SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 14. HD 2021/1058 E. 2024/939 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1058

Karar No

2024/939

Karar Tarihi

5 Haziran 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/1058

KARAR NO: 2024/939

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 11/03/2021

NUMARASI: 2020/243 E. - 2021/215 K.

DAVANIN KONUSU: Ticari Ünvanın Korunması

Taraflar arasındaki ticari unvanın korunması davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ... AŞ’nin ticaret unvanında ve faaliyetlerinde uzun süredir kullanılan “...” çekirdek unsurun, davalı ... tarafından unvan değişikliği yoluyla 20.03.2020 tarihli tescil işlemiyle kullanılmaya başlandığını, www...com isimli internet sitesinde ... unvanı ile saatler sattığını, davalı şirketin özellikle isim değiştirirken ve internet ortamında geniş kitlelere satış yapmayı amaçlarken şirketin müvekkili ... grubu şirketlerinden olduğu izlenimi vermeye çalıştığını, bunu da büyük oranda gerçekleştirdiğini, müşteri ve tüketicilerden gelen tepkilerden ve paylaşımlardan ayrıca tesbit edildiğini, TTK 52.maddesi uyarınca maddi ve manevi tazminat isteme hakkı saklı kalmak kaydıyla işbu davayı açma zorunluluğunun hasıl olduğunu, müvekkil şirketin uzun yıllar boyunca sürdürmüş olduğu ticari faaliyetleri ile yapılan başarılı reklam kampanyaları sayesinde pazarda önemli ölçüde bir tüketici portföyüne sahip olduğunu, müvekkili şirket tarafından, tescilli "..." markası ile üretilen ve satışa arz edilen ürünlerin; gerek kalitesi ve güvenilirliği, gerekse özgün tasarımları ve tüketici memnuniyeti sonucunda kazandığı pazar payından haksız menfaat sağlamak amacıyla “...” ismi kullanıldığını ve ... ibarelerinin çeşitli şekillerde piyasaya sürüldüğünü, diğer taraftan Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde, müvekkili şirketin grup şirketi ... San. ve Tic. Ltd. Şti. adına tescilli bulunan "..." markasının, marka tescilinden doğan haklar kapsamında, ülke içinde her türlü fikri ve sınai haklarına (marka, patent, endüstriyel tasarım vb.) sahip olduğunu, bahsedilen markaları taşıyan ürünleri Türkiye'de üretme ve satışa sunma hakkının münhasıran ... Pırlanta A.Ş.'ye ait olduğunu, ... unvanını kullanma hakkının sadece müvekkili şirkete ait olduğunu iddia ederek, maddi ve manevi tazminat isteme hakkı ve fazlaya ilişkin diğer haklarının saklı kalması kaydıyla, davalı şirketin TTK madde 50 ve 52. maddelerine aykırı ticaret unvanındaki “...” sözcüğünün silinmesini, giderleri davalıya ait olmak üzere kararın Türkiye genelinde yayınlanan gazete ile yayınlanmasına, davalının ticari işletme ve ticaret unvanı devrinin ihtiyaten önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, 01/09/2020 havale tarihli cevaba cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafın cevap dilekçesinde unvanlarındaki “...” sözcüğünün çekirdek sözcük olduğunu ikrar ettiğini ve dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin davacı unvanı ... ibaresinden faydalanma amacının söz konusu olmadığını, müvekkilinin salt saat sektöründe faaliyet göstermesinin davacı sektörüyle ilişkisinin bulunmaması, müvekkili şirketin kurulduğu tarihteki unvanının ... Ayakkabı Teks. Dış. Tic. Ltd. Şti. olması, daha sonra ... unvanının ingilizce anlamı olan ... olarak güncellenmiş olması, yakın zamanda da ... yani Türkçe anlamı ... ibaresinden Ö hafinin çıkarılarak ... Saat unvanının bu şekilde ortaya çıkarıldığını, müvekkilinin ... ibaresini kullanmakta kötü niyetli olmadığını, uzun yıllardan beri ... unvanını kullanan müvekkilinin sadece Ö harfini unvanından çıkararak davacıyla bağlantılı olmayan ve iltibas yaratmayacak ... ibaresini kullanmakta hukuki yararının bulunduğunu, uluslararası içtihatların da bu hususa izin verdiğini, davacının işbu davayı mesnetsiz açtığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Her iki tarafın unvanında ... ibaresi yer almakla birlikte, unvanların sonraki kısımları oldukça farklıdır ve ilk bakışta farklılık göze çarpmaktadır. Davacının unvanındaki ortak ek olan ... kelimesinden sonra ''... Şirketi'' ibareleri bulunduğu halde, davalının unvanındaki ortak kelime “...” ibaresinden sonra “... Ticaret” ibareleri yer almaktadır. Görüldüğü üzere davalının unvanında, davacının unvanından farklı olarak “... Ticaret” ibareleri yer almaktadır. Her iki tarafın unvanlarda, karışıklığa yer vermeyecek ve tacirlerin birbirinden ayırdedilmesini sağlayacak kadar farklı ilavelerin bulunduğu anlaşılmaktadır. Buna göre davalının unvanında, TTK.45.maddesinin ve TSY'nin 44.maddesi anlamında, davacının unvanıyla karışıklığı önleyecek yeterlilikte ilaveler içerdiği anlaşılmaktadır. Yine, 14.02.2004 tarihli 28913 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış olan Ticaret Unvanları Hakkında Tebliğ’in 5/3.maddesine göre, daha önce tescil edilmiş olan unvanın eki ile kendi eki aynı olan, ancak ekten sonra gelen işletme konusunu gösteren ilk ibaresi farklı olan ticaret unvanı tescil edebilir. Olayımızda, ... ibaresinden sonra davacının unvanında, saat grup ibaresi bulunduğu halde, davalının unvanında, ... kelimesinden sonra pırlanta ibareleri gelmektedir. Bu nedenlerle tarafların unvanlarının aynı olduğundan ya da iltibas yarattığından söz edilemez. Davalının ticaret unvanında bulunan grup ibaresi ... kelimesinden sonra gelmeyip saat ibaresinden sonra gelmesi nedeniyle davalı şirketin davacı şirketin grup şirketi şeklinde bir izlenim uyandırmaya elverişli olmadığı kanaatine ulaşılmıştır. Tüm bu tespitlere göre, davacının unvanı ile davalının unvanının aynı olmadığı, aralarında iltibası önleyecek miktarda ilave ve farklılık bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalının, davacının unvanını dürüstlük kuralına aykırı olarak kullandığından söz edilemeyeceği sonuç ve vicdani kanaatine(Ay. m.138) varılarak davanın davanın reddine karar vermek gerekmiş... " gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin ticaret unvanında ve faaliyetlerinde uzun süredir kullanılan "..." çekirdek unsurunun davalı şirket tarafından unvan değişikliği ile 20.03.2020 tarihli tescil işlemi ile kullanılmaya başlandığını, www...com isimli internet sitesinde şirket unvanı ile saatler sattığını, davalı şirketin özellikle isim değiştirirken ve internet ortamında geniş kitlelere satış yapmayı amaçlarken şirketin müvekkilinin "..." grubu şirketlerinden olduğu izlemini vermeye çalıştığını, bunu da büyük oranda gerçekleştirdiğini, müvekkili şirketin "... "unvanını ilk olarak 22.01.2001 tarihinde sicile tescil ettirdiğini, bu unvanla kuyumcululuk, mücevherat ve saat alanında üretim ve satış faaliyetlerinde bulunduğunu, müvekkili ürünlerinin gerek kalitesi ve gerekse güvenilirliğin özgün tasarımları ile tüketici memnuniyeti sonucunda kazandığını, kuyum ve pırlanta alanında önde gelen şirketlerden olduğunu, ayrıca "..." markasının mühasıran kullanan şirket olduğunu, TTK'nın 50.maddesinde usulen tescil ve ilan edilmiş olan ticaret unvanını kullanma hakkının sahibine ait olduğunu, "..." unvanını kullanma hakkı nedeniyle tescilde öncelik ilkesinden yararlanması gerektiğini, müvekkilinin ibareyi 2000 yılından beri farklı sınıflarda saat emtiasını da kapsayacak şekilde tescil ettirdiğini, 02.03.2013 tarihinde de Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tanınmış marka olarak tescil edildiğini, davalı tarafın "..." ibaresinin ticaret unvanlarında çekirdek unsur yani asli unsur olduğunu ikrar ettiğini, davalı tarafından şirket unvanının davalı şirketin yetkililerinin soyadı olan ... kelimesinden "..." kelimesine dönüştüğünün tek sebebinin "Ö" harfinin atılması gibi zorlama bir yorum yapıldığını, davalı şirketin unvanının değişim serüveninin sırasıyla ..., ... ve son olarak "..." ibaresi olduğunu, davalı tarafın hukuka aykırı biçimde müvekkili şirketin "..." ibaresiyle elde etmiş olduğu tüm kazanımlardan haksız yarar sağlamak istediğini, "..." ibaresinin şirket isminde kullanılmasının tüketiciler tarafından bu şirketin müvekkili şirketin bulunduğu "..."grubuna bağlı bir şirket olmasının anlaşılmasının kaçınılmaz olduğunu, TTK 52 maddesinde, ticaret unvanının dürüstlüğe aykırı kullanılması halinde tescilden silinebileceğinin belirtildiğini, davalının Türkiye'nin en bilinen ve en büyük firmalarından olan müvekkili şirkete ait "..." unvanını yine müvekkili şirket gibi kuyumculuk ve saat sektöründe kullanmaya başladığını, bu durumun TTK'nın 52 maddesine aykırılık teşkil ettiğini, emsal kararlardan da anlaşılacağı üzere haksız şeklide kullanılan davalı unvanının silinmesi gerektiğini, mahkeme tarafından tahkikat işleminin eksik yürütüldüğünü, bilirkişi incelemesi yaptırılmadığını, iltibas şartlarının açıkça ortada olmasına karşın ret kararı verilecekse bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın ret kararı verilmesinin eksik inceleme sonucu olduğunu, dosyanın hangi niteliği, gerekçesinin ne olduğunun karardan anlaşılamadığını, hatalı bir karar verildiğini, dosyanın bilirkişiye tevdi ile rapor alınmasına karar verilmesi gerektiğini, daha önceden ... vb. aleyhine açılan davaların kabulüne karar verildiğini iddia ederek, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini, talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 50 maddesine göre usulüne uygun tescil ve ilan edilmiş ticaret unvanının kullanılması nedeniyle aynı Kanun'un 52. maddesi gereğince ticaret unvanındaki "..." sözcüğünün silinmesi istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya kapsamından, davacı şirketin ticaret unvanındaki "..." ibaresini 22.01.2001 tarihinden itibaren kullanmaya başladığı, şirketin 17.01.2001 tarihinde tescil edildiği, 02.03.2013 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescil ettirdiği, davalı şirketin ise 25.06.1996 tarihinde kurulduğu, şirket unvanının ... Dış. Tic. Ltd Şirketi olduğu, 20.06.2011 tarihinde şirket unvanının değiştirildiği, ... ibaresinin unvana eklendiği, ... Saat Kuyumculuk Ayakkabıcılık ve Tekstil Ltd Şirketi olduğu, 9 yıl ... unvanıyla faaliyet gösterdiği, 2020 yılında yeniden unvan değişikliğine gittiği, 20.03.2020 tarihinde ... Grup Dış Tic. Ltd Şirketi olarak unvanını tescil ettirdiği, davacı şirket tarafından iş bu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır. Mahkeme tarafından yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden davanın reddine karar verilmiştir. Davacı delilleri arasında yer alan bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı gibi diğer delilleri de gerekçede tartışılmamıştır. Davanın tarafı olan şirketlerin türleri bağlamında ele alındığında, limited şirketler ile anonim şirketlerin ticaret unvanlarının nasıl olacağına ilişkin hüküm, TTK'nın 43. maddesinde yer almaktadır. Anılan düzenlemeye göre, “(1) Anonim, limited ve kooperatif şirketler, işletme konusu gösterilmek ve 46 ncı madde hükmü saklı kalmak şartıyla, ticaret unvanlarını serbestçe seçebilirler. (2) Ticaret unvanlarında, 'anonim şirket', 'limited şirket' ve 'kooperatif' kelimelerinin bulunması şarttır. Bu şirketlerin ticaret unvanında, gerçek bir kişinin adı veya soyadı yer aldığı takdirde, şirket türünü gösteren ibareler, baş harflerle veya başka bir şekilde kısaltma yapılarak yazılamaz. ”Buna göre anonim ve limited şirketlerin unvanlarının çekirdek kısmı, şirketin türünü gösteren ibare (anonim şirket/limited şirket) ile şirketin işletme konusundan oluşur. Unvana ek almak ise kural olarak serbesttir. Bu serbesti, TTK'nın 46/1.maddesinde, “Tacirin kimliği, işletmesinin genişliği, önemi ve fınansal durumu hakkında, üçüncü kişilerde yanlış bir görüşün oluşmasına sebep olacak nitelikte bulunmamak, gerçeğe ve kamu düzenine aykırı olmamak şartıyla; her ticaret unvanına, işletmenin özelliklerini belirten veya unvanda yer alan kişilerin kimliklerini gösteren ya da hayalî adlardan ibaret olan ekler yapılabilir.” şeklinde ifade edilmiştir. Ticaret unvanına ek almanın zorunlu olduğu hallerden biri TTK'nın 45. maddesinde gösterilmiştir. Bu hükme göre; “Bir ticaret unvanına Türkiye’nin herhangi bir sicil dairesinde daha önce tescil edilmiş bulunan diğer bir unvandan ayırt edilmesi için gerekli olduğu takdirde, ek yapılır.”TTK'nın 52/1. maddesi uyarınca ticaret unvanının, ticari dürüstlüğe aykırı biçimde, bir başkası tarafından kullanılması halinde hak sahibi, bunun tespitini, yasaklanmasını; haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini, tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, gereğinde araçların ve ilgili malların imhasını ve zarar varsa, kusurun ağırlığına göre maddi ve manevi tazminat isteyebilir. Maddi tazminat olarak mahkeme, tecavüz sonucunda mütecavizin elde etmesi mümkün görülen menfaatinin karşılığına da hükmedebilir. Davacı şirketin yukarıda yer verildiği üzere davalı şirketten daha önceden ticaret sicil kaydının tescil edildiği anlaşılmaktadır. Ticaret unvanının korunmasına ilişkin düzenleme, TTK'nın 52 ve devamı maddelerinde yer almış, tacirler için büyük önemi haiz, ticari işletme devri ve ticari işletme rehnine konu olan ticaret unvanı, bu hâli ile kendine has özel koruma tedbirlerine tabi tutulmuştur. Bu türden açılan davalarda Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin yerleşik uygulaması gereğince, terkini talep edilen şirkete ait ticaret unvanının ayrıca ek alıp almadığı, tacirlerin iştigal sahalarının benzer olup olmadığı, unvanların genel görünüm itibari ile benzer olup olmadıkları ve bu benzerliklerin üçüncü kişiler açısından karışıklığa neden olup olmayacağı hususları incelenip değerlendirilmektedir. Mahkeme tarafından her ne kadar yasa maddeleri değerlendirilmiş ise de belirtilen hususlarda herhangi bir değerlendirme yapılmadığı gibi buna yönelik bilirkişi incelemesi de yaptırılmamıştır. Bu şekilde eksik inceleme ve değerlendirme sonucunda verilen kararın istinaf incelemesine elverişli bir karar olmadığı kanaatine varılmıştır. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, esasa dair istinaf nedenleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir.

KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince iadesine,4-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair;HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenkonusuKorunmasıtaraflarınözetisavunmalarınınistinafdereceistanbulgerekçesebepleriincelemekararınınTicariileriÜnvanıniddiamahkemesi

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim