihinde sona erdiğini, sözleşmenin 13. Maddesi gereğince gecikilen süre için kararlaştırılan ceza tutarı üzerinden Bakırköy ... İcra Dairesinin ... esas sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı yanca icra takibine itiraz edildiğini, yapılan itirazın haksız, kötüniyetli ve hukuka aykırı olduğunu iptali gerektiğini, davacı ... Mahallesi ... caddesi no:... de bulunan ve tapunun İstanbul ili, Bakırköy İlçesi, ... Mahallesinde kain, ... Ada ... parselde kayıtlı apartmanın paydaşlarından olup 5 nolu bağımsız bölümün maliki olduğunu, Büyükçekmece ... Noterliğinin 01.03.2021 tarih ve ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde ek inşaat yapım sözleşmesinin 13.3 maddesinde "Müteahhit, yapı ruhsatının alınmasından itibaren 15 ay sonunda henüz inşaatı bitirememiş ise kendisine verilecek cezasız ek 3 aylık süreden sonra, Arsa Sahibine geç teslimden dolayı, geçecek 1. Ay için aylık bağımsız bölüm başına 1.000,00-TL ve devam eden her bir ayda bu miktarı %50 artırılmak suretiyle gecikme tazminatı ödeyeceği, bu sürenin en fazla 5 ay olabileceği" düzenlemesinin bulunduğunu, takip tarihi olan Nisan 2023 tarihinde halen teslim edilmeyen taşınmaz için 01.12.2022 tarihli 1.000,00-TL, 01.01.2023 tarihli 1.500,00-TL, 01.02.2023 tarihli 2.250,00- TL, 01.03.2023 tarihli 3.375,00-TL ve 01.04.2023 tarihli 5.062,50 TL gecikme tazminatı talep edildiğini iddia ederek; yapılacak yargılama sonucu belirleneceğini belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, TTK 4 ve 19/2 maddesi, 5. Maddesi gereğine ve ayrıca 6502 sayılı kanunun 2/1-k maddesi, gereğince uyuşmazlık Tüketici Mahkemesinde gerektiğinden bahisle Tüketici Mahkemesine görevsizlik kararı vermiştir. Davacı vekili istinafında; İnşaat sözleşmesinin yapısı gereği eser sözleşmesi olması nedeniyle tarafların tüketici sıfatı bulunmadığını, 6502 sayılı kanunun 1. Maddesine göre Tüketici kanunun amacı; kamu yararına uygun olarak tüketicinin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarını koruyucu, zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı, tüketiciyi aydınlatıcı ve bilgilendirici önlemleri almak, tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini özendirmek ve bu konulardaki politikaların oluşmasında gönüllü örgütlenmeleri teşvik etmeye ilişkin husuları düzenlemek olarak belirtildiğini, 6502 sayılı kanunun 3/k-l maddelerinde tüketici ve tüketici işlemleri tanımlandığını, davacı ile davalı arasındaki inşaat sözleşmesinin tüketici işlemleri olmadığı, tarafların tüketici olmadığı, davanın eser sözleşmesinden kaynaklı gecikme faizine ilişkin alacak takibine itirazın iptali davası olduğu, görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olması gerektiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı arsa sahibi, davalı ise yüklenicidir. Taraflar arasında inşaat yapım sözleşmesi imzalandığı, gecikmeden kaynaklı tazminat taleplerinin ödenmemesi nedeniyle başlattığı icra takibine itiraz edildiğinden itirazın iptalinin talep edilmiştir. Davacının bir bağımsız bölüm için sözleşme imzalaması sebebiyle Tüketici sıfatının bulunduğunu belirterek Tüketici Mahkemesine görevsizlik kararı vermiştir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, bu Kanun, Geçici 1. maddesi gereğince, yürürlük tarihinden sonra açılan davalara uygulanacaktır. Kanun'un 1. maddesinde amaçları sayılmış, 2. maddesinde Kanun'un "her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları" kapsadığı, 3. maddesinin (k) bendinde ise tüketicinin, “ ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi” ifade edeceği belirtilmiştir. Kanun'un 73/1. maddesine göre, "tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda" tüketici mahkemeleri görevlidir. 