SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 15. HD 2024/757 E. 2024/463 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/757

Karar No

2024/463

Karar Tarihi

30 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

15.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/757

KARAR NO: 2024/463

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 01/04/2024

NUMARASI: 2023/850 Esas (Derdest)

DAVANIN KONUSU: Tapu iptali ve tescil

KARAR TARİHİ: 30/05/2024

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; terditli olarak taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptal ve tescil, olmadığı taktirde tazminat talebine ilişkin olup; mahkemece davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı davacı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili, müvekkili ile davalı ... Adi Ortaklığı arasında 21/02/2020 tarihinde ... Projesi Sözleşmesi akdedildiğini, projede yapılacak işlere ilişkin teknik hususların sözleşmede ayrıntılı olarak düzenlendiğini, müvekkilinin sözleşme kapsamında dış cephe mimari alüminyum sistem ve kompozit kaplama işleri yapmayı üstlendiğini, iş bedelinin sözleşmede 15.150.000,00 TL + KDV olarak belirlendiğini, sözleşmenin eki olan Ödeme Planı’ndan görüldüğü üzere, davalıların müvekkiline sözleşme bedelinin KDV dâhil 6.700.000,00 TL’lik kısmını barter yoluyla 8 adet daire ile ödemeyi taahhüt ettiğini, müvekkilinin, sözleşme kapsamında kendisine düşen işin büyük bir kısmını tamamladığını, kalan cüzi kısmın da davalıların müvekkiline yer teslimini sağlayamamalarından kaynaklandığını, vadeleri dolmuş olmasına rağmen söz konusu dairelerin bugüne kadar müvekkili şirkete teslim edilmediğini, ayrıca sözleşmede müvekkili şirketin hak kazanmış olduğu bağımsız bölümlerin satış ve tapu devrini istediği zaman alabileceğinin düzenlendiğini, söz konusu düzenleme uyarınca hak kazanılmış olmasına rağmen bugüne kadar herhangi bir tapu devri yapılmadığını, bu durumun yükümlülüğünü yerine getirmiş bulunan müvekkilinin mağduriyetine yol açtığını, sözleşme kapsamında müvekkilinin yüklenmiş olduğu edimlerin tamamını yerine getirdiğini, ancak davalılar tarafından inşaatın montaj aşamasına getirilmemesinden dolayı iş verilmemesi nedeniyle henüz tamamlanmayan kısmı da bitirmeye hazır olan müvekkilinin, işin verilmesini beklediğini, inşaatı montaj aşamasına getiremeyen davalılara bu yükümlülüklerini hatırlatmak amacıyla 28/12/2021 tarihinde ihtarname gönderildiğini, bu nedenle müvekkili şirkete geç teslim ile ilgili kusur atfedilemeyeceğini, binanın dışında yer alan yük ve insan taşımaya yarayan asansörün (alumak) varlığı sebebiyle bu alanlarda imalat yapılamadığını, müvekkiline de bu nedenle yer teslimi yapılamadığını, bina girişi, girişteki lobiye ait tüm cephe sistemleri, ana giriş kapıları, ve çelik imalatları, binanın cephesinde yer alan kompozit panel kaplamalar, balkonların korkuluk sistemleri ve buralarda kullanılan camlı kapıların takılacağı yerler montaja hazır hale gelmediğinden müvekkili tarafından bu kısımların montajlarının yapılamadığını, bunların dışında binanın zemin katında ticari ve sosyal alanlarda kullanılacak katlanır kapı ve pencereler sözleşmede yer alsa da buraya takılacak imalatların niteliği ile ilgili müvekkiline bir bildirim yapılmadığından buralarda da montaj yapılamadığını, henüz montajı yapılmamış imalatlar için tespit konusu bina ve yapıların, inşaat tekniği bakımından bahsi geçen imalatları montaja hazır halde olup olmadıklarının tespiti, yapıların montaj için hazır olmaması durumunda sebebinin tespiti için İstanbul Anadolu 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'ne müracaat edildiğini, tespite konu imalatların zarara uğrama ihtimali nedeniyle delillerin kaybolmadan önce tespitini istemek gerektiğini, 21/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda, inşaatın durmuş olduğu ve şantiye binasında kimsenin bulunmadığının tespit edildiğini, inşaatın hangi sebeple durdurulduğunun ise tespit edilemediğini, söz konusu raporda, müvekkilinin sözleşme gereği yüklenmiş olduğu edinimlerin tamamını yerine getirmiş olduğunun belirlendiğini, montaj yapılacak tüm malzemelerin şantiye deposunda istiflendiğini, ancak malzemelerin takılacağı yerler montaja hazır hale gelmediğinden montaj işleminin yapılamadığının belirtildiğini, bu sebeple müvekkili şirkete geç teslim ile ilgili kusur atfedilemeyeceğini, davalıların müvekkiline sözleşme bedelinin KDV dâhil 6.700.000,00 TL’lik kısmını barter yoluyla 8 adet daire ile ödemeyi taahhüt ettiklerini, ancak vadeleri dolmuş olmasına rağmen bu dairelerin hala müvekkile teslim edilmediğini ileri sürerek müvekkilinin payına isabet eden İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, ... Ada, ... Parsel .... kattaki ..., ..., ..., ... nolu, ....kattaki ... ve ... nolu,....kattaki ... ve ... nolu bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının iptali ile müvekkili adına tesciline, bunun mümkün olmaması halinde müvekkilinin payına isabet eden 8 adet barter dairenin dava tarihindeki rayiç bedelleri karşılığının müvekkiline ödenmesine, sözleşmenin Ödeme Genel Şartları başlığı altında " İşveren taşerona yukarıda belirtilen 234 ve 235 numaralı daireleri 2+1 daire olarak eşyalı teslim edecektir" hükmü gereğince 234 ve 235 numaralı dairelerin eşyalı olarak müvekkiline teslimine, bunun mümkün olmaması halinde bu dairelerin eşya fiyatı olarak dava tarihi itibariyle şimdilik 10.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, dava konusu bu bağımsız bölümler üzerine üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, tapu kayıtlarından dava konusu bağımsız bölümlerin dava tarihinden önce davalılar tarafından üçüncü kişilere satıldığının anlaşıldığı, ihtiyati tedbirin yalnızca dava konusu hakkında verilebileceği gerekçesiyle davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesiyle, yerel mahkemenin kararında ihtiyati tedbirin yalnızca dava konusu hakkında verilebileceği ifadesinin Yargıtay uygulaması ile çeliştiğini, mahkemenin netice-i talebin tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olduğu gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebini reddetmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalarının terditli açıldığını, bu nedenle de taşınmazların üçüncü kişilere satılmış olması nedeniyle ihtiyati tedbir talebinin reddedilmesinin kabul edilemeyeceğini, davalıların, müvekkili davacının alacaklarının tahsilini imkansız hale getirmek için taşınmaz ve araçlarını elden çıkardıklarını, sürecek yargılama sonucunda tedbir verilmemesi halinde alacağın tahsili imkansız hale geleceğini, kaldı ki sözleşmeye göre müvekkiline verilmesi gereken dairelerinde 3. Kişilere satılmış olduğu ve müvekkilinin de edimini yerine getirmiş olduğu belirli olmasına rağmen alacağı karşılayacak şekilde davanın da para alacağına dönüşmüş olması nedeni ile ihtiyati haciz niteliğinde tedbir kararının verilmesinin elzem olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı taşeron, davalı ise yüklenicidir. Taraflar arasında 21/02/2020 tarihinde ... Projesi Sözleşmesi akdedilmiştir. Sözleşme ile davacı taşeron sıfatıyla, davalının yüklenicisi olduğu ... Projesi kapsamında dış cephe mimari alüminyum sistem ve kompozit kaplama işleri yapmayı üstlenmiş olup, iş bedeli sözleşmede 15.150.000,00 TL + KDV olarak belirlenmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 389 v.d. maddelerinde geçici hukuki korumalar arasında ihtiyati tedbir düzenlenmiş olup, maddede "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeni ile hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebi ile bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." düzenlemesi bulunmaktadır. İhtiyati tedbir talep eden taraf, tedbire esas olan hakkını, ihtiyati tedbir sebep veya sebeplerini keza davanın esası yönünden de haklılığını ispat etmelidir. Ancak burada tam ispat aranmayıp yaklaşık ispatla yetinilecektir. (HMK m.390/3) Yani ispatı gereken hususların tam olarak değil kuvvetle muhtemel gösterilmesi yeterlidir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 389. maddesinde bu iki hususa yer verilmiş, ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin “uyuşmazlık konusu hakkında” verileceği hüküm altına alınmıştır. Buna göre ihtiyati tedbirin ancak "uyuşmazlık konusu hakkında" verilebileceği dikkate alınarak tedbire esas olan hakkın iyi belirlenmesi gerekir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu olan hakkı oluşturacaktır. Kanun, “uyuşmazlık konusu hakkında” diyerek bu hususa vurgu yapmıştır (m. 389/1). Bu nedenle ihtiyati tedbir, dava konusu hak, mal ya da şeyler üzerinde uygulanabilir. O halde yapılan bu açıklamalar ışığında somut olayda; mahkemece yukarıda açıklanan maddeler uyarınca dava tarihinden önce 3.şahıslara satıldığı tespit edilen taşınmazlar hakkında ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği gözetilerek bu gerekçeyle davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı yan bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/04/2024 tarih ve 2023/850 Esas sayılı ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince REDDİNE, 2-İstinaf harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f bendi gereğince KESİN olmak üzere 30/05/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bırakılmasınadavanınkesinvegereğiTapugörüşülüpreddineiptalitescilistanbulkonusudüşünüldühükümnumarasıolmadığına

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim