İstanbul BAM 15. HD 2024/383 E. 2024/237 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
bam
2024/383
2024/237
20 Mart 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/383
KARAR NO : 2024/237
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 28/02/2023
NUMARASI : 2022/22 Esas, (derdest)
DAVANIN KONUSU: Tapu iptali ve tescil
KARAR TARİHİ : 20/03/2024
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı alacak davasında mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talebine ilişkin olup, mahkemece davalı vekilinin talebinin reddine dair verilen karara karşı davalı yanca istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili , Müvekkili ..., davalı .... Tic. Ltd. Şti. ve yetkilisi olarak hareket eden ...'dan taşeronluk sözleşmesi, devir sözleşmesi ve faturalardan anlaşılacağı üzere alacaklı konumda olduğunu, davalı ...'ın da diğer davalı ... şirketinden alt taşeronluk sözleşmesi kapsamında alacaklı olup, aralarında yapılan barter sözleşmesine göre ...'ın alt taşeronluğunu yapmış olduğu ... ili, ... İlçesi, ... Mah. ... ada 2 parsel B blokta bulunan | adet ara kat 341 daire (500.000 TL sayılmak üzere) ...'a verileceğini, ...'ın işbu hakkını, müvekkile olan borcunun 500.000 TL'lik kısmına karşılık olarak müvekkile devrettiğini, işbu devir sonrasında müvekkil ile davalı ... şirketinin bir araya gelerek ...'a verilecek olan ... ili, ... İlçesi, ... Mah. ... ada 2 parsel B blokta bulunan | adet ara kat 341 dairenin (500.000 TL sayılmak üzere) müvekkile en geç 2021 altıncı ay içerisinde devredileceğinin kararlaştırıldığını, davalı şirketin devretmeyi taahhüt ettiği taşınmaz ile ilgili arsa sahibi ... ile ilk sözleşmeyi imzalayan dava dışı müteahhit arasında Kartal .... Noterliği'nin 20.06.2017 tarih ve ... yevmiye sayılı Düzenleme şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi akdedildiğini, akabinde mütcahhit ile davalı ... şirketi arasında arsa sahibinin vermiş olduğu Kadıköy .... Noterliği'nin 17.05.2018 tarih ... yevmiye nolu muvafakatnamesine istinaden Kartal .... Noterliği'nin 17.05.2018 tarih ... yevmiye nolu işlemiyle sözleşmedeki tüm hak ve yükümlülüklerin davalı ... şirketine devredildiğini, bu kapsamda akdedilen sözleşmeler çerçevesinde B Blok'ta bulunan 28 nolu bağımsız bölüm dışındaki 32 adet bağımsız bölümün yüklenici davalı ... şirketine ait olacağının kararlaştırıldığını, halihazırda da 5-9-15-19-20-27-29-30-3 1-32 nolu bağımsız bölümlerin arsa sahibi ... adına kayıtlı olup, diğer bağımsız bölümlerin arsa sahibi tarafından davalı ... şirketinin yetkilisi ...'a verilen vekaletname ile şirket adına geçirilmeden 3. Kişilere devrinin yapıldığını belirtmiş olup, yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi ile dava konusu B/Blokta halihazırda arsa sahibine ait olup, davalı şirkete devredileceği kararlaştırılan taşınmazlardan ara katta bulunan veya aynı değere denk gelen bağımsız bölümün (öncelikle 19 nolu bağımsız bölümün nazara alınmasını) tespitiyle tapusunun iptali ve müvekkil adına tesciline karar verilmesini talep ettiklerini, işbu taleplerinin mümkün olmaması halinde ise tazminat taleplerinin kabulünün gerektiğini, bu kapsamda da öncelikle B Blokta bulunan ara kat 341 dairenin rayiç değerinin tespiti ile dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle, aksi takdirde ise sözleşme ile kararlaştırılan bedelin ticari temerrüt faiziyle davalılar ... şirketinden müteselsilen ve müştereken tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, 17/02/2022 tarihli ara karar ile; davacı iddiaları, dava dilekçesi ekindeki belgeler birlikte değerlendirildiğinde; davacının tedbir talebinin yaklaşık ispat ile ispat ettiği, dosya kapsamındaki belgeler dikkate alındığında HMK 389. maddesindeki şartların mevcut olduğu, tedbir kararı verilmemesi halinde davacının ileride telafisi imkansız zararlara uğrayacağı belirtilerek, davacının tedbir talebinin yeniden kabulü ile 500.000,00-TL (taraflar arasındaki anlaşma gereği kabul edilen tutar üzerinden) %15 teminat karşılığı kabulüne, tminat yatırılığı taktirde ... ili, ... İlçesi, ... Mah. ... ada ... parsel B blok 19 nolu bağımsız bölümün tapu kaydına 3.şahıslara devrinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir şerhi konulmasına, bu hususta ilgili tapu müdürlüğüne müzekkere yazılmasına, müzekkereye işbu ara kararın eklenilmesine karar verilmiştir. Davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararına itirazı üzerine mahkemece 28/02/2023 tarihli ara karar ile; ihtiyati tedbire itirazın değerlendirilmesi için duruşma açıldığı, tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; itiraz eden tarafından ileri sürülen itirazların yerinde olmadığı, tedbir talep eden tarafından ileri sürülen hususlar ve dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler dikkate alındığında tedbir kararı verilmemesi halinde talep eden yönünden hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağına mahkememizce kanaat getirilmiş, tedbire itiraz taleplerinin yerinde olmadığı belirtilerek, ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verilmiştir. Davalı vekili 03/03/2023 tarihli dilekçesinde; mahkemenin 28/02/2023 tarihli ara kararının 03/03/2023 tarihinde tebliğ edildiğini, işbu karar gerekçesiz ve ihtiyati tedbire itirazlarının reddine ilişkin olup istinaf yolu açık olup olmadığının kararda belirtilmediğini, bu nedenle ihtiyati tedbire karşı yapmış oldukları itirazların gerekçelendirilip gerekçelendirilmeyeceğini, istinafı kabil olup olmayacağı yönünde karar oluşturulmasını ve gereğini talep etmiştir. Mahkeme 13/03/2023 tarihli ara kararı ile; 28/02/2023 tarihli İhtiyati Tedbire İtiraz Hakkında Ara Karar'ın "Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi." şeklinde olan son cümlesinin "Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ara kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi." şeklinde düzeltilmesine karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesiyle; davanın konusunun arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil talebi olmakla davanın genel mahkemelerde görülmesi gerektiğini, yetkisiz mahkemece tedbir kararı verildiğini, davacının dava dilekçesinde zikredilen vakıalara müvekkilinin hiçbir illiyet bağının bulunmadığını, davacı ile müvekkili arasında hiçbir alacak verecek devir borç akit vb ilişki bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile taşınmazların kaydına konulan ihtiyati tedbir şerhi için tespit edilen teminat bedelinin çok düşük kaldığını, teminat miktarının muhtemel ve olası zararları karşılamasının mümkün olmadığını belirterek yerel mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Somut olayda davacı, davalı taşeron şirket ... şirketinden taşeronluk , devir sözleşmesi ve faturalar gereği alacaklı olduğunu , bu şirketin yetkilisi olan Davılı ...'ın diğer davalı dava dışı yükleniciden devir alan ... şirketinden barter sözleşmesine göre alacaklı olduğunu , B blokta bulunan bir adet daireyi ... ... devredeceğini , işbu hakkın , müvekkiline alacağına karşılık devredildiğini , bu sebeple davalı ... adına kayıtlı tapunun iptalini ve tescilini talep etmiş mümkün olmadığı takdirde ise bedel talep etmiştir. Yerel mahkeme istinaf edilen 13/3/2023 tarihli tedbire itirazın reddine dair kararında , 28/2/2023 tarihli tedbire itirazın reddi ara kararındaki kanun yolu eksikliğini düzeltmiştir.28/2/2023 tarihli ara kararda , tedbir kararı verilmemesi halinde hakkın elde edilmesinin zorlaşacağı , tamamen imkansız hale geleceği belirtilerek itiraz reddedilmiştir. Davalı ... istinafında Davalı ... şirketi ile yapı ... şirketleri arasında taşeronluk sözleşmesi bulunmadığını , alacaklı olduğunu iddia eden taşeronların öncelikle buna ilişkin taşeronluk sözleşmelerini dosyaya sunmaları gerektiğini belirtmiştir. Dosya kapsamından davacı tarafça yaklaşık ispat sağlanamadığı anlaşıldığından ,ilk derece mahkemesince verilen ihtiyati tedbir kararı ve 13/03/2023 tarihli ara kararı ile; 28/02/2023 tarihli İhtiyati Tedbire İtiraz hakkındaki ret ara kararları hatalı olmuştur.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/02/2023 tarih ve 13/03/2023 tarihli 2022/22 Esas sayılı ara kararlarının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5- Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 20/03/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:18