İstanbul BAM 14. HD 2024/524 E. 2024/902 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
bam
2024/524
2024/902
30 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/524
KARAR NO: 2024/902
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 28/12/2023
NUMARASI: 2023/738 E. - 2023/955 K.
DAVANIN KONUSU: Şirketin İhyası
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı tasfiye memuru tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından ... Limited şirketi aleyhine Yalova 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/38 Esas sayılı dosyası ile kamu zararı için alacak davası açıldığını, davada verilen kararın istinafı üzerine, davalı şirketlerden ... Limited Şirketinin terkin edilmiş olması sebebiyle husumet yöneltilemeyeceğinden ve bahsi geçen şirketin canlandırılarak ilk derece mahkemesince yargılamasının yapılması gerekçesiyle kararın kaldırıldığını, kaldırma kararı sonucu yerel mahkeme tarafından 2023/356 Esas sayılı dosya numarası verilen davanın 07.11.2023 tarihli duruşmasında ihya davası açmak üzere taraflarına süre verildiğini, işbu davada ihyasını istenilen ... Ltd. Şti.'nin şirketin ticaret sicilinden terkin edilmeden önceki merkez adresinin İstanbul/Beyoğlu olduğunu, şirketin 31.07.2015 tarihinde tasfiye sonu beyanını tescil ve ilan edilmesini istediğini, terkinin Ticaret Sicil Gazetesinin 14.08.2015 tarihli nüshasında ilan edildiğini, tasfiye memuru olarak ortak ...'un görev aldığını, bu nedenle davada taraf olarak gösterilmesi gerektiğini, şirketin ihyası gerektiğini ileri sürerek, ... Ltd.Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili, savunmasında özetle; müvekkilinin TTK ve ve Ticaret Sicili Yönetmeliği çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, mahkemece dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK'nın 547/2 maddesi gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ..., savunmasında özetle; dava dilekçesindeki yargılama sürecine ilişkin hususların doğru olduğunu, bu nedenle davayı kabul etiğini, davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama giderleri yükletilmemesini gerektiğini savunarak, ihyası istenen şirketin son tasfiye memuru olması sebebiyle mahkemece talebin kabul edilmesi halinde tasfiye memuru olarak tayin edilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; " ... Dava, şirketin ihyası istemine ilişkindir. İhyası istenen Tasfiye Halinde ... Ltd.Şti. sicil kaydı alınıp incelendiğinde tasfiye sonucu kaydının kapandığı, tasfiye sonucu kaydının kapanması nedeniyle tasfiye memurunun davalı olarak gösterildiği görülmüştür.İhya davasına konu ihyası istenen şirketin tarafı olduğu Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/356 Esas sayılı dosyası uyaptan Mahkememize gönderildiği görülmüştür. TTK 547. Maddesinde 'Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.' denilmektedir.Toplanan tüm deliller itibariyle davacının ihya talebinde hukuki yararı mevcut olduğundan, TTK 547. maddesine göre davacının, Tasfiye Halinde ... Ltd.Şti.'nin ihyasını istemekle haklı olup davacının davasının kabulü ile, Yalova 2 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/356 Esas sayılı dosyasından taraf teşkilinin sağlanması, davanın yürütülmesi, kararın kesinleştirilmesi ve infazı işlemleri ile sınırlı olmak kaydı ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde ... sicil numarası ile kayıtlı Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi'nin ihyasına, Tasfiye memuru olarak ...'un atanmasına aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. İhya davasına konu Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/556 Esas sayılı dosyasın bozma öncesi dosya numarasının 2017/38 Esas sayılı dosyası olduğu, iş bu dosyadan verilen karar sonucu davacı vekili tarafından istinaf yoluna gidildiği, Bursa BAM 7. Hukuk Dairesinin 22/06/2023 tarih 2021/532 Esas 2023/968 Karar sayılı ilam incelendiğinde, davalı tasfiye memurunun davanın açılmasına sebebiyet vermediği iddiasıyla yargılama giderine mahkum edilmemesi iddiasının doğru olmadığı anlaşıldığından bu hususta davalı tasfiye memurunun talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. A.A.Ü.T'nin 6. Maddesinde 'Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, bu Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Bu madde yargı mercileri tarafından hesaplanan akdi avukatlık ücreti sözleşmelerinde uygulanmaz' şeklinde düzenlemesi uyarınca hesaplama yapılarak aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir... " gerekçesiyle, davacının davasının kabulü ile Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/356 Esas sayılı dosyasından taraf teşkilinin sağlanması, davanın yürütülmesi, kararın kesinleştirilmesi ve infazı işlemleri ile sınırlı olmak kaydı ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde ... sicil numarası ile kayıtlı Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi'nin ihyasına, tasfiye memuru olarak ...'un atanmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı tasfiye memuru tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı tasfiye memuru, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kararda normlar hiyerarşisine uyulmadığını, HMK'nın 312/2 maddesi uygulamak yerine AAÜT'nin 6.maddesinin üstün tutulduğunu, davanın açılmasına sebebiyet vermediği yönündeki savunmasının geçersiz bulunduğunu, iyi niyetli olmasının cezalandırıldığını, Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/38 Esas sayılı dosyasında en başta cevap dilekçesinde şirketin ihyası meselesinin çözülmeden yargılamaya devam edilmesi sonucunda istinaf yoluna başvurduğunu, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 2021/532 Esas 2023/968 Karar sayılı kararı ile;"(...) davacıya süre verilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, savunmada ileri sürülmesine rağmen usulüne uygun şekilde taraf teşkilinin sağlanmadan(...)'' gerekçesiyle kararın bozulduğunu, eldeki bu davanın kendisinin ısrarları sonucunda açıldığını, iyi niyetli ve dürüstlük kurallarına uygun hareket ettiğini, bu sebeple HMK'nın 312/2 hükümlerinin uygulanması gerektiğini, kararın yargılama giderlerine ilişkin aleyhine bölümünün kaldırılması gerektiğini, bu uygun görülmez ise kararın düzeltilerek 2017 yılındaki harç ve vekalet ücreti tarifelerindeki tutarlar ile yükümlendirilmesine karar verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve bu uygun görülmez ise kararın düzeltilerek 2017 yılındaki harç ve vekalet ücreti tarifelerindeki tutarlar ile yükümlendirilmesine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 547. maddesi uyarınca, ek tasfiye işlemleri için şirket sicil kaydının ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı tasfiye memuru vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Ticaret sicilinden terkin edilen şirketlerin yeniden ihyasının sağlanması amacıyla 6102 sayılı TTK kapsamında iki farklı yol öngörülmüştür. Buna göre, tasfiye sürecine giren şirketlerin tasfiye işlemlerinde eksiklik olması halinde TTK'nın 547. maddesi kapsamında sicilden terkin edilen şirketin tekrar sicile kaydedilmesi mümkündür. Örneğin şirkete ait bir malvarlığının bulunması veya devam eden bir dava bulunması bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Bir diğer yol ise TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketlerin yeniden tescilidir. Buna göre asgari sermaye miktarına ulaşmayan, adres değişikliğini bildirmeyen şirketlerin re'sen kayıtlardan terkini halinde şirketin faal olması ve gerekli bazı koşulların da gerçekleşmesi halinde tekrar sicile kaydı mümkündür.İhya davasının TTK'nın 547. maddesi uyarınca talep edilmesi halinde şirketin tasfiye işlemlerini yapmış olan tasfiye memur ya da memurları ile birlikte bağlı bulunulan ticaret sicil müdürlüğünün davalı olarak gösterilmesi gerekmektedir. Diğer durumda ise esasen şirket tasfiye sürecine girmediğinden ve tasfiye memuru da bulunmadığından davalı olarak bağlı bulunulan ticaret sicil müdürlüğünün gösterilmesi yeterlidir. Başka bir ifadeyle TTK'nın 547. maddesine dayalı ihya davalarında davalı taraf, şirket veya kooperatifin en son tasfiye memuru veya tasfiye kurulu ile yasal hasım konumunda bulunan ticaret sicili müdürlükleridir. Eldeki davada, şirketin tasfiye sonucu terkin edilmesi nedeniyle TTK'nın 547.maddesine göre ihya talep edildiği görülmüştür. İhyası talep olunan şirketin tasfiyesinin sona erip 14.08.2015 tarihinde tescil edilerek ticaret sicil kaydının terkin edildiği anlaşılmıştır. TTK'nın 547. maddesi, ek tasfiye başlığı altında; "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir" düzenlemesini getirmiştir.İhyası istenen dava dışı Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi aleyhine davacı tarafından Yalova 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/356 Esas (2017/38 Eski Esas) sayılı dosyası ile tazminat davası açıldığı, bu davada ihyası istenen şirketin tasfiye memuru ...'un şirketin tasfiye memuru olarak verdiği cevap dilekçesinde şirketin terkin edildiğinin belirtildiği, mahkemenin 2020/267 Karar ve 20.10.2020 tarihli kararının Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7.Hukuk Dairesinin 2021/532 Esas, 2023/963 Karar sayılı kararı ile; ... Limited Şirketinin ihya edilip taraf teşkilinin sağlanması için kararın kaldırıldığı, şirketin, söz konusu dava açılmadan önce, 14.08.2015 tarihinde dava dışı şirketin tasfiye ile sicilden terkin edildiği, bu sebeple davacıya verilen süre içinde eldeki ihya davasının açıldığı görülmektedir. Buna göre terkin olan şirketle ilgili yapılacak işlemlerde şirketin temsili ve verilecek kararların infazı yönünden terkin edilmiş şirketin yeniden tescilini talep etmekte davacının hukuki yararı bulunmaktadır. Şirketin ihyası için kesinleşmiş bir alacak bulunması şart olmayıp, şirkete karşı açılmış bir davada taraf teşkilinin sağlanması ile bu davada şirketin temsil edilesi zorunlu olduğundan hukuki yararın bulunduğu kabul edilmelidir. Mahkemece TTK'nın 547. maddesi uyarınca tasfiye sonucu terkin olan şirketin ihyasına karar verilmiş olmakla, davacının açmış olduğu tazminat davasının görülüp sonuçlandırılabilmesi, taraf teşkilinin sağlanabilmesi için mahkemece TTK'nın 547. maddesine göre şirketin ihyasına karar verilmesinde, anılan madde hükmü uyarınca, son tasfiye memuru olduğu anlaşılan davalı ...'un ek tasfiye işlemleri için de tasfiye memuru olarak atanmasında yasa ve usule aykırılık bulunmamaktadır.Davalı tasfiye memuru HMK'nın 312/2.maddesinin uygulanması ve aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğini istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. Davalı tasfiye memuru ön inceleme duruşmasından önce 29.1.2023 tarihinde sunduğu cevap dilekçesinde davayı kabul etmiş, davanın açılmasına sebebiyet vermediğini beyan etmiş ve aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesini talep etmiştir. HMK'nın 308.maddesine göre davayı kabul, davacının talep sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir. Kabul halinde de kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. HMK'nın 326. maddesi uyarınca da, kanunda yazılı istisnalar dışında, yargılama giderlerinden, aleyhine hüküm verilen taraf sorumludur. Ancak bu istisnalardan biri HMK'nın 312/2 maddesinde düzenlenmiştir. HMK'nın ''Feragat ve kabul halinde yargılama giderleri'' başlıklı 312.maddesinin 2.fıkrası, ''Davalı, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmez.'' hükmünü içerir. Sonuç olarak, davacının açmış olduğu tazminat davasının görülüp sonuçlandırılabilmesi, taraf teşkilinin sağlanabilmesi için mahkemece TTK'nın 547. maddesine göre şirketin ihyasına karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Ancak davacının Yalova 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/356 Esas (2017/38 Eski Esas) sayılı davasını, şirketin terkini tarihi olan 14.08.2015'den sonra, 23.01.2017 tarihinde açtığı, yukarıda yer verilen kanun maddeleri uyarıca davalı tasfiye memurunun eldeki ihya davasını ön inceleme duruşmasından önce sunduğu cevap dilekçesinde kabul ettiği, ön inceleme duruşmasında da bu dilekçesini tekrar ettiği nazara alındığında davalı tasfiye memurunun davanın açılmasına sebebiyet vermediği anlaşıldığından, davalı tasfiye memuru aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Bu sebeple davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi hükmünün yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden düzeltilmesi gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; HMK'nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına, bu doğrultuda; 1-Davacının davasının kabulü ile Yalova 2 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/356 Esas sayılı dosyasından taraf teşkilinin sağlanması, davanın yürütülmesi, kararın kesinleştirilmesi ve infazı işlemleri ile sınırlı olmak kaydıyla; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde ... sicil numarası ile kayıtlı iken tasfiye sonucu sicil kaydı terkin edilmiş olan Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi'nin sicil kaydının ihyasına, 2-Tasfiye memuru olarak ...'un atanmasına, 3-Karar kesinleştiğinde davacı tarafından yazılı talepte bulunulması hâlinde, masrafı davacı tarafa ait olmak üzere, kararın tescil ve ilan edilmesi için İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazı yazılmasına, 4-Davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Davalılardan İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım konumunda olduğundan davacı lehine bu davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Davalı tasfiye memuru davayı kabul etmiş olup davanın açılmasına da sebebiyet vermediğinden, davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 7-Gider avansından kullanılmayan kısmın, karar kesinleştiğinde, yatıran taraflara iadesine, 8-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli olan 269,85 TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 9-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden;a)Davalı tasfiye memuru tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; istinaf karar harcının, karar kesinleştiğinde ve talep hâlinde, ilk derece mahkemesince bu davalıya iadesine, b)Davalı tasfiye memuru tarafından yapılan 1.169,40 TL başvuru harcı ile 500,00 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 1.1669,40 TL kanun yolu giderinin davacıdan alınarak davalı tasfiye memuruna verilmesine, 10-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine,11-Dosyanın, karar kesinleştikten sonra, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 30.05.2024 tarihinde, oybirliğiyle ve temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
KANUN YOLU: HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45