SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 14. HD 2021/1098 E. 2024/943 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1098

Karar No

2024/943

Karar Tarihi

6 Haziran 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/1098

KARAR NO: 2024/943

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 09/02/2021

NUMARASI: 2018/1222 E. - 2021/143 K.

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulp düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalıya ait emtianın İngiltere'den İstanbul'a taşınarak teslim edildiğini, düzenlenen navlun faturalarının itirazsız kesinleştiğini, ancak itiraz süresi geçtikten sonra davalının keşide ettiği Sarıyer .... Noterliğinin 08.11.2018 tarihli ihtarı ekinde bir kısım taşıma faturaları için iade faturası düzenlenerek gönderildiğini, anılan faturaların Mersin .... Noterliğinin 16.11.2018 tarihli ihtarı ile iade edildiğini, İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 4.478,69 Euro asıl alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve % 20 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davacının yabancı para cinsinden alacağı bulunmadığını, taraflar arasındaki tüm faturalar Türk Lirası üzerinden düzenlendiğinden Euro cinsinden talepte bulunulmasının yasal dayanağı bulunmadığını, sunulan ihtarnamenin davaya konu faturalara ilişkin olmadığını, müvekkilinin daha önce ... unvanlı bir şirketle nakliye işlerini yürüttüğünü, bu şirketin davacı şirket tarafından devir alındığını ve taşıma işlerini de davacının üstlendiğini, ancak davacı şirketin, Sigma ile müvekkili arasındaki, taşınan palet sayısı arttıkça düşen birim fiyatlara göre fatura düzenlenmediğini, iş ilişkisinin başında palet taşıma fiyatının 130 Euro karşılığı TL, 24 palet fiyatının ise 2.800 Euro karşılığı TL iken daha sonra tarafların anlaşması ile palet taşıma fiyatının 120 Euro karşılığı TL, 24 palet fiyatının ise 2.700 Euro karşılığı TL olarak ödendiğini, bu fiyatlandırmadan anlaşılacağı üzere palet sayısı arttıkça palet birim fiyatı düşmesi gerektiğini, davacı şirketin birim fiyatlarındaki değişimleri dikkate almadan fatura düzenlediğini, bu şekilde hatalı düzenlenen fatura tutarının 1.500 Euro olduğunu, davacı şirketin ordino bedeli adı altında yasal olmayan faturalar düzenlediğini, iş yoğunluğu nedeniyle bu durumun zamanında fark edilmediğini, müvekkilinin durumu fark ettiğinde davacıyı uyardığını, davacının da yanlışlığı kabul ederek yeni sözleşme döneminde telafi edeceğini beyan ettiğini, müvekkilinin ödeme yükümlülüklerini yerine getirdiğini savunarak, davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... ticari defterlerin kanıt olması, bu defterlerin Ticaret Kanunu'nun öngördüğü şartlar içinde tacirin lehinde veya aleyhinde olarak kullanılması ve ticari bir uyuşmazlığında hükme esas teşkil etmesidir. Böylelikle ticari bir uyuşmazlıkta ticari defter kaydı, uyuşmazlığın çözümünde yazılı bir kanıt aracıdır. Tacirin tuttuğu bütün defterlerdeki kayıtların birbirine uygun olması, birbirini tutması ve doğrulaması şarttır. Ayrıca ticari defterlerin kanuna uygun olarak tutulmuş olması yanında tasdike tabi olan ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin de Ticaret Kanununda belirtilen sürelerde ve şekillerde yapılmış olması gerekmektedir. Aksi takdirde defterler, sahipleri lehine kanıt olma niteliklerini kaybederler. Bir ticari ilişki ve bu ilişkiden kaynaklı alacağın olduğunu iddia eden taraf yazılı belgeler ile ispat etmesi gereklidir. İspatın konusu, ispat yükünün kimde olduğu ve ispat vasıtalarının neler olduğu HMK 187,190 ve 200. Maddeleri ayrıca HMK Madde 222 de Ticari defterlerinin ibrazı ve delil olması açısından ilgili düzenlemeler mevcuttur. Taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, davacının düzenlemiş olduğu dava konusu faturaları davalının kabul edip ticari defterlerine işlediğini, davacının düzenlemiş olduğu faturaların dövizli fatura olduğu, faturaların üzerinde 'Fatura tutarı döviz cinsînden ödenecektir. TL bazında ödemelerde ödenen tarihteki TCMB Döviz satış kuru üzerinden TL'ye çevrilerek ödemesi yapılacaktır' ibaresinin bulunduğu, dosyanın incelenmesinde CMR ve Gümrük Beyannamesi ile yüklemesi yapılan emtiaların dökümünün bulunduğu, dosya kapsamında davalının iddialarını destekleyen navlun sözleşmenin dosyaya sunulmadığı, TTK 856/2, TTK Madde 870 ve TTK 871 kapsamında davacının davalıdan taşıma ücretine hak kazandığı ve taraflar arasında yapılan sözleşmenin dava dosyasında bulunmadığı tespit edildiğinden ticari nitelikteki bir yabancı para borcunda uygulanacak ana para ve temerrüt faiz oranı sözleşmede kararlaştırılmamışsa 3095 sayılı kanun 4/a'ya göre yabancı para borcunun faizinde devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz uygulanması gerektiğinden neticesinde davacının talebi ile bağlı kalınarak 4.433,12 Euro asıl alacak ve 20,51 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 4.453,63 Euro davalıdan alacaklı olduğu..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik itirazının 4.433,12 Euro asıl alacak ile 20,51 Euro işlemiş faiz üzerinden iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacağa 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca faizin işletilerek takibin devamına, asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacı şirketin aynı cari hesap ilişkisi için Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/644 Esas ve İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/129 Esas sayılı dosyalarında da dava açtığını, taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğunu, fatura bazlı ödeme yapılmadığı dikkate alındığında her üç davanın birbirini etkileyeceğini, bağımsız yürümesi durumunda müvekkilinin, mükerrer ödeme tehdidi altına gireceğini ve bu nedenle öncelikle bu üç dosyanın birleştirilerek tekrar bilirkişi raporu alınması gerektiğini, Cevap dilekçesi ile rapora itirazda belirtilen bir kısım savunmaların dikkate alınmadığını, müvekkili şirketin daha önce Sigma şirketinden taşıma hizmeti aldığını, bu şirketin davacı tarafından devir alınması ile taraflar arasında ticari ilişkinin başladığını, ancak davacının önceki dönemdeki anlaşmaya aykırı hareket ettiğini, önceki dönemde taşınacak palet sayısının artması ile düşen birim fiyatlara göre taşıma faturasının düzenlendiğini, buna rağmen müvekkili şirketin işlerindeki yoğunluk ve muhasebe servisindeki çalışan değişikliklerini fırsat bilen davacının birim fiyatlarındaki değişimleri dikkate almadan fatura düzenlediğini, örneğin 24 palet taşıma ücretinin 2.700 Euro karşılığı TL düzenlemesi gerekirken 2.880 Euro karşılığı TL düzenlenerek 1.500 Euro fazla fatura düzenlendiğini, ayrıca davacının yasal olarak alınması mümkün olmayan ordino bedeli faturası düzenlediğini, durumun farkına varılması üzerine iade faturası düzenlenerek davacıya gönderildiğini, davacının da durumu kabul ederek gelecek dönemlerde telafi edileceğini bildirdiğini, bu durumun mail yazışmalarından anlaşılacağını, müvekkilinin ödeme borcunun yerine getirdiğini ve sözleşme ilişkisinde alacaklı olduğunu, Müvekkilince fazla düzenlenen taşıma ve ordino faturaları için düzenlenen iade faturalarının davacı defterlerinde kayıtlı olmasına rağmen bu durumun bilirkişi tarafından dikkate alınmadığını, raporda cari hesabın ve faturalaşmanın Euro cinsinden olduğunun kabul edildiğini, oysa taraflar arasındaki tüm faturalaşmanın TL olarak yapıldığını ve bedellerinin TL olarak ödendiğini, aksi halde bir çok kur farkı faturası bulunması gerektiğini, yapılan incelemede taraf defterlerinin bir birini teyit ettiğinin belirtilmesinin dahi incelemenin eksik yapıldığını gösterdiğini, e-posta yazışmalarında 24.02.2018 tarihi itibariyle hesabın kapatıldığı yani cari hesabın sıfırlandığının belirtildiğini, elektronik postanın belge niteliğinde olduğunu, davacının döviz alacağının bulunmadığının ilgili yasa ve kararname hükümlerine göre değerlendirilmediğini, istinaf dilekçesi ekinde sunulan YMM uzman görüşünde belirtildiği gibi, taraflar arasında uzun süreli TL cinsinden ticari ilişki bulunduğu, dönemsel olarak düzenlenmesi gereken kur farkı faturalarının düzenlenmediği, 30.09.2018 tarihinde davacı kayıtlarında kur değerlemesi yapılmasına rağmen başka bir değerleme yapılmadığı, palet sayısı arttıkça fatura miktarının düşüp düşmediğinin araştırılmadığını, alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine, karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, İngiltere'den Türkiye'ye taşınan emtiaya ilişkin navlun alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınc, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili, İstanbul ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 4 adet navlun faturasına dayalı olarak 4.433,12 Euro asıl alacak ve 45,57 Euro işlemiş faiz olmak üzere 4.478,69 Euro'nun tahsili amacıyla ilamsız takip başlatılmış, davalının süresinde itirazı üzerine eldeki itirazın iptali davası açılmıştır. Taraflar arasındaki ticari ilişkide yazılı bir taşıma sözleşmesi bulunmamaktadır. Esasen taşıma sözleşmesinin geçerliliği için bir şekil şartı da bulunmamaktadır. TBK'nın 1.maddesine göre tarafların iradelerinin sözleşmenin esaslı noktaları üzerinde birleşmesi halinde sözleşmenin kurulduğu kabul edilmelidir. Taşıma ilişkisinde tarafların edimlerinin emtianın taşınması ve ücret ödemesi olduğu, davacının taşıma edimini yerine getirerek emtiayı taşıdığı sabittir. Uyuşmazlık, taşıma edimini yerine getiren davacının, düzenlediği taşıma ve diğer hizmetlere ilişkin faturaların sözleşmeye uygun olup olmadığı, bu faturaların davalı tarafından alınarak ticari defterlere kayıt edilmesinden sonra düzenlenen yansıtma faturalarına değer verilip verilmeyeceği noktasındadır. Davacı tarafından bu takip dışındaki alacaklar için de başka icra dosyalarında takip başlatıldığı ve bu takiplere itiraz edilmesi üzerine İstanbul 19.ATM'nin Esas sayılı dosyası ile Mersin 2.ATM'nin Esas sayılı dosyasında itirazın iptali davası açıldığı görülmektedir. Davalı vekili, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinde her bir fatura yerine sonuç alacağın talep edilebileceğini belirterek, dosyaların birleştirilmesini, aksi halde müvekkilinin fazla ödeme yapacağını savunmuştur. İlk derece mahkemesince, anılan dosyalar getirtilmiş ve birleştirme konusunda bir karar verilmemiştir. Diğer faturaların da taraflar arasındaki ticari ilişki içinde düzenlendiği açıktır. Ancak, davacının faturaların karşılıklı mahsubu ile sonuç açık hesap alacağını talep etmediği, bu davada navlun faturalarının talep edilmesine rağmen, diğer davalarda ordino alacağına ilişkin faturaların talep edildiği anlaşıldığından, davaların ayrı görülmesi halinde davacının fazladan bir tahsilatının olamayacağı ve dosyanın geldiği aşama itibariyle birleştirme yönünden kararın kaldırılmasının usul ekonomisine uygun olmadığı, mevcut hali ile davaların ayrı görülmesinden kaynaklanacak bir davalı zararından söz edilemeyeceği anlaşıldığından bu yöne ilişkin istinaf başvuru nedeni yerinde değildir.Diğer yandan, dava konusu faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının sonradan düzenlediği yansıtma faturası ile bu faturaları hükümden düşürdüğü, bu edenle, davalının kendi defterine göre alacağın likit olduğu anlaşılmakla icra inkar tazminatına yönelik istinaf başvurusu de yerinde değildir. Davalı tarafından istinaf başvurusuna eklenen ... tarafından düzenlenen uzman görüşünde, taraflar arasındaki ticari ilişkinin yabancı para cinsi üzerinden kurulup yürütülmediği, aksi halde belirli dönemlerle kur farkı faturasının düzenlenmesi gerektiği, dövizle işlem yapılmasının yasaklanmasına ilişkin mevzuat hükümlerinin değerlendirilmediği bu hususların raporda dikkate alınmadığı belirtilmiştir. Uzman görüşü HMK'nın 293.maddesine göre delil niteliğinde olup, sunulması halinde mahkemece değerlendirilmelidir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunun incelenmesinde, tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun düzenlendiği ve dava konusu dört adet navlun faturasının tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu; davalının faturalarına itiraz süresi geçtikten sonra yansıtma faturası düzenlendiği, CMR kapsamında taşınan emtianın teslim edildiği, faturaların ödeme tarihindeki kur üzerinden ödeneceğinin yazıldığı tespit edilmiştir. Takip konusu faturalara süresinde itiraz edilmemesi nedeniyle kesinleşen faturalara, süresinden sonra yansıtma faturaları düzenlenerek itiraz edilmesi usule uygun değildir. Ayrıca, davacının yansıtma faturalarının içeriğini ispatlaması gerekmektedir. Ancak davalı, taraflar arasında düzenlenen sözleşmeden daha fazla bir ücret talep edildiğini usulüne uygun delillerle kanıtlayamamıştır. Bu kapsamda, soyut olarak ileri sürülen savunma sebeplerine itibar edilerek, ticari ilişkinin davalının anlatımları doğrultusunda kurularak sürdürüldüğünü kabul için bir neden bulunmamaktadır. Aksine, itirazsız kesinleşen faturalara göre ticari ilişkinin kurulup yürütüldüğünün kabulü, taraf iradelerine ve hayatın olağan akışına daha uygundur. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığından, davalının, palet sayısı arttıkça birim taşıma ücretinin azaldığına ilişkin savunması yerinde değildir. Davacı tarafından düzenlenen taşıma faturalara süresinde itiraz edilmemesi nedeniyle fatura içeriğinden sayılan taşıma birim ücretinin kesinleştiği ve sözleşme ücretinin taraflarca bu şekilde kararlaştırıldığının kabulü gerekir. Aksine bir uygulama yapılarak, tüm ticari ilişkinin tekrar baştan değerlendirilerek, taşınan emtianın palet sayısına göre ne şekilde ücret belirlendiğinin araştırılmasına gerek bulunmamaktadır. Taşımanın yurt dışı taşımaya ilişkin olması, bir kısım faturaların döviz cinsinden düzenlenmesi, bir kısmında da TL faturanın ödeme tarihindeki Euro kuru üzerinden ödeneceğinin kararlaştırılması karşısında, davalının da bu faturaları itirazsız kabul ederek kayıtlarına işlemesi nedeniyle ticari ilişkinin faturada yazılı bedelle kurulduğu kabul edilmelidir. Bu nedenle yansıtma faturalarına itibar edilemeyecektir. Tacirin işlerinde yardımcı olarak çalışan muhasebe elemanlarının iradelerinin sakatlanarak faturaların kabul ettirildiğinin savunulup kanıtlanmamasına göre, sadece personel değişiminin gerekçe gösterilerek kabul edilen faturaların hükümden düşürülmesi mümkün değildir. Belirtilen nedenlerle istinaf başvurusu ile başvuru ekinde sunulan uzman görüşündeki değerlendirmeler yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar verilmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmediği gibi re'sen dikkate alınması gereken bir neden de bulunmadığından, istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 1.437,45 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsiline,3-Davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerlerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 06.06.2024 tarihinde oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenkonusutaraflarınKaynaklanan)İptaliözetisavunmalarınınistinafdereceistanbul(TaşımagerekçesebepleriİtirazınincelemekararınınSözleşmesindenileriiddiamahkemesi

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim