SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 15. HD 2024/537 E. 2024/342 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/537

Karar No

2024/342

Karar Tarihi

30 Nisan 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

15.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/537

KARAR NO: 2024/342

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 19/01/2024

NUMARASI: 2024/45 Esas (Derdest)

DAVANIN KONUSU: Alacak

KARAR TARİHİ: 30/04/2024

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebine ilişkin olup; mahkemece davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara karara karşı davacı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili, müvekkili şirketin 14/04/2023 tarihli Hizmet Alım Sözleşmesi ile davalı şirketin ... Tesisat İş Süreci, soğutma grubu için soğuk su tesisatı, deniz suyu hattı, donanımları, pompa ve filtreler, vanaların, bağlantılarını yapma, koyulacak yerini altını ayarlama, yoğuşma suyu tahliye hattı, bağlantıları yapma, tesisatın testi ve havasının alınması ve bu boruların geçişleri için 12 ad zıvana delikleri açma, 6 adet chiller ve soğuk oda kompresör grubu braketlerini koyma ve kaynak yapma hizmetini üstlendiğini, davalının da sözleşmeye konu hizmetlerin karşılığı olarak müvekkiline 1.850,00 Euro + KDV ödemeyi taahhüt ettiğini, müvekkili şirketin ekte sundukları "... Tesisat İş Süreci" çizelgesinde detaylı olarak görüldüğü üzere 13/04/2023 tarihinde sözleşme konusu işin ifasına başladığını ve yüklenmiş olduğu işleri eksiksiz ve özenli olarak yerine getirdiğini, yine söz konusu çizelgede detaylı olarak belirtildiği üzere, sözleşme konusu iş için sözleşmenin 5. maddesinde belirlenmiş olan 15 gün iş süresinin, davalının malzeme tedariğindeki gecikmesinden ve alt yapı ile ilgili aksamalar gibi sebeplerden ötürü 12 gün aşıldığını ve işin 27 günde tamamlandığını, taraflar arasındaki sözleşmenin 8.2. Maddesinde "Hizmet alan, gerekli malzeme tedariği ve lojistik desteği sağlamakla yükümlüdür. Malzeme tedariğinden ya da diğer imalatlardan kaynaklanan gecikmelerden yüklenici sorumlu değildir." hükmünün düzenlendiğini, sözleşme konusu işin yapılmasında davalının kusuru nedeniyle gerçekleşen gecikmeden müvekkilinin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, davalının müvekkili şirket ile gecikilen gün başına 200 Euro+KDV bedeli müvekkiline ödemeyi kabul etmesine rağmen, hiç bir haklı gerekçe göstermeksizin ödemeyi yapmadığını, müvekkilinin defalarca davalıya ödemenin gerçekleştirilmesi talebi ile mail gönderdiğini, ancak davalıdan cevap alamadığını, yine davalı tarafın, söz konusu sözleşme ile kararlaştırılan en son bakiye olan 224,8 Euro + KDV bedel ve Hizmet Alan kaynaklı (malzeme tedariği, alt yapıdaki aksamalar vb.) gecikmeler nedeniyle ödenmesi gereken ek tutar bedelini müvekkiline ödemediğini, müvekkili şirketin, işin tamamlanması ile sözleşme gereğince ödenmeyen 224,8 Euro +KDV tutarlı bedel ile davalının kusuru sebebiyle fazla çalışmadan ötürü doğan alacağına binaen 07/09/2023 tarihli, ... no’lu, 56.183,90 TL bedelli fatura düzenleyerek davalıya gönderdiğini, davalının, söz konusu fatura ya da fatura içeriğine yasal süresi içerinde itirazda bulunmadığını ve müvekkiline söz konusu fatura borcuna ilişkin haklı bir sebebi olmaksızın ödeme yapmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hak ve alacakları ile dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL kısmi alacağın, 07/09/2023 tarihli, ... nolu faturanın davalıya tebliğ tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalının tüm menkul, gayrimenkul ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, sözleşmenin 7.6 md.göre, işi yapacak davacı yüklenicinin, iş sahasında çalışacak kişinin Kadir Yiğit isimli işçi olduğunu ve bu kişinin maaşı ve her türlü masraflarını karşılamak kaydıyla işi yürüteceğini berlirttiğini, taraflarca da bu hususun kabul edildiğini, ancak, işçinin SGK girişinin davacı tarafından yapılmaması, davacının ISG sigortası ile çalışma izinlerinin olmaması nedeniyle, davalı müvekkilince herhangi bir olumsuzlukla karşılaşılmaması için sözleşmenin 7.15. md. göre SGKsının yapıldığını, buna göre, işçiye ait ISG, sigorta masrafları gibi masrafların son ödeme bedelinden düşüleceği konusunda mutabık kalındığını, ancak davacıya ait işçi Kadir Yiğit' in maaşı ve sigortasının ödenmediğini, bu kez davalı müvekkilinin sigorta yapmak zorunda kaldığı işçinin maaşını ve primini ödemek durumunda kaldığını, bu maliyetin bile davalıya yaklaşık 25.000,00 TL'ye mal olduğunu, bu ödemelerin davacı hesabından düşülmediğini, davacıya ait işçinin maaş ve sigorta masraflarının mecburen davalı tarafından ödenmiş olmasına rağmen, davacı tarafın bu ücretleri de davalıdan haksız bir şekilde talep ettiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalının maaş ve sigorta ödemelerinin de davaya konu alacaktan düşülmesi gerektiğini, öte yandan davacı verilen sürede işi bitirmediğini, iş teslim süresi 15 gün iken, üzerinden 3 ay geçmesine rağmen işin bitirilmediğini, işi davalının bitirmek durumunda kaldığını, kontrol için testler yapıldığını, testlerde borularda kaçaklar bulunduğunu, bu kaçaklar giderilmediğinden işlerin de tam anlamıyla teslim edilmediğini, en sonunda müvekkilinin eksik işleri; deniz suyu devresini (4 günde), pompa ve ciller bağlantılarını (2 günde), drenaj hatları ve pompaların bağlanmasını (2 günde), bazı çelik kaynak işlerinı (2 günde) yapabildiğini, davacının ise, işi süresinde bitirmediği gibi ilave istediği sürelerde de bitiremediğini, üstelik, bu ilave süreler için haksız olarak ek para talep ettiğini, yine, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, işin bitirilmemesinden kaynaklı davalının kendi yaptığı iş ve işçilik bedellerinin de bahse konu alacaktan düşülmesi gerektiğini, müvekkilinin bahse konu fatura borcu olmadığı gibi kayıtlarında böyle bir fatura da bulunmadığını, ancak, davacının işe başlaması ve devamı sürecince eksik ve tamamlanmayan bu işlere rağmen 3 defada (14/04/2023'te 19.727,36 TL, 14/06/2023'te 25.615,36 TL, 27/07/2023'te 2.008,03 TL) toplamda 47.350,75 TL fazla ödeme yapıldığını, davacının, işin geç teslimini de kabul ettiğini, ancak davalı tarafa kusur atfettiğini, oysa yüklenicinin malzeme tedariği, alt yapı ile ilgili aksamalar vs sebeplerden ötürü gecikme olduğunu zaten açıkladığını, kaldı ki, müvekkilince davacıya 5 ve 7 Eylül 2023 tarihinde işlerin geciktiğinin maille bildirildiğini, davacının 07/09/2023 tarih ... nolu, 56.183,90 TL bedelli fatura için alacaklı olduğunu iddia ederek İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, taraflarınca itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, bu bakımdan derdest takip nedeniyle takibe ve davaya konu aynı faturanın davacı tarafça itirazın iptali davası da açılmadığından tekerrür hükümleri kapsamında tahsili durumunun söz konusu olduğunu, bu nedenle derdestlik itirazlarının da bulunduğunu savunarak derdestlik itirazlarının kabulü ile davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Mahkemece 19/01/2024 tarihli ara karar ile, alacağın varlığı ve muacceliyetinin yargılamayı gerektirdiği ve karşı tarafın malvarlığını kaçırmaya çalıştığına ilişkin dosya içersine herhangi bir delil sunulmadığı, bu itibarla ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesiyle, dava dosyasına sundukları sözleşme, fatura, mail yazışmaları gibi belgelerle İİK'nın 257. Maddesi ile aranan yaklaşık ispat koşullarının gerçekleştiğinin, müvekkilinin davalıdan vadesi gelmiş bir alacağının olduğunun ve dolayısıyla ihtiyati haciz koşullarının oluştuğunun aşikar olduğunu, yine davalı şirket hakkında çok sayıda icra takibi başlatıldığını, davalının borçlarını ödemediğini ve mallarını kaçırmaya çalıştığını öğrenmiş bulunduklarını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. İhtiyati haciz, HMK'nın 406/2. maddesinde geçici hukuki koruma olarak kabul edilmiş, ihtiyati haczin şartları ve etkileri ile, İİK'nın 257. maddesinde düzenlenmiştir. Bu şartlara göre ihtiyati haciz talep edebilmek için ortada bir para borcunun bulunması, diğer bir deyişle ihtiyati haciz talep eden kişinin talep konusu borcun alacaklısı sıfatına sahip olması gerekir. Maddenin 1. fıkrasına göre ihtiyati haciz isteyebilmek için kural olarak, alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olması gerekir. Vadesi gelmemiş bir borçtan dolayı ihtiyati haciz talep edilebilmesi ise, İİK'nın 257. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenmiş olup, söz konusu fıkraya göre, borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa, borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya ve kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, bu hallerde ihtiyati haciz talep edilebilecektir.Yapılan bu açıklamalar ışığında mahkemece, faturanın işin yapıldığını ispatlamaya yeterli olmadığı gözetilerek ve olayda İİK'nın 257. Maddesinde düzenlenen ihtiyati haczin koşulları oluşmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun olmuştur. Açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, tarafların iddia ve savunmaları ile tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin mahkeme ara kararında, ileri sürülen istinaf sebeplerine göre usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, yaklaşık ispat kriterleri ile yargılama sırasında sunulacak delillere göre talep halinde ihtiyati haciz şartlarının her zaman yeniden değerlendirilebileceği göz önüne alındığında, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmektedir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/01/2024 tarih ve 2024/45 Esas sayılı ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince REDDİNE, 2-İstinaf harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerindeBIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f bendi gereğince KESİN olmak üzere 30/04/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkesingereğigörüşülüpreddineistanbulAlacakkonusudüşünüldühükümnumarasıolmadığına

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim