SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 14. HD 2024/544 E. 2024/903 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/544

Karar No

2024/903

Karar Tarihi

30 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/544

KARAR NO: 2024/903

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 07/12/2023 Tarihli ek karar

NUMARASI: 2023/125 E. - 2023/128 K.

DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz

Taraflar arasında görülen ihtiyati haciz talepli değişik iş dosyasında ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerle ihtiyati haciz talebinin kabulü kararına borçlu vekilince yapılan itirazın reddine dair verilen 07.12.2023 tarihli ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan değişik iş dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati haciz talep eden/alacaklı vekili, talep dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Limited (...)'nın bir kredi kuruluşu olan ... Limted şirketinin (...) teminat yöneticisi ve yediemini olduğunu, ... Ltd.(...) şirketinin ise kredi talep eden şirket olduğunu, kredi kuruluşu ...'nın Hong Kong resmi kurumlarının verdiği lisansa tabi olarak Asya Pasifik bölgesindeki şirketlere finansal hizmetler sağlayan bir varlık kuruluşu olduğunu, ... tarafından 16.07.2021 tarihli kredi tahsis sözleşmesi ile karşı taraf/borçlu ...'in yetkilisi ve sahibi olduğu ve kredi talep eden ... Ltd.şirketine 8.573.868 USD kredi kullandırıldığını, karşı taraf borçlu ...'in bu krediyi 16.07.2021 tarihli şahsi garanti sözleşmesi ile garanti ettiğini, müvekkili ...'nın ...'nın kredi tahsis sözleşmesi ve ilişkili diğer sözleşmelerden doğan haklarını korumak ve bu doğrultuda yasal yollara başvurmak konusunda yetkilendirmiş olduğu finansal hizmet kurumu olduğunu, öyle ki teminat yönetim sözleşmesinin 2.4 maddesine göre ...'nın kredi tahsis sözleşmesinden doğan alacaklarının teminatını teşkil eden malvarlığına ve haklara ancak ... aracılığı ile başvurabileceğini, müvekkilinin ...'nın Hong Kong'daki merkez ofisini kullandığını, müvekkilinin sözleşmelerde ''Teminat Yöneticisi'' olarak yer aldığını, teminat yöneticisinin görevinin; borçlunun vadesinde borçlarını yerine getirememesi halinde borçluların gösterdiği teminata konu hak ve varlıkların sevk ve idaresini sağlamak, borçludan teminat olarak devraldığı malvarlığını sadece alacaklının haklarını korumak amacıyla kullanmak, bu kapsamda teminatı paraya çevirmek dahil yasal işlemleri yapmak olduğunu, teminat yöneticisi müvekkilinin hak ve sorumluluklarının Türk hukuku mevzuatında değil Singapur hukukuna tabi olarak kredi tahsis sözleşmesi, teminat yönetim sözleşmesi, şahsi garanti sözleşmesi ile düzenlendiğini, ...'in bu ihtiyati haczin muhatabı olmasının sebebinin müvekkili ...'ya şahsi garanti sözleşmesi ile yükümlendiği borçlar olduğunu, şahsi garanti sözleşmesinin imzalanmasının sebebinin ise ...'un ...'dan kredi almasını sağlamak olduğunu, şahsi garanti sözleşmesinin ön sözünde bu durumun belirtildiğini, ...'in kredi tahsis sözleşmesi tahtında ...'un borçlarını tam ve zamanında ödeyeceğini yönünde bir garanti verdiğini, kendisinin ... şirketin tüm hissesine sahip tek hissedarı olduğunu, ...'in ... şirketini 22.06.2021 tarihinde kurduktan sonra kredi ihtiyacı olduğunu, ...'nın ...'in şahsi garantisine ihtiyaç olduğunu belirtmesi üzerine belirtilen sözleşmelerin imzalandığını ve şirkete 8.573.868 USD kredi kullandırıldığını, ...'un kredi borcunu 2021 yılı Temmuz ayından 2024 yılı Haziran ayına kadar 36 ay boyunca ödeme altına girdiğini, 01.07.2024'ün ise son tarih olduğunu, ...'un gecikmeli olarak ödemeler yaptığını, 2022 yılı Nisan ayı borcunu ancak Eylül 2022'de ödeyebildiğini, bundan sonra da hiç ödeme yapmadığını, geri ödenmeyen kredi ana para tutarının 7.983.868 USD olduğunu, kredi tahsis sözleşmesinin 19.14.maddesinde borcun ne şekilde muaccel olacağının belirlendiğini, muaccel borcun ana para yanında faiz ve diğer masraflarla 9.013.346 USD olduğunu, borcun muaccel olması ve borçluların temerrütü üzerine borçlular ... ve ...'e 22.10.2022'de kat ihtarı gönderildiğini, son olarak da 10.03.2023'te noter aracılığı ile talepte bulunulduğunu, bunun üzerine müvekkilinin şahsi garanti sözleşmesindeki haklarına dayanarak ihtiyati haciz talep etmek zorunda kaldığını, müvekkilinin şahsi garanti sözleşmesinden dolayı ...'ten alacaklı olduğunu ve bu alacağının rehinle teminat altına alınmadığını, zira sözleşmenin 3.1.1 maddesinde ...'in ...'un kredi geri ödeme borcunu tam ve zamanında ödeyeceğine dair müvekkiline bir garanti verdiğini, aynı zamanda sözleşmenin 3.2 maddesinde yer alan ''Garantör, ayrı ve bağımsız bir taahhüt olarak ... Garanti edilen bir meblağın ... Herhangi bir vakıa veya koşul nedeniyle garanti temelinde geri alınamaması halinde, bu meblağı her halükarda tek veya asli borçlu olarak talep üzerine ödeyeceğini geri dönülemez ve şartsız bir şekilde kabul eder.'' hükmü uyarınca kredi geri ödeme borcuna katılarak borcun asli borçlusu haline de geldiğini, şahsi garanti sözleşmesinin 3.1.2.maddesinde ...'in borçlarının muacceliyetinin de kredi tahsis sözleşmesi ile paralel düzenlendiğini, ihtiyati haciz şartlarının oluştuğunu ileri sürerek, takdiren teminat alınmaksızın, yahut uygun bir teminat karşılığında, alacağın 100,000 USD'lik kısmını karşılayacak şekilde ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 15.05.2023 tarihli değişik iş kararında; "... Somut olayda; sunulan 16/07/2021 tarihli şahsi garanti sözleşmesinin incelenmesinde karşı tarafın garantör olduğu ve sözleşmenin 3,4, ve 6.maddeleri uyarınca kredi borcundan sorumlu olduğu ve 30 Eylül 2022-Ocak 2023 döneminde ödenmeyen muaccel borç bulunduğu anlaşıldığından, alacağın varlığı bakımından yaklaşık ispat olgusu somut olayda gerçekleşmiş olmakla ... " gerekçesiyle, talebin kabülü ile İİK'nın 257/1 maddesi gereğince alacaklının, 100.000-USD (100.000 USD*19,53=1.953,000.00 TL) alacağının alınabilmesini sağlamak için borçlunun borca yetecek miktardaki menkul, gayrimenkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, borçlu ile 3. kişilerin uğrayabilecekleri zararı karşılamak üzere taktiren alacağın % 20 oranında (‭390.600,00TL) nakit veya teminat mektubu türünden teminat alınmasına karar vermiştir. Mahkemece16.05.2023 tarihli tashih şerhi ile hükümdeki maddi hata düzletilmiş ve yukarıda gibi yazılmıştır. Bu karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili tarafından, İİK'nın 265. maddesi uyarınca, süresinde itiraz edilmiştir. İhtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili, itiraz dilekçesinde özetle; ihtiyati haciz kararının ihtiyati hacze konu evraklarının tecümesinin kısmen ve talep eden vekilince yapıldığını, esasen yüzlerce sayfadan ibaret olan evrakta yalnızca ileri sürdükleri olguları destekler görünen kısımların kısmi tercüme olarak tercüme edildiğini, yabancı dildeki evrakın tercüme ettirilerek mahkeme önüne getirilmesi gerektiğini, bu nedenle, taraf olan avukatın yaptığı tercümeye dayanarak yine taraf olan avukatın bu tercüme evraka dayanarak ileri sürdüğü taleplerin sıhhatinin irdelenmesi gerektiğini, uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığını, Singapur hukukunun uygulanması gerektiğini, mahkemenin yetkili olmadığını, şahsi garanti sözleşmesinin 18.1 maddesine göre sözleşmeye ilişkin uyuşmazlıklarda Singapur mahkemelerinin yetkili olduğunu, teminat yöneticisi olduğunu ileri süren talep edenin müvekkiline kredi kullandırmadığını, kredi kullandırıldığı iddia edilen şirketin talep edene verdiği bir yetki veya vekaletname bulunmadığını, talep e denin husumet ehliyeti ve yetkisinin bulunmadığını, talep edenin yetkisiz olarak temsil ettiği ... Limited unvanlı bir şirket ile dava dışı ... Ltd. unvanlı bir şirket arasında müvekkilinin genel işlem koşulları niteliğindeki birtakım evraklara imza atması sağlanarak ve müvekkilinin garantör sıfatıyla ilişkiye dahil ederek bir kredi sözleşmesi hazırlandığını, ancak herhangi bir şekilde talep eden tarafından iddia edildiği gibi dava dışı diğer şirket ... Ltd.unvanlı şirket ile alakalı bir kredi kullandırma durumu söz konusu olmadığını, kredi ilişkisinin hiçbir zaman gerçekleşmediğini, borçlusunun ... Ltd.unvanlı şirket olduğu bir kredi kullandırma işleminin hiçbir zaman yapılmadığını, talep edenin dilekçesinin 2.sayfasının 2. Paragrafında ... Ltd.şirketine bir kredi kullandırtıldığını ve bu ilişki için müvekkilin garantör sıfatıyla sorumlu olduğunu iddia etse de ... Ltd.unvanlı şirket ile karşı taraf arasında kullandırtılan hiçbir kredinin mevcut olmadığını, talep edenin iddia ettiği kredi ilişkisinin ... Ltd.unvanlı bir şirket arasında müvekkilinin genel işlem koşulları niteliğindeki birtakım evraklara imza atması sağlanarak ve müvekkili garantör sıfatıyla ilişkiye dahil edilerek kurulmaya çalışıldığını, ... Ltd.'e ilişkin hiç bir delil olmadığını, ... ile ...'nin birbirinden farklı, iki ayrı tüzel kişilik olduğunu, talep edenin dilekçesinde sürekli bahsettiği ve dayandığı ... Ltd. Unvanlı şirkete kullandırıldığı iddia edilen krediye ilişkin bir banka hesap hareketi, imzalı belge, dekontun da dosyaya sunulmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte ... Ltd.unvanlı şirkete kredi kullandırıldığına dair hiçbir belge mevcut olmadan varsayımlarla ihtiyati haciz talebinin kabulünün usul ve yasaya aykırı olduğunu, talep edenin sunduğu ve müvekkiline ait olduğunu iddia ettiği mail yazışmalarının talep edenle müvekkili arasındaki bir hukuki ilişkiden ileri gelmediğini, bu maillerin farklı bir ilişkiden dolayı yazılan mailler olduğunu, sunulan evraklardaki imzaların müvekkiline ait olmadığını, ... ile talep edenin yetkisiz temsil ettiği ve kredi kullandırdığı iddia edilen şirket arasında bir kredi kullandırılmadığını, teminat miktarının çok düşük belirlendiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, faize ve faiz başlangıç tarihine itirazları olduğunu, genel işlem niteliğindeki bir kısım belgelerle şahsi garanti oluşturulduğunu, talep eden ile ... şirketi arasında kredi kullanımı olmadığını, dosyadaki kısmi tercümesi bulunan evrakların hiç birinde müvekkilinin imzası olmadığını, kredi kullandırıldığına dair delilin bulunmadığını, müvekkilinin borçlu olmadığını savunarak, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını istemiştir. İlk derece mahkemesinin itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına dair 13.07.2023 tarihli ek kararın alacaklı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Dairemizin 2023/1808 - 2023/1705 K sayılı kararıyla, ilk derece mahkemesinin ek kararının yeterli incelemeye dayanmadığı ve belge tercümelerinin sunulması sağlanmak suretiyle itirazın gerekçeli olarak yeniden değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle, ek kararın kaldırılmasına ve itirazın yeniden karara bağlanması için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Eldeki istinafa konu ek karar, Dairemizin kaldırma kararından sonra verilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ NİN İSTİNAFA KONU EK KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesi, itirazı değerlendirdiği 07.12.2023 tarihli ek kararıyla; "...Talepte bulunan tarafın dosya kapsamına Ek-1 olarak sunduğu belgede aleyhe ihtiyati haciz istenen taraf ile birlikte taraf oldukları, ihtiyati haciz talebinde bulunan teminat yöneticisi ...'in garantör olduğu ihtiyati haciz talep edenin bu sözleşme kapsamında kredi veren ve diğerleri lehine teminat sözleşmesine vekil ve yediemin olarak atandığı, garantörün teminat yöneticisi için bir garanti oluşturmasını ve vermesini sağlamayı kabul ettiği ve garantörün de bu garantiyi oluşturmayı ve vermeyi kabul ettiği, garanti ve tazminat başlıklı 3.maddede borçların ifasının düzenlendiği, 3/3.maddede garantörün teminat yöneticisinin talebi üzerine muaccel hale gelen tarafın ödemekle yükümlü olduğunun belirtildiği, sözleşme kapsamında uygulanması gereken hukukun Singapur hukukunun olduğu taraflarca belirlendiği, yalnızca teminat yöneticisi bakımından Singapur mahkemelerinin münhasır yetkili mahkemeler olduğu tespit edilerek teminat yöneticisinin garantör aleyhine hukuki süreç başlatma hakkının sınırlanmayacağının yine sözleşmenin 18/3.maddesinde belirtildiği, ihtiyati haciz talebinde bulunanın Ek-2 delilinde kullandırılan krediye yönelik olarak kayıtların ibraz edildiği, bu kayıtlara göre asgari sabit ödeme tutarının 885.000,00 olarak belirtildiği, ihtiyati haciz talebinde bulunanın Ek-3 nolu delilinde yazışmaların sunulduğu, bu yazışmaların taraflarından birinin ... olduğu, ... şirketine yönelik yazışmaların yapıldığı bu yazışmalar içeriğinden ödemelerin gerçekleştirilemediğinin anlaşıldığı, ihtiyati haciz talep edenin Ek-4 nolu delilinde kredi tahsil sözleşmesini sunduğu bu sözleşmenin kredi alanının ... şirketi teminat yöneticisinin ihtiyati haciz talebinde bulunan şirket olduğu, kredi verenin ise ... şirketi olduğu, geri ödeme planının sözleşmenin 6/1.maddesinde düzenlendiği, ihtiyati haciz talep edenin Ek-6 nolu delilinde teminat yönetim sözleşmesine ilişkin olduğu, sözleşme taraflarının ... şirketi ... ve ihtiyati haciz talep edenin olduğu anlaşıldı. Bu sözleşmede borçlulardan her birinin teminat belgeleri tahtında garanti edilen yükümlülüklerine ilişkin olarak teminat temsilcisine teminat verildiği, teminat yöneticisi eylemlerinin sözleşmenin 5.1.2. Maddesinde belirtildiği, yine bu sözleşmeye göre de Singapur hukukunun sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıkta uygulanması gerektiğinin belirtildiği, teminat yöneticisinin yargı yetkisine sahip yasal yollara başvurmasında herhangi bir yolla engellemeyeceğinin belirtildiği, Ek-7 nolu, Ek-8, Ek-9, Ek-10 ve Ek-13 nolu belgelerde ...'e ilişkin kayıtların sunulduğu, Ek-11 nolu belgede ... şirketine ilişkin kuruluş belgelerinin sunulduğu, Ek-12 nolu belgede ... şirketine ilişkin muhasebe ve düzenleme kuruluna ilişkin belgelerin sunulduğu, Ek-14 nolu belgede ... şirketi ile ...'e ilişkin kayıtların sunulduğu, Ek-15 nolu belgede Beyoğlu ...Noterliği'ne 10.03.2023 tarihli ... yevmiye numaralı belgesinin sunulduğu, Ek-17 nolu ve Ek-18 nolu belgelerde ticaret sicil kayıtlarının sunulduğu talep edenin ayrıca ek olarak talebine dayanak hukuki diğer belgeleri sunduğu görüldü. Talep, İİK'nın 257/1 maddesi uyarınca ihtiyati haciz talebine ilişkindir. İİK'nın 257/1. maddesi gereğince rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Aynı Kanun'un 45. maddesi hükmüne göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı, yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir. TBK'nın 586. maddesi uyarınca da kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse, alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. Alacak, teslime bağlı taşınır rehni veya alacak rehni ile güvenceye alınmışsa, rehin paraya çevrilmesinden önce kefile başvurulamaz (Yargıtay 11. HD 2016/13086 E 2016/9051 K 22.11.2016 T. Yine Yargıtay 19 HD 2012/4803 E 2012/10127 K 14.06.2012 T. Ve 2010/6302 E 2010/10114 K 22.09.2010 tarihli emsal kararı) İ.İ.K'nın 258/1. maddesinin 2. cümlesine göre: 'İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur.' Bu madde uyarınca ihtiyati haciz talep eden, İ.