4077 sayılı Kanun'un aksine 6502 sayılı Kanun ile, "eser sözleşmeleri" de tüketici işlemleri arasında düzenlenmiştir. Somut olayda, taraflar arasında eser sözleşmesi kapsamında binanın yapılması, davacının hissesi itibariyle bağımsız bölüm verilmesi itibariyle inşaat sözleşmesi imzalandığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar 6502 sayılıYasa'nın 3/l bendi ile tüketici işlemi kapsamına eser sözleşmeleri alınmışsa da, somut olayda olduğu gibi mevcut binanın yıkılması suretiyle yerine 8 bağımsız bölümlü bina yaptıracak olan arsa sahibinin amacının salt kişisel ihtiyaçları için kullanma, tüketme amacını aştığı, Kanun'un 3/k maddesindeki "tüketici" tanımına uymadığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşme ile arsa sahibi açısından güdülen amaç; kullanmak için konut edinmek yanında, arsasına değer katacak olan yapının arsa üzerine yapılması ve edinilecek bağımsız bölümleri satma veya kiraya verme sureti ile değerlendirmek olup, bunun kullanma amacını aşan bir saik olduğu açıktır. Mahkemece, davacının kentsel dönüşüm kapsamında yıkılan binada bulunan bağımsız bölüm'ün yerine yeni bağımsız bölüm verilmesi, Tüketici sıfatı bulunduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Ticari sicil müdürlüğünden alınan cevabi yazıda, davacı gerçek kişi tacir sıfatı bulunmadığı bildirilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmede yapılacak binanın niteliği, bağımsız bölüm sayısı ve yapılacak inşaatın kapsamı dikkate alındığında taraflar arasındaki hukuki ilişkinin sadece davalı ile sınırlı olmadığı, diğer arsa sahiplerini de kapsadığı anlaşılmaktadır. Bunun yanında, taraflar arasındaki sözleşmeye konu işin, üst düzey teknoloji ile gerçekleştirilmesi, kapsamı ve karmaşıklığı da dikkate alındığında kanun koyucunun, salt kullanma ve tüketme amacıyla yapılan, basit nitelikteki (evine mutfak dolabı, masa, sandalye, cam balkon yaptırmak, badana - boya yaptırmak, şahsi aracını tamir ettirmek ... vb. gibi) dar kapsamlı olağan tüketim işlemini konu alan eser sözleşmelerini, 6502 sayılı Yasa'nın 3/l maddesi kapsamına aldığı ve Tüketici Mahkemeleri'nce bakılmasını öngördüğünün kabulü gerekir. Ayrıca 6502 sayılı Kanun'un 73/4. maddesi ve HMK'nın 316 ve devamı maddeleri gereğince tüketici mahkemelerinde görülen davaların; dilekçelerin verilmesi, tahkikat ve hüküm aşamaları yönünden daha kısa, basit ve seri şekilde sonuçlandırılmasında yarar görülen basit yargılama usulüne tabi olduğu da gözardı edilmemelidir.Bu durumda, TTK hükümleri gereğince tarafların tacir olmaması, ticari bir dava olmaması, nisbi ve mutlak nitelikte Ticari bir dava olmaması sebebiyle; davaya bakma yetki ve görevinin genel yetkili mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan, mahkemece Tüketici mahkemesine görevsizlik kararı verilmiş olması hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin usul yönünden kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-3. maddesi gereğince kaldırılmasına, karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1 - Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin usul yönünden KABULÜNE, 2 - Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/12/2023 tarih ve 2023/808 Esas, 2023/1172 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3 - HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın USULDEN REDDİNE, 4 - Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi'nin GÖREVSİZLİĞİNE, 5 - Dairemiz kararının ilk derece mahkemesince taraflara usulüne uygun olarak tebliğinden itibaren taraflarca 6100 sayılı HMK'nın 20.maddesine göre 2 haftalık kesin süre içinde ilk derece mahkemesine dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için müracaat edilmesi halinde, dosyanın esastan görülmesi için dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmek üzere ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 6 - Dairemiz kararının ilk derece mahkemesince taraflara usulüne uygun olarak tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içinde taraflarca dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde ilk derece mahkemesince dosyanın esasa kaydedilerek HMK'nın 20. Maddesi gereğince İŞLEM YAPILMASINA VE KARAR VERİLMESİNE, 7 - Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde yatıran tarafa İADESİNE, 8 - İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 9 - İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin yerel mahkemece verilecek kararda DEĞERLENDİRİLMESİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-3 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 18/09/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32