SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 14. HD 2024/903 E. 2024/970 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/903

Karar No

2024/970

Karar Tarihi

10 Haziran 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/903

KARAR NO: 2024/970

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 15.05.2024 tarihli ara karar ile tensip zaptının 24.maddesi.

NUMARASI: 2024/332 E.

DAVANIN KONUSU: Haksız Rekabetin Tespiti ve Önlenmesi

Taraflar arasındaki derdest haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi dava dosyasında, davacı tarafından talep edilen ihtiyati tedbirin ilk derece mahkemesince reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin otomotiv sektöründe faaliyet gösterdiğini ve ..., ..., ... ve ... markalı otomobillerin Türkiye ithalatçısı ve distribütörü olarak çalıştığını internet sitesinde ilan ettiğini, araçların satışının sağlanması için müvekkilinin ülke çapında bayilikler kurduğunu, bayi ve servis istasyonları ile satış ve servis hizmeti verildiğini, davalı şirketin de motorlu araçların bakım, onarım ve imalatı ile ilgili faaliyette bulunduğunu, davalının işletmesinde müvekkilinin bayi ve distribütörü olduğu markaların görsellerinin hukuka aykırı bir şekilde kullanıldığını, davalının ayır edici özelliği bulunmayan markasını, marka hakkına uygun şekilde kullanmadığını, davalının ticari faaliyetinde müvekkilinin bayisi olduğu markaları usulsüz şekilde kullandığını, yapılan eylemin TTK'nın 54. maddesi kapsamında, rakipler arasındaki veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına aykırı eylemler olduğunu, TTK'nın 55. maddesinde haksız rekabet hallerinin örnek şeklinde sayıldığını, bu maddenin 1. fıkrası kapsamında, dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri diğer hukuka aykırı davranışların haksız rekabet olarak belirlendiğini, özellikle kendi ticari işletmesi faaliyetleri ve iş ilişkileri hakkında gerçek dışı ve yanıltıcı açıklamalarda bulunmak ve başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak şeklindeki eylemlerin haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, davalının haksız rekabet oluşturan eylemlerinin tespiti ve önlenmesine, davalının faaliyet adresi ile www...com.tr adresli internet sitesi üzerinde inceleme yapılarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir.İlk derece mahkemesince, davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Davacının istinaf başvurusu incelenerek Dairemizin 14.03.2024 tarih ve 2024/267-412 E.K.sayılı kararı ile mahkemenin görevli olduğu belirlenerek ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmıştır. Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkilinin işyeri tabelasındaki ve internet sitesindeki marka logolarının haksız rekabet oluşturacak kadar büyük olduğunun ileri sürüldüğünü, oysa müvekkilinin uzun yıllardır özel servis ve tamirhane olarak faaliyette bulunduğunu, özel servisin ustalaştığı, tecrübe edindiği araçların tamirinin daha kolay olduğunu ve araç sahiplerinin de belli alanda uzmanlaşmış servisleri tercih ettiğini, müvekkilinin faaliyette bulunduğu sanayi sitesindeki tamircilerin de hangi araç grubunda uzmanlıkları bulunuyorsa o gruba ilişkin logoları kullandıklarını, yetkili servis tabelası asılmadığını, tabelalarda en başında müvekkilinin tescilli markasının kullanıldığını, diğer logoların ise ikincil olarak tescilli markanın yanında kullanıldığını, servis hizmeti veren bir işletmenin, kendi işletme adının hakim unsur şekilde yazmak koşuluyla, işyerinde belirtilen markalı araçlara hizmet verildiğini göstermek bakımından marka sahibinin iznine gerek olmadan tescilli markayı tali unsur olarak kullanılabileceğini, müvekkilinin kullanımının haksız rekabet niteliğinde olmadığı savunara, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ İlk derece mahkemesi 16.04.2024 tarihli tensip zaptının 24. maddesinde, ihtiyati tedbir talebinin, davanın neticesini öne çekmek ve yargılamayı gereksiz kılacak nitelikte olması nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bu ara karara yönelik davacı vekilince 06.05.2024 tarihinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Bunun üzerine ilk derece mahkemesince oluşturulan 15.05.2024 tarihli ara karar ile; "... Davacının ihtiyati tedbir talebinin davanın neticesini öne çekmek ve yargılamayı gereksiz kılacak nitelikte olması nedeniyle..." gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine, karar vermiştir. Bu ara karara karşı da davacı vekilince 15.05.2024 tarihli dilekçe ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Mahkemece ihtiyati tedbir talebinin tensiben reddedilmesine rağmen ayrı ve gerekçeli bir ara karar yazılarak tebliğ edilmediğini, gerekçenin hatalı olduğunu, bu gerekçenin kabulü halinde herhangi bir davada ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğini, ihtiyati tedbirin mahkeme gerekçesinin aksine yargılama neticesinde verilecek kararın etkili olmasını sağlayacağını, sunulan gerekçenin Anayasanın 36. ve 141. maddesi ile güvence altına alınan gerekçeli karar hakkına aykırı olduğu gibi, ihtiyati tedbir kavramını toptan reddetme anlamına geldiğini, zira bu mantıkla her türlü tedbirin davanın neticesini öne çekme amacı taşıması nedeniyle redde mahkum olduğunu, talep ve davada HMK'nın 389. maddesinde düzenlenen ihtiyati tedbir koşullarının tamamının bulunduğunu, mahkemece belirtilen maddeye uygun bir inceleme yapılmadığını, ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde müvekkilinin ciddi zararları oluşacağını, bu tür kararların kesinleşmeden icra edilmemesi nedeniyle, ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde, hükme rağmen davalının hukuka aykırı eylemlerine devam edebileceğini, mahkemece delil tespiti talebinin yerine getirilmeden, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalının usulsüz şekilde markaları kullanması ile yetkili servisi izlenimi verdiğini, buna rağmen davalının söz konusu markaların tesciline ilişkin belgelerin getirtilmediğini, bu yazıların gelmesi halinde davalının, kullanmakta olduğu markaları kullanma hakkına sahip olmadığı, bu markaların, müvekkil ile distribütörlük sözleşmesi yapmış olan dava dışı şirketler adına tescilli olduğu ve davalının, söz konusu markaların yetkili servisiymiş izlenimi yaratarak haksız rekabette bulunduğunun anlaşılacağını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve talebin kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili tarafından 15.05.2024 tarihli ara karar üzerine sunulan 15.05.2024 tarihli dilekçede ise; 06.04.2024 tarihli tensip zaptı ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar karar verilmesine rağmen gerekçeli ara karar düzenlenerek tebliğ edilmediğini, bu nedenle süresinde istinaf başvurusunda bulunulduğunu, istinaf başvurusunun ardından mahkemece istinaf dilekçesinin işleme alınması yerine 15.05.2024 tarihli ara kararın yazılarak tebliğ edildiğini, bu ara kararda da tensip zaptındaki ibarelerin tekrar edildiğini, ara kararda belirtildiği gibi 15.05.2024 tarihli bir duruşma bulunmadığını, önceki istinaf başvurusundaki yazılanların tekrar edildiğini, bu nedenle ara kararın kaldırılarak delillerin toplanması ve ihtiyati tedbire karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 54 ve devamı maddeleri gereğince açılmış haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, tazminat davası içinde ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında tedbir talebinin, reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. İlk derece mahkemesince verilen görevsizlik kararının Dairemizin 14.03.2024 tarih ve 2024/267-412 E.K.sayılı ilamı ile kaldırılmasından sonra, ilk derece mahkemesince düzenlenen 16.04.2024 tarihli tensip zaptının 24. Maddesi ile, davacının ihtiyati tedbir talebinin davanın neticesini öne çekmek ve yargılamayı gereksiz kılacak nitelikte olması gerekçesiyle reddedilmiştir. Davacı vekilinin bu ara karara yönelik 06.05.2024 tarihinde istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, ilk derece mahkemesince bu, ara kararın gerekçesini oluşturmak üzere 15.05.2024 tarihli ara karar yazılmış ve bu ara kararda da aynı cümleler tekrar edilmiştir. TTK'nın ihtiyati tedbirler başlıklı 61/1. maddesinde, ''Dava açma hakkına haiz bulunan kimsenin talebi üzerine mahkeme, mevcut durumun olduğu gibi korunmasına, 56. maddenin birinci fıkrasının b ve c bentlerinde öngörüldüğü gibi haksız rekabet sonucu oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, haksız rekabetin önlenmesine ve yanlış veya yanıltıcı beyanların düzeltilmesine ve diğer tedbirlere, hukuk usulu muhakemeleri kanunun ihtiyati tedbir hakkındaki hükümlerine göre karar verilebilir.'' düzenlemesi yer almaktadır. HMK'nın 389/1.maddesi ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. '' hükmünü, 390/3. maddesi "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' hükmünü, 391/1. maddesi ise ''Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir" hükmünü içermektedir. Haksız rekabetin koşullarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği, iddiaya konu eylemlerin sabit olup olmadığı konularındaki nihai değerlendirme, elbette devam etmekte olan yargılama sonunda verilecek esas hükümle ortaya çıkacaktır. Buna göre bu tür davalarda ihtiyati tedbir talepleri TTK'nın 61. maddesine göre değerlendirilmelidir. Burada hüküm bulunmayan konularda, tamamlayıcı hüküm olarak HMK'nın 389 vd. maddelerinden yararlanılmalıdır. İlk derece mahkemesince talebin hangi yasa hükmüne göre değerlendirildiği belli olmadığı gibi, talebin reddine ilişkin tensip zaptının 24 nolu ara kararı ile 15.05.2014 tarihli ara kararda kullanılan "...davanın neticesini öne çekmek ve yargılamayı gereksiz kılacak nitelikte olması..." ibarelerinin pozitif hukuk düzenlemelerinde yeri bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemece, ihtiyati tedbir talebinin anılan yasa hükümleri çerçevesinde değerlendirilerek, ihtiyati tedbir koşullarının bulunup bulunmadığı ve davacının iddiasının yaklaşık ispat ölçüsünde gerçekleşip gerçekleşmediği, sunulan tüm deliller ayrı ayrı değerlendirilerek suretiyle belirlenmelidir. Bu hali ile ilk derece mahkemesi ara kararında yasanın aradığı anlamda bir gerekçenin bulunmadığı açıktır. Anayasa'nın 141/3. maddesi ''Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır'' hükmünü içermektedir. HMK'nun 297/c, 27/c maddelerinde ise mahkeme kararlarında her iki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması, ret ve üstün tutma nedenleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonucu ve hukuki sebeplerin açıkça gösterilmesinin zorunlu olduğu hükme bağlanmıştır.Gerekçe, kararın denetiminin yapılabilmesi ve tarafların kararın doğruluğu veya yanlışlığı konusunda fikir sahibi olmasını sağlayarak kanun yollarına başvurma konusundaki tutumlarının belirlenebilmesi açısından önemli bir işlev görür. Mahkemenin nihai kararları gibi, ara kararlarının da gerekçe taşıması hukuki dinlenilme hakkının bir gereğidir. Somut olayda istinaf incelemesine konu ilk derece mahkemesinin ara kararında gerekçe bulunmadığı, mahkemenin, iddia ve savunma kapsamında delil değerlendirmesi yapmayarak ve TTK'nın 61. maddesindeki açık düzenleme gözardı edilerek ara karar oluşturması nedeniyle ara karar, bu haliyle istinaf incelemesine elverişli değildir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapıyan istinaf incelemesi sonucunda, esasa dair istinaf sebepleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu 15.05.2024 tarihli ara kararı ile 16.04.2024 tarihli tensip zaptının 24 nolu maddesindeki ihtiyati tedbirin reddine ilişkin ara kararın kaldırılmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir.

KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu 15.05.2024 tarihli ara kararı ile 16.04.2024 tarihli tensip zaptının 24 nolu maddesindeki ihtiyati tedbirin reddine ilişkin ara kararın kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında ihtiyati tedbir talebinin yeniden karara bağlanması için dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair; HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 10.06.2024 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenkonusutaraflarınözetisavunmalarınınistinafdereceistanbulÖnlenmesigerekçeRekabetinsebepleriveincelemekararıTespitiileritarihiiddiaHaksızmahkemesi

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim