SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 15. HD 2023/1317 E. 2024/37 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1317

Karar No

2024/37

Karar Tarihi

16 Ocak 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

15.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/1317

KARAR NO: 2024/37

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 30/05/2023

NUMARASI: 2022/233 Esas, 2023/438 Karar

DAVA: İtirazın iptali

KARAR TARİHİ: 16/01/2024

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, davacı şirketin, kitap, ajanda, kutu, takvim poster, kartvizit, davetiye, broşür, etiket gibi ürünlerin hazırlanmasına ilişkin baskı ve matbaacılık hizmeti verdiğini, davalı şirketin davacıya siparişler verdiğini, bu siparişlerin sayıları ve bedelleri üzerinde mutabık kalındığını, davacı tarafından üretilen ve teslim edilen ürünlere karşılık davalı şirkete fatura keşide edildiğini, keşide edilen faturalardan 59.583,22 TL bedelin davalı tarafından ödenmediğini, bunun üzerine İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ...E. Sayılı dosya ile icra takibine geçildiğini, icra takibinin akabinde davalı tarafça icra dosyasına 25.068,22TL'lik kısmın ödendiğini ve bakiyesi olan 34.515,00TL'lik kısma itirazda bulunulduğunu belirterek, itirazın iptaline, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, taraflar arasında 192 sayfadan ibaret 3500 adet yeni yıl ajandası alımı yapıldığını, ajandanın formatının ilk sağ sayfada basketbol süper ligi logolu tasarım, ikinci sayfada ... Hastanesi ilanı, üçüncü sayfada 2017 ve 2019 takvimi, üçüncü sağ sayfanın arkasında 2018 takvimi, dördüncü sağ sayfanın ise çizgili yaprak ile devam etmesinin kararlaştırıldığını, davacının bu konuda numune gönderdiğini ve gönderilen numunenin onaylandığını, basıma girdiğini, 500 adet ürünün teslim tarihinin 12/12/2017 ve 3000 adet ürün için ise teslim tarihi olarak 25/12/2017 tarihinin kararlaştırıldığını, ancak ajandaların 05 /01/2018 de teslim edildiğini, ajandaların yeni yıldan önce teslim edilmesi gerektiğini, ajandaların bir kısmının dağıtıldığını ve hemen ajandaların ayıplı olduğunu tespit ettiklerini, ajandaların taahhüde aykırı olarak 192 sayfa yerine 176 sayfa olduğunu, logolu ilk sayfaların yapışık olduğunu, bu nedenle davalıya ayıp bildiriminde bulunmak üzere toplantı yapıldığını, toplantıda ayıp nedeni ile ürünlerin iade alınması hususunda karşılıklı mutabakata varıldığını, davalının bundan sonra maillere cevap vermediğini, icra takibinin ayıplı ajandalara ilişkin olduğunu, iade faturasını 18/01/2018 tarihinde kestiklerini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, ticari satımlarda TTK 21/1-c. maddesi gereğince açık ayıpların iki gün, ayıbın açıkça belli olmaması halinde sekiz gün içinde durumun satıcıya bildirilmesi gerektiği, gizli ayıbın sonradan ortaya çıkması halinde bildirimin derhal yapılması gerektiğini, aksi halde alıcı malı ayıp ile beraber kabul etmiş sayılacağı, TBK'nun 231.maddesine göre, satıcı daha uzun süre için kefalet etmemiş ise, satılanı ayıba karşı tekeffülden kaynaklanan her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile alıcıya teslimin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağı, ayıp ihbarının TTK 18/3 hükmünde öngörülen ihtar ve ihbarlara ilişkin şekil şartlarına uyularak yapılması gerektiği, dava dosyasında yapılan inceleme sonucunda davalı tarafça TTK 18/3 maddesine uygun olarak ayıp ihbarında bunulduğuna ilişkin bir belge veya delile rastlanılmadığı, bu nedenle davalı tarafından davacıya kesilen iade faturasının mahkeme tarafından kabul edilmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davalının İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasına vaki kısmi itirazının iptali ile; takibin kaldığı yerden devamına, davalının haksız itirazları nedeniyle itiraza konu edilen kısmi asıl alacak tutarı olan 34.515,00 TL'nin %20'si oranında olan 6.903,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Yerel mahkeme kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, Dairemizin 19.01.2022 tarih ve 2019/1057 karar, 2022/108 karar sayılı kararı ile, mahkemece davalıya ayıp ihbarının ispatı hususunda tanıklarını bildirmek üzere imkan ve süre verilmesi, ayıp ihbarının süresinde yapıldığının ispatlanması halinde, davalının ayıplı olduğunu ileri sürdüğü tüm ajandalar üzerinde, konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılıp, ajandaların ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise açık ayıp mı yoksa gizli ayıplı mı olduğunun belirlenmesi, ayıplı imalatlardaki ayıbın giderim bedelinin ayıbın ortaya çıktığı tarihteki serbest piyasa rayicine göre tespiti, toplam iş bedelinden ayıplı imalat bedelinin ve yapılan ödemelerin mahsubu sonrasında, varsa yüklenici alacağına hükmedilmesi gerektiği, öte yandan, taraflar arasında eser sözleşmesi bulunmasına rağmen, ayıp ihbarına ilişkin olarak TBK'nın 474. maddesi gereğince değerlendirme yapılması yerine, taraflar arasındaki ilişkinin satış sözleşmesi olduğu kabul edilerek TTK'nın 18 ve 21.maddeleri ile TBK'nın 223. Maddesi esas alınmak suretiyle inceleme ve değerlendirme yapılarak karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Dairemizin kaldırma kararı sonrasında yerel mahkemece, istinaf mahkemesinin kaldırma kararı doğrultusunda alınan bilirkişi raporu, dinlenen tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde; davalı tarafından ürünlere ilişkin ayıp ihbarının süresinde bulunduğunun kabululünün gerektiği, sipariş edilen 3500 adet ajandanın 1.910 tanesinin dağıtılmış olduğu, kalan ajandalar bakımından ise sözleşmede belirtilen özellikleri taşımadığı gerekçesi ile belirlenen bedelin ödenmemesinin hakkın kötüye kullanılması olduğu, davalı ürünleri teslim aldığında ayıp ihbarında bulunduğu, ancak akabinde ürünleri dağıtmak suretiyle zımni olarak kabul ettiği, davalının cevap dilekçesinde bedelde indirim talebinde bulunmadığı, davalının zımni kabulü sebebiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davalının İstanbul ... İcra dairesinin ... Esas Sayılı icra takip dosyasına vaki Kısmi itirazının iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, davalının haksız itirazları nedeniyle itiraza konu edilen kısmi asıl alacak tutarı olan 34.515,00 TL'nin %20'si oranında olan 6.903,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davaya konu ajandalardaki ayıp gizli ayıp niteliğinde olduğundan mahkemece davalının zımni kabulü ile davacının sorumluktan kurtulduğuna yönelik kanaatinin hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporu gereğince ajandaların gizli ayıplı olduğunun belirlendiğini, gizli ayıp olması sebebiyle gizlenen ve usulüne göre gözden geçirilme sırasında fark edilemeyecek olan ayıp niteliğinde olduğundan sorumluluğun devam edebileceğini, ajandalardaki ayıp ağır kusur niteliğinde olduğundan davalının sorumluluktan kurtulmasının mümkün olmadığını, satıcının ağır kusurunun sonuçlarının TBK'nın 225. maddesinde düzenlendiğini, ağır kusurlu olan satıcının sorumluluktan kurtulamayacağını, ajandaların 192 sayfa olması gerekirken 176 sayfa olmasının davaya konu ajandaların ajanda niteliğinden çıkması anlamına geldiğini, davalının sözleşmeden dönme hakkını kullanabileceğini, yerleşik Yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu, ajandaların ajanda olma niteliğinde bulunmadığından fatura bedelinden indirim ile zararın giderilebilecek nitelikte olmadığını, bilirkişi raporlarının hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda sayfa eksiklerinin ayıplı olduğu halde defter şeklinde tasarlandığı için kullanıma engel olmadığı ve davalı tarafından da ajandaların 1910 adedinin dağıtıldığı dikkate alındığında fatura bedelinden %10 reklamasyon bedelinin düşülmek suretiyle davacı yüklenicinin iş bedelini talep edebileceğini bildirdiğini, bilirkişinin %10 indirimi neye göre belirlendiğini açıklamadığını, itirazlarına rağmen açıklanmadığı için raporun eksik tanzim edildiğini, ajandaların geç teslim edilmesi hususunun bilirkişi tarafından değerlendirilmediğini, bilirkişinin ajandalarda yan kağıtların yapışık olmasının ayıp teşkil etmeyeceğine yönelik tespitinin hatalı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Taraflar arasında ajanda broşür işlerinin yapımı konusunda sözlü eser sözleşmesi düzenlenmiştir. Davacı yüklenici fatura alacağının tahsili için icra takibine girişmiş, takip alacağının bir kısmı ödenmiş ancak bakiye 34.515,00 TL kısmı için davalı tarafından icra dosyasında itiraz edilmiş, davacı tarafça itirazın iptali davası açılmıştır. Davalı taraf, imal edilen ajandalardan bir kısım ayıpların bulunduğunu ileri sürmüş, mahkemece, süresinde ayıp ihbarı yapıldığı, ayıpların bilirkişi raporu itibariyle gizli ayıplı olduğunu ancak davalı tarafından ajandaların 1910 adet kısmının dağıtıldığını, ajandaların dağıtılması sebebiyle ürünlerin davalı tarafından kabul edildiğini belirterek davanın kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında ajanda yapılması konusunda anlaşma bulunmaktadır. Yüklenici tarafından ürünlerin 5.000 Adet kısmı 12.12.2017 tarihinde, 3.000 adet kısmının 25.12.2017 tarihinde teslim edildiği, iş bedeline yönelik olarak davacı tarafından 05.01.2018 tarihli ve 08.01.2018 tarihli iki ayrı fatura kesildiği görülmektedir. Bilirkişi raporunda; 192 sayfa olarak düzenlenmesi gereken ajandaların 176 sayfa olarak hazırlanarak davalı tarafa teslim edildiği, ayıplı ürünün gizli ayıplı olduğu, ancak bu haliyle ajandaların kullanılabildiği, ayıplı haliyle ürünlerin toplam bedelinin 20.160,00 TL + KDV olduğu belirtilmiştir. Davalı taraf teslim aldığı 3500 adet ajandanın 1.910 adetlik kısmını kabul ederek müşterilerine dağıtmıştır. Bu nedenle, davalının 1.910 adet ajandayı mevcut hali ile kabul ettiği anlaşılmaktadır. Davalı tarafından bu miktar ajandayı kabul etmiş olması sebebiyle bu ajandalar yönünden ayıp nedeniyle bir talepte bulunması mümkün değildir. Kalan 1.590 adet ürün yönünden ise davacının ayıp sebebiyle zararının giderilmesini talep etme hakkı bulunmaktadır. Bilirkişi raporuna göre ajandaların mevcut ayıplı haliyle kullanılabileceği belirtildiğinden, söz konusu ajandaların bu haliyle bedelinin tespiti gerekmektedir.O halde; bilirkişi raporuna göre 3.500 adet ürünün ayıplı kabul edilmesi halinde toplam bedelinin 20.160,00 TL + KDV = 23.788,80 TL olduğu hesaplandığından ayıplı 1 adet ajanda fiyatının 6,7968 TL olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre ayıplı teslim edilen ürünlerin bedeli 1.590 adet X 6.7968 TL = 10.806,91 TL olarak hesaplanmaktadır. Yine, ayıplı haliyle kabul edilen 1.910 adet ürün toplam 22.750,00 TL + KDV = 26.845,00 TL olup, ayıpsız 1 adet ajanda fiyatı 7,67 TL olmaktadır. Ayıplı teslim alınıp kabul edilen ajanda bedelinin 7,67 TL adet X 1.910 adet = 14.649,70 TL olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacının toplam iş bedeli alacağının 14.649,70 TL + 10.806,91 TL = 25.456,61 TL olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece bu miktar üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken 34.515,00 TL yönünden davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur. Öte yandan, davacının alacak miktarı bilirkişi incelemesi ve yargılama ile belirlendiğinden takip konusu alacağın likid olmadığı anlaşılmakla davacının icra inkar tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak davanın kısmen kabulü ile, davanın kısmen kabulü ile, 25.456,61 TL üzerinden itirazın iptaline ve takibin devamına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, icra inkar tazminatı talebinin reddine dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

A)1-Davalı vekilinin istinaf talebinin KISMEN KABULÜNE, 2-İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/05/2023 tarih ve 2022/233 Esas, 2023/438 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3- Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının İstanbul ... İcra dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın 25.456,61 TL alacak yönünden iptali ile bu miktar itibariyle takibin DEVAMINA, fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE, 4- Yasal şartları bulunmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,

B) İLK DERECE YARGILAMASI YÖNÜNDEN 1-Alınması gereken 1.738,94 TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 589,43 TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 1.149,51 TL harcın kararın kesinleşmesini takiben ve istek halinde davacı tarafa İADESİNE, 2-Davacı tarafından yatırılan 589,43 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,3-Davacı tarafından yapılan 35,90 TL başvuru harcı, 525,00 TL tebligat ve posta gideri, 600,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.160,90 TL yargılama giderinden davanın kabul/red oranına göre takdiren 856,22 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye miktarın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı tarafından yapılan 2.000,00 TL bilirkişi ücreti yargılama giderinden davanın kabul/red oranına göre takdiren 524,90 TL'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, bakiye miktarın davalı üzerinde BIRAKILMASINA,5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 9.058,39 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,

C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN 1-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacı davalı tarafa İADESİNE,2-Davalı tarafından yapılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 123,63 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 615,63 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı tarafa VERİLMESİNE, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 4-Gerek ilk derece gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere 16/01/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kaldırılmasınabırakılmasınaistinafyargılamasıkabulünereddinedereceistanbuliadesineolmadığınayönündenİtirazınincelemesiiptaligörüşülüpverilmesinedevamınadüşünüldükısmengereğikesinkabulünumarasıhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:56

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim