İstanbul BAM 15. HD 2024/625 E. 2024/360 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
bam
2024/625
2024/360
8 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/625
KARAR NO: 2024/360
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 13/02/2024
NUMARASI: 2021/351 Esas, Derdest
DAVA:Tapu İptali tescil , Alacak
DAVA TARİHİ: 16/04/2021
KARAR TARİHİ: 08/05/2024
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; Davalı ...'ın şirket yetkilisi ve ortağı ...'ün tutuklanmış olmasıı nedeniyle davacı şirketin alacağının tehlikeye düştüğünü, davalılara ait taşınmazların tamamında ipotek olduğu gözetilerek; İstanbul ili Beylikdüzü ilçesi, ... Mahallesi, ... Ada ... parsel sayılı 28.918,92 metrekare yüzölçümlü kat irtifaklı taşınmazda davalılar adına kayıtlı, ... Blok ... numaralı, ... Blok ... numaralı, ... Blok ... numaralı, ... Blok ... numaralı, ... Blok ... numaralı, ... Blok ... numaralı, ... Blok ... numaralı, ... Blok ... numaralı, ... Blok ... numaralı, ... Blok ... numaralı, ... Blok ... numaralı, ... Blok ... numaralı, ... Blok ... numaralı, ... Blok ... numaralı, ... Blok ... numaralı, ... Blok ... numaralı, ... Blok ... numaralı, ... Blok ... numaralı, ... Blok ... numaralı, ... Blok ... numaralı, bağımsız bölümlerin ihtiyaten haczine ayrıca bağımsız bölümlerin tapu kaydına Türk Medeni Kanunun 1010 maddesi gereğince “DAVALIDIR” şerhi konulmasına, davalıların ... sistemi üzerinden tespit edilecek araçların üzerine 3. Kişilere devir ve teslimine engel olacak şekilde ihtiyati haciz konulmasını, davalıların ... Bankası A.Ş., ... Bankası A.Ş. Ve ... Bankası A.Ş. nezdindeki hesaplarına ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.Mahkemece; 16/07/2021 tarihli ara kararı ile; "Davacı vekilinin talebinin reddine, BAM kararı gereğince daha önce verilen ihtiyati tedbir kararının ve aynı gerekçelerle "davalıdır" şerhinin kaldırılması için ilgili tapu müdürlüğüne müzekkere yazılmasına" karar verildiği, davacı vekilinin davalıdır şerhi konulması talebi 16/07/2021 tarihli ara karala daha önce değerlendirildiği, dosyasının halen derdest olduğu, bilirkişi heyet raporuna itiraz edildiği, davacının alacaklı olup olmadığı ve alacağın miktarı belli olmadığı gibi varsa davacının alacağına karşılık sözleşmeye göre verilmesi gereken taşınmazın (taşınmazların) tespit edilmediği gerekçesiyle, İİK 257 maddesindeki yasal koşulları gerçekleşmediğinden davacı vekilinin davalılar adına olan taşınmazların ihtiyaten haczi davalıların ... Sistemi üzerinden araçları üzerine 3.kişilere devir ve teslimine engel olacak şekilde ihtiyati haciz konulması ve davalıların ... Bankası A.Ş, ... Bankası AŞ ve ... bankası AŞ. nezdindeki hesaplarına ihtiyati haciz konulması taleplerinin reddine, davacı vekilinin ihtiyati haciz ve davalıdır şerhi taleplerinin ayrı ayrı reddine karar vermiştir. Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde; davalılar adına kayıtlı taşınmazlar üzerinde ihtiyati tedbir uygulanmasını talep edildiğini, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/351E. Sayılı dosyası ile birleşen Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/184E. Sayılı dosyası ile 23/10/2020 tarihinde ihtiyati tedbir taleplerinin kabul edildiğini, mahkeme kararı istinaf edilmesi ile; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi 2021/746E. Sayılı kararında; "Somut olayda, taraflar arasında akdedilen yüklenicilik sözleşmesinin adi yazılı şekilde düzenlenmiş olması, sözleşme uyarınca sözleşme bedeli olarak davacıya devredileceği belirtilen taşınmazların belirli olmaması ve dava konusu edilen taşınmazların da belirli olmaması dikkate alındığında HMK’nın 389.maddesi şartlarının mevcut olmadığı anlaşılmakta olup, mahkemece bu husus dikkate alınarak ihtiyati tedbir kararına itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken, itirazın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. " kanaati ile Yerel Mahkeme kararını kaldırdığını, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 23.11.2020 tarihli ön incelemesinin 15 numaralı ara kararı gereği taşınmazlar belirli hale getirildiğini, taşınmazların belirli olmaması gibi bir durum söz konusu olmaktan çıkarıldığını, bilirkişi raporu itibariyle davacı şirketin davalılardan alacaklı olduğunun sabit olduğunu, ek rapor talebinin reddine karar verildiğini, davanın terditli olarak açıldığını ve yaklaşık olarak ispatlandığını, mahkemece denetime yeterli olarak kanaat getirilen bilirkişi raporu ile (asla kabul anlamına gelmemekle birlikte) 3.676.074,18-tl davacı şirketin alacaklı olduğunun tespit edildiğini, yaklaşık ispatı kabul eden mahkemece kendi içinde çelişerek, haksız bir şekilde ihtiyati haciz talebinin reddine karar verdiğini, ihtiyati haciz talebinin zaruri olup, kabulüne karar verilmesi gerektiğini, davalı ...'ın şirket yetkilisi ve ortağı ...'ün tutuklanmış olması sebebiyle alacağının tehlikeye düştüğünü, kararı istinaf etme ve ihtiyati haciz talebini talep etme zorunluluğumuz hasıl olduğunu, ...'ün tutuklanmasının ve yolsuzlukluk iddialarının ortaya çıkmasının akabinde proje malikleri tarafından ihtiyati tedbir/haciz talepli sayısız davanın açıldığı bilgisini şifahi olarak edindiklerini, davalı firmaların ekonomik olarak dar boğazda olduğunu, piyasaya milyonlarca lira borcunun bulunduğunu, davalılardan ...nin davacı şirket yüklenicilerin alacaklarını ödememesi sebebiyle, alacaklarını alamayan firmalar ile gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi gereği taşınmaz alan ve taşınmazlarını teslim alamayan tüketiciler tarafından sadece Bakırköy Mahkemelerinde açılan 731 adet davanın halen derdest olduğunu, diğer davalı ... Tasarım İnş. Tur. Tic. Ltd. Şti. aleyhine Bakırköy Mahkemelerinde açılan 34 adet davanın da halen derdest olduğunu, ihtiyati haczin reddine ilişkin verilen kararın hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu, Mahkemesinin 13/02/2024 tarihli ara kararının kaldırılmasını, Beylikdüzü Tapu Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına, aynı müzekkerede tapu kayıtları dosyaya gelinceye kadar davalılar adına kayıtlı tüm bağımsız bölümlerin Türk Medeni Kanunun 1010 maddesi gereğince "davalıdır" şerhi konulmasını, İstanbul İli, Beylikdüzü İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... Parsel Sayılı 28.918,92-m2 yüz ölçümlü kat irtifaklı taşınmazda davalılar adına kayıtlı bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarına ihtiyati haciz konulmasına ayrıca davalıların gerek arsa sahibi gerekse projede tapu teslimi yapmadığı müşterilerinin de davalarının da olduğu gözetilerek müvekkil şirketin alacağına kavuşması adına yukarıda belirtilen taşınmazların yanında davalıların ... sistemi üzerinden tespit edilecek araçların üzerine 3. Kişilere devir ve teslimine engel olacak şekilde ihtiyati haciz konulmasını, davalıların bankalardaki hesaplarına ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir. İhtiyati tedbirin şartları 6100 Sayılı HMK'nın 389/1. maddesinde genel olarak düzenlenmiştir. Buna göre, mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK'nın 390/3 maddesine göre, tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak, yasal delillerle ispat etmek zorundadır. Buradaki ispatın ölçüsü, “yaklaşık ispat” kuralına göre belirlenir. Yaklaşık ispat kuralı uygulanırken, iddianın doğruluğunu kabul etmekle birlikte, aksinin mümkün olduğu ihtimalini de gözetmelidir. Bu nedenle, ihtiyati tedbire karar verilirken, talebin haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan kural olarak teminat alınır. Geçici hukuki koruma kapsamında olan ihtiyati tedbir kararı verirken hakim, asıl uyuşmazlığı çözecek içerikte bir karar vermemelidir. Bununla birlikte, ihtiyati tedbire karar verilirken tarafların çıkar dengesini ve ihtiyati tedbirin amacını hakimin gözetmesi gerekli ve zorunludur. İİK'nın 257. maddesinde rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ancak borçlunun belirli bir yerleşim yerinin bulunmaması veya mallarını gizleme, kaçırma, kaçma gibi alacaklının haklarını ihlal eden eylemlerde bulunması halinde ihtiyati haciz kararı verilebileceği düzenlenmiştir. İhtiyati haciz talep eden taraf, öncelikle dilekçesinde dayandığı ihtiyati haciz sebebini belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak, yasal delillerle ispat etmek zorundadır. İhtiyati tedbir kararı verilmesinde hakime geniş bir takdir alanı bırakılmışsa da; hakim, her somut olayda, ihtiyati tedbir şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini dikkatlice incelemelidir ve hangi yasal sebebe ve hangi somut duruma göre ihtiyati tedbir kararını verdiğini kararında belirtmelidir. İhtiyati tedbir şartları mevcut değilse, Yasa’nın öngördüğü ölçüde ispat edilememişse, ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmelidir. Anayasanın 141/3. Maddesine göre mahkeme ihtiyati tedbir isteminin kabulü ile ihtiyati tedbir kararı vermesi veya istemin reddine karar vermesi hallerinde kararında hukuksal gerekçe göstermek zorundadır. Taraflar arasında 30.08.2016 tarihli yüklenici sözleşmesi imzalanmıştır. Asıl davada dav acı sözleşme dışı ifa ve ikmal edilen imalatlardan kaynaklı alacaklarının tespiti ve tahsilini talep edilmiştir. Birleşen davada ise; sözleşme gereğince davacı edimini tamamlamış olmasına rağmen sözleşme ile devri kararlaştırılan taşınmazların devredilmemesi sebebiyle tapu iptal ve tescil talep edilmiştir. Birleşen Bakırköy 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/184 esas sayılı dosya üzerinden davacı talebi ile dava konusu iki taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmiş, karar istinaf edilmesi ile dairemiz 2021/746 esas ve 2021/649 karar sayılı ilamı ile, sözleşme bedeli olarak davacıya devredileceği belirtilen taşınmazların belirli olmaması ve dava konusu edilen taşınmazların da belirli olmaması sebebiyle ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece,16.07.2021 tarihli ara kararı ile dairemiz kararı doğrultusunda ihtiyati tedbir kararı ve davalıdır şerhinin kaldırılmasına karar verilmiştir. Yine mahkemece 16.09.2021 tarihli ara karar ile; tapu iptal ve tescil davasının 110.000,00 TL olarak açıldığı ancak verilen ara karar gereğince terditli tapu iptali ve tescil talebi itibariyle dava değeri şimdilik 1.000.000,00 TL olarak belirlenmesi sebebiyle, 1.000.000,00 TL üzerinden ihtiyaten haciz kararı verilmiştir. Mahkemece, davalı tarafın talebi ile 21.09.2021 tarihli ara kararı ile İİK 266 maddesi gereğince ihtiyati haciz kararının 1.000.000,00 TL teminat veya kesin banka mektubu ibrazı halinde kaldırılmasına karar verilmiştir. Davacı vekilinin 09.02.2024 tarihli dilekçesi ile, ... ada ... parselde bulunan binada kayıtlı bir kısım bağımsız bölümler üzerine ihtiyati haciz ve davalıdır şerhi konulmasını, davalılara ait araçlar üzerine, banka hesapları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir. Tüm dosya kapsamı itibariyle, dosyanın geldiği aşama, toplanan deliller bütün olarak değerlendirildiğinde, yaklaşık ispat şartlarının bu aşamada oluşmadığı anlaşıldığından, mahkemece ihtiyati haciz taleplerinin reddine karar verilmiş olması yerinde olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/02/2024 tarih ve 2021/351 Esas, sayılı ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-İstinaf harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 08/05/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19