İstanbul BAM 15. HD 2022/2073 E. 2023/1501 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
bam
2022/2073
2023/1501
26 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/2073
KARAR NO: 2023/1501
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 25/06/2019
NUMARASI: 2017/667 Esas, 2019/638 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 26/12/2023
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; davacı şirket ile davalılar arasında 22/04/2014 tarihinde Taşeronluk/Alt İşveren sözleşmesi imzalandığını, davacının üstlenilen edinimlerini ifa ederek kestiği fatura ve hak edişleri talep etmesine rağmen davalı tarafça ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlattıklarını, davalıların haksız ve mesnetsiz olarak yaptığı itirazlar ile takibin durduğunu belirterek; davalı şirketler tarafından yapılan itirazların iptali ile takibin devamına, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince davacının edimlerini yerine getirmediğini, davacıya Beyoğlu ... Noterliği’nden 23/12/2015 tarihinde ... yevmiye numaralı ihtarname ile davacı tarafa akdedilen sözleşmede belirtilen edimlerin gereği gibi ifa edilmesini talep ettiklerini, ancak davacının edimlerini yerine getirmediğini, proje ve şartnamelere aykırılıklar bulunduğu gibi sözleşmenin 21.maddesinde kararlaştırılan iş programına uyulmadığını, sözleşme gereğince iş bitiş tarihinin 30/06/2015 tarihi olmasına rağmen süresinde edimin yerine getirilmediğini, sözleşmenin 14. maddesinde; “…Alt işveren taahhüt etmiş olduğu işi zamanında bitirmez ise, 10.000 TL ve gecikilen her gün için 300 TL ödeyeceğini taahhüt etmiştir…” hükmü gereği cezai şart uygulanacağı ihtarında bulunduklarını, davacı tarafça sözleşme maddelerinde belirtilen belgeler ile sözleşme madde 18.de belirtilen belgelerin tamamlanarak davalı şirkete teslim edilmediğini, davacının da taraf olduğu iş kazası dolayısıyla açılan Ankara 38. İş Mahkemesinde davanın derdest devam ettiğini ve bekletici mesele yapılması gerektiğini, iş mahkemesi yargılaması sona erdiğinde ve ayrıca kesin kabul işlemi yapıldığında alt işveren kesin hesabı belirlenebileceğini, bu sebeple iddia edilen borcun henüz muaccel olmadığını, icra dosyasına yaptıkları itirazlarında haklı olduklarını, davacının kötü niyetli olarak iş bu davayı açtığını belirterek, davanın reddine, %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; davacının taşeron/alt işveren olarak davalılar adına iş yaptığı, davalı tarafın fatura ve hak ediş belgelerine göre son ödemeyi yapmadığı, davacı tarafından icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça işin gereği gibi yapılmadığı ve Ankara 38. İş Mahkemesi'nde 2016/309 Esas sayılı dosyada görülen iş kazasına dayalı maddi/manevi tazminat davası sebebiyle sonucunun beklenmesi için ödeme yapılmadığı, bilirkişi raporunda; idare ile davalılar/işveren arasında zamanında ve sorunsuz bir şekilde geçici ve kesin kabullerin yapıldığı, bu durum karşısında davalı tarafın işin gereği gibi yapılmadığı savunmasının geçersiz kaldığı, sözleşme gereği iş kazası sonucu davalı tazminat ödemek zorunda kalırsa davacıya rücu edilebileceğinden hak ediş bedelinden kesilmesinin mümkün olmadığı, bilirkişi raporu gereğince davacının takip tarihi itibariyle 89.620,09-TL olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davalıların İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapmış oldukları itirazın iptali ile takibin 89.620,09 TL asıl alacak üzerinden aynen devamına, asıl alacak 89.620,09 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafın diğer ve fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir. Davalı ... AŞ vekili istinafında; davalı firmalar ile davacı arasında akdedilen alt işverenlik sözleşmesi gereği davacı alacağı henüz muaccel olmamasına rağmen ilk derece mahkemesince verilen kararla kabul edildiğini, taraflar arasında imzalanan alt işveren sözleşmesinin 12. maddesinde; ".. Altişveren; iş güvenliği ve çevre konularında her türlü önlemleri almaktan sorumludur …” ve “… İş yerinde altişveren' in faaliyetlerinden veya yeterli iş güvenliği önlemlerini almamasından dolayı meydana gelen ve alt işveren personeli, işveren personeli veya diğer alt işveren personellerinin iki günden fazla istirahat almasını gerektirecek iş kazalarında , yapılan iş ile alakalı tüm maddi ve manevi zararlar kusuru oranında alt işveren'den tahsil olunacaktır…” hükmü yer aldığını, sözleşmenin 10. Maddesinde de belirtildiği gibi ; "… alt işveren'in, iş ve personelin sevk idaresinde yeterli görülmemesi , iş ve personel açısından kusurlu hareket etmesi disiplin kurallarına,iş ve iş yeri güvenliği kurallarına uymaması halinde teminat ve alacağının % 20'si işveren'e gelir kaydedir." hükmü de yer aldığını, davacının alt işveren firmanın sorumluluklarına aykırı fiilleri sebebiyle alt işveren firma çalışanı işçi ...'ün 26/02/2015 tarihinde Trabzon Tabakhane ... Mahallesi ... konutlu yapı şantiyesinde çalışmakta iken alt işveren tarafından alınması gereken önlemler alınmadığı için şantiyede çukura düşerek iş kazası geçirmesi ve alt işveren işçisi tarafından kazaya ilişkin davalısının davalı firmanın olduğu Ankara 38.İş Mahkemesinde 2016/309 E. Sayılı dava dosyası ile maddi/manevi tazminat davası açılmasına davacı firmanın sebep olduğunu, mahkemenin davanın kabulüne karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, iş kazası sebebiyle davalı firmanın davacı alt işveren hesabından %20'lik bir kesinti yapabileceğini, davacı tarafın son hakedişi henüz belirlenemeyeceğinden alacağı da muacceliyet kespetmediğini, Ankara 38.İş Mahkemesinin 2016/309 esas sayılı dava dosyasının bekletici mesele yapılması taleplerinin hukuka aykırı şekilde kabul edilmediğini, davacı taraf ile imza altına alınan alt işverenlik sözleşmesi gereği Ankara 38. İş Mahkemesinin 2016/309 Esas sayılı dosyasının işbu dava için bekletici mesele yapılması gerekirken taleplerinin reddine karar verilmesinin açıkça hakkaniyete ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmeye göre davacı tarafın hakedişi henüz muaccel olmadığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı taşeron, davalı ise yüklenicidir. Davacı şirket ile davalı adi ortaklık arasında 02.01.2015 tarihli Pvc Doğrama ve Cam Sözleşmesi kapsamında Trabzon ... Tip alt işveren sözleşmesi imzalanmıştır. Davada davacı, dava dışı ana işveren ile davalı yüklenici arasında 02.05.2014 tarihli sözleşme kapsamında taraflar arasında alt taşeron sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereğince edimlerini yerine getirdiklerini, düzenlenen iş bedeline ilişkin faturanın ödenmemesi sebebiyle girişilen icra takibine itiraz üzerine durması sebebiyle itirazın iptali ve takibin devamı ile %20 icra inkar tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı; davacı edimini yerine getirmediğini, davacı tarafa ihtarname gönderdiklerini ancak edimin yerine getirilmediğini, sözleşmenin 10 ve 12 maddeleri gereğince teminat %20 teminat kesintisinin yapılabileceğini, sözleşmenin 23 maddesi gereğince kati teminat ve iadesi maddesinin düzenlendiğini ancak şartların oluşmadığını, işin geçici ve kesin kabul işlemlerinin yapılmadığını, iş alanında meydana gelen iş kazası sebebiyle Ankara 38. İş mahkemesinde tazminat davasının devam ettiğini, mahkeme kararı itibariyle çıkacak tazminattan davacı sorumlu olduğunu bu sebeple mahkeme sonucunun bekletici mesele yapılmasını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme, bilirkişi raporu, tarafların ticari defterleri itibariyle davacının 89.620,09 TL alacaklı olduğu anlaşıldığını, davalı taraf ile dava dışı asıl işveren arasında işin sorunsuz olarak geçici ve kesin kabul işlemlerinin yapıldığını belirterek davacının davasının 89.620,09 TL olarak kabulüne, asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermiştir. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 2. maddesinde; işbu sözleşme ile alt işveren'in üstlenmiş olduğu işin mahiyeti, teknik şartnameleri, iş programları, keşif özetleri ve birim fiyatları belirtilecektir. Genel olarak alt işverin'in taahhüt ettiği işlerin hangi kalemlerden teşekkül ettiğini, taraflar işbu sözleşme ve eklerinde tayin ve tespit etmişlerdir. Alt işveren sözleşme konusu işleri anahtar teslimi götürü bedel ile yapmayı kabul ve taahhüt etmiştir. Sözleşmenin 3. Maddesinde işin bedelinin toplam 1.079.700,00 TL olduğu kararlaştırılmış; 10. Maddesinde "...Alt işveren sözleşme konusu işlerin tüm yönetim, organizasyon ve iş güvenliğinden sorumludur. ... Kanuni yükümlükler ve işçi ücret ve haklarıyla ilgili doğabilecek anlaşmazlıklar ile ilgili olarak işveren, alt işveren'e yapacağı ödemelerden %10 teminat kesintisi yapma hakkına sahiptir. Bu kesintiler geçici kabulden sonra alt işverin'in ilgili kurumlardan alacağı borcu yoktur yazısına ve işçi tarafından imzalanmış ibraname'ye aylık ücret hesap pusulası nüshalarına istinaden alt işverene iade edecektir.... İş ve işyeri güvenliği kurallarına uymaması halinde teminat ve alacağın %20'si işveren'e gelir kaydedilir. Alt işveren işten uzaklaştırılır ve hiçbir hak iddia edemez. İş alt işveren nam ve hesabına başka bir alt işveren'e yaptırılır...." hükmü; 18. Maddesinde " alt işveren hakedişlerinin kendisine ödenebilmesi için öncelikle çalıştırdığı kişilere ait; sigortalı işe giriş bildirgesi, aylık sigorta hizmet bildirgesi sureti, aylık pirim ödeme makbuzu sureti, ücret bodroları, personel özlük dosyası, ibraname, ağır ve tehlikeli işlerde çalışabileceklerine ait sağlık raporu, belgelerin ait olduğu ayı takip eden ayın 15'nde kadar işveren verilmiş olması zorunludur. Bu belgeleri vermeyen alt işveren'e hakediş veya avans ödemesi yapılmayacaktır. ... " hükmü; 22. Maddesinde " alt işveren, işi sözleşme ve ekleri hükümleri uyarınca bitirmesi ve gerekli test ve muayenelerden de olumlu sonuç alınması halinde yazı ile geçici kabulün yapılması talebinde bulunur. " hükmü; 24. Maddesinde ise " alt işveren işini eksiksiz olarak bitirip işveren ve idare'ye teslim etmesinden bir sene sonra işveren ve idare tarafından kesin hesap tasdik edilir. .... " hükmü düzenlenmiştir. Somut olayda; dava dosyasına sunulan deliller ve bilirkişi raporuna göre, asıl yüklenici davalı şirket ile dava dışı asıl işveren idare arasında imzalanan 02.05.2014 tarihli asıl sözleşme kapsamında davalı adi ortaklık tarafından edimlerin tamamlanarak geçici ve kesin kabul işlemlerin yapılmıştır. Davacı tarafın edimini tamamlamak suretiyle teslim ettiği işler de davalı adi ortaklık tarafından dava dışı idareye teslim edilmiştir. Bu durumda, davacının işleri tamamlamak suretiyle edimini yerine getirmiş olduğu anlaşılmaktadır. İş yerinde meydana gelen iş kazası sebebiyle işçi tarafından Ankara 38. İş mahkemesinin 2016/309 esas sayılı dosyasında tazminat davası açılmış ve yargılaması devam etmekte olduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 10. maddesi gereğince, davacı şirket iş güvenliğinden sorumlu olup, buna ilişkin zararların kesilecek teminat kesintisi ile karşılanacağı kararlaştırılmıştır. Mahkemece, davalı tarafın Ankara 38. İş mahkemesinin 2016/309 esas sayılı dosyanın bekletici mesele yapılması hususundaki talebi reddedilmiştir. Oysa, taraflar arasındaki sözleşme gereğince iş mahkemesi tarafından verilecek tazminat kararından davacı ve davalının sorumlu olacakları açıktır. Bu durumda, mahkemece, iş mahkemesinde görülmekte olan davanın sonucunun beklenmesi gerekirken, buna ilişkin talebin reddi ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE, 2-İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/06/2019 tarih, 2017/667 Esas, 2019/638 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davalılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5-Davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 26/12/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:54:15