İstanbul BAM 15. HD 2023/926 E. 2024/333 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
bam
2023/926
2024/333
30 Nisan 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/926
KARAR NO: 2024/333
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 09/02/2023
NUMARASI: 2022/432 Esas, 2023/133 Karar
DAVANIN KONUSU: Alacak
KARAR TARİHİ: 30/04/2024
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; davacı şirketin ... Dönüşüm projesi içinde yer alan ... & ... grup içi şirkteleri tarafından ihalesi kazanılan ..., ..., ... ve ... adlı dört konut projesinin tüm harfiyat işlerini tamamlamalarına rağmen, müteahhit grubundan ödemeleri tahsil edemediğini, 04.07.2019 tarihli 7181 tarihli kanunla ekli 6306 sayılı Afet Riski altındaki alanların dönüştürülmesi hakkında kanunun m.6?A uyarınca, Fikirtepe projesi tapuları ile beraber Çevre Şehircilik ve iklim değişikliği bakanlığına devredildiğini, 6306 sayılı kanunun 6?A maddesinin 6. Fıkrası gereğince devir alan davalılara 04.02.2021 ve 27.07.2021 tarihlerindeki iki defa mahsuplaşma için talepte bulunulduğunu ancak geri dönüş alınamadığını, ayrıca ... A.ş aracılığıyla proeler ihale yapılarak başka firmalara verildiğini, davalı taraf sebepsiz zenginleştiğini, davalılar yeni ihalede harfiyat bedeli eklemeden ihale yaptığını belirterek projelerde harfiyat bedellerin hesaplanarak, anılan tutara karşılığı sebepsiz zenginleşmelerin tahsilini, şimdilik 9.000,00 Tl tahsilini dava ve talep etmiştir. Davalı Çevre ve Şehircilik ve İklim değişikliği Bakanlığı vekili; davanın görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olmadığından davanın görev yönünden reddi gerektiğini, davacının davaya konu taleplerinin muhatabının dava dilekçesinde de belirttiği üzere sözleşme imzaladığı ...&... Grubu Şirketleri olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.Davalı ... A.Ş.vekili; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu alanda kendilerinin Bakanlık tarafından görevlendirildiğini, vekaleten işlem yapan davalının hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece; davacının taşeron olarak harfiyatını yaptığı projelere ilişkin sözleşmelerinin 6306 sayılı yasa uyarınca davalı bakanlığa devredilmiş olmasının ve diğer davalı ... AŞ tarafından da yeniden ihaleye çıkarılmış olmasının sebepsiz zenginleşmeye neden olmayacağı, söz konusu devir nedeniyle sözleşmelerin tarafı olmayan davacının mahsuplaşma talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Davacı Şirketin, ... Projesi içinde yer alan ... & ... grup içi şirketleri tarafından ihalesi kazanılan ..., ..., ... ve ... adlı dört konut projesinin tüm hafriyat işlerini tamamlamasına rağmen, anılan müteahhit firma grubundan ödemelerini tahsil edemediğini, 04.07.2019 tarihli ve 7181 tarihli kanunla ekli 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun m.6/A uyarınca, ... Projesi, tapuları ile beraber Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na devredildiğini, projeleri devralan davalılara, ilgili madde hükmü uyarınca, ekli ihtarnameler ile, 04.02.2021 ve 27.07.2021 tarihlerinde iki defa mahsuplaşma için talepte bulunulmasına rağmen, bugüne değin hiçbir geri dönüş alınamadığını, ayrıca davalı ... A.Ş. aracılığıyla, İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, ... Mahallesi ... ve ... Ada-Parsellerde (eski isimleriyle ..., ... ve ... projeleri) ihale yapılmış ve başka müteahhit firmalara verildiğini, davacı şirketin hafriyat bedelli aracılığıyla sebepsiz zenginleşme olduğunu, davalıların projeleri yeniden ihaleye çıkartırlarken ihale bedeli tespitinde hafriyat giderlerini eklemekten kurtularak ihale bedeli belirlemiş durumda olduğunu, bu bedelin nakti karşılığının bir proje açısından, davacı tarafından yapılmış bulunan hafriyat işlemlerinin ihale günündeki karşılık tutarları olduğunu, davanın kısmi dava olarak nitelendirilmesi hukuka aykırı olduğunu, davacının dava dışı 3. kişilerden yapmış olduğu hafriyat bedeli tutarı olan 15.000.000,-TL (yaklaşık) tutar olduğunu, ihalede bu hafriyat bedelleri üzerinden ne miktarda kırım yapılarak ihale bedeli belirlendiğinin ancak bilirkişi incelemesi ve araştırma sonucunda anlaşılabileceğini, sebepsiz zenginleşme hükümleri yaptığından, Mahkemenin "davacı şirketin müteahhit sıfatı olmadığından mahsuplaşma talep yetkisi olmadığına ilişkin gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu, davalılar tarafından davacı tarafından hafriyatları yapılmış ve bunlara ilişkin delillerin tespit edilmiş olduğu projelerin yeni müteahhitlere verilmesi tarihinde, davalıların sebepsiz zenginleştiği gerçeğine dayanmadığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesi talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devam maddelerinde düzenlenen Eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalılar ise 6306 sayılı kanun ile iş sahibinden devir alanlardır. Davacı; davacı yüklenicinin dava dışı ... & ... şirketinin kentsel dönüşüm kapsamında kazandığı dört konut projesinde harfiyat işleri yapılmış olmasına rağmen, 6306 sayılı kanunun 6/A maddesi gereğince, ... projesi tapuları ile birlikte Çevre ve Şehircilik Bakanlığına devir edildiğini, aynı maddenin 6. Maddesi gereğince davalı Bakanlığın ve yine inşaat yapmak üzere görevlendirilen diğer davalı ... şirketinin sorumlu hale geldiğini, harfiyat iş bedellerinin tahsilini talep etmiş olup, mahkemece; davacının dava dışı şirket ile sözleşmesinin bulunduğunu, davalıların sebepsiz zenginleşmelerinin bulunmadığını belirterek davanın reddine karar vermiştir. Çevre ve Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının 18.11.2022 tarihli cevabi yazısında; ".. 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların dönüştürülmesi Hakkında Kanunun 6/A maddesi uyarınca yürütülmesi 07.04.2021 tarih ve 742501 sayılı bakanlık makam olurları ile karara bağlandığını, dava konusu taşınmazların 08.04.2021 tarihinde 6306 sayılı kanunun 6/A maddesi uyarınca hazineye devir işlemi gerçekleştiğini, 04.06.2021 tarihinde imar uygulaması sonucunda eski ... ada ... parsel, ... ada ... parsele dönüşmüş ve ... Dönüşüm projesi ... parsel inşaatı işinin ihalesi ... A.Ş tarafından 01.11.2021 tarihinde gerçekleştirildiğini, ... projesi ... Parsel inşaatı işinin ihalesi ... A.Ş tarafından 20.01.2022 tarihinde gerçekleştirildiğini, 6306 sayılı kanunun 6/A maddesinin altıncı fıkrasında yer alan hüküm uyarınca, yapım aşamasını tamamlamayan müteahhit ile Bakanlık arasında sözleşme feshinden sonra mahsuplaşma yapılabileceği ifade edildiği ancak müteahhit firmalar tarafından Bakanlığa mahsuplaşmaya ilişkin herhangi bir talep iletilmediğini," bildirmiştir. Türk Borçlar Kanunu’nun 470 inci maddesinde, “Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir” biçiminde tanımlanmıştır. Eser sözleşmesi iki tarafa karşılıklı borç yükleyen bir tür iş görme sözleşmesi olup, “eser” ve “bedel” olmak üzere iki temel unsuru bulunmaktadır. Bu sözleşmelerde yüklenici, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yaparak ve zamanında tamamlayarak iş sahibine teslim etmekle; iş sahibi de bu çalışma karşılığında ivaz ödemekle yükümlüdür. Türk Hukuk Lûgatında da “eser sözleşmesi” kısaca “Yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir” şeklinde ifade edilmiştir (Türk Hukuk Lûgatı, Türk Hukuk Kurumu, Cilt I, Ankara 2021, s. 353). Davacı Şirket, ... Projesi içinde yer alan ... & ... Yapı grup içi şirketleri tarafından ihalesi kazanılan ..., ..., ... ve ... adlı dört konut projesinin tüm hafriyat işlerini yapılması konusunda sözleşme imzalamışlardır. 6306 sayılı kanuna 04.07.2019 tarihli kanun ile ekli 6/A maddesi uyarınca ... projesi, tapuları ile beraber Çevre şehircilik ve iklim değişikliği bakanlığına devir edilmesi sebebiyle, davacı yüklenici ile dava dışı iş sahibi arasındaki sözleşme fesih edilmiş sayıldığı ve ayrıca herhangi bir iş ve uygulama yapılmış ise, bu iş ve uygulamaları yapan müteahhit ile bakanlık arasında mahsuplaşma yapılacağı düzenlenmiştir. Davacı yüklenici ile dava dışı asıl iş sahibi şirket arasında imzalanan sözleşme, sözleşmenin nispiliği kuralı gereğince sözleşmenin taraflarını bağlamaktadır. Davacı ile davalı kurumlar arasında bir sözleşme ilişkisi bulunmadığı açıktır. Bununla birlikte kanun ile mahsuplaşma işlemleri iş sahibi müteahhit ile kurum arasında yapılması kararlaştırılmıştır. Davacının gerçekleştirdikleri edimler sebebiyle; davalılardan mahsuplaşma kapsamında sebepsiz zenginleşme hükümleri itibariyle talepte bulunamayacaktır. Mahkemece yazılı olduğu şekilde sözleşmenin tarafı olmayan davacının mahsuplaşma talebinde bulunamayacağı gerekçesi ile davanın reddine yönelik kararı doğru olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/02/2023 tarih ve 2022/432 Esas, 2023/133 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 247,70 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 30/04/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41