SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/259

Karar No

2024/626

Karar Tarihi

11 Eylül 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

15.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/259

KARAR NO: 2024/626

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 21/12/2023

NUMARASI: 2023/632 Esas, 2023/975 Karar

DAVANIN KONUSU: Hakem Tayini (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 11/09/2024

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı vekili; müvekkili ile karşı taraf arasında 7 Eylül 2011 tarihli bir eser sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin “Claims, Disputes and Arbitration” (“Davalar, Uyuşmazlıklar ve Tahkim”) başlıklı 20 maddesinin 20.6 ve 20.8 fıktalarında Şu tahkim klozlarına yer verilerek uyuşmazlığın tahkim yoluyla giderileceğinin öngörüldüğünü, sözleşmenin ne hakemlerin sayısı ve atanmasına ilişkin bir açıklık içerdiğini ne de bir tahkim kuruma atıf yapıldığını, MTK m. 7/A uyarınca, Tahkim Heyetinin 3 hakemden oluşacak ve bunlardan birini davacının, diğerini davalının atayacağını, Üçüncü hakemin yine MTK m. 7 uyarınca atanacağını, müvekkilinin Prof. ...'ı taraf hakemi olarak seçtiğini, müvekkilinin kendi seçtiği hakemi belirledikten sonra 7 Ağustos 2023 tarihinde gönderiyi tebellüğ eden karşı tarafa durumu bildirdiğini ve kendisine yasa gereği kendi hakemini ataması için 1 aylık süre tanıdığını, ancak karşı tarafın bu süre zarfında hakemini seçmediğini ve bu hususta müvekkiline herhangi bir bildiride bulunmadığını, bu durumun üçüncü hakemin seçilmesi şartını da olanaksız kıldığını, bu nedenle davalı yerine hakem seçiminin mahkeme vasıtasıyla gerçekleştirilmesi için davalı yerine hakem seçiminin mahkeme eliyle gerçekleşmesi hususunda ve hakem tayinine ilişkin tüm giderler, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili; ... AŞ. arasında 07.09.2011 tarihinde Atatürk Yurdu Kampüsü Yeniden Yapım İnşaatı Sözleşme Paketinin imzalandığını, davaya konu Atatürk Yurdu Kampüsü Yeniden Yapım İnşaatı kapsamında geçici kabul tarihleri 08.02.2014 - 31.07.2015 tarihleri arasında gerçekleştirildiğini, geçici kabulün üzerinden 8 yıl geçtikten sonra, davacının “tahkim talebi” konulu 02.08.2023 tarihli dilekçesinin, 07.08.2023 tarihinde davalı idarelerinin kayıtlarına girdiğini, davacının kendi hakemini Prof.Dr. ... olarak belirlediğini ve idarelerine kendi hakemlerini seçmeleri için 30 gün süre verdiğini, davalı idarece usule aykırı bir şekilde başlatılan tahkim sürecinde hakem belirlenmesine yönelik herhangi bir tasarrufta bulunulmadığını, davacının Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun 7-(b)-3 maddesi kapsamında hakem tayini amacıyla, işbu dosya kapsamında mahkemeye başvurduğunu, Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun 7-(b)-3 maddesi kapsamında; taraflardan biri, diğer tarafın bu yoldaki isteminin kendisine ulaşmasından itibaren otuz gün içinde hakemini seçmezse veya tarafların seçtiği iki hakem seçilmelerinden sonraki otuz gün içinde üçüncü hakemi belirlemezlerse, taraflardan birinin istemi üzerine Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından hakem seçimi yapılacağını, davacı tarafından yasal mevzuat hükümlerinin açık belirlemesine rağmen, Asliye Ticaret Mahkemeleri nezdinde "hakem tayini" talebinde bulunulduğunu, davacı tarafın başvurusunda belirtilen sözleşme paketinin tahkim ile ilgili genel hükümleri olan 20.6, 20.7 ve 20.8 maddelerine dayandığını, ancak sözleşmenin genel hükümlerinde bulunan bu maddelerin, özel hükümler kısmında değiştirilerek "Yerli yükleniciler ile oluşabilecek uyuşmazlıkların çözümünde tahkim yoluna başvuru uygun görülmemiştir." bu durumlarda istanbul mahkemeleri yetkili kılınmış ve uyuşmazlığın istanbul mahkemelerinde çözümlenmesi gerekliliğinin getirildiğini, sözleşmeye aykırı olan hakem tayini talebi yönünden, davacının talebinin reddi gerektiği dava konusu eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın, kanunen öngörülen 5 yıllık zamanaşımı süresini aştığını, bu nedenlerle davanın öncelikle görev yönünden reddine, tahkim şartının sözleşmede bulunmaması ve genel mahkemelerin yetkili kılınması ile zamanaşımına uğrayan alacak talepleri kapsamında hukuki menfaat yokluğu nedenleriyle esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini istemiştir.Mahkemece, 21/12/2023 tarihli karar ile davanın mahkemenin görevli olmaması gerekçesi ile göreve ilişkin dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesiyle; taraflar arasındaki uyuşmazlığın tahkim yolu ile çözülemeyeceğini, uyuşmazlık çözümünde tahkim yolu kapalı olmasına rağmen ilk derece mahkemesi tarafından iş bu hakem tayini talepli davanın görevsizlik kararının ötesinde hukuki menfaat yokluğu nedeniyle reddi gerektiği uyuşmazlığın hakeme havale edilebilmesi için sözleşme tarafından belirlenen hak düşürücü sürelerin dolduğu, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiği, uyuşmazlık konusu alacak yönünden zamanaşımının dolduğu belirtilen tarihlerde geçici kabullerin yapıldığı, tahkim şartının sözleşmede bulunmaması ve genel mahkemelerin yetkili kılınması ile zamanaşımına uğrayan alacak talepleri kapsamında hukuki menfaat yokluğu nedenleriyle davanın esastan reddi talep etmiştir. Dava Hakem tayini istemine yöneliktir. Taraflar arasında 07.09.2011 tarihli eser sözleşmesi imzalanmış ve davacı yüklenici sıfatıyla Atatürk Yurdu Kampüsü yeniden yapım işini üstlenmiştir. İstanbul Proje Koordinasyon Birimi, İstanbul Valiliği İl Özel İdaresi altında İstanbul ilinin deprem riskini önleme çalışmalarını yönetmek için kurulan bir birimdir. 4686 sayılı Kanunun Madde 2 – Aşağıdaki hâllerden herhangi birinin varlığı, uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığını gösterir ve bu durumda tahkim, milletlerarası nitelik kazanır.1. Tahkim anlaşmasının taraflarının yerleşim yeri veya olağan oturma yerinin ya da iş yerlerinin ayrı devletlerde bulunması.2. Tarafların yerleşim yeri veya olağan oturma yerinin ya da iş yerlerinin;a) Tahkim anlaşmasında belirtilen veya bu anlaşmaya dayanarak tespit edilen hâllerde tahkim yerinden, b) Asıl sözleşmeden doğan yükümlülüklerin önemli bir bölümünün ifa edileceği yerden veya uyuşmazlık konusunun en çok bağlantılı olduğu yerden, Başka bir devlette bulunması. 3. Tahkim anlaşmasının dayanağını oluşturan asıl sözleşmeye taraf olan şirket ortaklarından en az birinin yabancı sermayeyi teşvik mevzuatına göre yabancı sermaye getirmiş olması veya bu sözleşmenin uygulanabilmesi için yurt dışından sermaye sağlanması amacıyla kredi ve/veya güvence sözleşmeleri yapılmasının gerekli olması. 4. Tahkim anlaşmasının dayanağını oluşturan asıl sözleşme veya hukukî ilişkinin, bir ülkeden diğerine sermaye veya mal geçişini gerçekleştirmesi. 21.1.2000 tarihli ve 4501 sayılı Kanun hükümleri saklıdır Taraflar arasındaki sözleşme, davalı kurumun yapısı ve fon kaynakları birlikte değerlendirildiğinde sözleşmenin yabancılık unsuru taşıdığı ve tahkimin milletlerarası nitelik kazandığı bu nedenle 4686 sayılı kanunun uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır.Ayrıca taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 20.6 maddesinde tahkim yolu düzenlenmiştir. 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu Ek Madde 1- (Ek: 28/2/2018-7101/54 md.) "Bu Kanunda asliye hukuk mahkemesine verilen görev ve yetkiler, uyuşmazlığın konusuna göre asliye hukuk veya asliye ticaret mahkemesi tarafından kullanılır." şeklindedir. 14/03/2018 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 7101 sayılı kanunun 57.madde ile değişik HMK'nın 410.maddesine göre "Tahkim yargılamasında, mahkemece yapılacağı belirtilen işlerde görevli ve yetkili mahkeme, konusuna göre tahkim yeri asliye hukuk veya asliye ticaret mahkemesidir. Tahkim yeri belirlenmemiş ise görevli mahkeme, konusuna göre asliye hukuk veya asliye ticaret mahkemesi, yetkili mahkeme ise davalının Türkiye'deki yerleşim yeri, oturduğu yer veya işyeri mahkemesidir." Hakem seçimi HMK'nın 410.maddesi uyarınca tahkim yargılamasında mahkemece yapılacağı belirtilen işlerden olup, görevli mahkeme taraflar arasındaki hukuki ilişkinin konusuna ve bu konuya göre görevli mahkemenin asliye hukuk veya asliye ticaret olduğu tespit edilmiştir. 6102 Sayılı TTK’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın TTK veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. Somut olayda taraflar arasındaki sözleşmenin niteliği TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi olup TTK nun 4. Maddesinde düzenlenen mutlak ticari davalardan değildir. Ayrıca her ne kadar davacı tacir sıfatına haiz ise de davalının tacir sıfatına sahip olmaması sebebiyle ortada nispi bir ticari davanın bulunmadığı bu doğrultuda 4686 sayılı kanunun Ek 1. Maddesi gereğince davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde açılması gerektiği bu haliyle ilk derece mahkemesince verilen görevsizlik kararının yerinde olduğu anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 21/12/2023 tarih ve 2023/632 Esas, 2023/975 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Davalı tarafça harç peşin yatırıldığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 11/09/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınbırakılmasınakesinSözleşmesindenTayini(EserreddineasliyeistanbulticaretkonusuhükümHakemnumarasıKaynaklanan)olmadığına

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim