İstanbul BAM 14. HD 2024/816 E. 2024/965 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
bam
2024/816
2024/965
10 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/816
KARAR NO: 2024/965
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 15.03.2024 tarihli Ara Karar
NUMARASI: 2023/1246 E.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit - istirdat.
Taraflar arasındaki menfi tespit- istirdat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin redidne dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davaya konu çeki davalı şirketin ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ne, ...de çeki ...'e ciro ettiğini, akabinde ... tarafından müvekkiline karşı Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/9 D.İş dosyası ile ihtiyati haciz kararı alınarak Bakırköy ... İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, sonrasında ise yine ... tarafından müvekkiline karşı karşılıksız çek keşide etmek suçundan şikayet yapıldığını ve Bakırköy 12. İcra Ceza Mahkemesi 2024/4 E. Sayılı dosyası açıldığını, davaya konu çekten kaynaklı yine müvekkiline eski taşınmazlarına ilişkin satış işleminin iptali için Büyükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesi 2024/66 E. ve Büyükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesi 2024/67 E. Sayılı dosyalar ile tasarrufun iptali davası açıldığını, işbu davalar, ihtiyati haciz, icra takibi ve ceza şikayetlerinden ötürü müvekkilinin malvarlığını ihtiyaten haczedilmiş ve müvekkilinin hapis tehdidi ile karşı karşıya kaldığını, icra baskısı altında olan müvekkilinin tüm bu dosyalardan, hacizlerden ve hapis tehdidinden kurtulmak amacıyla borçlu olmadığı halde davaya konu çek sebebiyle başlatılan icra takibi dosya borcunu ödemek zorunda kaldığını, gelinen aşamada huzurdaki menfi tespit davası olarak ikame edilen davanın İİK m. 72/6 uyarınca kendiliğinden istirdat davasına dönüştüğünü, ekte sunulan arabuluculuk tutanağından görüleceği üzere müvekkilinin toplam 2.700.000,00 TL davaya konu çek sebebiyle ödeme yapmak zorunda kalmış olduğunu, bu anlaşmaya göre müvekkilinin 23.02.2024 tarihinde 2.100.000 TL, 02.04.2024 tarihinde 300.000 TL, 02.05.2024 tarihinde 150.000 TL, 15.06.2024 tarihinde 150.000 TL ...'e ödeme yükümlülüğüne girmiş olduğunu, 15.03.2024 tarihinde 92.400,00 TL arabuluculuk ücretini de müvekkilinin ödemek ile yükümlü kaldığını, ayrıca müvekkilinin 89.075,00 TL icra dosyasına tahsil harcı ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin borcu olmadığı halde cebri icra tehdidi altında davaya konu çek sebebiyle toplam 2.881.475,00 TL ödemekle yükümlü kaldığını, müvekkilince yapılan ve yapılacak ödemeler göz önünde bulundurulduğunda huzurdaki davanın haklı çıkması ihtimaline binaen davalı şirketin taşınır ve taşınmaz mallarını elden çıkarmaması için tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ İlk derece mahkemesi, ihtiyati tedbir talebini değerlendirdiği 15.03.2024 tarihli ara kararında; "... Somut olayın değerlendirilmesinde davacı vekilince davalı ... adına kayıtlı araç ve gayrimenkuller üzerine ihtiyati tedbir konulması talep etmiş ise de, davalı adına kayıtlı araç ve gayrimenkullerin dava konusunu oluşturmadığı, HMK 389/1'in açık hükmü karşısında dava konusu olmayan araç ve gayrimenkuller üzerine tedbir konulamayacağından tedbir talebinin reddine karar vermek gerekmiş..." gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine, karar vermiştir. Bu ara karara karşı, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde; Davalı aleyhine çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti için menfi tespit davası açıldığını, davanın İİK'nın 72/6. maddesi uyarınca istirdat davasına dönüştüğünü, müvekkilinin icra baskısı altında, hacizlerden ve dosyalardan ayrıca hapis tehdidinden kurtulmak amacıyla borçlu olmadığı halde davaya konu çek sebebiyle başlatılan icra takibi dosya borcunu ödemek zorunda kaldığını, müvekkilince yapılan ve yapılacak ödemeler göz önünde bulundurulduğunda huzurdaki davanın haklı çıkması ihtimaline binaen davalı şirketin taşınır ve taşınmaz mallarını elden çıkarmaması için tedbir kararı verilmesi gerektiğini bu nedenle davalı şirketin taşınır ve taşınmaz mallarını sorgulanmasını ve bu mallara satılamaz şerhi konularak 2.881.475,00 TL değerindeki taşınır ve taşınmaz mallara ihtiyati tedbir talep ettiklerini taleplerinin reddedildiğini, müvekkilinin maddi anlamda kayıp yaşamasını engellenmek için tek çarenin davalının mal varlığı hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesi olduğunu iddia ederek ,ihtiyati tedbir talebine dair ret kararının kaldırılmasını istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, İİK'nın 72 maddesi gereğince açılan menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında davcı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara karar verilmiş; bu ara karara karşı, davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı vekili , davalı şirket adına düzenlenen çekten dolayı müvekkilinin borçlu olmadığını, malların teslim edilmediğini, suç duyurusunda bulunulduğunu iddia ederek, menfi tespit talebinde bulunmuştur. Yargılama aşamasında çek bedelinin ödenmesi nedeniyle davanın istirdat davasına dönüşmüş olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen 14.03.2024 tarihli dilekçeyle davanın müvekkili lehine sonuçlanması ihtimalinde davalı şirketin mal varlığını elden çıkarması ihtimaline binaen şirketin mal varlığının UYAP sorgulaması yapılmasını 2.881.475,00 TL değerinde davalının taşınır ve taşınmaz mallarına satılamaz şerhi eklenerek öncelikle teminatsız, aksi halde uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir. HMK'nın 389. maddesi uyarınca, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir. "Kanun hükmü, tedbirin sadece dava konusu olan şey hakkında verilebileceğini düzenlemiştir. Davanın konusu olmayan mal varlığı hakkında tedbir kararı verilemez. Para alacağı için açılan davada, mal varlığı üzerine tedbir konulamaz. Koşulları varsa, ihtiyati haciz hükümlerinden yararlanılabilir. Yargıtay'ın emsal içtihadında da durum bu yöndedir ( Yargıtay 19. HD. 2012/16760 E-2013/3136 K.sayılı, 19/02/2013 tarihli kararı). Somut olayda, haciz tehdidi altında ödendiği iddia edilen alacağın tahsili amaçlanmaktadır. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince, dava konusu olmayan davalıya ait taşınır ve taşınmaz mallara ihtiyati tedbir konulması talebinin reddinde isabetsizlik bulunmadığından, HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca davacı yanın istinaf başvurusunun esastan reddi gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesince verilen istinafa konu 15.03.2024 tarihli ara karar usul ve yasaya uygun olup, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR; Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3. maddeleri uyarınca, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,2-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1. ve 391/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 10.06.2024 tarihinde oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25