SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 14. HD 2021/1124 E. 2024/950 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1124

Karar No

2024/950

Karar Tarihi

6 Haziran 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/1124

KARAR NO: 2024/950

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 23/02/2021

NUMARASI: 2019/339 E. - 2021/177 K.

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilince davalı şirkete satılarak teslim edilen emtia bedelinin Kadıköy .... Noterliğinin 28.01.2019 tarihli ihtarnamesi ile talep edilmesine rağmen ödenmediği, cari hesaptan kaynaklanan 2.192,65 USD borcun tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla başlatılan takibe yönelik kısmi itirazın haksız olduğunu, itirazda borcun 935,00 TL'lik kısmının kabul edildiğini, emtianın düzenlenen fatura ile teslim edildiğini, faturada teslim alan imzasının bulunduğunu, satım sözleşmesinin yabancı para üzerinden kurulduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 oranından az olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı davaya cevap vermeyerek HMK'nın 128.maddesi uyarınca dava dilekçesinde ileri sürülen hususları inkar etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davacı ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğu, buna dayalı olarak davacı tarafından davalıya cari hesaba konu faturaların düzenlendiği, davacı tarafın dosyaya sunduğu ticari defterlerine takip konusu alacağı işlediği yapılan bilirkişi incelemesi ile sabit olup, davalı taraf ticari defterlerini dosyaya sunmadığı gibi icra müdürlüğünde cari hesabın dolar üzerinden tutulmadığını belirterek borcunun bulunmadığı yönünde itirazda bulunmuş ise de taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, buna ilişkin faturaların düzenlendiği, cari hesap konusu faturalara icra takibinden önce davalının herhangi bir itirazının bulunmadığı, davalının teslim ve faturalara ilişkin takip dosyasında da somut bir itirazının bulunmadığı, faturalar üzerinde malları teslim alan kısımlarının imzalı olduğu bu itibarla davacının takip dayanağı alacağına esas faturalara konu malların tesliminin davalının bilgisi dahilinde olduğu davalı tarafça borcu bulunmadığı hususunda ispata yarar delil ibraz edemediği, davalı taraf cari hesabın dolar üzerinden tutulmadığını belirterek itirazda bulunmuşsa da davacı tarafından düzenlenen faturaların ve davalı yan tarafından yapılan ödemelere ait tahsilat makbuzlarının USD bazda düzenlenip fatura ve tahsilat tarihi itibariyle TL’ye çevrildiği görüldüğünden taraflar arasındaki ticaretin USD üzerinden yapıldığı bu haliyle davacı taraf takip konusu faturalara dayalı cari hesap alacağından dolayı davalıdan alacaklı olduğunu ispat ettiği ve davacı tarafından davalı tarafa gönderilen ihtarname ile temerrüde düşürdüğü ve böylece işlemiş faiz talep edebileceği anlaşılmakla, düzenlenen uzman bilirkişi raporunun da mahkememizce dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bulunması nedeniyle davacı tarafın davalıdan takip konusu cari hesap alacağından dolayı 2.192,65 USD asıl alacak ve 32,68 USD işlemiş faiz alacağının bulunduğu tespit edilmiştir. Davacı taraf icra takibinde ihtarname masrafını da alacak kalemi olarak talep etmişse de ihtarname masrafının yargılama giderleri olarak istenebileceği anlaşılmakla yargılama giderleri kısmında belirtilmekle, Davacı tarafça açılan davanın kabulü ile, davacı tarafın başlattığı İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 2.192,65 USD asıl alacak, 32,68 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.225,33 USD alacağa yönelik yapılan itirazın iptaline, takibin takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına, asıl alacak likit olduğundan hüküm altına alınan alacağın takip tarihindeki kur üzerinden TL'ye çevrilmesi ile belirlenen miktarın %20 oranında hesaplanan 2.673,41-TL icra inkar tazminatının..." gerekçesiyle davanın kabulü ile İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasına yönelik itirazın 2.192,65 USD asıl alacak ve 32,68 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.225,33 USD üzerinden iptali ile takibin devamına, alacağın %20 oranında hesaplanan 2.673,41TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Hüküm ile iki kez ihtar giderine hükmedilerek kararda çelişki oluşturulduğunu, yabancı para borcunun bulunması için tarafların bunu açıkça kararlaştırmaları gerektiğini, taraflar arasında ticaretin USD üzerinden yapılacağına ilişkin sözleşme bulunmadığı gibi, taraflar arasında yazılı bir sözleşme de bulunmadığını, müvekkilinin ihtiyaç duyduğu ürünlerin davacıdan alınarak bedelinin Türk Lirası olarak ödendiğini, yancı para cinsinden ticarete ilişkin teamül de bulunmadığını, buna rağmen mahkemece "... makbuzlarının USD bazda düzenlenip fatura ve tahsilat tarihi itibariyle TL’ye çevrildiği görüldüğünden taraflar arasındaki ticaretin USD üzerinden yapıldığı ..." gerekçesiyle borç ilişkisinin USD cinsinden kurulduğuna ilişkin kabulün hatalı olduğunu, TBK'nın 99. maddesine göre kural olarak borç ilişkilerinde kullanılacak para biriminin Türk Lirası olduğunu, yabancı para cinsinden ödeme için ise tarafların açık bir kararlaştırması bulunması gerektiğini, açık bir sözleşme hükmü bulunmadan, iradelerin farazi olarak yorumlanarak yabancı para cinsinden sözleşmenin kurulduğunun kabul edilemeyeceğini, Yargıtay kararında da açık bir sözleşme hükmü ile yabancı para cinsinden sözleşme ilişkisinin kurulabileceğinin, aksi halde ödemenin ülke parasıyla yapılacağının kabul edildiğini, müvekkilince yapılan ödemelerden sonra 935 TL borç kaldığını, Türk Lirası üzerinden ödeme yapılarak kayıt tutulduğunu, davacının tek taraflı olarak Dolar cinsinden kayıt tutarak Dolardaki ani yükselişler sebebiyle alacak talebinde bulunduğunu, Bilirkişi tarafından incelenen davacının ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacının 917,76 TL cari hesap alacağı bulunduğu, taraflar arasında düzenlenen faturalar ve TL cari hesap bakiyesi yönünden bir çekişme bulunmadığının belirlendiğini, raporun sonuç kısmının e bendi ve ek raporun Sonuç kısmının g bendinde de takip tarihi itibariyle davacının 917,76 TL (2.192,65 USD) cari hesap bakiye alacağının bulunduğu belirlendiğini, davacı taraf tek taraflı olarak dolar üzerinden kayıt tutması nedeniyle 935,00 TL borcun 2.192,65 USD borç olarak gözüktüğünü, müvekkilin sadece 935,00 TL borcu kabul ettiğini, faturaya itirazın olağan kapsama ilişkin olduğunu, müvekkilince fatura konusu malın alınarak bedelinin TL olarak ödendiğini, faturaya itiraz edilmesinin ticari ilişkinin Dolar üzerinden kurulduğu anlamına gelmeyeceğini, Taraflar arasında dolar borcu bulunduğu kabul edilse dahi 85 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı uyarınca 32 sayılı karar kapsamında dövizle sözleşme yapılamayacağını, mahkemece anılan kararname hükümlerinin de hatalı uygulandığını, ihtar gideri için avans faizi uygulanmasına karar verilmesinin hatalı olduğunu, takip talebinde bu miktar için avans faizi istendiğini, yargılama gideri olan ihtar gideri yönünden yasal faiz istenebileceğinden, takibin devamına karar verilmekle, fazla faize hükmedildiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine, karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne, karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taralar arasında satım sözlemesi ilişkisi bulunduğu ve sözleşme kapsamında davacının, davalıya ürün satarak teslim ettiği sabittir. Uyuşmazlık, taraflar arasında yabancı para cinsinden sözleşme ilişkisinin kurulup kurulmadığı ve yapılan ödemelerin mahsubu ile davalının, itiraz edilen miktarda borçlu olup olmadığı noktasındadır. İstanbul ... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasının incelemesinde; davacı tarafından davalı/borçlu aleyhine 2.192,65 USD asıl alacak, 32,68 USD işlemiş faiz, 206,44 TL ihtar gideri, 8,82 TL ihtar gideri alacağına işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.225,33 USD ve 215,26 TL'nin ödenmesi amacıyla 18.04.2019 tarihinde icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin 17.06.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 24.06.2019 tarihinde 935 TL borcu kabul ederek bakiye kısmına itiraz ettiği ve itiraz eden kısım için takibin durduğu, itirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmaktadır. Takip talebinde satım sözleşmesinden kaynaklanan asıl alacak ve ihtar tarihinden itibaren işlemiş faizinin yanı sıra ihtarname gideri olan 206.44 TL ile bu miktarın işlemiş faizi de talep edilmiştir. İlk derece mahkemesince, bu miktar yargılama gideri olarak değerlendirilerek, takip miktarından çıkarılmış ve yargılama giderleri arasında hüküm altına alınmıştır. Hüküm fıkrasında itirazın asıl asıl alacak ile işlemiş faize yönelik itirazın iptaline karar verilip, ihtar masrafının yargılama giderleri arasında değerlendirilmesi ve yapılan uygulamanın yasaya uygun olması, mükerrer tahsilat söz konusu olmaması nedeniyle davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvuru nedeni yerinde görülmemiştir. İlk derece mahkemesince tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş ve inceleme günü taraflara bildirilmiştir. Davalının ticari defterlerini ibraz etmemesi nedeniyle mali müşavir bilirkişi tarafından davacının ticari defterlerinin incelenerek rapor düzenlenmiştir. Davacı tarafından düzenlenen satım faturalarının Türk Lirası üzerinden düzenlendiği ve her bir faturada, faturanın döviz kuru karşılığının ile kur değerinin yazıldığı görülmüştür. Aynı şekilde davacı tarafından düzenlenen tahsilat makbuzlarında da yapılan ödemenin USD karşılığının yazıldığı ve borç alacak ilişkisinin döviz cinsinden takip edildiği anlaşılmaktadır. Bilirkişi kök raporunda, davacının döviz cinsinden düzenlediği faturalar ile makbuzlar değerlendirilerek taraflar arasında döviz cinsinden ticari ilişkinin kurulduğu ve davalının yaptığı ödemelerin ödeme tarihindeki kur karşılığının belirlenerek mahsubu sonrası davalının cari hesap borcunun bulunduğu belirlenmiştir. TBK'nın 99.maddesinde, "Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir." düzenlemesi bulunmaktadır. Anılan hüküm karşısında, tarafların sözleşme ile kararlaştırmaları halinde ülke parası dışında başka bir para birimi ile de ödeme mümkündür. Taraflar arasındaki ticari ilişkide, satım konusu emtia bedelinin USD cinsinden ödeneceğine ilişkin mutabakat bulunmaktadır. Düzenlenen tüm faturalar ile tahsilat makbuzlarında, ticari ilişkinin USD cinsinden kurularak sürdürüldüğü açık olduğundan, ticari ilişkinin USD cinsinden kurulduğu ve ifanın buna göre yapılması gerektiği kabul edilmelidir. Taraflar arasındaki ticari ilişkinin sona eme tarihi itibariyle 13.09.2018 tarihinde yürürlüğe giren 85 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının uygulanmamasına ilişkin ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesi yerinde olup, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar verilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 624,77 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsiline,3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 06.06.2024 tarihinde oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenSatımdankonusutaraflarınKaynaklanan)İptaliözetisavunmalarınınistinafdereceistanbulgerekçesebepleriİtirazın(Ticariincelemekararınınileriiddiamahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim