İstanbul BAM 15. HD 2023/1233 E. 2024/282 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
bam
2023/1233
2024/282
27 Mart 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1233
KARAR NO: 2024/282
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 29/09/2022
NUMARASI: 2021/542 Esas, 2022/762 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın iptali
KARAR TARİHİ: 27/03/2024
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı alacak talebine ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup, mahkemece davacı vekilinin davasının kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı yanca istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili, davalı şirketin 03/07/2018- 05/07/2018 tarihleri arasında düzenlenen ... fuarında ürünlerinin sergilenmesi ve fuar alanında kendisine ayrılan alanın dekorasyonu için müvekkilden 90.057,60 TL tutarlı 13/06/2018 tarih ve ... sıra nolu, 14.927,00 TL tutarlı 29/06/2018 tarih ve ... sıra nolu, 8.260,00 TL tutarlı 02/07/2018 tarih ve ...sıra nolu faturalarda ayrıntılı olarak gösterilen malları satın aldığını, faturalarda gösterilen malların yine 13/06/2018 ve 29/06/2018 tarihlerine davalı şirketin mimarı ... tarafından imzalanan Montaj Sahası Durum ve Uygulama Tutanaklarımdan görüleceği üzere sayımı ve kalite kontrolü yapılarak teslim alındığını, davalı şirketin Almanya’daki Fuar’da müvekkilden kaynaklı herhangi bir sorun yaşamaksızın ürünlerin tanıtımını gerçekleştirdiğini ve sosyal medya hesaplannda Fuar’ın sorunsuz olarak geçtiğine ilişkin paylaşımlarda bulunduğunu, sosyal medya paylaşımlarının “...” kullanıcı adı ile yapıldığını ve bu kullanıcı adı üzerinden yapılan sosyal medya paylaşımlarının davacı şirketi de kapsadığını, davalı şirketin davaya konu faturaları kapsar nitelikte BA-BS Mutabakat Mektupları gönderdiğini ve tarafların Mutabakat Mektuplan’nda yazılı bakiyelerde mutabık kaldıklarını, buna rağmen davalı şirketçe hiçbir ödeme yapılmadığını, davalı şirketin Beyoğlu ... Noterliği’nin 24/09/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı cevabı ihtarnamesiyle malların hiç teslim edilmediği veya ayıplı olduğu gerekçesiyle ödeme yapmayı reddettiğini ve iade faturaları düzenlendiğini ancak bu faturaların müvekkilince kabul edilmediğini, malların davacı şirketçe sayımı ve kalite kontrolü sağlanarak teslim alındığını, müvekkilinin verdiği hizmetin karşılığı olan faturaların kesim tarihinden 3 ay kadar bir süre sonra düzenlenen iade faturalarının TTK m.21/2 karşısında hiçbir hükmünün bulunmadığını, ayrıca mallann ayıplı ve eksik olduğu iddiasının hiçbir gerçekliğinin olmadığını, davalı şirketin 20/07/2018 ve 24/09/2018 tarihinde müvekkiline BA-BS Mutabakatı göndererek borcun varlığını ikrar ettiğini belirterek, söz konusu faturalara dayalı olarak başlatmış oldukları icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve borçlu aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkili şirketin 03/07/2018-05/07/2018 tarihleri arasında düzenlemiş olan ...’nda tekstil ürünlerinin şık bir şekilde sergilenmesi amacıyla fuar alanında kendisine ayrılan bölgenin dekorasyonu için davacı ile anlaştığını, sipariş verilen malların davacı tarafça fuar alanına gönderildiğini, teslim gününde Kalite Kontrol tutanağının içerisindeki metnin müvekkili şirket çalışanı ... tarafından aceleyle ve okumasına imkan tanınmadan imzalandığını, sonrasında kurulum yapılacağı zamanda ürün ve hizmetlerin eksik ve ayıplı olduklarının tespit edildiğini, mallara ilişkin ayıpların davacının bu ürünlerin kurulumundan sorumlu kendi personelleri tarafından da farkedildiğini, bu durum üzerine davacı şirketin ortağı ile görüşmeler yapılıp ayıplara ilişkin fotoğraflar gönderildiğini ve konu hakkında kendilerinin de bilgilendirildiğini, telefon görüşmesinde müvekkili şirketin, davacı şirket ortağı tarafından teskin edildiğini ve durumun düzeltileceğinin belirtildiğini, müvekkil şirketin de davacının söylemlerine güvendiğini ve yasal herhangi bir bildirimde bulunmadığını, fakat müvekkili şirkete ayıplı ürünlerin yerine geçecek herhangi bir yeni ürün veya ayıplı ürünleri düzeltmeye yönelik bir montaj ekibi gönderilmediğini, bunun üzerine müvekkilinin eli mahkum bu ayıplı ürünleri kullanmak durumunda kaldığını, fuar gerçekleştikten sonra davacının müvekkili şirket ile görüşmeler yaparak fatura tutarının çok daha az bir tutarını talep edeceğini bildirdiğini ancak daha sonra bundan vazgeçtiğini, bunun üzerine gönderilmiş olan faturalara karşılık 07/09/2018 tarihinde ..., ... ve ... nolu 3 adet ayrı iade faturası düzenleyerek davacı şirkete gönderildiğini, davacı şirketin 11/09/2018 tarihli ihtarname ile bu iade faturalarını kabul etmediklerini ve ödemeler 7 (yedi) gün içerisinde yapılmaz ise yasal yollara başvurulacaklarını bildirmesi üzerine, müvekkili şirketin 24/09/2018 tarihli ihtarname ile kendilerine hiç teslim edilmemiş ürünlerin ve ayıplı malların olduğunu tekrar belirterek bunlara ilişkin ödeme yapmayacağını belirttiğini, müvekkili şirketin davacı tarafından gösterilen iyi niyete güvenerek faturaya yasal süresi içerisinde itirazda bulunmamasının davacı şirketin sözleşme edimini eksiksiz yerine getirdiğine ilişkin bir karine olarak kabul edilemeyeceğini, sosyal medya paylaşımlarının delil niteliğine haiz olmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece, davalının fuarda ürünlerinin sergilenmesi ve fuar alanında kendisine ayrılan alanın dekorasyonu için davacıdan dava konusu faturalara konu ürünleri satın aldığı hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, davacının düzenlediği dava konusu faturaların itiraz edilmeden davalı defterlerine kaydedildikleri ve davacının sunduğu mutabakat mektuplarında dava konusu faturaların bulunduğu, davalı tarafından faturaların defterlerine işlenmesinden sonra iki adet toplamda 104.984,20 TL tutarındaki iade faturasının düzenlendiği ve ayıp ve eksik teslim iddiasında bulunulduğu, davalının davacıdan aldığı ürünleri söz konusu fuarda kullandığının sabit olduğu, ürünlerdeki ayıbın ve eksik teslimatın davalı çalışanlarınca farkedildiğinin davalının beyanı olduğu, bu durumda ürünlerin açık ayıplı olduğunun değerlendirilebileceği, davacı tarafça her ne kadar davalıya bu konu da ihbarda bulunulduğu, hatta davalı ile fatura tutarının çok daha az bir tutarını talep edeceği konusunda anlaşma sağlandığı ileri sürülmüşse de, ayıp ihbarı ile ilgili olarak TTK 23/c ve BK 223 maddelerine göre ayıbın şekli ve süresine ilişkin hükümlerinin olayda uygulanması gerektiği, davalı yanca ayıba bağlı haklardan yararlanmak için önce ayıbın varlığının, sonra ise süresinde ayıp ihbarında bulunulduğunun kanıtlaması gerektiği, bu konuda usulüne uygun ayıp ihbarında bulunulduğunu kanıtlayan delil sunulmadığından davalının ayıba bağlı haklardan faydalanamayacağı, buna göre davalının davacıya düzenlediği iade faturalarının yerinde olmadığı, alacak faturaya dayalı olup likit olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında yapılan takibe davalının itirazının iptaline, takibin devamına, asıl alacağın % 20'si oranında 23.332,68 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davalı vekilinin istinaf talebi üzerine dairemizce yapılan incelemede, dairemizin 01/06/2021 tarih, 2019/1658 Esas, 2021/1071 Karar sayılı ilamıyla; davacı yüklenici şirket tarafından davalı iş sahibi şirketin 03/07/2018 - 05/07/2018 tarihleri arasında Panoroma Berlin Fuarındaki, 07/07/2018 - 09/07/2018 tarihleri arasında ise Düselldorf şehirindeki Showroomdaki ürünlerinin sergilenmesi için dekorasyon işlerinin yapılması ve bunların fuar ve showroom alanlarında montajlarının yapılması için sözlü olarak anlaşmaya varıldığı, bu kapsamda dekorasyon ürünleri davacı tarafından Türkiye'de davalıya teslim edildiği, davalı tarafından bunların yurtdışına nakledilmeleri sonrasında yine davacı tarafça bunların fuar ve showroomlardaki montaj işlemleri tamamlandığı, taraflar arasında sözleşme ilişkisi, sözleşmeye konu ürünlerin davalıya teslim edildiği ve iş bedeli hususları ihtilaf konusu olmadığı, taraflar arasındaki ihtilaf, davacı tarafından yapılan dekorasyon ürünlerinde açık ve gizli ayıp bulunup bulunmadığı, eğer var ise davalı iş sahibinin muayene ve ihbar yükümlülüğünün süresinde ve usulüne uygun olarak yerine getirip getirmediği, bu kapsamda davacının davaya konu 3 adet fatura nedeniyle davalıdan alacaklı olup olmadığı, davacı tarafça sunulan mutabakat mektuplarının davalının ayıplı ifa savunmasını ileri sürmesine mani olup olmayacağı hususlarına ilişkin olduğu, dosya kapsamı değerlendirildiğinde, dosyaya sunulan belgelere göre, 03/07/2018 - 05/07/2018 tarihli Berlin Fuarına ilişkin ürünler 13/06/2018 tarihli montaj sahası durum ve uygulama tutanağı ile davalı firma yetkilisi ... gerekli kontrolleri yapılarak teslim edilmiş, 07/07/2018 - 09/07/2018 tarihli Düselldorf Showroomuna ilişkin ürünler 29/06/2018 tarihli montaj sahası durum ve uygulama tutanağı ile davalı firma yetkilisi ... gerekli kontrolleri yapılarak teslim edilmiş, bu ürünler davalı iş sahibi tarafından ilgi fuar ve showroom alanına nakledildikten sonra davacı yüklenici tarafından oralarda montaj işlemleri yerine getirilmiştir. Davaya konu 3 faturadan birisi olan 02/07/2018 tarihli ... sıra nolu fatura "Düselldorf showroom mont" açıklamasını içermekte olup, davacı tarafça bu faturanın montaja ilişkin olduğu belirtilmektedir. Davacı tarafça sunulan 13/06/2018 ve 29/06/2018 tarihli montaj sahası durum ve uygulama tutanaklarında yer alan fatura bilgilerinden açıkça anlaşılacağı üzere, davaya konu diğer iki faturadan 29/06/2018 tarih ve ... sıra nolu olan Düselldorf showroomuna 13/06/2018 tarih ve ... sıra numaralı olan ise Berlin fuarına ilişkin bulunduğu, davalı tarafça ayıp ihbarına ilişkin olarak sunulan whatsapp yazışmaları incelendiğinde, ilk olarak 06/07/2018 tarihinde davacı yükleniciye ürünlerdeki ayıplara dair bildirimde bulunulduğu, sonrasında 07/07/2018 tarihinde de başkaca ayıp bildirimlerinde bulunulmuş olduğu açıkça görülmektedir. Bu ayıp ihbarı tarihi ile davaya konu faturaların ve fuarların tarihleri göz önünde bulundurulduğunda davalı tarafından yapılan ayıp ihbarının süresinde olduğu anlaşılmaktadır. Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin yerleşik kararlarında belirtildiği üzere, eser sözleşmesine ilişkin ayıp ihbarlarının her türlü delille ispat edilmesi mümkün bulunduğundan, mahkemece davalının davaya konu faturalara ilişkin ürünlere dair süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunduğu kabul edilerek, ürünlerde ayıp bulunup bulunmadığının dosyaya sunulup fotoğraflar, diğer deliller ve davalı vekilinin ürünler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına dair talebi değerlendirilmek suretiyle belirlenmesi, varsa bunların açık mı gizli mi ayıp olduklarının, bu ayıpların ürünleri kabul edilemeyecek derecede kusurlu hale getirip getirmediklerinin, böyle bir durum yoksa bu ayıplar nedeniyle davacının iş bedeli alacağından ne miktarda bir nefaset kesintisi yapılması gerektiğinin belirlenmesi ve neticesine göre davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olan gerekçeyle sadece davalı tarafın 24/09/2018 tarihli ayıp ihtarı dikkate alınarak süresinde bir ayıp ihbarının yapılmadığı kabul edilerek davanın kabulüne dair hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğundan, hükmün kaldırılarak gerekli inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Dairemiz kaldırma kararına müteakip mahkemece; davacı yüklenici şirket tarafından davalı iş sahibi şirketin 03/07/2018 - 05/07/2018 tarihleri arasında Panoroma Berlin Fuarındaki, 07/07/2018 - 09/07/2018 tarihleri arasında ise Düselldorf şehirindeki Showroomdaki ürünlerinin sergilenmesi için dekorasyon işlerinin yapılması ve bunların fuar ve showroom alanlarında montajlarının yapılması için sözlü olarak anlaşmaya varıldığı, bu kapsamda dekorasyon ürünleri davacı tarafından Türkiye'de davalıya teslim edilmiş, davalı tarafından bunların yurtdışına nakledilmeleri sonrasında yine davacı tarafça bunların fuar ve showroomlardaki montaj işlemleri tamamlandığı, taraflar arasında sözleşme ilişkisi, sözleşmeye konu ürünlerin davalıya teslim edildiği ve iş bedeli hususları ihtilaf konusu olmadığı, dosyaya sunulan belgelere göre, 03/07/2018 - 05/07/2018 tarihli Berlin Fuarına ilişkin ürünler 13/06/2018 tarihli montaj sahası durum ve uygulama tutanağı ile davalı firma yetkilisi Serkan Yüksel'e gerekli kontrolleri yapılarak teslim edilmiş, 07/07/2018 - 09/07/2018 tarihli Düselldorf Showroomuna ilişkin ürünler 29/06/2018 tarihli montaj sahası durum ve uygulama tutanağı ile davalı firma yetkilisi ... gerekli kontrolleri yapılarak teslim edilmiş, bu ürünler davalı iş sahibi tarafından ilgi fuar ve showroom alanına nakledildikten sonra davacı yüklenici tarafından oralarda montaj işlemleri yerine getirildiği, davaya konu 3 faturadan birisi olan 02/07/2018 tarihli ... sıra nolu fatura "Düselldorf showroom mont" açıklamasını içermekte olup, davacı tarafça bu faturanın montaja ilişkin olduğu belirtildiği, davacı tarafça sunulan 13/06/2018 ve 29/06/2018 tarihli montaj sahası durum ve uygulama tutanaklarında yer alan fatura bilgilerinden açıkça anlaşılacağı üzere, davaya konu diğer iki faturadan 29/06/2018 tarih ve ... sıra nolu olan Düselldorf showroomuna 13/06/2018 tarih ve ... sıra numaralı olan ise Berlin fuarına ilişkin bulunmakta olup davalı tarafça ayıp ihbarına ilişkin olarak sunulan whatsapp yazışmaları incelendiğinde, ilk olarak 06/07/2018 tarihinde davacı yükleniciye ürünlerdeki ayıplara dair bildirimde bulunulduğu, sonrasında 07/07/2018 tarihinde de başkaca ayıp bildirimlerinde bulunulmuş olduğu bu ayıp ihbarı tarihi ile davaya konu faturaların ve fuarların tarihleri göz önünde bulundurulduğunda davalı tarafından yapılan ayıp ihbarının süresinde olduğu, davalı tarafça davaya konu ürünlerin nerede olduğuna ilişkin bilgilerinin olmadığı beyan edilmiş olup dosyada alınan bilirkişi raporunda davalı şirketin 8.260,60-TL'lik faturayı kabul ettiği ve davalı ticari defterlerinde bu tutar kadar davacı yana borçlu göründüğü, taraflar arasındaki ihtilaf konusu olan "stant, sandıklama bedeli, "stant, sandıklama bedeli, ahşap dolap/masa " açıklamalı iki adet fatura (90.057,60-TL + 14.927,00-TL = ) 104.984,60 -TL'lik fatura konusu ürünlerin fotoğraflarının incelenmesinde davalı tarafça ayıplara ilişkin fotoğrafları sunulan ürünlerin/ malzemelerin kısmi hasar görmüş stand malzemeleri için zaten montajı yapılır montajından sonra alçı ve boya gibi malzemelerle rotüşlerle kullanıma sunulacağı bu şekli ile ahşap dolap/masa faturasına konu ürünlerde ayıp söz konusu olmadığı'' tespit edildiği, bu kapsam da iki adet toplamı 104.984,60-TL'lik faturalarda ayıp söz konusu olmadığı davacının davalıdan toplam üç fatura tutarı olan (90.057,60-TL+14.927,00-TL+ 8.260,60-TL=) 113.245,20-TL alacaklı olduğu tespit edildiği, davacı taraf, davalı taraftan 113.244,60-TL alacağını talep edebileceği, davacı tarafından davalı tarafın temerrüde düşürüldüğüne dair delil dosyaya sunulmadığı göz önünde bulundurularak hüküm vermeye elverişli olduğu değerlendirilen bilirkişi raporu da dikkate alınarak açılan davanın kısmen kabul-kısmen reddine, Büyükçekmece ... İcra Müd.nün ... E sayılı icra takip dosyasında davalı tarafından 113.244,60-TL asıl alacak yönünden yapılan itirazın iptali ile takibin 113.244,60-TL asıl alacak üzerinden devamına, işlemiş faize ilişkin talebin reddine, davacı tarafın icra inkar tazminat talebinin kabulü ile asıl alacağın % 20'si oranında 22.648,92-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesiyle, müvekkili şirketin çalışanı ... okumasına imkan tanınmadan alelacele imzalatılan belgelerin kalite kontrol tutanakları olup davalı müvekkili şirket veya davalı müvekkili şirket tarafından imzalanan fatura ya da sevk irsaliyesi mevcut olmadığını, bir kısım malların müvekkili şirkete hiç teslim edilmediğini, 23/06/2022 tarihli ek bilirkişi raporunda yapılan tespitlerin yerinde olmadığını, bilirkişi ek raporunda ayıp söz konusu olmadığına ilişkin tespit ve söz konusu rapora dayanarak kurulan hükmün hatalı olduğunu, davacının kendi ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede dahi davacının müvekkili şirketten takip tutarı kadar alacaklı olmadığını, davacının kötü niyetli şekilde 7.000,00 TL civarında fazla talepte bulunduğunun 17/06/2019 tarihli bilirkişi kök raporu ile tespit edildiğinden mahkemece icra inkar tazminatına hükmetmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Taraflar arasında 03/07/2018-05/07/2018 tarihleri arasında Berlin'de düzenlenecek olan fuar alanının dekorasyonuna ilişkin eser sözleşmesi yapılmıştır. Davacı dekorasyon için gerekli malların fuar alanına gönderilerek davalı çalışanına teslim edildiğini ve tutanağın çalışan ... tarafından imzalandığını, eksik ve ayıplı olmadığını, düzenlenen faturaların davalı ticari defterlerine işlendiğini, ayıp ihbarı olmadığı gibi eksik ifada olmadığını iddia etmiştir. Dairemizce, davalının süresinde ayıp ihbarında bulunduğu tespit edilerek, bu tespite göre mahkemenin bilirkişi incelemesi yaptırması ve sonucuna göre karar verilmesi için gönderilen dosyada, alınan ek raporda takibe konu faturalardan 8.260,60 TL lik faturanın davalı tarafça kabul edildiği, diğer iki faturaya konu ahşap dolap/masa gibi ürünlerde ayıp olmadığına ilişkin görüş bildirilmiş ve mahkemece 3 adet fatura alacağı 113.244,60 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, takip öncesi davalı temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz talebinin reddine alacak likid olduğundan % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmiş olup, mahkemece verilen karar dosya kapsamına göre isabetli olup davalının istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/09/2022 tarih ve 2021/542 Esas, 2022/762 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 7.734,37 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 1.933,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.800,77 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 27/03/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:18