SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/897

Karar No

2024/545

Karar Tarihi

11 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

15.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/897

KARAR NO: 2024/545

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 20/03/2024

NUMARASI: 2018/730 Esas (Derdest)

Birleşen İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/500 Esas sayılı dosyası

DAVANIN KONUSU: Sözleşmenin İptali|

KARAR TARİHİ : 11/07/2024

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Asıl dava dosyasında Davacı vekili; taraflar arasında Üsküdar ... Noterliği’nin 21/04/2017 tarihli ve ... yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi imzalandığını, akabinde taraflar Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Tadili Sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşme gereğince bitişik arsa satın alma işlemlerinin arsa maliklinin yürütüleceği, inşaat satın alma bedelinin 3 işgünü içerisinde müteahhit tarafından müteahhit'e ödeneceği kararlaştırıldığını, sözleşmeye aykırı davranılması halinde sözleşmenin tek taraflı fesih için yeterli olacağını, sözleşme gereğince: ... İlçesi, ... (...) mahallesinde bulunan ... ada ... parsel sayılı taşınmazın ... hissesinin 4706 sayılı Kanun 4/c uyarınca davacıya satılmasını talep ettiklerini, satın alma taleplerinin İstanbul Valiliği Defterdarlık Anadolu Yakası Milli Emlak Dairesi Başkanlığı Kadıköy Emlak Müdürlüğü’nün 05/02/2018 tarihli yazısı ile davacının satın alma talebinin kabul edildiğini, satın alma yazının tebliğinden itibaren 15 gün içinde satış bedeli olan 2.099.097,00 TL’nin ödenerek tescil işleminin yapılması istenildiğini, davalı müteahhit bedeli ödemesi için ihtarname tebliğ ettiklerini ancak ödemenin yapılmadığını, davalı edimlerini süresinde yerine getirmediğini belirterek taraflar arasında imzalanan sözleşmenin davalı şirketin edimini yerine getirmemesi sebebiyle feshine, davacının uğramış olduğu zarar ve kazanç kaybının şimdilik 50.000,00 TL tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, sözleşmenin ifası davacı tarafın haksız ve kötü niyetli davranışları sebebiyle imkansız hale geldiğini, davacı taraf sözleşmeye konu taşınmazı sözleşmenin devamı esnasında bilgileri dışında 3. Kişiye devir ettiğini, sözleşmenin uygulanmasının imkansız hale geldiğini ve bunun sebebinin davacı taraf olduğunu, davacı taraf sebebiyle sözleşme imkansız hale geldiğinden tazminat talep etme haklarının bulunmadığını, sözleşmenin arsa sahibince tek taraflı olarak feshi mümkün olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Birleşen dosya davacısı ... şirket vekili; taraflar arasında düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı sözleşmelerinin düzenlendiğini, sözleşme gereğince ... mahallesi ... ada ... parselde kayıtlı 5.080 m2 arsa ile irka inşaat adına satın alacağı 1.475 m2 arsa üzerine konut yapmayı ve irka inşaatın bağımsız bölümlerin %50 hissesini müteahit'e verilmesini kabul ettiğini, ... şirketinin arsayı satın alarak İrka inşaat adına tescil ettirdiğini, arsa alımı için toplam 4.535.000,00 TL ödendiğini, ayrıca diğer masraflar ile birlikte toplam 7.878.000,00 TL ödeme yapıldığını, inşaat devam etmekte iken davalı tarafın sözleşme gereğince üzerine düşen yükümlüklerini ve arsa üzerindeki ipotekleri fek etme taahhüdünü yerine getirmediğini, arsayı 3 parsele tefrik ederek üçüncü kişilere satarak devir ettiğini, akabinde davalının sözleşmeyi fesih ettiğini belirterek menfi ve müspet zararlarının tazmini için 100.000,00 TL tahsilini talep etmiştir. Asıl davacı davalı- birleşen davada davalı ... şirketi ve ve ... vekili tarafından sunulan 19.03.2024 tarihli dilekçesi ile; bilirkişi heyet raporu ile ... şirketi tarafından 6.715.533,69 TL masraf yapıldığı ve 1.577.000,00 TL İrka inşat şirketine gönderildiği anlaşılmakla toplam 8.292.533,69 TL tutarlı alacak olduğunu, İrka şirketi haksız olarak sözleşme konusu parselleri üçüncü kişileri satarak devir etmek suretiyle mal kaçırmak amacıyla hareket ettiğini belirterek muvazaalı devredilen taşınmazlar üzerine teminatsız olarak ihtiyati tedbir vedavalı borçlunun mallarına İİK 257 maddesi hükmü gereği ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir. Mahkemece, dosya kapsamı itibariyle bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi heyeti tarafından 08.02.2024 tarihli raporu dava dosyasına sunulmuş olduğu anlaşılmıştır. Dava dosyasına davacı İrka şirket vekili tarafından 11.07.2023 tarihli dilekçe ile ibraname sunmuş olduğu anlaşılmıştır. Mahkeme 20.03.2024 tarihli duruşmada 4 nolu ara kararı ile " Tahkikatın devam ettiği, dosyaya sunulan ibranın da irdelenmesi gerektiği nazara alınarak birleşen dosya davacısı ... vekilinin ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir.Birleşen dosyada Davacı vekili istinaf dilekçesinde; İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/730 Esas sayılı dosyası ile yargılaması devam eden ve İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2019/500 Esas sayılı dosya ile birleşen davada 08.02.2024 tarihinde tanzim edilen ek bilirkişi raporunda; ... tarafından 6.715.533,69 TL masraf yapıldığı ve 1.577.000,00 TL İrka İnşaat'a gönderildiği anlaşılmakla toplamda 8.292.533,69.-TL alacak tutarı bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olduğunu, dava değeri 8.292.533,69.-TL tutarı üzerinden ıslah edildiğini, bilirkişi heyetinin raporu ile de davalarının haklılığı ortaya konulduğunu, dosyaya sunulan deliller ile davalı şirketin yükümlülüklerini yerine getirmeye başladığı ve karşı tarafın kusurlu ve muvazaalı davranışı ile ... sözleşmede ifa imkansızlığına düşerek uğradığı zararlara ilişkin somut kanıtların dosyaya sunulduğunu, davalı İrka İnşaat, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine konu taşınmazları haksız ve hukuka aykırı bir şekilde mal kaçırmak maksadıyla üçüncü şahısa devrettiğini, ilk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılamada incelenen ticari defter kayıtları, tapu kayıtları ve deliller incelendiğinde taşınmazları satın alan ... ile İrka İnşaat arasında organik bağ bulunmakta olduğu ispat edildiğini, ... devir işlemlerinin muvazaalı olduğunu, muvazaalı devredilen taşınmazlar üzerine teminatsız olarak ihtiyati tedbir ve davalı borçlunun mallarına iik 257. madde hükmü gereği ihtiyati haciz talebinin bulunduğunu, ihtiyati hacizde yakın ispat koşulu bilirkişi heyetinin 08.02.2024 tarihli raporu ile de gerçekleşmiş olduğunu, sözleşme konusu taşınmazlar üzerine ve davalı şirketin diğer mal varlıkları üzerine teminatsız olarak ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir koyulmasını talep ettiklerini, haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında tazminat yükümlülüğünün olay tarihi itibariyle muaccel hale geldiğini, davalı borçlu,taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını kaçırmış ve bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunduğunu, dava konusu alacağın rehinle teminat altına da alınmadığını, davalı borçlu şirketin mallarına İİK 257. madde hükmü gereği ihtiyati haciz uygulanmasını da ayrıca talep ettiğini, ... tarafından kötü niyetli olarak mal kaçırma kastı ile Evet Reklam'ın sözleşmede ifa imkansızlığına düşerek uğradığı zararlara ilişkin somut kanıtlar dosyaya sunulmuş ve 08.02.2024 tarihli ek bilirkişi raporu ile de ispat edildiğini, mağduriyetin önlenmesi amacıyla sözleşmenin konusu taşınmazlar üzerine ve davalı şirketin diğer mal varlıkları üzerine teminatsız olarak ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir koyulmasını talep ettiklerini, ilk derece mahkemesi tarafından ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir konulması talebinin reddedilmesinin usul ve yasalara aykırı olduğunu, belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinin bir türü olan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesidir. Asıl davada davacı - birleşen davada davalı sahibi, asıl davada davalı ve birleşen davada davalı yüklenicidir. İhtiyati tedbirin şartları 6100 Sayılı HMK'nın 389/1. maddesinde genel olarak düzenlenmiştir. Buna göre, mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK'nın 390/3 maddesine göre, tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak, yasal delillerle ispat etmek zorundadır. Buradaki ispatın ölçüsü, “yaklaşık ispat” kuralına göre belirlenir. Yaklaşık ispat kuralı uygulanırken, iddianın doğruluğunu kabul etmekle birlikte, aksinin mümkün olduğu ihtimalini de gözetmelidir. Bu nedenle, ihtiyati tedbire karar verilirken, talebin haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan kural olarak teminat alınır. Geçici hukuki koruma kapsamında olan ihtiyati tedbir kararı verirken hakim, asıl uyuşmazlığı çözecek içerikte bir karar vermemelidir. Bununla birlikte, ihtiyati tedbire karar verilirken tarafların çıkar dengesini ve ihtiyati tedbirin amacını hakimin gözetmesi gerekli ve zorunludur. İhtiyati tedbir kararı verilmesinde hakime geniş bir takdir alanı bırakılmışsa da; hakim, her somut olayda, ihtiyati tedbir şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini dikkatlice incelemelidir ve hangi yasal sebebe ve hangi somut duruma göre ihtiyati tedbir kararını verdiğini kararında belirtmelidir. İhtiyati tedbir şartları mevcut değilse, Yasa’nın öngördüğü ölçüde ispat edilememişse, ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmelidir. Anayasanın 141/3. Maddesine göre mahkeme ihtiyati tedbir isteminin kabulü ile ihtiyati tedbir kararı vermesi veya istemin reddine karar vermesi hallerinde kararında hukuksal gerekçe göstermek zorundadır. İİK'nın 257. maddesinde rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ancak borçlunun belirli bir yerleşim yerinin bulunmaması veya mallarını gizleme, kaçırma, kaçma gibi alacaklının haklarını ihlal eden eylemlerde bulunması halinde ihtiyati haciz kararı verilebileceği düzenlenmiştir. İhtiyati haciz talep eden taraf, öncelikle dilekçesinde dayandığı ihtiyati haciz sebebini belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak, yasal delillerle ispat etmek zorundadır. Somut olayda, asıl ve birleşen dava dosyası itibariyle mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve bilirkişi raporundan dava dosyasına rapor sunulmuştur. Özellikle asıl dava davacısı ve karşı dava davalı vekili tarafından dava dosyasına ibraname sunulmuş olup, bu husus taraf beyanları alındıktan sonra mahkemece değerlendirilmesi gerekmektedir. Bilindiği gibi alacak konusunda ibra'nın bulunması yargılamayı etkiler mahiyettedir. Bu sebeple Mahkemece dosyaya sunulan ibraname itibariyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi doğru olmuştur. Bununla birlikte, birleşen dosya davacı vekili tarafından, sözleşmeye konu arsa üzerine ihtiyati tedbir ve davalı borçlu üzerindeki mallar için ihtiyati haciz talebinde bulunulmuş, mahkemece ihtiyati haciz talebi hususunda bir karar vermiştir. Mahkemece ihtiyati tedbir hususunda bir karar verilmediğinden bu hususta bir inceleme yapılmamıştır. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/03/2024 tarih ve 2018/730 Esas sayılı ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince REDDİNE, 2-İstinaf harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f bendi gereğince KESİN olmak üzere 11/07/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkesingereğigörüşülüpreddineİptali|Sözleşmeninistanbulkonusudüşünüldühükümnumarasıolmadığına

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim