SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 15. HD 2023/1562 E. 2024/286 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1562

Karar No

2024/286

Karar Tarihi

27 Mart 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

15.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/1562

KARAR NO : 2024/286

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 01/02/2023

NUMARASI : 2019/358 Esas, 2023/56 Karar

DAVANIN KONUSU: Alacak

KARAR TARİHİ : 27/03/2024

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Asıl davada davacı ve karşı davada davalı ... Tic.Ltd.Şti vekili, taraflar arasında davalıya ait tankerin boru donatım işinin yapımı hususunda sözleşme imzalandığını, sözleşme konusu işlerin yapıldığını, davalının plan, projeler ve malzemeleri zamanında teslim etmediği gibi ek işler talep ettiğinden işin bitme zamanının davalıdan kaynaklanan sebepler yüzünden uzayacağının anlaşılması üzerine müvekkili tarafından uyarı yazısı düzenlenerek tersane yönetimine verildiğini, tarafların bunun üzerine bir araya gelerek ilk sözleşmenin konusunu oluşturan ana faaliyetleri üçe ayırarak her bir konuda ayrı birer sözleşme yapıldığını, yeni yapılan sözleşmeler sonrasında davalının taahhütlerini 10.06.2009 tarihinde tamamladığını ve iş bitirme belgesi düzenlendiğini, sonrasında bakiye hakediş bedeli, ek iş bedelleri ve gecikme nedeniyle oluşan işçilik bedelleri için 09.07.2009 tarihli 53.834,38 TL bedelli fatura düzenlenip ihtarnameler ekinde gönderilerek ödeme istendiğini, davalının faturayı iade ettiğini belirterek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile 157.306,70 TL alacağın 13.07.2009 tarihinden itibaren en yüksek banka reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.Asıl davada davalı ve karşı davada davacı ... Tic.AŞ vekili, davacının sözleşme ve ek sözleşmelerden dolayı herhangi bir alacağının bulunmadığını, sözleşme gereği fiyatın artırılamayacağını, işin 10/01/2009 tarihinde bitirilmesi gerektiğini, aksi halde günlük 1.500,00 TL gecikme cezası öngörüldüğünü, işlerin devamı sırasında davacının yetersiz işçi çalıştırmasından işlerde gecikmelerin başladığını, müvekkilinin 07/11/2008 tarihli ihtarla davacıyı uyardığını, işin gecikeceğinin anlaşılması üzerine taraflar arasında 01/02/2009 tarihinde 3 adet ek sözleşme imzalandığını, işin 5 ay gecikmeyle 10/06/2009 tarihinde tamamlandığını, davcının USMED 03 gemisi için ödünç işçilik bedeli, danışmanlık ücreti, ek iş bedeli ve makine ekipman kira bedeli adı altında 09/07/2009 tarihli 53.834,38 TL bedelli fatura düzenlediğini, ancak müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını, gecikmenin davacının kusurundan kaynaklandığını, 28/01/2009 tarihli belgenin teslimden 18 gün sonra ve tek taraflı olarak düzenlendiğini, 21/06/2008 tarihli sözleşmenin teknik şartname hükümlerine göre ekipman ve malzemelerin yüklenici tarafından temininin gerektiğini, USMED 03 projesi için sözleşme kapsamında olan ve 64.841,50 TL tutarındaki işlerin müvekkili firma tarafından başka firmalara ek iş olarak yaptırıldığından davacı tarafından ödenmesi gerektiği için iş bedelinden tenzil edildiğini ve faturalandırılarak davacıya gönderildiğini, davacı faturalarının sözleşmelere aykırı olarak düzenlendiğini belirtmiş, karşı dava olarak da; sözleşmede kararlaştırılan süre içerisinde tankerin teslim edilmemesi nedeniyle günlük 1.500,00 TL cezai şartın davacıdan tahsili gerektiğini belirterek, asıl davanın reddine, karşı davada gecikmeden doğan zararların tazmini için şimdilik 10.000,00 TL'nin 10/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin 600.000,00 TL götürü bedelli olduğu, davacının sözleşme bedeli olan 600.000,00 TL ücreti tümüyle almadığına ilişkin bir iddiasının bulunmadığı, davacının talep ettiği davâ konusu meblağın sözleşme bedeli dışında kalan ve bu bedeli aşan bir bakiye alacak iddiası olduğu, oysa sözleşmede kesin olarak götürü bedelin ek iş vb. şekilde artırılamayacağının öngörüldüğünü, sonraki sözleşmelerin götürü bedel şartını değiştirir nitelikte olmadığı, bu itibarla davacının huzurdaki asıl davada ileri sürdüğü bakiye alacak iddiasının kabule şayan olmadığı, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye bedel alacağının tahsiline ilişkin bir uyuşmazlıkta eğer sözleşmede bu konuda bir açıklık bulunmuyorsa, Yargıtay kararlarında değinildiği üzere 818 sayılı BK'nın vekaletsız iş görme hükümlerine göre yüklenicinin yaptığı ek işlerin bedelini talep etme hakkı bulunduğu, ancak somut olaydaki durumun, Yargıtay kararına konu olan uyuşmazlıktan farklı olduğu, somut olayda taraflar açık bir sözleşme hükmü ile (3.maddede) işin bedelinin 575.000,00 TL. olduğu, yüklenici tarafından fiyat farkı veya bedel arttırımı talebinde bulunulmayacağı, sözleşme bedeli haricinde yükleniciye işçilik, nakliye ve genel masraflar için ilave ödeme yapılmayacağı, yüklenicinin kendinden kaynaklanan ve bu sözleşme ve ekli belgelerde işin gereği plan ve projeleri mucibince yapılması zorunlu olup da sözleşme içeriğinde veya ekli belgelerinde somut, açık ve münferit olarak tarifi yapılmamış işler dahil hiçbir iş için ilave bir ücret talep edemeyeceğinin öngörüldüğünü, tarafların kararlaştırdıkları bu açık sözleşme hükmüne rağmen BK'nun 410. Maddesinin uygulanmasının mümkün olmadığı, davacının bakiye alacak iddiasının kabul edilemeyeceği sonucuna varılarak mahkemece içtihatlar doğrultusunda üç bilirkişi raporu alınmış olup, tarafların birbirlerine talep edecekleri alacak ve tazminatın bulunmadığının anlaşıldığı gerekçeleriyle asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiştir. Davacı ve karşı davada davalı ... Tic.Ltd.Şti vekili ve davalı ve karşı davada davacı . . .Hiz.İnşaat San.ve Tic.AŞ vekili tarafından mahkeme kararı istinaf edilmiştir. Dairemiz 11.06.2019 tarih 2019/583 esas ve 2019/727 karar sayılı ilamı ile, " Somut olayda, asıl davada yüklenici şirket tarafından bakiye hakediş bedeli, ek iş bedelleri ve gecikme nedeniyle oluşan işçilik bedelleri talep edilmiş; karşı davada ise iş sahibi tarafından gecikmeden doğan tazminat ve cezai şart talebinde bulunulmuş, mahkemece asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmeler götürü bedelli olup, asıl davada hangi işlerin götürü bedele dahil olduğu, davacı tarafından yapıldığı ileri sürülen işlerin bu kapsam içerisinde kalıp kalmadığı hususunun gerekirse keşif de yapılmak suretiyle tespit edilmesi, sözleşme dışı iş yapılıp yapılmadığının belirlenmesi, buna göre gecikme olup olmadığı ve gecikme nedeniyle fazla işçilik ücreti oluşup oluşmadığı ve diğer hususların değerlendirilmesi, tüm bunların sonucuna göre sözleşmede gecikme durumu ve cezai şartın koşullarının oluşup oluşmadığı hususları değerlendirilerek, tarafların talepleri konusunda varılacak sonuç dairesinde karar verilmesi gerekirken, mahkemece bu hususlar üzerinde hiç durulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. " gerekçesi ile mahkeme kararının kaldırılmasına karar vermiştir. Dairemiz kaldırma kararı sonrasında mahkemece yargılama yapılmıştır. Mahkeme, İstanbul Bam 15.Hukuk Dairesinin 2019/583 E., 2019/727 K.sayılı kaldırma kararı doğrultusunda yargılamaya devam edildiği ve bilirkişilerden raporlar alındığı, taraflar arasında öncelikle 21.05.2018 tarihli bir sözleşmenin akdedildiği, daha sonra tarafların 01.02.2009 tarihinde bir araya gelerek ilk sözleşmenin konusunu oluşturan ana faaliyetleri üçe ayırdığı ve her bir konuda ayrı bir sözleşme düzenlediği, bunların arasında yer alan danışmanlık sözleşmesinde daha önceki sözleşmelerin hükümsüz olacağının ve daha önceki sözleşmelerden doğan tüm hak ve taleplerden feragat edildiğinin düzenlendiği, bu nedenle 21.05.2008 tarihli ilk sözleşmenin teslim tarihi ve gecikme cezalarıyla ilgili hükümlerinin artık geçerli olmadığı ve kararlaştırılan yeni teslim tarihinin 15.06.2009 olduğu, davacının ise işi 10.06.2009 tarihinde teslim ettiği, işin tesliminde herhangi bir gecikme bulunmaması nedeniyle karşı davacının gecikmeden doğan tazminat ve cezai şartı talep edemeyeceği, asıl davada ise 09.07.2009 tarihli 53.834,38 TL bedelli faturanın davacının 01.02.2009 tarihli yeni sözleşmelere göre hakedişleri olması nedeniyle bu fatura bedelini talep edebileceği gözetilerek; asıl davanın kısmen kabulüne karşı davanın reddine, davacı tarafından gönderilen ihtarnamenin tebliğ şerhinin olmadığı ancak davalı tarafından ihtarnameye 17.07.2009 tarihinde cevap verildiği, bu tarih davalının ihtarnameyi aldığı tarih olarak kabul edildiğinde davacının ihtarname ile verdiği 10 günlük sürenin bittiği günden sonraki günün 28.07.2009 tarihi olduğu ve davalının temerrüdünün bu tarihte oluştuğu gözetilerek hükmedilen tazminatın bu tarihten itibaren davalıdan tahsiline karar vermiştir. Davacı karşı davalı vekili istinafında; Mahkemece 05.12.2022 tarihli ikinci ek rapor hükme esas alınarak asıl davanın 53.834,38.- Türk Lirası kısmının kabulüne karar verildiğini, ancak anılan rapora kısmi itirazları sunduklarını, taraflar arasında 01.02.2009 tarihli sözleşmenin akdedilmesinden sonra davacı/karşı davalı şirket tarafından davalı/karşı davacı şirket lehine, 53.834,38.