İstanbul BAM 15. HD 2024/619 E. 2024/343 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
bam
2024/619
2024/343
30 Nisan 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/619
KARAR NO: 2024/343
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 06/03/2024
NUMARASI: 2023/308 D.iş, 2023/309 Karar
DAVANIN KONUSU: İhtiyati haciz
KARAR TARİHİ: 30/04/2024
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda değişik işler esası üzerinden verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: İhtiyati haciz talep eden vekili Küçükçekmece 13. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/42 D.İş sayılı dosyasına verdiği 11/10/2023 tarihli dilekçesiyle, taraflar arasında kalıp işi ile ilgili sözleşme yapıldığını, davalı tarafından düzenlenen 14/03/2022 düzenleme, 15/08/2022 vade tarihli senedin müvekkili şirketin alacağına karşılık verildiğini, vade tarihi geçmesine rağmen senet bedelinin ödenmediğini, müvekkili şirketin davalıya ulaşmaya çalıştığını ancak başarısız olduğunu, müvekkilinin alacağını tahsil edemediği için başkaca borçlarını ödeyemediğini, bu sebeplerle müvekkilinin ticari hayatını devam ettirmesi ve alacağın tahsili için borçlunun mal kaçırma şüphesini ortadan kaldırmak adına, borçlunun borca yeter miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece 11/10/2023 tarih ve 2023/42 Karar sayılı karar ile, talebin Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatı ile görülmek üzere açıldığı, mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatı ile yargılama yapma görev ve yetkisinin HSK kararı uyarınca Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerine devredildiği, bu sebeplerle, dosyanın Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesi gerektiği gerekçesiyle değişik iş esasının kapatılması sureti ile, talebin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzi edilmek üzere, Bakırköy Hukuk Mahkemeleri tevzi bürosuna gönderilmesine karar verilmiş, dosya istinafa konu kararın verildiği mahkemeye tevzi edilmiştir. Mahkemece 16/10/2023 tarih, 2023/308 D.İş Esas ve 2023/309 Karar sayılı karar ile, İİK'nun 258.maddesi gereğince talebin niteliği itibariyle duruşma açılmasına gerek görülmeyerek yapılan inceleme neticesinde; talepte bulunan alacaklının, aleyhine ihtiyati haciz talep olunandan 2.500.000,00 TL tutarlı 14/03/2022 düzenleme, 15/08/2022 vade tarihli senetten dolayı alacaklı bulunmasına ve alacağın vadesinin de gelmesine (muaccel) rağmen aleyhine ihtiyati haciz talep edilenin ödemede bulunmadığı ve alacağın rehinle temin olunmadığı, bu haliyle İİK'nun 257/1. maddesindeki yasal şartların gerçekleştiği gerekçesiyle talebin kabulü ile İİK.nun 257/1. maddesi uyarınca alacaklının 2.500.000,00 TL alacağın tahsilini sağlamak için borçluların borca yetecek miktardaki yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallar ile hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, İİK'nun 259/1. maddesi uyarınca ihtiyati haciz isteyen alacaklının hacizde haksız çıkması halinde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlarını karşılamak üzere takdiren %20'si (500.000,00 TL) oranında nakdi veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu alınmasına karar verilmiş, bu karara karşı ... Otomotiv İnşaat Saraciye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekilince 03/11/2023 tarihli dilekçeyle itiraz edilmiştir. Mahkemece duruşma açılmak suretiyle 16/11/2023 tarihli ek karar ile, İİK'nun 258. maddesinde ihtiyati hacze aynı Kanunun 50. maddesine göre yetkili olan mahkemece karar verileceğinin hükme bağlandığı, İİK'nun 50. maddesinde para veya teminat borcu için takip hususunda HMK'nun yetkiye dair hükümlerinin kıyas yoluyla uygulanacağı, 6102 Sayılı TTK'nun 672/3.maddesine göre ödeme yeri gösterilmeyen bonoda, düzenleme yerinin ödeme yeri olduğunun kabulü gerekeceğinden, bononun düzenleme yerinde ihtiyati haciz talep edilebileceği, somut olayda, alacaklı şirketin çeke dayalı olarak ihtiyati haciz isteminde bulunduğu, UYAP kanalıyla yapılan sorgulamada itiraz eden borçlu ...'in yerleşim yeri adresinin Adapazarı/ Sakarya olduğunun anlaşıldığı, TTK'nın 672/3. maddesine göre ihtiyati hacze konu senedin üzerinde düzenleme yerinin İstanbul olarak belirtildiği, ihtilaf halinde İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunun yazılı olduğu, kanunun yetkili kıldığı mahkemelerden olmayan mahkeme tarafından verilen 16/10/2023 tarih ve 2023/308 D.iş, 2023/309 Karar sayılı ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın bu nedenle yerinde olduğu gerekçesiyle yetki itirazının kabulü ile mahkemenin 2023/308 D.iş Esas ve 2023/309 D.iş Karar sayılı ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmiş, bu ara karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur.Dairemizin 30/01/2024 tarih, 2024/50 Esas ve 2024/92 Karar sayılı karar ile, yetki itirazının ileri sürülme zamanının ve şeklini düzenleyen HMK'nın 19. madddesine göre; yetki itirazında bulunan tarafın, yetkili mahkemenin (icra dairesinin) hangi yer mahkemesi (icra dairesi) olduğunu açıklamak zorunda olduğu, yetkili mahkemenin gösterilmemesi, yanlış gösterilmesi veya tereddüte yol açmayacak şekilde açık ve belirgin gösterilmemesinin yetki itirazının geçersizliği sonucunu doğuracağını, somut olayda, karşı tarafça verilen 03/11/2023 tarihli dilekçede " “İstanbul Ticaret Mahkemeleri yetkili olup, bono üzerindeki yetki anlaşmasına uyulmadığı aşikardır. Müvekkilin vergi kaydı talep tarihi itibariyle Sakarya'dır. Bu haliyle gerek yetki anlaşmasına gerekse genel yetki kuralına uyulmadığı anlaşılmaktadır.” şeklinde olduğunu, karşı tarafın bu dilekçesiyle mahkemenin yetkisine itiraz ettiğini ancak yetkili mahkemeyi açıkça belirtmediğini belirterek bu açıklamalar ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı ışığında, HMK'nın 19.maddesi gereğince karşı tarafça mahkemenin yetkisine usulüne uygun olarak itiraz edilmediğinden ve böylece icra müdürlüğünün yetkisi kesinleştiğinden yerel mahkemece yetki itirazına dayanarak ihtiyati haczin kaldırılmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle mahkeme ara kararı kaldıılmıştır. Mahkemece 06/03/2024 tarihli ek karar ile, borçlu vekilinin yetki itirazının reddine karar verilmiştir. Karşı taraf vekili istinaf dilekçesiyle, ihtiyati haciz kararına olduğu gibi İcra Müdürlüğü yetkisine de icra hukuk mahkemesinde itiraz edildiğini, dilekçe içeriğindeki yetki itirazı kısmının aynı kalacak şekilde dava dilekçesi düzenlendiğini, dava sürecinde yetkisizlik kararı verildiğini, kararın aynı ihtiyati haciz d.iş dosyasında olduğu gibi davalı tarafça istinaf edildiğini, davalı tarafın yerel mahkeme kararına karşı istinaf talebinin reddedildiğini, taraflarının yetki beyanının açık ve net görüldüğünü, kararda davalı tarafın geçerli bir yetki itirazı olmadığına yönelik beyanının tartışılarak bu kararın verildiğini, bu haliyle taraflarının haklılığının ortaya konulduğunu, kararın ekte sunduklarını, geçerli bir yetki itirazı bulunduğunu, yetki itirazının açık olması ve yetkili yerin belirtilmesi gerektiği hususundaki HGK kararına uygun bir itirazın olduğunu, ayrıca bononun teminat senedi niteliğinde olduğuna ilişkin itirazlarının değerlendirilmeden karar verildiğini, kararda sadece yetki itirazının reddi şeklinde hüküm kurulduğunu, teminat senedi olarak verilen bir bononun ihtiyati hacze konu olmasının mümkün olmadığını, itiraz ve istinaf dilekçesi ekinde sundukları beyanlarla bononun teminat amaçlı alındığının açıklığa kavuştuğunu, Sakarya Cumhuriyet Savcılığı'na yaptıkları şikayet sebebi ile davacı şirketin yetkilisinin kolluk tarafından alınan ifadesinde görüleceği üzere ihtiyati hacze konu bononun cari işlemlerin teminatı olarak düzenlendiğini, bu nedenle bononun ihtiyati hacze konu edilmesinin mümkün olmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. İhtiyati haciz talep eden iş sahibi, karşı taraf ise yüklenicidir. Taraflar arasında kalıp işi yapılması konulu sözlü sözleşme akdedilmiştir. Karşı taraf; talep konusu senedin yanlar arasında düzenlenen sözleşmeye istinaden teminat olarak verildiğini, takip alacaklısı olan şirkete borcu olmadığını iddia etmiş, ihtiyati haciz talep eden ise; talep konusu senedin karşı tarafça dosyaya ibraz edilen sözleşmede bildirilen teminat senedi ile hiçbir bağlantısı bulunmadığını, senedin üzerinde “malen” yazmadığı gibi, “teminat senedidir” ya da sözleşmeye istinaden verildiğine dair bir bilgi bulunmadığını, karşı tarafça takibe konu senedin teminat senedi olduğuna dair herhangi bir sözleşme veya yazılı delil sunulmadığını savunmuştur. Söz konusu sözleşme incelendiğinde; ".. kalıp bedeli ile ilgili kalıbı yapmayı üstlenen firma (...) kalıbı yaptıran firmaya (... Ltd. Şti.) teminat senedi verecektir. Senet kalıp teslim edilip, çalışma onayı alındıktan sonra iade edilecektir... denmektedir. Talep dayanağı senedin alacaklısının ... İnş. Sarc. San. Ve Tic. Ltd.Şti., borçlusunun ... olduğu, 14/03/2022 tanzim ve 15/08/2022 vade tarihli, 2.500.000,00 TL bedelli olup bedelin nakden ahzolunduğu görülmektedir. Somut olayda mahkemece karşı taraf vekilinin ihtiyati hacze itirazlarının tümü hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmesi gerekirken sadece yetki itirazının reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, karşı taraf vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme ek kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Karşı taraf vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/03/2024 tarih, 2023/308 D.iş, 2023/309 Karar sayılı ek kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Karşı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE, 5-Karşı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 30/04/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41