İstanbul BAM 14. HD 2021/908 E. 2024/954 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
bam
2021/908
2024/954
6 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/908
KARAR NO: 2024/954
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 01/03/2021
NUMARASI: 2018/1275 E. - 2021/279 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen karara karşı, davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı bankadan 28.06.2017 tarihinde kullandığı 1.500.000,00 USD bedelli ihracat taahhütlü kredi kapsamında 50.250,00 USD'nin ihracat taahhüt nakit blokajı olarak bloke edildiğini, müvekkilince taahhüt edilen ihracatın yapılarak ihracat taahhüdünün kapatıldığının bildirildiği, kredinin borcunun ödendiğini, evrakların davalı bankaya sunulmasına rağmen, banka uhdesinde tutulan 50.250 USD'nin iade edilmediğini, Bakırköy ... Noterliğinin 07.09.2018 tarihli ihtarı ile bu miktarın talep edildiğini ve ihtarın 11.09.2018 tarihinde tebliğ edildiğini, 17.09.2018 tarihli cevabi ihtarnamede, iade talebinin T.C Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı, ... ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığının yaptığı inceleme nedeniyle, inceleme sonuçlanıncaya kadar herhangi bir kredi kullandırılmaması ve herhangi bir ödeme yapılmaması yönündeki yazılı talimatına istinaden gerçekleştirilmediğinin bildirildiğini, bu nedenle alacağın tahsili için İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 5takip başlatıldığını, takibe yönelik itirazın haksız olduğunu, ihtara cevapta sözü edilen Vergi Denetim Kurulu yazısının gönderilmemesi nedeniyle içeriğinin bilinmediğini, müvekkilinin yükümlülüğünü yerine getirerek belgeleri sunmasına rağmen, alacağının ödenmesini engellemeye yetkisi bulunmayan vergi müfettişi yazısının gerekçe gösterilerek ödeme yapılmamasının usulsüz olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; ihracatı teşvik amacıyla faaliyet gösteren ve hisselerinin tamamı Hazineye ait olan müvekkili ile davacı arasında düzenlenen 23.06.2017 tarihli genel kredi sözleşmesi ile kredi kullandırıldığını ve davacıdan 23.06.2017 tarihli taahhütnamenin alındığını, kredilerin, ihracat yapılması amacıyla verildiğinden, bu kredinin ihracat için kullanılacağına ilişkin "ihracat taahhüdü" alındığını, davacının gönderdiği ihtar ile 50.250,00 USD nakit blokaj bedelini talep ettiği, müvekkilinin 17.09.2018 tarihli cevabi yazı ile Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı-... ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığının 13.09.2018 tarihli yazısı sebebiyle ödeme yapılamayacağının bildirildiğini, anılan yazıda davacıya mal tedarik eden firmaların mal alışlarıyla ilgili ihracatlardan doğan işlemlerin şüpheli olması nedeniyle davacıya ödeme yapılmamasının istendiğini, müvekkili bankanın tahsil dairesinin talimatını uyguladığı savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...davacının davalı ile ihracat kredisi için sözleşme imzaladığı, davalı tarafından çekilen krediden 50.250,00-USD ihracat taahhüt nakit blokajı adı altında kesinti yapıldığı, sözleşmeye göre davacının taahhüt ettiği ihracatı yaptıktan sonra bloke edilen miktarın davacıya ödenmesi gerektiği, ancak davacının taahhüt ettiği ihracatı yapmış olduğunu ve dahi davalının da taahhüdün kapatıldığını davacıya bildirmesine rağmen T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı ... ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı'nın 13.09.2018 tarih E.34606 sayılı yazısı ile davacı şirket hakkında vergi incelemesi yapıldığından bahisle davacı şirketin davalı banka nezdindeki dava konusu paranın dosyada bulunan vergi müfettişi yazısıyla bloke edilmesi ve davacıya ödenmemesinin hukuki bir dayanağının bulunmadığı, zira Vergi dairesinden gelen yazı cevapları değerlendirildiğinde davacı şirketin sahte belge düzenleme ve iade konuları yönünden vergi incelemesine tabi tutulduğu, ancak dosyada mevcut 6183 sayılı yasanın 13. Maddesi gereğince icra edilmiş herhangi bir ihtiyati haciz kararının bulunmadığının sabit olduğu, bu durumda sözleşme gereğince davacının ihracat taahhüt nakit blokajı bedeli olan 50.250,00-USD için şartların gerçekleştiği ve davalı tarafından ödenmesi gerekirken herhangi bir ihtiyati haciz ve yargı kararı olmaksızın vergi müfettişi yazısıyla sözleşmede kararlaştırılan ödemeden imtina edilemeyeceği mahkememizce anlaşılmış, her davanın açıldığı zamanki koşullara göre yargılamasının yapılacağı anlaşılmakla, gerekçeli, bilimsel ve denetime uygun bilirkişi raporu hükme esas alınıp takip tarihi itibariyle davacının takip yapmakta haklı olduğu mahkememizce değerlendirilerek..." gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik itirazının tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla üzere 50.250,00- USD asıl alacak ve 67.00 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 50.317,00 USD üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince faiz uygulanarak devamına, fazlaya ilişin talebin reddine, 14.09.2020 tarihinde yapılan 375.028,55 TL ödemenin icra dairesince hükmün infazında dikkate alınmasına, likit alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; VDK Başkanlığı ... ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığının 13.09.2018 tarihli yazısında, davacının, alışlarını yaptığı firmalar hakkında sahte belge düzenleme şüphesiyle inceleme yapıldığı, ihracatlarından doğan işlemlerin şüpheli olması durumunun doğması nedeniyle davacıya verilecek kredilere yönelik kamu zararı oluşabileceğinden, incelemeler sonuçlanana kadar bir ödememe yapılmamasının bildirilmesi nedeniyle ödeme yapılmadığını, mahkemecenin, soruşturma akıbetini sorgulamaya yönelik gönderdiği 12.10.2020 tarihli yazıya, Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı İstanbul Vergi Kaçakçılığı-2 Denetim Daire Başkanlığı tarafından 13.11.2020 tarihinde verilen cevapta da müfettiş beyanın sunulduğunu, dosyaya sunulan İstanbul 5. Vergi Mahkemesinin 2020/1484 E. ve 2020/2821 K. sayılı kararının kesin hüküm niteliğinde olmadığını, vergi müfettişinin usulsüzlük tespit etmesi nedeniyle usulsüzlük yapan şirkete ödeme yapılmamasına ilişkin talimata rağmen müvekkilince ödeme yapılamayacağını, 6183 sayılı Kanun'un 6. maddesinde "Tahsil dairelerince bu kanuna göre yapılan tebliğ ve verilen emirleri derhal yapmaya ve neticesini geciktirmeksizin tahsil dairesine bildirmeye alakadarlar mecburdurlar. Makbul bir özre dayanmadan bu mecburiyeti ifa etmiyenler hakkında Cumhuriyet Savcılığınca umumi hükümlere göre doğrudan doğruya takibat yapılır." hükmünün yer aldığını, buna göreyazılan yazı dikkate alındığında müvekkilince ödeme yapılamayacağını, usulsüzlüğün müfettiş raporuyla belirlendiğini, ödeme yapılması halinde kamu zararı doğacağını, kamu zararına neden olunmasının suç olduğunu, müfettiş yazısına rağmen ödeme yapılması halinde görevi ihmal suçunun işlenmiş olacağını ve ihracatın yapılarak taahhüdün kapatılmasına rağmen, taahhütlerin mevzuata uygun olarak kapatılıp kapatılmadığı konusunda bir inceleme yapıldığı sırada, blokajın teminatının iade edilemeyeceğini, bu durumun genel kredi sözleşmesinin sırasıyla 5, 6 ve 13. maddelerinde düzenlendiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine, karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, taraflar arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesi kapsamında davacıya kullandırılan ihracat kredisine ilişkin blokaj bedelinin, ihracat işlemlerinin tamamlanarak kapatma işlemi yapılmasına rağmen iade edilmemesi üzerine, bloke alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabul kısmen reddine, karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı ile davalı banka arasında 23.06.2017 tarihinde düzenlenen genel kredi sözleşmesi kapsamında, 28.06.2017 tarihli dekontla 1.500.000 USD kredi kullandırılmış ve 50.250 USD kredi taahhüdün takibi için bloke edilmiştir. Kredinin, mal veya hizmet ihracatı ve Türkiye'de kurulu serbest bölgelerden yurt dışına gerçekleştirilecek satışlar için verildiği ve bankaca Türkiye İhracat Kredisi Bankası Reeskont Kredisi Uygulama Esasları çerçevesinde kullandırılacak krediye ilişkin davacıdan 23.06.2017 tarihli ve 3881 numaralı taahhütnamenin alındığı anlaşılmıştır. Taahhütnamenin 8. maddesinde, ihracat taahhüdüne ilişkin taahhüt kapatma belgelerinin asıllarını ihracat taahhüdüne saydırılmak üzere söz konusu sürenin bitiminden itibaren 30 gün içerisinde bankaya tevsik edilmesi gerektiği belirlenmiştir. Davacı şirketçe, Bakırköy .... Noterliğinden keşide edilen 07.09.2018 tarihli ihtarla, taahhüdün kapatılmasına ilişkin belgelerin verilmesine rağmen bloke edilen miktarın iade edilmediği bildirilerek 7 gün içinde iadesi istenmiş ve ihtar 11.09.2018 tarihinde bankaya tebliğ edilmiştir. Taahhüdün yerine getirilerek kapatma belgelerinin davalıya teslim edildiği sabittir. Davalı banka tarafından gönderilen 17.09.2018 tarihli ihtar ile "Söz konusu geri ödeme talebinin, T.C Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı, ... ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı'nın yaptığı inceleme nedeniyle inceleme sonuçlanıncaya kadar firmanıza herhangi bir kredi kullandırılmaması ve herhangi bir ödeme yapılmaması yönündeki yazılı talimata istinaden gerçekleştirilmemektedir" bildirilmiştir. Sözleşmeye istinaden, davacıya Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası kaynaklı 1.500.000,00 USD ihracat kredisi kullandırılarak 50.250,00 USD'nin bloke edildiği, davacı şirketin kullandığı ihracat reeskont kredilerine ait ihracat taahhüdünü yerine getirdiğine yönelik belgelerin davalıya bildirildiği, davalının aksi yönde bir savunmasının bulunmadığı, ancak VDK Başkanlığından gelen yazıya istinaden kamu zararının önlenmesi amacıyla ödeme yapılmadığı savunulmuştur.İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda, davacı şirketin, davalı bankaya karşı tüm yükümlülüklerini yerine getirdiği, Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının yazılarında davacı şirket hakkında ihtiyati haciz veya tedbir işlemi uygulanmadığı, davacı hesabı üzerinde bankaca uygulanan bloke işlemine dayanak gösterilen VDK Başkanlığının 13.09.2018 tarihli yazısının, banka nezdindeki paranın bloke edilmesi için yeterli bir hukuki neden olmadığı belirlenmiştir. Raporda ihtarın tebliğ edildiği 11.09.2018 tarihine 7 günlük ödeme süresi sonraki tarihten takip tarihi olan 24.09.2019 tarihine kadar kamu bankalarınca 1 yıla kadar USD'ye uygulanan en yüksek faiz oranı olan %8 oranına göre 67,00 USD faiz talep edilebileceği belirlenmiştir. Yargılamanın devamı sırasında, 14.09.2020 tarihinde, davalı bankaca 375.028,55 TL ödeme yaptığı taraflarca kabul edilmiştir.Davalı bankanın ibraz ettiği taahhütnamenin, dayanılan 5, 6 ve 13. maddelerinde, davacının yükümlülüğünü yerine getirerek ihracatı tamamlaması ve kapatma belgelerinin sunulması halinde bloke tutarının iadesini engelleyen bir hüküm bulunmamaktadır. Aksine ihracatın tamamlanmaması nedeniyle uygulanacak cezaların ödeneceği düzenlenmiştir. Genel kredi sözleşmesinde de somut olaydaki gibi bir nedenle ihracatı kapatılmış bir kredi nedeniyle bloke edilen paranın iadesine engel bir hüküm bulunmamaktadır. İlk derece mahkemesince yapılan araştırmada, VDK veya başka bir kurum tarafından davacı şirket aleyhine alınmış bir ihtiyati haciz veya tedbir kararının bulunmadığı, paranın sadece VDK ... ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığının 13.09.2018 tarihli inceleme yazısına istinaden iade edilmediği anlaşılmaktadır. 6183 sayılı Kanun'un yardım mecburiyeti başlıklı 6.maddesinde;"Tahsil dairelerince bu kanuna göre yapılan tebliğ ve verilen emirleri derhal yapmaya ve neticesini geciktirmeksizin tahsil dairesine bildirmeye alakadarlar mecburdurlar. Makbul bir özre dayanmadan bu mecburiyeti ifa etmiyenler hakkında Cumhuriyet Savcılığınca umumi hükümlere göre doğrudan doğruya takibat yapılır." düzenlemesi bulunmaktadır. Anılan VDK Başkanlığı yazısının, maddede düzenlenen anlamda tahsil dairesinin emri niteliğinde değildir. Nitekim bu nedenle, davalı tarafından yargılamanın devamı sırasında, 375.028,55 TL ödeme yapılmıştır. Davacı adına Güneşli Vergi Dairesince düzenlenen 14.02.2019 tarih ve 2019- A- 3937/7 sayılı vergi inceleme raporuna istinaden düzenlenen özel usulsüzlük cezası, İstanbul 5.Vergi Mahkemesinin 2020/1484-2821 E.K.sayılı kararı ile iptal edilmiştir. İlk derece mahkemesince, yapılan inceleme ve toplanan delillerin usulüne uygun şekilde değerlendirildiği, davacının ihracat kredisi kapsamındaki yükümlülüğünü yerine getirerek, kapatma belgelerini sunduğu, ihtara rağmen bloke edilen miktarın iade edilmediği, iadeye sebep olarak gösterilen yazının 6183 sayılı Yasanın 6. maddesi anlamında geçerli bir talimat olmadığı, sözleşme veya taahhütnamede de bloke miktarının iadesinden imtina edilmesinin bir dayanağının bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar verilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmediği gibi re'sen dikkate alınması gereken bir neden de bulunmadığından, istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 14.693,83 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsiline,3-Davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerlerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 06.06.2024 tarihinde oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45