- Türk Lirası bedelli fatura da dahil olmak üzere 693.260,19.- Türk Lirası bedelli fatura tanzim edildiğini, davalı/karşı davacı şirketin bu bedelin 492.801,93.- Türk Lirasını davacı karşı davalı şirkete ödediğini, davalı/karşı davacı şirket lehine 7.386,01.- Türk Lirasını SGK’ya ödediklerini ayrıca 37.600,00.- Türk Lirasını da üçüncü kişi ve kuruluşlara ödediklerini, davalı/karşı davacı şirketin, davacı karşı davalı şirket lehine yapılan ödemelerin mahsubu sonrasında, dosyada mübrez hakkediş tutanakları ve sair yazılı delillerle ispat edildiği üzere davacı karşı davalı şirkete 155.472,25.- Türk Lirası borçlu olduğunu, bu hususun 14.06.2013 tarihli bilirkişi raporuyla da tespit edildiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı-karşı davacı vekili 03.07.2023 tarihli istinaf dilekçesinde; mahkeme tarafından yazılan gerekçeli karar kendilerine tebliğ edilmediğini, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren gerekçeli istinaf sebeplerini sunma haklarını saklı tutarak sunmuş olduğu dilekçe ile, mahkeme kararının kaldırılarak yeniden yargılama yapılmasını ve talepleri doğrultusunda asıl davanın reddine ve karşı davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Mahkeme gerekçeli kararı 09.07.2023 tarihinde tebliğ edilmiş olup, davalı-karşı davacı vekili tarafından mahkemeye dilekçe sunulmamıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddeleri kapsamında düzenlenen Eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Somut olayda, asıl davada yüklenici şirket tarafından bakiye hakediş bedeli, ek iş bedelleri ve gecikme nedeniyle oluşan işçilik bedelleri talep edilmiş; karşı davada ise iş sahibi tarafından gecikmeden doğan tazminat ve cezai şart talebinde bulunulmuş, mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne ve karşı davanın reddine karar verilmiştir. Dairemiz kaldırma kararı doğrultusunda mahkemece mahallinde keşif yapmak suretiyle bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi tarafından rapor tanzim edilerek mahkemeye sunulmuştur. Bilirkişi heyetinin sunmuş olduğu 05.12.2022 tarihli raporunda; " ... Davacı-avalı karşı davalının tanzim ettiği 09.07.2009 tarihli 53.834,38 TL bedelli faturanın 01.02.2009 tarihli yeni sözleşmelere göre hakedişleri olması nedeniyle, bu fatura bedelinin davalı-karşı davacıdan talep edilebileceği, tarafların daha sonra bir araya gelerek yapmış oldukları sözleşmede, işbu sözleşmenin yürürlük tarihinden önce taraflar arasında işbu sözleşme konusunda ve bu proje kapsamında yapılmış olan bütün sözleşmeler hukuken hükümsüz addolunacak, tarafların daha önceki sözleşmelerden doğan tüm yasal hak ve taleplerinden feragat ettiklerini kabul, beyan ve taahhütle, iş bu sözleşme hükümleri bunların yerine geçerli olcaktır, hükmü yer verilmiş olması nedeniyle, karşı dava yönünden işin tesliminde herhangi bir gecikme bulunmaması nedeniyle davacının gecikme cezası talep edemeyeceği " yönünde rapor sunmuştur.Tüm dosya kapsamı itibariyle; taraflar arasındaki sözleşmeler götürü bedelli olup, asıl davada hangi işlerin götürü bedele dahil olduğu, davacı tarafından yapıldığı ileri sürülen işlerin bu kapsam içerisinde kalıp kalmadığı hususunda mahkemece bilirkişi raporu alınmış olup, bilirkişi raporu denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece yazılı olduğu şekilde asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine yönelik kararı doğru olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/02/2023 tarih ve 2019/358 Esas, 2023/56 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Davacı karşı davalıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85 TL'nin mahsubu ile bakiye 157,75TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davalı karşı davacıdan asıl davada yatırılması gereken 3.677,42 TL nisbi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 919,40TL harcın mahsubu ile bakiye 2.758,02 TL istinaf karar harcının davalı karşı davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davalı karşı davacıdan karşı davada yatırılması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70TL istinaf karar harcının davalı karşı davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde BIRAKILMASINA,6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere 27/03/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıngelirkesingereğigörüşülüpreddinehazineyeistanbulAlacakkonusudüşünüldükaydınanumarasıusmedhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:18

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim