İstanbul BAM 14. HD 2021/1049 E. 2024/933 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
bam
2021/1049
2024/933
5 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/1049
KARAR NO: 2024/933
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 07/10/2020
NUMARASI: 2017/567 E. - 2020/401 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Taşıma ilişkisinden kaynaklı)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalının, davacı firma tarafından kendisine sehven ödenen 8.047,68 TL'nin mükerrer ödemeyi davacı firmaya geri ödemediği için hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini, bu itiraz doğrultusunda icra takibi durduğunu, davacı şirketin ... AŞ' nin sektörün önde gelen ve bilinen firmaları olduğunu, davacının nakliye hizmetlerini kendisinin sağladığını ancak bazen de alt nakliyeci kullanarak müşterilerine nakliye hizmetini sunduğunu, davalı ile davacı arasında davacı firmanın müşterilerin ait ürünlerin davalı tarafından taşınması konusunda anlaşmaya varıldığını, bu anlaşma neticesinde davacı firmaya ve davacı firma müşterilerine ait ürünlerin nakliyesinin davalı tarafından yapıldığını, davacı şirket tarafından davalıya verilmiş olan nakliye hizmeti karşılığında mahkemeye sunulan dekontta da açıkça görüldüğü üzere 8.047,68 TL ödeme yapıldığını ve bu ödemenin 27/12/2013 tarihinde davalıya ait ... iban numaralı ... hesabına yatırıldığını, davacı şirket muhasebesi tarafından davalıya söz konusu ödeme yapıldıktan sonra 16/01/2014 tarihinde yanlışlıkla davalıya aynı nakliye hizmetine karşılık tekrardan 8.047,68 TL ödeme yapıldığını ve bu ödemede davalıya ait ... iban numaralı ... hesabına yatırıldığını, davacı şirketin hesaplarını kontrol ederken davalı tarafa yapılmış olan mükerrer ödemeyi fark ettiğini ve sehven yapılmış olan iş bu mükerrer ödemenin iade edilmesi için davalı tarafa yazılı ve sözlü olarak bildirimde bulunulduğunu, ancak yapılan tüm yazılı ve sözlü uyarılara rağmen bu güne kadar herhangi bir ödeme yapılmamakla birlikte alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine de sırf zaman kazanabilmek için itiraz edildiğini, itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu iddia ederek, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında vaki borca, ferileri ile birlikte tüm borca, itirazın iptali ile takibin 8.047,68 TL üzerinden devamına, haksız ve tönü niyetli itiraz nedeniyle %20 den aşağı olmamak kaydı ile davalının icra inkar tazminatı ödemesine mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı savunmasında özetle; Davacı şirket tarafından davacı tarafa borcu olduğundan bahisle hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, kendisinin davacı şirkete bir borcu olmaması nedeniyle hakkında başlatılan icra takibine itiraz ettiğini, itirazı üzerine icra takibinin durduğunu, ikametgah adresinden de anlaşılacağı üzere kendi adresi Pamukova olması ve davacı şirket ile yapılan işin Pamukova'da yapılmış olması nedeniyle yetkili icra müdürlüğünü ve yetkili mahkemelerin Pamukova icra müdürlüğü ve mahkemeleri olduğunu, bu nedenle İstanbul'da açılan icra takibinin ve iş bu davada yetkiye itiraz ettiğini, mahkemece yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, davacı tarafından açılan takip üzerine yapılan itiraz üzerine takibin durduğunu, davacı tarafından itiraz üzerine 1 yıllık süre içerisinde dava açılması gerekirken açılmadığından davacının davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, 2015 yılında açılan icra dosyasına 1 yıl içerisinde itirazı nedeniyle işlem yapılmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, 2015 yılında açılan icra dosyasına 1 yıl içerisinde itirazı nedeniyle işlem yapılmadığından dosyanın takipsizlikle işlemden kaldırılmış olmasına rağmen ya da takipsizlikle işlemden kaldırılması gerekirken icra müdürlüğünce işlemden kaldırılmasa da dosyanın yenilenmeden iş bu davanın açıldığını, takipsiz dosyadan takibin devamına karar verilmesinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddi ile davacı aleyhine %20 den aşağıya olmayacak şekilde tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...2004 sayılı İİK madde 67 uyarınca; "takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde Mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir". İstanbul .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... A.Ş.. borçlunun ..., borcun 12.135,18 TL asıl alacağa ilişkin olduğu, takip dayanağının cari hesap ilişkisinden kaynaklanan alacağa dayalı ilamsız takip olduğu, 19/06/2015 takip tarihli ödeme emrinin 15/07/2015 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 15/07/2015 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği görülmüştür. Eldeki itirazın iptali davasının 15/06/2017 tarihinde açıldığı, itiraz üzerine takibin durdurulmasına dair bir karara takip dosyası kapsamında rastlanmadığı gibi, takibin durdurulması kararının alacaklı/vekiline tebliğine dair mazbata, sair bilgi belge bulunmadığından İİK madde 67'de öngörülen bir yıllık sürenin işlemeye başlamadığı ve böylece eldeki itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığının kabulü gerektiği anlaşılmıştır.Talimat Mahkemesi aracılığıyla ve Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporlarındaki tespit ve değerlendirmeler neticesinde davalı defterlerin delil olma ve inceleme niteliğini haiz olmadığı, davacı ticari defterlerinin ise 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulduğu ve davacı lehine delil olma niteliğini haiz olduğu, davacı tarafından davalıya 16/01/2014 tarihinde mükerrer olarak 8.047,68 TL tutarlı ödeme yapıldığı, davacının incelenen ticari defterlerine göre davalıdan 19/06/2015 takip tarihi itibariyle 12.135,18 TL cari hesap alacaklı olduğu tespit edildiğinden, ayrıca ödemelere ilişkin Banka dekontlarının da dosyada mevcut olduğu görüldüğünden, davacının takip tarihi itibariyle talebinin mükerrer ödendiği tespit edilen 8.047,68 TL'lik kısım yönünden yerinde olduğu ve davalının itirazının haksız olduğu kanaatine varılmakla, harca esas talep de dikkate alınarak davanın kabulü ile, davalının İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki itirazının iptaline, 8.047,68 TL üzerinden takibin devamına, alacağa talep gibi faiz işletilmesine karar vermek gerekmiştir. 2004 sayılı İİK madde 67/2.maddesi uyarınca; "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." neticeten işbu davada davalı borçlunun itirazının haksızlığına karar verildiğinden ve alacak likit olduğundan hükmolunan meblağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak..." gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki itirazının iptali ile 8.047,68 TL üzerinden takibin devamına, alacağa talep gibi takip tarihi olan 19/06/2015 tarihinden itibaren yıllık %10,50 ticari (avans) faizi işletilmesine, alacağın %20'si oranındaki 1.609,54 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacı şirket tarafından aleyhine takip başlatıldığını, davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını, itiraz üzerine takibin durduğunu, yerleşim yeri adresinin Pamukova'da olması, ayrıca davacı ile yapılan işin Pamukova'da yapılmış olması nedeniyle icra müdürlükleri ve mahkeme olarak Pamukova'nın yetkili olduğunu, yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu iddia ederek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, taşıma ilişkisi kapsamında davalıya mükerrer yapılan ödemenin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, taşıma ilişkisinin varlığı konusunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, davacının takip konusu yapmış olduğu alacağının sübuta erip ermediği, mahkemenin yetkili olup olmadığı, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, taraflar arasında 01.12.2008 - 31.12.2009 tarihleri arasında geçerli olan pastörize ürünler dağıtım sözleşmesinin imzalandığı, sözleşmede davacı şirketin iş veren, davalının ise yüklenici olarak yer aldığı, sözleşmenin konusunun, şirketin ürettiği ürünleri, evrak ve malzemeleri şirket merkezinden ve şirketin belirlediği diğer merkezlerden şirketin distribütör diğer bayi, depo veya şirketin belirleyeceği 3.kişi, kurumlara, adreslere iş verenin vereceği direktifler doğrultusunda iş verene bağlı olarak nakledilmesi ve gerektiğinde iadelerinin alınması evrak ve malzemelerin iadesi, paletlerin geri alınması, toplanması işi olduğu, davacı tarafça davalıya 27.12.2013 tarihinde 8.047,68 TL'nin banka yolu ile ödendiği, 16.01.2014 tarihinde ise yine banka yolu ile davalıya aynı bedelin ödenmiş olduğu, davacı tarafça mükerrer ödemenin fark edilmesi üzerine davalıdan söz konusu bedelin iadesinin talep edildiği, iadenin gerçekleştirilmemesi üzerine ise davacı şirket tarafından davalı hakkında İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 12.135,18 TL asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının icra takibine karşı itirazda bulunduğu, itiraz dilekçesinde, borcunun olmadığını belirterek alacak ve ferilerine itiraz ettiği, davacı şirket tarafından İİK 67 maddesi gereğince 8.047,68 TL asıl alacak tutarı üzerinden iş bu itirazın iptali davasının açılmış olduğu anlaşılmıştır. Mahkeme tarafından taraf delilerinin celp ve ibrazı aşamasından sonra bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır. Talimat yolu ile alınan 14.05.2018 tarihli bilirkişi raporunda; davalının ibraz ettiği defterlerin kapanış tasdikinin yapılmadığı, ihtilaf ve dava konusu döneme ait ibraz edilen defterlerin 2012 yılına ait defterler olduğu, defterlerin delil olma ve inceleme niteliğine haiz olmadığı, alacak borç ilişkisinin hesaplanabilmesi için sözleşmenin 2008-2009 yılına ait olduğundan ihtilafa düşülen ve dava konusu olan 2013-2014 yılına ait sözleşme ve yasal defterlerin ibrazı ile önceki dönemlerden bakiye olup olmadığının anlaşılması için taraflar arasında düzenlenen cari hesap mutabakatı belgelerinin gerektiği, davalının sunduğu delillerin yazılı nedenlerden dolayı yasal belge niteliğinde olmadığı belirtilmiştir. 02.12.2018 tarihli bilirkişi raporunda; dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, davacı yana ait incelenen 2008 - 2009 - 2010 -2011 - 2012 - 2013 - 2014 yılları ticari defterler ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; davacı vekili tarafından incelemeye sunulan 2008 -2009 - 2010 - 2011 - 2012 - 2013 - 2014 yıllarıncı ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, incelenen ticari defterlerinde: davacı tarafından davalıya 27.12.2013 tarihinde 8.047,68 TL tutarlı ödeme yapıldığı, yine davacı tarafından davalı yana 16.01.2014 tarihinde mükerrer olarak 8.047,68 TL tutarlı ödeme yapıldığı görüldüğü, davacı yanın incelenen ticari defterlerine göre davalı yandan 19.06.2015 takip tarihi itibariyle 12.135,18 TL cari hesap alacaklı olduğu belirtilmiştir. Davacı vekili rapora karşı beyan dilekçesinde; müvekkili tarafından davalı tarafa aynı nakliye hizmetine karşılık nakliye bedelinin sehven iki kere ödenmiş olduğundan ve bu ödemede hem dekontların hem de ticari defter ve kayıtlarla sabit olduğundan davanın kabulü ile %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı rapora karşı beyan dilekçesinde; davacıdan böyle bir para gelmediğini, yapılan icra takibine karşı itirazında bildirdiğini, buna rağmen dava açıldığını belirterek rapora itiraz etmiştir. 12.03.2019 tarihli ek bilirkişi raporunda; davacı tarafından davalıya 27.12.2013 tarihinde 8.047,68 TL tutarlı ödeme yapıldığı, yine davacının davalıya 16.01.2014 tarihinde mükerrer olarak aynı meblağ olan 8.047,68 TL tutarlı ödeme yapıldığının görüldüğü, takip tarihi itibariyle 12.135,18 TL davacının cari hesap alacaklı olduğu belirtilmiştir. Davalı tarafça icra takibine karşı yapılan itiraz dilekçesinde; icra dairesinin yetkisine karşı herhangi bir itirazda bulunulmamıştır. Davalı yasal süre içerisinde vermiş olduğu cevap dilekçesinde, adresinin Pamukova olduğunu, davacı şirket ile yapılan işin Pamukova'da yapılmış olması nedeniyle yetkili icra müdürlüğü ve yetkili mahkemelerin Pamukova İcra Müdürlüğü ve mahkemeleri olduğunu belirterek yetkisizlik itirazında bulunmuştur. Mahkeme tarafından bu konuda olumlu veya olumsuz verilen bir karara rastlanmamıştır. Ancak taraflar arasında düzenlenen ve takip tarihine kadar yenilenerek devam ettiği anlaşılan pastörize ürünler dağıtım sözleşmesinin 17.maddesinde, sözleşmeden doğacak ihtilafların hallinde İstanbul (merkez) mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili olduğunun kabul edilmiş olduğu anlaşılmıştır. Sözleşmenin ilk düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan mülga HUMK 22. Maddesi ve uyuşmazlık tarihinde yürürlükte bulunan HMK'nın 17.maddesi gereğince taraflar arasında gerçekleştirilen sözleşmede ki yetki şartı gereğince davacı tarafça yetkili mahkemede dava açılmış olduğundan, davalının yetki itirazının yerinde olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. HMK'nın 190.maddesinde, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, TMK'nın 6. maddesinde ise taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Somut olayda, davacı şirket tarafından, davalı ile gerçekleştirilen sözleşme kapsamında aynı nakliye işi nedeniyle, kısa aralıklarla davalı hesabına aynı miktarda mükerrer ödeme yaptığı, gerek banka dekont örnekleri gerekse ticari defter ve kayıtlar ile ekli belgelerden anlaşılmaktadır. Mahkemece, davanın kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 412,30 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsiline, 3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.05.06.2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45