İ.K'nun 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır. İİK'nun 258. maddesi hükmüne göre, ihtiyati haciz talebinde kesin ispat aranmayıp alacağın varlığının yaklaşık ispatı yeterlidir. Kredi sözleşmelerine dayalı taleplerde, taraflarca imzalanmış kredi sözleşmesinin bulunması, bu sözleşme gereği bankanın hesabı kat edip, kat ihtarnamesini borçluya tebliğe çıkartarak ihtiyati haciz isteminde bulunabilecektir. Somut olayda; mahkememizce verilen 15/05/2023 tarihli ihtiyati haciz kabul kararının aleyhe ihtiyati haciz kararı verilen tarafça yapılan itirazın incelenmesi sonucunda dosya kapsamına ibraz edilen sözleşme içerikleri ve kayıtlar da dikkate alınarak teminat yöneticisinin ...'ten garantörlük sebebiyle ihtiyati haciz talep etmesinde sunulan Ek-1 numaralı 16/07/2021 tarihli şahsi garanti sözleşmesinin 3.maddesi, 4.maddesi, 10.maddesi ile Ek-2'de dayanılan mali kayıtlar, Ek-3'te dayanılan yazışmalar, Ek-4'te dayanılan sözleşmenin 2-5-6-19.maddeleri 16/07/2021 tarihli teminat yönetim sözleşmesinin 2-5-10.maddeleri ve diğer belgelerin birlikte değerlendirilmesi sonucu yaklaşık ispat koşullarının bulunduğu, her ne kadar sözleşmede Singapur hukukunun uygulanacağı belirtilmiş ise de bu hukuk kurallarına göre de ihtiyati haciz kararı verilmesinde engel bir durumun görülmediği ... " gerekçesiyle, borçlu vekilinin 15.05.2023 tarihli ihtiyati haciz kararına itirazının reddine, karar verilmiştir. Bu ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili, istinaf başvuru dilekçesinde;15.05.2023 tarihli aleyhe verilen ihtiyati haciz kabul kararına itirazlarının 13.07.2023 tarihli ihtiyati haciz kaldırma kararı ile kabul edildiğini, bu kararın karşı tarafça istinaf edildiğini, İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesinin 2023/1808 Esas, 2023/1705 Karar sayılı dosyasında 26.10.2023 tarihli ihtiyati haciz kaldırma kararının kaldırılması kararı verildiğini, bu kez mahkemece 07.12.2023 tarihli kararla itirazın reddine karar verildiğini, ancak bu kararın hatalı olduğunu, ihtiyati haciz talebinin kabulüne yapılan itirazla ihtiyati haczin kalktığını, ilk ihtiyati haciz talebinin esasa geçilerek icra takibine konu edildiği ve icra takibinin de kalkmış olması gerektiğini, bu hususun değerlendirilmediğini, ihtiyati haczin kaldırılması kararının istinaf incelemesi neticesinde, kaldırma kararı usul ve yasaya aykırı görülmeyip yalnızca eksik inceleme yapıldığının belirtildiğini, istinaf mahkemesince itirazın kabulüne dair karar kaldırılırken, ihtiyati hacze konu edilen bir takım sözleşmelerin yeminli tercüman tarafından çevirilerek dosya arasına alınması gerektiği ve eksik inceleme ile uyuşmazlığın yeterince değerlendirilmediği gerekçeleriyle karar verildiğini, ancak Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesince ilk karar kaldırılırken zaten ihtiyati haciz için gerekli olan yeterli inceleme yapıldığını, mahkemece ihtiyati haczin kaldırılmasını sağlayan ihtiyati haczin reddine ilişkin 13.07.2023 tarihli ek karar verilirken verirken, uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiğinin de belirtildiğini, bu gerekçenin son derce yerinde olduğunu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiğini, ihtiyati haciz talep eden tarafça yine Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde 2023/765 Esas sayılı dava açıldığını, tüm uyuşmazlık bu dosya ile görüleceğinden, ihtiyati haczin tekrar kabulünü gerektiren herhangi bir durum olmadığı için, istinaf kararındaki şekilde herhangi bir eksik inceleme olmadığından ihtiyati haczin devam etmemesi şeklinde karar verilmesi gerekmekteyken, ilk derce mahkemesince daha önceki usul ve yasaya uygun karardan dönülerek bu kez 07.12.2023 tarihli usul ve yasaya aykırı kararın verildiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ek kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. İhtiyati hacze itiraz eden/borçlu vekili, ek beyan dilekçesinde; ihtiyati haciz şartlarının gerçekleşmediğini, muaccel borç bulunmadığını, aynı alacaklı tarafından muaccel alacak iddiası ile talep edilen bir başka ihtiyati haciz dosyasında talep eden/alacaklı vekilinin bu isteminin reddedildiğini, istinaf incelemesi sonunda İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesinin 2024/528 Esas- 2024/522 Karar sayılı istinaf başvurusunun de reddine karar verildiğini, aynı alacak iddiasına ilişkin kesinleşmiş bu kararın bulunduğunu ileri sürmüştür.

İNCELEME VE GEREKÇE Talep, İİK'nın 257 ve devamı hükümleri uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine; istinaf ise ihtiyati hacze borçlu tarafın yaptığı itirazın reddi ek kararına ilişkindir. İlk derece mahkemesince verilen ihtiyati haciz talebinin kabulü kararına borçlu vekilince yapılan itirazın reddine dair verilen 07.12.2023 tarihli ek karara karşı, borçlu vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Uyuşmazlık, somut olayda ihtiyati haciz kararı verilmesi koşullarının oluşup oluşmadığı, itirazın reddi kararının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini garanti altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati hacze ilişkin yasal düzenleme İİK'nın 257 ila 268. maddesinde yer almaktadır. Bilindiği gibi ihtiyati haciz talep edebilme koşulları İİK’nın 257. maddesinde gösterilmiş olup maddede hem vadesi gelen hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Bunlar muaccel alacaklarda alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Müeccel alacaklarda ise kural ihtiyati haciz istenemeyeceği ise de borçlunun belli bir adresinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu amaçla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa vadesi gelmemiş alacaklarda da ihtiyati haciz kararı verilebilir. Sözü edilen maddede bunun dışında herhangi bir koşul öngörülmemiştir.Öte yandan, İİK'nın 258. maddesi ''Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.'' hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve miktarı hakkında kanaate varılması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken, alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulmasıdır. İİK'nın 265/1. maddesi hükmü uyarınca ise borçlu, kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.Borçlu/karşı taraf talep eden ile aralarında bir kredi kullandırımın gerçekleşmediği, kredi verdiği belirtilen şirketin talep edeni yetkilendirdiğine dair bir belgenin bulunmadığını, bu sebeple talep edenin aktif husumetinin bulunmadığını, imzaların kendisine ait olmadığını itiraz sebebi olarak ileri sürmüştür. , İstinaf konusu edilen 07.12.2023 tarihli ek karar verilmeden önce mahkemece 13.07.2023 tarihli ek karar ile borçlunun ihtiyati hacze itirazı kabul edilerek ihtiyati haciz kararı borçlunun itirazlarının kabulü ile ihtiyati haciz kaldırılmış, bu ek karar Dairemizin 26.10.2023 tarihli ve 2023/1808 Esas, 2023/1705 Karar sayılı karar ile eksik inceleme yapıldığı belirtilerek kaldırılmış olup ilk derece mahkemesince 07.12.2023 tarihli ek karar ile Dairemizin kaldırma kararında belirtilen belgelerin resmi tercümesi dosya kapsamına dahil edilerek yapılan inceleme ile 07.12.2023 tarihli ek karar ile borçlu vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. Somut olayda ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekili, müvekkilinin, bir kredi kuruluşu olan ... Limited'in teminat yöneticisi ve yediemini olduğunu, bu kredi kuruluşu tarafından 16.07.2021 tarihli kredi tahsis sözleşmesi ile karşı taraf/ borçlunun yetkilisi ve sahibi olduğu ... Ltd.'ye 8.573.868 USD kredi kullandırıldığını, karşı taraf/borçlunun bu krediyi 16.07.2021 tarihli şahsi garanti sözleşmesi ile garanti ettiğini, kullandırılan kredinin Nisan taksitinin Eylül ayında ödediğini, bundan sonra da borçlunun ödeme yapmadığını, ödenmeyen ana para tutarının 7.983.868 USD olduğunu, bu sebeple borçlulara kat ihtarı gönderildiğini ancak ödeme yapılmadığını ileri sürmüş, şahsi garanti sözleşmesi, kredi tahsis sözleşmesi ile borçlulara gönderilen ihtarnamelere dayanmış, mahkemece 15.05.2023 tarihli karar ile ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine mahkemece 07.12.2023 tarihli ek karar ile itirazın reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamının incelenmesinde; talep dışı ... Limted (...) tarfından, 16.07.2021 tarihli kredi tahsis sözleşmesi ile dava dışı ... Ltd.(...) şirketine 8.573.868 USD kredi kullandırılması konusunda anlaşmaya varılmış olduğu, ihtiyati haciz talep eden şirketin bu sözleşmede teminat yöneticisi olarak yer aldığı, ihtiyati haciz talep eden şirket ile aleyhine ihtiyati haciz talep edilen /borçlu ...'in ise 16.07.2021 tarihli şahsi garanti sözleşmesi imzaladığı, karşı taraf borçlu ...'in bu sözleşmede şahsi garanti veren olarak yer aldığı ve kredi veren ... tarafından kredi alan ...'a verilen 8.573.868 USD tahsis bu krediye ilişkin olarak ihtiyati haciz talep eden teminat yöneticisine karşı kredi alanın tüm borçlarını gereği gibi ve zamanında ifa edeceğini garanti etiği anlaşılmaktadır. Ayrıca, ... Limted'in kredi veren, ... Ltd.'nin kredi alan, talep eden ... Limited'in teminat yöneticisi, karşı taraf ...'in ise garantör olarak yer aldığı 16.07.2021 tarihli teminat yönetim sözleşmesinin bulunduğu da görülmektedir. Talep eden şirket tarafından borçlular ... ve ...'e 22.10.2022'de kat ihtarı gönderilmiş, son olarak da 10.03.2023'te noter aracılığı ile talepte bulunulmuştur. Bu tespit ve bilgilere göre İİK'nın 265. maddesinde sınırlı şekilde sayılan itiraz sebepleri kapsamında borçlu itiraz sebeplerinin incelenmesi sonucunda, somut olayda; dosya kapsamında bulunan ve taraflar arasında imzalanan sözleşmelerde yer alan hükümler, kat ihtarnamesi, e-mail yazışmaları ve diğer belgeler nazara alındığında alacağın yaklaşık ispatının sağlandığı, İİK'nın 257/1 maddesi uyarınca, somut olayda ihtiyati haczin şartlarının oluştuğu, borçlunun itiraz sebeplerinin yerinde olmadığı kanaatine varıldığından, mahkemece %15 teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesi ve bu karara yapılan itirazın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmuştur. Karşı taraf/ borçlu vekilinin emsal olarak sunduğu İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesinin 2024/528 Esas- 2024/522 Karar sayılı ilamının incelenmesinde ise söz konusu kararda hukuki sebebin farklı olduğu, borçlu karşı tarafın farklı olduğu, somut uyuşmazlık bakımından emsal nitelikte olmadığı anlaşıldığından bu konudaki istinaf sebeplerinin de reddi gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda; ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın reddine dair verilen 07.12.2023 tarihli ek kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, itiraz eden borçlu vekilinin istinaf başvurulsunun HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.

KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-İhtiyati hacze itiraz eden borçlu vekilince yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irad kaydına, 3-İhtiyati hacze itiraz eden borçlu tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 30.05.2024

KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.f ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca karar kesindir.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenkonusutaraflarınözetisavunmalarınınistinafdereceistanbulgerekçesebepleriusd*=kanunincelemekararınınHacizİhtiyatiileriistinafatarihiiddiamahkemesi

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim