Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
bam
2024/1181
2024/601
10 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1181
KARAR NO: 2024/601
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 09/05/2024
NUMARASI: 2024/276 Esas (Derdest)
DAVANIN KONUSU: Alacak
KARAR TARİHİ: 10/09/2024
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava; taraflar arasındaki sözleşmenin feshinin geçersizliğinin tespiti, sözleşmenin aynen ifası talebine ilişkin olup, mahkemece davacılar vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen karara karşı davacılar vekili istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacılar vekili; davacılar ile davalılar ... ve ... şirketi arasında akdedilen 22/06/2018 tarihli Hizmet ve İnşaat Karşılığı Hasılat Paylaşım Sözleşmesinin feshi için Beyoğlu ... Noterliği’nden keşide edilen 05/01/2024 tarihli ve ... yevmiye numaralı fesih ihbarnamesinin geçersiz olduğunu, taraflar arasında akdedilen 22/06/2018 tarihli Hizmet ve İnşaat Karşılığı Hasılat Paylaşım Sözleşmesinin ayakta olduğunu ve geçerliliğinin devam ettiğini ve iş bu sözleşme hükümlerinin aynen ifası yönünde karar verilmesini, ayrıca sözleşme konusu olan ve halen satışı ve kiralanması yapılmamış pazar tahtalarının devir yetkisinin sözleşme gereğince davacılara verilmesini ayrıca davalıların iş bu ihtilaflı pazar tahtalarının kullanım hakkını devretmesinin ve Beylikdüzü Belediyesi nezdindeki tahsis işlemlerine muvafakat vermesinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılardan ... A.Ş. vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 09/05/2024 tarihli ara karar ile, ihtiyati tedbir talebi yönünden tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirme; davacı tarafın dava dilekçesinde her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmenin feshinin geçersiz olduğunu ileri sürmüş ve davalıların ... Mahallesi ... ada ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde kurulacak semt pazarında tahsisi ilan edilen pazar tahtalarının kullanım hakkının üçüncü kişilere satış ve devri ile devir tahsisi için davalı taraflarca muvafakat verilmesinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir talebinde bulunmuş ise de; dosyada henüz dilekçeler teatisinin tamamlanmadığı, dosyaya sunulan deliller incelendiğinde; davalı tarafça sözleşmenin feshine ilişkin olarak davacılara gönderildiği beyan edilen fesih ihbarına ilişkin evrakın dosyada bulunmadığı kaldı ki feshin haklı olup olmadığının, tarafların edimlerini gereği gibi yerine getirip getirmediğinin yargılamayı gerektirdiği, uyuşmazlığı çözer şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesinin de mümkün olmadığı, dosya kapsamındaki belgelerden ihtiyati tedbir için gerekli yaklaşık ispat şartının bu aşamada gerçekleşmediği, dosyaya uzman mütalaası sunulmuş ise de bunun davacı tarafça alınan bir rapor olup davacının beyan ve belgeleri üzerinde değerlendirme yapılarak hazırlandığı bu nedenle bağlayıcılığının bulunmadığı görülmekle davacıların ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir. Davacılar vekili istinaf dilekçesi ile, tedbir taleplerinin tensiple birlikte verilmesi için başvuruda bulunmaksızın sebebi tedbir talep edilmesini gerektiren güncel bir tehlike söz konusu olup, gecikmesinde tehlike olan bir halin varlığı söz konusu olmasından ve tehlikenin aciliyet arz etmesinden kaynaklandığını, davacıların HMK m. 389 hükmünde sözü edilen türden güncel bir tehlikeyle karşı karşıya olduklarının açık olduğunu, Beylikdüzü Belediye Başkanlığı tarafından 24/04/2024 tarihinde yapılan ilanda ; " ... Mahallesi ... ada ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde kurulacak semt pazarı tahsis ilanında yapılacak müracaatların ilan tarihinden başlayıp 30/05/2024 tarihinde son bulacağı" belirtildiğini, satış yeri talebinde bulunan başvuranların ... San.Tic. Ve Dan. A.Ş den ''muvafakatname'' almaları ilanda açıkça belirtildiğini, bu nedenle ilandan da görüldüğü üzere davacılar bakımından ihtiyati tedbir kararı verilmesini haklı kılan temel risk unsuru, ... ve ... şirketinin sözleşme konusu tahtaların kullanım hakkını üçüncü kişilere (pazar esnafına) devretmek suretiyle, müteahhitlerin sözleşmeden kaynaklanan devir yetkisini bertaraf edecek olması olduğunu, riskin davacılar açısından yapılan bu ilan nedeniyle acil bir tehlike arz ettiğini, gerçekten, arsa sahibi ... ile Beylikdüzü Belediyesi arasında yapılan 16/08/2018 tarihli sözleşmede, arsa sahibine , pazarcılara tahtaların (tezgahların) kullanım hakkını bedeli mukabilinde devredebileceği ve tahsis için Belediye’ye muvafakat vereceği kararlaştırıldığını, Mahkemece tedbir kararı verilmediği takdirde, halihazırda ... ve ... Şirketi anılan belediye ile yapılan sözleşmeye dayanarak hem kalan tahtaların kullanım hakkını pazarcılara devredebilecek hem de Belediye nezdindeki tahsis işlemine muvafakat verebileceğini, ... ve ... şirketinin ihtilaf konusu pazar tahtaları (tezgâhları) üzerinde dilediği gibi tasarrufta bulunması, davacıların sözleşmeden kaynaklanan haklarını kullanamamalarına ve zarar görmelerine neden olacağını, Beylikdüzü Belediyesinin tahsis ilanındaki son süre 30/05/2024 tarihi olduğunu, bu tarihe kadar tedbir verilmediği takdirde ... ile ... tahtaların kullanım hakkını üçüncü kişilere devrederse, Hizmet ve İnşaat Karşılığı Hasılat Paylaşım Sözleşmesi’nde davacılara sağlanan devir hakkının içi boşalmış olacak ve sözleşmenin aynen ifası davasının kazanılmasının pratik bir faydası kalmayacağını, bu nedenle durumun aciliyeti nedeniyle dilekçelerin teatisi beklenildiğinde bu sürenin dolmuş olacağını ve verilecek tedbir kararının dahi bir pratik faydası olmayacağını, tedbir kararının sadece tahtaların kullanım hakkının üçüncü kişilere devredilme tehlikesini bertaraf etmeye yönelik olduğu göz önüne alındığında karşı tarafa da bir zarar söz konusu olmayacağını, dava konusunun ortadan kalkacağı veya dava sonunda elde edilmesinin çok güç bir hâl alacağı şimdiden ortada olduğundan bu tehlikeyi ve potansiyel zararı şimdiden önleyecek bir tedbir kararı verilmesi gerektiğini ayrıca izaha gerek olmadığını, dosyaya sunulan deliller incelendiğinde; davalı tarafça sözleşmenin feshine ilişkin olarak davacılara gönderildiği beyan edilen fesih ihbarına ilişkin evrakın dosyada bulunmadığı kaldı ki feshin haklı olup olmadığının, tarafların edimlerini gereği gibi yerine getirip getirmediğinin yargılamayı gerektirdiği, uyuşmazlığı çözer şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesinin de mümkün olmadığı şeklindeki gerekçesi yönünden: Mahkemenin fesih ihbarına ilişkin evrakın dosyada bulunmadığı gerekçesi eksik incelemeye dayandığını, Mahkemenin gözünden kaçtığını, feshin haklı olup olmadığının, tarafların edimlerini yerine getirip getirmediğinin yargılamayı gerektirdiği şekilindeki gerekçe de yerinde olmadığını, dosyaya sunulan delillerle davacıların edimlerini yerine getirdiğini, bu husus yargılamayı gerektirse bile sunulan fesih ihbarnamesi içeriği feshin haksız olduğunu açıkça gösterdiğini, tedbir kararı feshin haklı olup olmadığı yönünde olmayıp iş bu feshin doğurduğu telafisi İmkansız sonuçların yargılama sonuçlanıncaya kadar önüne geçmediğini, Tedbir Kararı uyuşmazlığı çözer şekilde bir tedbir kararı olmayıp dava sonunda sözleşmenin aynen ifası yönünde karar verildiğinde ortada uygulanacak bir sözlemenin kalması için olduğunu, aksi halde ortada uygulanacak bir sözleşme kalmayacağını, tedbir talebinin reddedilmesi ile davacının uğrayacağı zarar, tedbir talebinin kabulünün davalılar ... ve ...’a vereceği zarardan çok daha fazla olduğunu, tedbir talebi kabul edildiği takdirde, davalılar ... ve ...’