İstanbul BAM 14. HD 2024/739 E. 2024/873 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
bam
2024/739
2024/873
23 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/739
KARAR NO: 2024/873
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 04/03/2024
NUMARASI: 2024/123 E. - 2024/169 K.
DAVANIN KONUSU: Genel Kurul Kararının İptali
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle mahkemenin yetkisiliğine dair verilen karara karşı, davacılar tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacılar vekili, dava dilekçesinde özetle; anonim şirketlerin nihai amacının kar elde ederek ortaklarına dağıtmak olması nedeniyle bu amaca uygun kararlar alması gerektiğini, ancak davalı şirket yönetim kurulunun buna uygun hareket etmediğini, şirketin genel kurul toplantılarının yapılmadığını veya geç yapıldığını, davacılara kar payı verilmediğini, kar dağıtımının genel kurul gündemine alınmadığını, 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ilişkin finansal tablolarındaki zararın büyük kısmının yönetim kurulu üyelerine ilişkin harcamalardan kaynaklandığını, davacıların kar payının engellenmesi için davalı şirket aracılığı ile ... ailesi kontrolündeki kişilerin aracı olarak kullanılarak, şirket karının bu kişilere aktarıldığını, kazanç aktarımı yapılabilmesi için TTK'nın 395. ve 396. maddelerinde yer alan izinlerin hukuka aykırı şekilde verildiğini, davacıları yeterince bilgilendirilmeksizin ... ailesi ve diğer yönetim kurulu üyeleri lehine, fiktif faaliyet raporları ve finansal tablolar oluşturularak yönetim kurulunun ibra edildiğini, davalı şirketin zarar etmesine rağmen doğrudan yönetim kurulu menfaatine olacak şekilde davalı şirketten genel yönetim giderleri yapıldığını ve 2019 yılından itibaren bu giderlerin sürekli ve olağanüstü şekilde arttığını, genel kurulda alınan kararların kanun, ana sözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı olması nedeniyle iptali gerektiğini ileri sürerek, 04.12.2023 tarihli 2020, 2021 ve 2022 yılı genel kurul toplantısında alınan 2-3-4-6 numaralı kararların iptaline ve hükümsüzlüğünün tespitine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya, dava dilekçesi tebliğ edilmemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava, 04/12/2023 tarihinde yapılan 2020, 2021 ve 2022 yılları olağan genel kurul toplantısının 2. 3. 4. ve 6. maddelerine ilişkin kararların iptali talebine ilişkindir. Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. 6102 sayılı TTK'nun 445 maddesi uyarınca, iptal davası açma hakkı olanların genel kurula kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilecekleri düzenlenmiş olup, burada düzenlenen yetki kesin yetki niteliğindedir. Yetkinin kesin olduğu durumlarda mahkemenin yetkili olması 6100 Sayılı HMK'nun 114/1-ç maddesi uyarınca dava şartıdır. Davalı şirketin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne ... sicil numarası ile kayıtlı olduğu ve şirket merkezinin ... Sit. ... Sok. No:... Merter İstanbul olduğu anlaşılmakla Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerinin kesin yetkili bulunduğu.." gerekçesiyle HMK 114/1-ç ve 115/2. maddeleri gereğince kesin yetkiye ilişkin dava şartları yokluğu nedeniyle usulden reddine, HMK'nın 20 maddesi uyarınca talep halinde dosyanın yetkili Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece, dava dilekçesi ve tensip zaptı tebliğ edilmeden, dosya üzerinden inceleme yapılarak yetkisizlik kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, savunma hakkı tanınmadan, dosya üzerinden inceleme yapılarak yetkisizlik kararı verilmesinin hukuki dinlenilme hakkına aykırı olduğunu, kesin yetkinin dava şartı olduğunu, dava şartları ve ilk itirazların ön incelemede incelenerek sonuca bağlanacağını, ön inceleme aşamasına geçilebilmesi için, HMK'nın 137/f.1 maddesi uyarınca dilekçelerin teatisinin tamamlanması gerektiğini, HMK'nın 138.maddesinde dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden inceleme yapılarak karar verilebileceğinin düzenlenmesinin, dilekçelerin teatisi zorunluluğunu ortadan kaldırmayacağını, dava dilekçesinin tebliği ile savunma hakkı tanınması gerektiğini, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 445 vd. maddeleri gereğince anonim şirket genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda mahkemenin yetkisizliği nedeniyle usulden reddine, karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. TTK'nın 445. maddesinde, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içeresinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açılabilir. Diğer yandan HMK'nın 14/2.maddesinde de özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileri ile sınırlı olmak kaydı ile bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.HMK'nın 114/1.ç maddesine göre, yetkinin kesin olduğu hallerde, mahkemenin yetkili bulunması dava şartıdır. Somut olayda uyuşmazlık, dava şartı hakkında taraf teşkili sağlanmadan karar verilip verilemeyeceği noktasında toplanmaktadır. HMK’nın “Dava şartları ve ilk itirazlar hakkında karar” başlıklı 138/1. maddesinde, Mahkemenin, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar vereceği, gerektiği taktirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebileceği belirtilmiştir. Dava şartları ve ilk itirazların karara bağlanması için, tarafların açıklamaları yeterli ise hâkim, dosya üzerinden karar verebilir. Verilen karar (görevsizlik veya yetkisizlik kararı gibi) davayı (o mahkemede) sona erdirici nitelikte ise, hâkim tarafları ön inceleme duruşmasına davet etmeden (dosya üzerinden) gerekli kararı verebilir. Bu hâlde ön inceleme duruşması yapılmasına, tarafların ön inceleme duruşmasına davet edilmesine ve tahkikat aşamasına geçilmesine gerek kalmaz. Anılan düzenleme ile hâkime dava şartlarına ilişkin olarak hangi aşamada karar verilmesi noktasında takdir hakkı tanınmış olup, hâkim tarafların dinlenmesine ihtiyaç duymaması hâlinde gerekli gördüğü takdirde dosya üzerinden de karar verebilecektir. HMK’nın 30. maddesi uyarınca hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olup, dava şartlarına ilişkin bir sorunun yargılamanın başında çözülmeyip sonrasında dava şartı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi usul ekonomisi ilkesi ile de bağdaşmayacaktır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/15-2141 Esas,2019/442 Karar sayılı ilamında, dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden dava şartları hakkında karar verilebileceği belirtilmiştir. HMK'nın 27. maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkı, açıklama ve ispat hakkını ve mahkemenin bu açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve karaların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini de kapsar. Dosya içinde bulunan sicil kaydından, davalı şirketin yerleşim yerinin ... Sitesi ... Sokak No:... Merter olduğu ve bu yerleşim yeri itibariyle Bakırköy mahkemesinin yetkisi kesindir. Dilekçenin teatisi aşamasının tamamlanmaması eksiklik ise de dilekçenin tebliği halinde dahi sonuca bir etkisi olmayacağı anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar verilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle HMK'nın 353/1.b.1.maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerlerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 23.05.2024 tarihinde oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02