İstanbul BAM 15. HD 2024/532 E. 2024/406 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
bam
2024/532
2024/406
14 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/532
KARAR NO: 2024/406
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 20/12/2023
NUMARASI: 2023/117 Esas, 2023/116 Karar
DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz
KARAR TARİHİ: 14/05/2024
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda değişik işler esası üzerinden verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekili, Davacı şirketin yat inşası tamiri ve bakımı sektöründe hizmet veren bir tersane olduğunu, davalı maliki olduğu “...” isimli yatın tamamlanması için anlaştıklarını, taraflar arasında 21.01.2021 tarihli sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme bedeli olarak 18.975.610,00 Euro belirlendiğini, iş bedeli on iki taksitte yapılması kararlaştırıldığını, sözleşme gereğince yat maliki borçlunun yetkili temsilcisi olarak ...'in atandığını, davacı şirketin sözleşme kapsamındaki tüm yükümlülüklerini yerine getirmesine ve projeye devam etmesine rağmen borçlu tarafından 03.03.2022 tarihli e-posta ile yatının tamamlanmasına ilişkin projeye daha fazla bütçe sağlanamayacağı bu itibarla devam edilmeyeceği bildirildiğini, sözleşme ile belirlenen on iki taksitten yalnızca beş taksidinin ödendiğini, kalan ödemelerin yapılmaması ve yatın tersane sahasında terk edilmesi nedeniyle sözleşme uyarınca elde edeceği kârdan mahrum kaldığını, bu durum yatın tersanede öngörülenden çok daha uzun süre kalmasına sebebiyet verdiğini, sözleşmenin öngörülen süreden önce feshedilmesi nedeniyle davacı şirketin tedarikçileri ile sözleşmelerinin feshedilmesi nedeniyle ilâve zararlara uğradığını, bu görüşmelerden bir sonuç alınamaması ve borçlunun sözleşmeye aykırı davranmaya devam etmesi nedeniyle davacı şirketin sözleşmenin 17.maddesi uyarınca borçlu şirkete 04.10.2022 tarihinde temerrüt ihtarı gönderildiğini, borçlunun yatın üçüncü bir kişiye satışı için uğraştığı yönünde beyanlar ile davacının bir yıla yakın süre boyunca oyaladığını, davacı şirket tarafından borçluya iletilen 04.03.2023 tarihli bir ihbar yazısı ile projenin finanse edilmeyeceğinin bildirildiği tarihten bu yana sözleşmeyi ifaya devam etmediği için sözleşmenin sona erdirildiği bildirildiğini, borçlu tarafından sözleşmenin haksız şekilde sona erdirilmesi üzerine, oluşan zararların tazmini amacıyla sözleşmede yer alan tahkim şartı gereğince davacı şirketin borçlu aleyhine Londra’da tahkim yargılaması başlattığını, davacı şirketin İngiltere’de derdest tahkim yargılamasına konu alacağı yatın yeniden yapımı, onarımı ve tamamlanması amacı ile akdedilen sözleşmeden ve yatın muhafazası için yapılan masraflardan kaynaklanmakta olup TTK m. 1352/1 hükmünün (m) ve (l) bentleri uyarınca “deniz alacağı” vasfında olduğunu, tahkim yargılamasına deniz alacağı vasfını haiz ve sözleşmeden doğan işbu başvuruya konu 5.467.000 Euro kâr kaybı, 188.717,14 Euro sözleşmenin feshi nedeniyle yatın yer değiştirme, denize indirme, çekme gibi işlemler için yapılan masrafların, sözleşmenin feshedildiği 04.03.2023 tarihinden 20.10.2023 tarihine kadar geçen 230 gün için 2.300.000 Euro işgaliye bedeli olmak üzere toplam 7.955.717,14 Euro alacak konu edildiğini, başlatılan tahkim yargılamasında borçlu, yatın koşulsuz olarak kendilerine teslimini, davcı şirkette Türkiye’de başlatıldığı ve başlatılacak olan yasal süreçlerin durdurulması talebiyle Hakem Heyeti’ne bir başvuru yaptığını, Hakem Heyetinin bu talebinin henüz deliller, hatta cevap dilekçesi dahi sunulmadan değerlendirerek ve 27.11.2023 tarihli bir ara karar ile yatın borçluya iadesine, davacı tarafça karar tarihi itibariyle Türkiye’de yürütülen yargısal süreçlerin durdurulmasına, ihtilâfın esası ile ilgili Türkiye’de ya da İngiltere dışında başka bir yerde yargısal işlem yapılmamasına, davacı şirketin mevcut tahkim yargılamasına konu talepler yönünden yatın ihtiyati haczi yolu ile azami 4.170.000 Euro alacak, buna ilişkin faiz ve dava masrafları teminat talep edebileceğine karar verildiğini, ihtiyati haciz taleplerinin reddedilmesi hâlinde ise davacı şirketin alacağının tahsili imkânını tümüyle yitirdiğini, tahkimde görülen davayı kazandığında müddeabihi kaybetmiş olacağını beyanla fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile İngiltere’de derdest tahkime konu 7.955.717,14 Euro tutarındaki deniz alacağı için “...” isimli yatın ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkeme, Davacı tersanenin ... gemisine yapmış olduğu bakım onarım işlemlerinden kaynaklanan nihai alacak tutarı hakem yargılaması sonucunda ortaya çıkacak olmakla birlikte, hakem kurulunun 27/11/2023 tarihli ara kararı ile bu aşamada öngörülen alacak miktarı 4.170.000 Euro olarak tespit edilip, alacağa bileşik faiz uygulanacağı kabul edildiğini, bu durumda 4.170.000 Euro davacı alacağı mevcut delillere göre TTK'nun 1362.maddesi uyarınca yaklaşık ispat kurallarına göre ispatlanmış olduğundan TTK 1353 ve devamı maddeleri uyarınca ihtiyati haciz koşullarının oluştuğu değerlendirildiğini, 4.170.000 Euro alacağın bakım onarım sözleşmesinin feshedildiği 04/03/2023 tarihinden, ihtiyati haciz talep tarihi olan 18/12/2023 tarihine kadar %5 oranı üzerinden işleyen bileşik faiz tutarı 167.965,19 Euro olarak tespit edidiğinden, buna göre 4.170.000 Euro asıl alacak ve 167.965,19 Euro işlemiş faizden oluşan toplam 4.337.965,19 Euro alacak üzerinden ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin alacak talebi yargılamayı gerektirdiğinden talep edenin talebinin kısmen kabulü ile 4.337.965,19 Euro alacak ile sınırlı olmak üzere ... IMO numaralı, ... Bayraklı ... isimli yatın ihtiyaten haczine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinafında, mahkemenin 20.12.2023 tarihli kararı ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilen 3.617.751,95 EURO bakımından kararın dayandığı sebepler dosyadaki delillere ve hukuka açıkça aykırı olduğunu, Mahkemenin 3.617.751,95 EURO’luk kısmın reddedilmesinin yalnızca bu kısım yönünden “talebin yargılamayı gerektirdiği” yönündeki kabule dayandığını, oysa talep dilekçesinde de ifade olunduğu üzere talebe konu bütün alacak (İlk Derece Mahkemesince kabul edilen ve edilmeyen) aynı nedene, aynı nitelikteki delillere dayalıdır ve talebin kısmen kabulüne yönelik verilen karar gerekçesinde de yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğinin belirtildiğini, kabul edilen kısım bakımından gerçekleşen yaklaşık ispat ısmının reddedilen kısım bakımından da gerçekleştiğini, verilen kararın hatalı ve kendi içinde çelişkili olduğunu, davacı şirketin ve borçlu, borçlu’nun maliki olduğu ve ihtiyati haciz talebine konu “...” isimli yatın (“Yat”) on iki taksitte ödenecek toplam 18.975.610,00 EURO bedel karşılığında tamamlanmasının 21.01.2021 tarihli bir Tamamlama Sözleşmesi (“Sözleşme”) akdettiklerini, davacı şirketin sözleşme kapsamındaki tüm yükümlülüklerini yerine getirmesine borçlu tarafından 03.03.2022 tarihli e-posta ile Yatın’ın tamamlanmasına ilişkin projeye daha fazla bütçe sağlanamayacağını ve taksitlerden yalnızca beşinin ödendiği bakiye ödemenin ise yapılmadığı hususunun açık olduğunu, davacı şirket tarafından borçluya iletilen 04.03.2023 tarihli bir ihbar yazısı ile projenin finanse edilmeyeceğinin bildirildiği tarihten (03.03.2022) bu yana sözleşme’yi ifaya devam etmediği için sözleşme’nin sona erdirildiğini, borçlu tarafından sözleşme’nin haksız şekilde ihlâl edilmesi ve sona erdirilmesi üzerine, oluşan zararların tazmini amacıyla sözleşme’de yer alan tahkim şartı gereğince davacı şirketin borçlu aleyhine Londra’da tahkim yargılaması başlattığını, davanın hâlihazırda derdest olduğunu, tahkim yargılamasına ve ihtiyati haciz başvurumuza tamamı Sözleşme’den doğan ve deniz alacağı vasfını haiz [i] 5.467.000 EURO kâr kaybı, [ii] 188.717,14 EURO Sözleşme’nin feshi nedeniyle Yat’ın yer değiştirme, denize indirme, çekme gibi işlemler için yapılan masraflar [iii] sözleşme’nin feshedildiği 04.03.2023 tarihinden 20.10.2023 tarihine kadar geçen 230 gün için 2.300.000 EURO işgaliye bedeli olmak üzere toplam 7.955.717,14 EURO alacak konu edildiğini, tüm alacakların esasen Sözleşme’den ve Sözleşme’nin borçlu tarafından haksız şekilde ihlali ile ifa edilmemesinden kaynaklandığını, tahkim heyeti 27.11.2023 tarihli ara karar borçlunun talebini henüz deliller, hatta cevap dilekçesi dahi sunulmadan acele bir duruşma ile değerlendirildiğini, , Hakem Ara Kararı’nda kâr kaybı talebine yönelik sözleşme bedelinin ödenmemiş kısmı (8.549.000 EURO) baz alınarak hesaplama yapıldığını, davacı şirktetin borçlu tarafından sona erdirilen borçlu sözleşme’nin tamamının kârından mahrum kaldığı ve bunu dava ettiği gözden kaçırıldığını, işgaliye bedeli yönünden ise, Sözleşme’nin yürürlükte kaldığı yani feshedilmemiş olduğu durumda borçlu’nun ödemesi gerekecek daha düşük işgaliye bedeline ilişkin düzenleme dikkate alındığını ancak sözleşme’nin feshedildiği ve bu hususta ayrı bir tarifenin bulunduğu gözden kaçırıldığını, haksız feshedilen sözleşme bakımından dolaylı yoldan da olsa davacı şirketin hâlihazırda dava konusu olan alacağının yarısına yakını bakımından teminat isteyemeyeceği sonucu ortaya çıkmakta olduğunu, davacı şirketin 7.955.717,14 EURO alacağının tamamının hatta faiz ve masraflar için teminat ihtiyacı bulunduğunu, borçlunun yabancı ve yurtdışında olması, alacağın teminatının bulunmaması karşısında, “talebin yargılamayı gerektirdiği” gerekçesi ile verilen kısmi ret kararının davacı şirketi büyük ve haksız bir risk altında bıraktığını, belirterek mahkeme kararının kaldırılarak ihtiyati haciz talebinin tamamı olan 7.955.717,14 EURO ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir. Karşı taraf ... ltd şirket vekili istinafında; Taraflar arasında esasa ilişkin bir yargılamanın derdest olduğu ve bu kapsamda verilen kısmi nihai kararın icra edilebilir nitelikte olduğu, ihtiyati haciz talep eden tarafından bu karar uyarınca haciz işlemlerini sonlandırması ve yat'ını iade etmesi gerektiğini, aynı kararda hakem heyetincee karşı yanın talep edebileceği azami teminat miktarına ilişkin bir karar verdiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşme gemi inşaa sözleşmesi olmadığı tamamlama sözleşmesi olduğunu, geminin tersanede aldığı her hizmetin deniz alacağı hakkı vermediğini gibi tersanenin vermiş olduğu bir takım güzelleştirici, zenginleştirici hizmetler de deniz alacağı hakkı sağlamadığını, talep itibariyle eser sözleşmesine dayandığından Deniz ihtisas Mahkemesince yargılama yapılmaması gerektiğini, talep edilen tarafından aynı konuda ve aynı alacakla ilgili olarak yapılan ihtiyati haciz başvurusu red edilmiş ve karar kesinleştiğini, koşulları değişmeyen ve istinaf yargılamasından da eser sözleşmesinden kaynaklandığı kabul edilen talebin reddine karar verilmesini talep ettiklerini, her nekadar ödeme yapılmamış isede toplam 1,8 milyon Euro tutarında alacak talep edildiğini, takiplerden bir tanesi şekli olarak kesinleştiğini, ve takip miktarı 1,35 Euro olduğunu, talep eden tarafından günlük 10.000,00 Euro muhafaza ücreti fahiş olduğu açık olduğunu, taraflar arasında yargılama halen derdest olduğunu, iki adet rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip mevcut olduğunu, itiraz edilerek takiplerin durduğunu, tersaneye hapis hakkı iddiası kapsamında icra dairesince yediemin olarak teslim edilmiş olan davalı malı üzerinde takipten vazgeçilmeksizin ihtiyati haciz istenmesi hukuka aykırı olduğunu, hakem kararı tersanenin belli bir miktardaki haciz talebinin kabul edilmesi gerektiğini belirtmemekte olduğunu ve mahkemenin tespit edeceği tutar açısından da bağlayıcı olmadığını, tersane alacak iddiasını yaklaşık ispat kurallarına göre delillendirmekten uzak olduğunu, talep eden taraf pandemi ve savaş nedeni ile artan maliyetlerin karşılanması için %12 bir fiyat artışı yapılması gerektiği belirtilmekte olduğu iddası ile çelişen mahrum kalınan kar alacağı için yaklaşık ispat kurallarına göre alacak ispat edilmemiş olduğunu, Yat'ın talep eden tersane içinde yer değiştirmesi için talep edilen miktarın fahiş olduğunu, aynı mahkemenin 2023/61 Değişik iş dosyasında verilen kararın istinaf incelenmesini yürüten İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43 ve 15 hukuk dairesi kararları uyarınca talep konusu alacak deniz alacağı hakkı vermediğinden görevsiz e yetkisiz mahkemede verilmiş olması nedeni ile kaldırılması gerektiğini, 2023/61 değişik iş dosyasındaki talebi ile işbu dosyadaki talebin arasında iki katından fazla fark olan karşı yanın alacak iddiasının kötü niyetli bir şekilde abartılmış, dayanaksız ve ispattan uzak olduğunu, yaklaşık ispat şartlarının oluşmadığını, kar kaybı iddiası yargılama ile belli olacağını, günlük muhafaza ücreti talebinin dayanaktan uzak olduğunu, yer değiştirme masrafına ilişkin sunulan faturaların miktar ve tarihler itibariyle ispat kuralını karşılamaktan uzak ve fahip olması nedeni ile kararın kaldırılması gerektiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. İhtiyati haciz isteyen yüklenici, karşı taraf ise iş sahibidir. İİK'nın 257. maddesinde rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ancak borçlunun belirli bir yerleşim yerinin bulunmaması veya mallarını gizleme, kaçırma, kaçma gibi alacaklının haklarını ihlal eden eylemlerde bulunması halinde ihtiyati haciz kararı verilebileceği düzenlenmiştir. İhtiyati haciz talep eden taraf, öncelikle dilekçesinde dayandığı ihtiyati haciz sebebini belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak, yasal delillerle ispat etmek zorundadır. İhtiyati haciz talep eden ile iş sahibi karşı taraf arasında 21.01.2021 tarihli karşı tarafa ait ... isimli yatın 18.975.610,00 Euro bedel ile tamamlanması konusunda sözleşme imzalanmıştır. Talepte bulunan yüklenici edimini tamamladığını, sözleşme bedelinin 12 taksitte ödenmesi kararlaştırıldığını ancak 5 taksit ödendikten sonra karşı taraf 03.03.2022 tarihli e-posta ile bütçe ayıramayacaklarından bahisle ödeme yapamayacaklarını bildirmiştir. Taraflar arasında imzalanan sözleşmede bulunan tahkim şartı sebebiyle talepte bulunan yüklenici tarafından Londra tahkim yargılamasına başlandığı ve tahkim heyeti tarafından 27.11.2023 tarihli ara karar ile Türkiye'deki yargısal süreçlerin durdurulmasını, yatın borçlu olan karşı tarafa iadesini, esasa ilişkin Türkiye dahil başka ülkede yargısal faaliyet sürdürülmemesini, açılan tahkim yargılaması ile talepte bulunan yüklenicinin azami talep edebileceği bedelin 4.170.000,00 Euro ve buna işleyen masraf ve faizlerin olduğu hususunda karar vermiştir. İhtiyati haciz talep eden vekili, kar kaybı için 5.466.873,24 Euro, yat yer değiştirme indirme ve çekme bedeli için üçüncü kişiye ödenen 188.717,14 Euro, tersaneye işgal bedeli günlük 10.000,00 Euro üzerinden 2.300.000,00 Euro olmak üzere 7.955.717,14 Euro üzerinden ihtiyati haciz talebinde bulunmuştur. Mahkemece, talepte bulunan yüklenicinin talebini kısmen kabul ederek; Londra tahkim heyetinin 27.11.2023 tarihli kararı esas almak suretiyle, alacak miktarının yaklaşık olarak ispat edildiğini kabul ederek 4.170.000,00 Euro ve işlemiş faiz olan 167.965,19 Euro olmak üzere toplam 4.337.965,19 Euro alacak itibariyle ... IMO numaralı, ... Bayraklı ... isimli yatın ihtiyaten haczine karar vermiştir. İhtiyati haciz talebinde bulunan ... Gemicilik şirket vekili, İstanbul 17.Asliye Ticaret mahkemesinin 2023/61 Değişik iş esas ve 2023/59 karar sayılı dosyada ; bakiye iş bedeli için 11.600.986,13 Euro ödenmesi gerektiğini, yat sebebiyle tersanenin kullanılmaması sebebiyle her gün için 10.000,00 Euro işgaliye bedeli itibariyle 04.03.2023 tarihinden (sözleşmenin sona erdiği tarih) başvuru yapıldığı 19.07.2023 tarihine kadar geçen 137 gün için 1.370.000,00 Euro olmak üzere toplam alacaklarının 12.970.986,10 Euro itibariyle alacaklı olduklarını belirterek “...” isimli yatın ihtiyaten haczedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, davacı alacağının varlığı, miktarı, muacceliyeti yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı istinaf edilmiş olup, dairemiz 09.11.2023 tarih 2023/1673 esas ve 2023/1233 karar sayılı ilamı ile istinaf taleplerin reddine karar verilmiştir. 4686 Sayılı Milletlerarası Tahkim Kanun'un MTK Madde 6 – Taraflardan birinin, tahkim yargılamasından önce veya tahkim yargılaması sırasında mahkemeden ihtiyatî tedbir veya ihtiyatî haciz istemesi ve mahkemenin de böyle bir tedbire veya hacze karar vermesi, tahkim anlaşmasına aykırılık teşkil etmez. Aksi kararlaştırılmadıkça, tahkim yargılaması sırasında hakem veya hakem kurulu, taraflardan birinin istemi üzerine, ihtiyatî tedbire veya ihtiyatî hacze karar verebilir. Hakem veya hakem kurulu, ihtiyatî tedbir veya ihtiyatî haciz kararı vermeyi, uygun bir güvence verilmesine bağlı kılabilir. Hakem veya hakem kurulu, cebrî icra organları tarafından icrası ya da diğer resmî makamlar tarafından yerine getirilmesi gereken ihtiyatî tedbir veya ihtiyatî haciz kararı veremeyeceği gibi, üçüncü kişileri bağlayan ihtiyatî tedbir veya ihtiyatî haciz kararı da veremez. Taraflardan biri, hakem veya hakem kurulunun verdiği ihtiyatî tedbir veya ihtiyatî haciz kararını yerine getirmezse; karşı taraf, ihtiyatî tedbir veya ihtiyatî haciz kararı verilmesi istemiyle yetkili mahkemenin yardımını isteyebilir. Yetkili mahkeme gerekirse başka bir mahkemeyi istinabe edebilir. Tarafların, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile İcra ve İflas Kanununa göre istemde bulunma hakları saklıdır. Tahkim yargılaması öncesi veya tahkim yargılaması sırasında taraflardan birinin istemi üzerine mahkemece verilen ihtiyatî tedbir ya da ihtiyatî haciz kararı, hakem veya hakem kurulu kararının icra edilebilir hale gelmesiyle ya da davanın hakem veya hakem kurulu tarafından reddedilmesi halinde kendiliğinden ortadan kalkar.MTK’nın 6. maddesinde yer alan, “taraflardan birinin, tahkim yargılamasından önce veya tahkim yargılaması sırasında mahkemeden ihtiyatî tedbir veya ihtiyatî haciz istemesi ve mahkemenin böyle bir tedbire veya hacze karar vermesi, tahkim anlaşmasına aykırılık teşkil etmez” hükmünü, aynı kanunun 1. Maddesinde yer alan, “bu Kanunun 5 ve 6 ncı madde hükümleri, tahkim yerinin Türkiye dışında belirlendiği durumlarda da uygulanır” hükmü de dikkate alınarak, taraflar arasında akdedilmiş bulunan tahkim anlaşmasının varlığına rağmen Türk mahkemelerinin ihtiyati tedbir kararı verecek şekilde yorumlanması gerekmektedir. Zira, MTK’nın 6. maddesindeki bu hüküm, mahiyeti itibariyle ihtiyati tedbirin tahkim yargılamasının dışında kalan bir husus olduğunu ve tahkim anlaşmasının varlığının ihtiyati tedbir talep edilmesine engel teşkil etmeyeceğini ortaya koymaktadır (Şanlı Cemal/Esen Emre/ Ataman-Figanmeşe İnci; Milletlerarası Özel Hukuk, 7. Baskı, Beta Yayınları, İstanbul-2019, s. 518 vd.).Yasal düzenlemeler gereğince, talepte bulunan tarafından MTK 6 maddesi doğrultusunda geçici koruma niteliğinde bulunan ihtiyati haciz talebinde bulunma hakkı bulunmaktadır. Mahkemece, ihtiyati haciz kararını Londra tahkim heyetinin 27.11.2023 tarihli kararını esas alarak, alacağın yaklaşık olarak ispat edildiği kanaati ile yat üzerinde ihtiyati haciz kararı verilmiş olduğu görülmektedir. Oysaki, Londra tahkim mahkemesinin 27.11.2023 tarihli kararı esas karar niteliğinde değildir. Tarafların talepleri konusunda ara karar niteliğinde olduğu ve özellikle talepte bulunan yüklenicinin talep edebileceği alacak miktarının sınırlarını belirlediği bir karardır. Dolayısıyla bu karar alacağın varlığını ispat etmekten ziyade tamamen tahkim yargılamasında yargılama konusu miktarı belirler mahiyettedir. Davacının alacağı tahkim yargılaması neticesinde belirlenecektir. Ancak geçici hukuki koruma gereğince İİK 257 maddesi gereğince alacağın yaklaşık ispat edilmesi halinde ihtiyati haciz kararı verilmesi mümkün olacaktır. İhtiyati haciz talep edenin benzer konuda İstanbul 17.Asliye Ticaret mahkemesinin 2023/61 Değişik iş esas ve 2023/59 değişik iş karar sayılı dosyasında reddedilmiş, dairemiz tarafından yapılan istinaf incelemesi ile mahkeme kararının doğru olduğu kanaati ile istinaf talebin reddine karar verilmiştir. Mahkemece, Londra tahkim heyeti 27.11.2023 tarihli esasa ilişkin olmayan kararı yaklaşık ispat için yeterli görülerek ihtiyati haciz kararı verilmiş olup, tahkim heyeti kararı esasa ilişkin bir karar olmadığı gibi alacağın varlığını ispat edecek nitelikte bir karar olmadığı açıktır. Tahkim heyeti kararı, tahkim yargılamasının sınırlarını belirlemeye yönelik bir ara karar niteliğinde olup, alacağın varlığını ispat edecek mahiyette olmadığı açıktır. Somut olayda, dava dosyası itibariyle İİK'nın 257 ve devamı maddelerinde aranan koşullar yönünden yaklaşık ispat şartı gerçekleşmemiştir. Mahkemece yazılı olduğu şekilde ihtiyati haciz talebin kabulüne karar verilmiş olması hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/12/2023 tarih, 2023/117 D.iş, 2023/116 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE, 5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 14/05/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19