ın katlanmak zorunda olacağı yegâne külfet, tahtaların kullanım hakkını devredebilmek için davanın sonuçlanmasını beklemek olacağını, Mahkeme yargılama sonunda davacıların haksız oldukları sonucuna varırsa, tedbir kararını kaldırabileceğini, davalılar tarafından fesih ihtarnamesi gönderilmeden önceki işlemler göz önüne alındığında davalıların tahtaların kullanım haklarını devredebilmek için davanın sonuçlanmasını beklemesinin katlanması gereken bir külfet olduğunu ayrıca izaha gerek olmadığını, davacıların ihtiyati tedbir talebinin maddi hukuk temelini, davalılar ... ve ...’ın sözleşmeyi haklı bir nedene dayalı olmaksızın feshetmesi ve bu suretle, davacılara sözleşmede öngörülen haklarını (pazar tahtalarının kullanımı devretme hakkını) kullandırmaktan imtina etmesi teşkil ettiğini, sunulan delillerden de görüleceği üzere davacıların sözleşmede kendi üzerlerine düşen borcu ifa ettiklerini, davacıların iş bitirme belgesiyle de sübut bulan projeyi inşa ve teslim borcunu yerine getirdiklerini, pazar tahtalarının tahsisine başladıkları; dolayısıyla, sözleşmeye uygun davranışlar sergiledikleri dosyadaki delillerle sabit olduğunu, davacıların pazar tahtalarının tahsisi ve pazarlaması için çok sayıda esnafla görüştükleri; anlaştıkları esnaflardan aldıkları avans bedellerini ...’a aktardıklarına dair dosyaya delillerin sunulduğunu, dava dosyasındaki beyan ve sunulan delilleri tedbir talebinin dayandığı vakıaları açıkça izaha yeterli olup , tehlikenin varlığını açıkça ortaya koymadığını, dava konusu hakkın asıl davada elde edilmesini olumsuz yönde etkileyebilecek nitelikte olduğu ortada olup yaklaşık ispat koşuluda söz konusu olduğunu, mahkemece 09/05/2024 tarihli ara kararla verilmiş olan İhtiyati Tedbir Talebinin reddi yönündeki yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur . Taraflar arasındaki uyuşmazlık,6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinin bir türü olan inşaat sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit talebine ilişkindir. Davacılar yüklenici, davalılar ise arsa sahibidir. Davacılar ile davalılardan ... arasında 22/06/2018 tarihli Hizmet ve inşaat yapımı karşılığı hasılat paylaşım sözleşmesi akdedilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 389 v.d. maddelerinde geçici hukuki korumalar arasında ihtiyati tedbir düzenlenmiş olup, maddede "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeni ile hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebi ile bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." düzenlemesi bulunmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 389. maddesinde ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin “uyuşmazlık konusu hakkında” verileceği hüküm altına alınmıştır. Buna göre ihtiyati tedbirin ancak "uyuşmazlık konusu hakkında" verilebileceği dikkate alınarak tedbire esas olan hakkın iyi belirlenmesi gerekir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu olan hakkı oluşturacaktır. Kanun, “uyuşmazlık konusu hakkında” diyerek bu hususa vurgu yapmıştır (m. 389/1). Bu nedenle ihtiyati tedbir, dava konusu hak, mal ya da şeyler üzerinde uygulanabilir. Somut olayda; talep taraflar arasında imzalanan sözleşmenin feshinin geçersizliğinin tespiti, sözleşmenin aynen ifası talebine ilişkin olup, feshin haklı olup olmadığının, tarafların edimlerini gereği gibi yerine getirip getirmediğinin yargılamayı gerektirmesi sebebi ile mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/05/2024 tarih ve 2024/276 Esas sayılı ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince REDDİNE, 2-İstinaf harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f bendi gereğince KESİN olmak üzere 10/09/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32