İstanbul BAM 14. HD 2024/729 E. 2024/918 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
bam
2024/729
2024/918
30 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/729
KARAR NO: 2024/918
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 20.03.2024
NUMARASI: 2024/275 Esas - 2024/296 Karar
DAVA: Zayi Belgesi Verilmesi
Zayi belgesi verilmesi talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle talebin reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin resmi sicil adresi "... Mah. ... Sk. No:... Güngören/İSTANBUL" olduğunu, müvekkilinin muhasebe ve ticari defter işlemlerini ... isimli serbest muhasebe firması ile yürüttüğünü, muhasebe şirketi tarafından 2023 yılı Ocak ve Şubat ayına ait e-defter şeklinde tutulan yevmiye ve kebir defterlerinin sisteme zamanında yüklendiğini, defter oluşturulurken program tarafından oluşturulan başka dosyaların da mevcut olduğunu, ancak kayıt yapılırken müvekkili firmaya ait defter kayıtları bulunan dosyanın içerisine kayıtları tutulan başka firmanın dosyalarının kopyalandığını ve ilk dosyaların silindiğini, oluşan hata nedeniyle defterlerin müvekkili şirketin defterinin yer aldığı dosyalar üzerine kaydolan defterlerin diğer firmaya gönderileceği esnada gerçekleşen bu durumun 11.03.2024 tarihinde fark edildiğini, klasör dosya numarası 707 ile başlamakta olduğunu, içerisinde yer alan dosyaların numara başlangıçlarının 705 ile başladığını, yevmiye ve kebir defterleri e-defter olarak tutulurken muhasebe tarafından yapılan iş ve işlemler sırasında program nedeniyle müvekkili şirketin mağdur duruma gelmiş olduğunu, Ocak 2023 ve Şubat 2023 aylarına ait yevmiye ve kebir defterleri üzerine başka firmaya ait belge ve evrakların kopyalandığını, bu defterlere ilişkin zayi belgesi verilmediği takdirde müvekkili şirketin çok büyük sorumlulukları doğacak olduğunu, başkaca büyük sorunlarla karşılaşma ihtimalinin bulunduğunu, müvekkili şirket tarafından hak düşürücü süreye tabi olmamak adına ise zayi hususu öğrenildikten itibaren ivedi şekilde davanın açıldığını, Elektronik Defter Genel Tebliğ Yönetmeliği'nin 7. Ve devamı maddelerinde de bu husus ayrıca detaylandırılmış olduğunu ve 15 günlük süre içerisinde ticari işletmenin bulunduğu yetkili mahkemeden istenebileceği hususuna yer verildiğini, bu nedenlerle talebin kabulü ile müvekkili şirkete ait 2023 Ocak ve 2023 Şubat aylarına ait yevmiye ve kebir defterleri ile ilgili olarak zayi belgesinin verilmesine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Talep edenin ticari defterlerinin güvenliğini sağlamakla yükümlü olup, basiretli bir tacir gibi gerekli güvenlik önlemlerini aldığını ispat etmesi gerekmektedir. Dosya kapsamından ticari defterlerin yangın, hırsızlık, yer sarsıntısı, sel vb gibi mücbir sebeplerden ötürü zayi olmadığı, talep edenin kendi kusuruyla defterlerin silindiği, talebin TTK m. 82/7'de sayılan hallere girmediği gibi mücbir sebebin de bulunmadığı...." gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Teknoloji ve ilgili diğer araçların kullanımının yaygınlaşması, gelişmesi ve kolay ulaşılabilir hale gelmesi nedeniyle günümüz koşullarında şirketlere ait ticari defterler e-defter şeklinde tutulmakta olup dijital ortamda muhafaza edildiğini, dolayısıyla her ne kadar Türk Ticaret Kanunu'nun mahkemece dayanak ve gerekçe gösterilen halleri somut olaya uygulanabilir durumda olmadığını, Öte yandan TTK'da hakimin kanaatine açık hale getirilmiş "gibi" ifadesi de yer aldığını, somut olayda müvekkili şirketin defterlerinin başka defterlerin hata ile üzerine kopyalanması durumunun açığa çıkması ve bu şekilde müvekkiline ait Ocak 2023 ve Şubat 2023 tarihli yevmiye ve kebir defterlerinin zayi olması durumunun söz konusu olduğunu, hal böyle olmakla, somut olay bakımından teknolojik ortamda muhafaza edilen e-defterlerin zayi olduğunun (yok olduğunun) defterlerin üzerine başka defterlerin kopyalandığının dosya içerisinde alınan ekran görüntüsü haricinde ispatının mümkün olmadığını, Günümüz teknolojik koşulları dikkate alındığında TTK'da düzenlenen bu maddenin somut olaya uygulanabilir olduğu açık olup müvekkilinin mağduriyetinin giderilmesi için Ocak 2023 ve Şubat 2023 tarihli yevmiye ve kebir defterleri ile ilgili zayi belgesi verilmesi gerekmekteyken Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/275 E.sayılı dosya ile 20.03.2024 tarihli karar ile taleplerinin reddedilmesinin kanunun lafzına aykırı olduğunu, Tüm bu sebeplerle müvekkilinin ileride doğacak sorunlardan sorumlu tutulmaması adına 2023 Ocak ve 2023 Şubat aylarına ait yevmiye ve kebir defterleri ile ilgili zayi belgesi düzenlenmesi durumu müvekkili şirket açısından önem arz ettiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Talep, TTK'nın 82/7. maddesine dayalı zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince talebin reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Mali müşavirler, kendilerine tevdi edilen defter ve belgeleri işlerinin gerektirdiği süre içinde iyiniyetle muhafaza etmek ve işin bitiminde de defter sahibine iade etmek zorundadırlar. Davacı vekili, 2023 yılı ocak- şubat aylarına ilişkin e- defter olarak tutulan yevmiye ve kebir defterinin yer aldığı dosyalara mali müşavir tarafından yapılan iş ve işlemler suretiyle başka şirket dosyalarının sehven kaydolduğunun anlaşıldığını ve bazı kayıtların silindiğini ileri sürerek talepte bulunmuştur. TTK'nın 87. maddesinde zayi belgesi verilebilmesi için aranan zayi halleri tahdidî olarak sayılmamıştır. Zayi olayının, tacirin engelleyemeyeceği bir olaydan ve tacire atfedilecek bir muhafaza kusuru olmaksızın gerçekleşmiş olması yeterlidir. İlk derece mahkemesi, ticari defterlerin saklanması için gerekli dikkat ve özenin gösterilmediği, ileri sürülen zayi şeklinin TTK.82/7.maddesinde sınırlı sayılan zayi şekillerine girdiğinin kanıtlanmadığı, bu nedenle davacının zayi belgesi talep hakkının bulunmadığını gerekçe göstererek davayı reddetmiştir. Oysa anılan hükümde, "...yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ..." denildiğinden, sınırlayıcı bir düzenleme yapılmadığı kabul edilmelidir. Davacı tarafça zayi olduğu iddia edilen defterlere ilişkin mali müşavir tarafından gönderilen ekran görüntüleri delil olarak sunulmuştur. Şirketin zayi ettiğini bildirdiği defterin, mali müşaviri elinde bulunması olağan defterlerden olduğu da anlaşılmaktadır. HMK'nın 385. maddesi uyarınca çekişmesiz yargı işlerinde re'sen araştırma ilkesi hâkim olup, ayrıca TTK'nın 82/7. maddesinde de mahkemenin gerekli gördüğü delillerin toplanmasını re'sen emredebileceği hüküm altına alınmıştır. Somut olayda, dosyadaki beyan ve delillere göre; mahkemece, davacının talebi açıklattırılmadan ve esasa ilişkin hiç bir delil toplanmadan dava dilekçesinde belirtilen hâle göre davacının basiretli bir tacir gibi gerekli dikkate ve özeni göstermediği, kayıtların kendi kusuruyla silindiği, TTK''nın 82/7.maddesinde sayılan hallerden olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır. Elektronik Defter Genel Tebliğinde, elektronik ortamda tutulan defterlerin, vergi güvenliğini sağlamak ve virüs, siber saldırısı vb. diğer teknolojik ataklara karşı tedbir almak amacıyla ikincil kopyalarının gizliliği ve güvenliği sağlanmış şekilde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemlerinde ya da Başkanlıktan izin alabilen güvenli saklamacı kuruluşlar bünyesinde de saklanması zorunluluğu getirilmiştir. Öte yandan, aynı Tebliğ'in 7.1. maddesininde, e-defter tutanların, Vergi Usul Kanununda belirtilen “Mücbir Sebep” halleri nedeniyle e-Defter veya beratlarına ait kayıtlarının bozulması, silinmesi, zarar görmesi veya işlem görememesi ve e-Defter ve berat dosyalarının muhafaza edildiği e-Defter saklama hizmeti veren özel entegratör kuruluşlardan veya Başkanlıktan ikincil örneklerinin temin edilemediği hallerde, söz konusu durumların öğrenilmesinden itibaren tevsik edici bilgi ve belgeleri ile birlikte 15 gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yetkili mahkemesine başvurarak kendisine bir zayi belgesi verilmesini isteyebilecekleri; Mahkemeden zayi belgesinin temin edilmesini müteakip, zayi belgesi ile birlikte durumun Başkanlığa yazılı olarak bildirilmesi ve Başkanlık tarafından istenilen bilgi ve belgelerin ibraz edilmesi halinde, mükelleflerin zayi olan e-defter kayıtlarının yeniden oluşturulması ve bunlara ait yeni oluşturulan e-defter ve berat dosyalarının e-defter uygulaması aracılığı ile Başkanlık sistemine yeniden yüklenmesi için Başkanlık tarafından yazılı izin verileceği düzenlenmiştir. TTK'nın 82/7. maddesine uygun şekilde düzenleme yapılan anılan Tebliğ'de e-defter veya beratlarına ait kayıtların bozulması, silinmesi, zarar görmesi veya işlem görememesi ve e-Defter ve berat dosyalarının muhafaza edildiği e-Defter saklama hizmeti veren özel entegratör kuruluşlardan veya Başkanlıktan ikincil örneklerinin temin edilemediği hallerde, söz konusu durumların öğrenilmesinden itibaren 15 gün içinde yetkili mahkemeden zayi belgesi verilmesini istemesi gerektiği belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece ilgili tebliğde belirtilen şekilde davacının dava konusu dönemlere ilişkin e defter ve baratlarının GİB sistemine yüklenebilmesi için ikincil kopyalarının GİB sisteminde yüklenmiş olup olmadığı araştırılarak gerekirse konusunda uzman bilirkişilerden rapor alınarak karar verilmesi gerekirken, hiçbir inceleme yapılmadan davacının kusurlu olduğu ve zayi halinin Yasa'da sayılı sınırlı hallerden olmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. Açıklanan bu gerekçe, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, işin esası incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,4-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Gerekçeli kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğine dair;HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan istiaf incelemesi sonucunda, 30.05.2024 tarihinde, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45