SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 14. HD 2024/490 E. 2024/868 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/490

Karar No

2024/868

Karar Tarihi

23 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/490

KARAR NO: 2024/868

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 21/12/2023

NUMARASI: 2023/600 E. - 2023/841 K.

DAVANIN KONUSU: Şirketin İhyası

Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulü dair verilen karara karşı, davalı ... sicil müdürlüğü tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı, dava dilekçesinde özetle; Çerkezköy İş Mahkemesi'nin 2022/859 Esas sayılı dosyasında davalı ... aleyhine açılan dava, şirketin TTK'nın geçici madde 7. maddesi gereğince 31.07.2013 tarihinde re'sen terkin edildiğinin bildirildiğini, mahkemece 12.09.2023 tarihinde taraf teşkilinin sağlanması için ihya davası açmak üzere süre verdiğini ileri sürerek, davalı şirketin ihyası ile tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, savunmasında özetle; müvekkilince TTK'nın 32. ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 34. maddesi çerçevesinde işlem yapıldığını, işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, ihyası istenilen şirketin TTK''nın geçici 7. maddesi ile Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğin 5. maddesi kapsamında re'sen terkin kapsamına alındığını, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinden sonra 31.07.2013 tarihinde terkin edildiğini, terkin sırasında derdest bir dava bulunmasının başlı başına müvekkilinin kusurlu olduğunu göstermediğini, kaldı ki bu hususta herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, müvekkilinin re'sen terkin kapsamındaki şirketlerin davasının bulunup bulunmadığının tespit edilemeyeceğinden davanın açılmasına müvekkilinin sebep olmadığını ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... İhyası istenen şirketin dava tarihi itibariyle Ticaret Sicilinde kayıtlı bulunan şirket merkezinin Bayrampaşa/İstanbul olduğu ve mahkememizin yargı yetkisi içinde bulunduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın çözümünde T.T.K.nun 547/1. maddesi hükmü gereğince mahkememiz kesin yetkilidir. Ayrıca davacının derdest İş Mahkemesi dosyası ile de işbu davayı açmakta hukuki menfaati vardır. Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesinde belirtilen şartların gerçekleşmesi halinde ticaret sicil müdürlüğü tarafından şirket veya kooperatifin sicil kaydı re'sen terkin edilmekle birlikte, bu işlemden önce TTK'nın geçici 7/4-a maddesi uyarınca, kapsam dahilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine, sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere ve ilan edilmek üzere aynı gün Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğü'ne ihtar gönderilmesi gerekmektedir.Somut uyuşmazlıkta şirketin, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi kapsamında kaldığından bahisle davalı sicil müdürlüğünce 31.07.2013 tarihinde sicilden terkin edildiği, Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan yapıldığı, ancak şirket yetkilisine tebligatın ulaştığına dair bir delil sunulmadığı, celbedilen sicil dosyasın içerisinde de tebliğe ilişkin belge bulunmadığı anlaşılmıştır. Yapılan terkin işlemi, TTK'nun Geçici 7/4 fıkrasındaki usule uygun olmadığından, Geçici 7/15 fıkrasında düzenlenen ve terkinden itibaren işlemeye başlayacağı öngörülen beş yıllık hak düşürücü sürenin somut dava yönünden uygulanması mümkün değildir. Mahkememizce davalı Sicil Müdürlüğü tarafından, TTK'nın geçici 7. maddesi kapsamında yapılan terkin işleminin aynı maddede düzenlenen usule uygun olmadığı tespit olunduğundan usulsüz işlem nedeniyle dava açılmasına sebebiyet veren davalının yargılama giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulmasına dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.Davalı ... açısından açılan davanın ise Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevabından ve dosya kapsamı delillerden de anlaşıldığı üzere davalının sicil kaydının terkin olunduğu, davalının bu haliyle pasif husumet ehliyetine sahip olamayacağı anlaşılmakla..." gerekçesiyle davalı ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, resen terkin edilen ...'nin, Çerkezköy İş Mahkemesinin 2022/859 Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına, tasfiye memuru olarak ...'ın atanmasına, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı ... Sicil Müdürlüğü vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkilince yapılan işlemin hukuka uygun olmasına rağmen müvekkilinin aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, şirketin usulüne uygun şekilde terkin edilmesi nedeniyle müvekkilinin davanın açılmasına neden olduğunun kabul edilemeyeceğini, re’sen terkine ilişkin işlemlerinde hiçbir eksiklik olmadığı, TTK'nın Geçici 7. maddesi uyarınca, re’sen terkin kapsamına alınan şirketlerin, bu durumun kendilerine tebliğinden itibaren iki ay içerisinde, münfesih olma sebeplerini ortadan kaldırarak, buna ilişkin ispat edici belgeleri, ibraz etmesi ya da bu kapsama alınan şirketin faaliyetinin devamının mümkün olmaması halinde, aynı süre içerisinde tasfiye memurunu bildirmesi ve ayrıca, davacı ya da davalı sıfatıyla sürmekte olan davasının bulunması halinde buna ilişkin beyanda bulunulması gerektiğini, yapılan tebligata rağmen bu hususların yerine getirilmemesi nedeniyle şirketin terkin edildiğini, şirkete gönderilen ihtarın 26.04.2013 tarihinde, adreste tanınmadığından iade edildiğini, tebligatın eksik yapılmasının söz konusu olmadığını, dava kabul dahi edilse, müvekkil aleyhine yargılama giderine hükmedilmesi hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu, iş davasının müvekkiline bildirilmediğini, davacının da re'sen terkin işleminin mevzuata aykırı olduğuna ilişkin herhangi bir iddiasının bulunmadığından müvekkilinin yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın Geçici 7. maddesi uyarınca sicilden re'sen terkin edilmiş olan şirketin ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı vekili, Çerkezköy İş Mahkemesinin 2022/859 Esas sayılı dava dosyasında, ...nin davalı olduğunu, iş mahkemesince terkin edilen şirketin ihyası için 21.09.2023 tarihli ara kararı ile süre verildiğini ileri sürerek, adı geçen şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü müzekkere cevabı ve kayıtlarına göre; ihyası istenilen ...nin 31.07.2013 tarihinde, TTK'nın geçici 7. maddesi ve 30.12.2012 tarih ve 28513 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Tebliğ hükümleri (5/1-b) uyarınca sicil kaydının re'sen silindiği anlaşılmaktadır. Ticaret sicilinden terkin edilen şirketlerin yeniden ihyasının sağlanması amacıyla 6102 sayılı TTK kapsamında iki farklı yol öngörülmüştür. Buna göre, tasfiye sürecine giren şirketlerin tasfiye işlemlerinde eksiklik olması halinde TTK'nın 547. maddesi kapsamında sicilden terkin edilen şirketin tekrar sicile kaydedilmesi mümkündür. Örneğin şirkete ait bir malvarlığının bulunması veya devam eden bir dava bulunması bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Bir diğer yol ise TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketlerin yeniden tescilidir. Buna göre asgari sermaye miktarına ulaşmayan, adres değişikliğini bildirmeyen şirketlerin re'sen kayıtlardan terkini halinde şirketin faal olması ve gerekli bazı koşulların da gerçekleşmesi halinde tekrar sicile kaydı mümkündür.Somut olayda, Ticaret Sicil Müdürlüğünün müzekkere cevabı ve kayıtlarına göre ihyası istenen ...nin TTK'nın geçici 7. maddesi kapsamında resen terkinine karar verildiği ve 31.07.2013 tarihinde resen terkin edildiği anlaşılmaktadır.TTK'nın geçici 7. maddesine bakıldığında, şirketlerin hangi şartlarda ve usullerle sicilden re'sen terkin edileceği düzenlenmiştir. Aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi ile Ticaret Sicili Müdürlüklerince; kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı, yapılacak ihtarın ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11.02.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, 4/c bendine göre terkin sebepleri bulunan şirketlerin faaliyetlerini devam ettirme isteğinde bulunmaları halinde, münfesih olma nedenini verilen süre içinde ortadan kaldırıp ticaret siciline bildirmelerinin ihtar edileceği, aynı maddenin 11. bendi uyarınca, ihtara rağmen süresinde işlem yapmayan şirketin unvanının ticaret sicilden re'sen silineceği düzenlemeleri yer almaktadır. TTK'nın geçici 7. maddesindeki sebeplerle re'sen terkin edilen şirketin ihyası davasında husumetin sadece ilgili Ticaret Sicil Memurluğuna yöneltilmesi gerekmekte olup eldeki davada da dava doğru şekilde Ticaret Sicil Müdürlüğüne yöneltilmiştir. Tüzel kişiliği bulunmayan şirkete de dava yöneltilmiş ise de mahkemece bu davalıya yönelik davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi yerindedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.09.2021 tarihli ve 2017/11-3184 Esas, 2021/1107 Karar sayılı kararı ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin bu yöndeki kararları sonrası TTK'nın geçici 7. maddesi kapsamında ihyasına karar verilen şirketlere de tasfiye memuru atanması gerektiği kabul edilmiş ve mahkemece önceki yönetici tasfiye memuru olarak atanmıştır. İlk derece mahkemesince, davalı kurumca gönderilen belgeler arasında, ihyası istenilen şirket ve yetkililerine gönderilmiş ihtara ilişkin tebligat bulunmadığı ve bu nedenle terkin işleminin usulsüz olduğu gerekçesiyle yasal hasım olan davalı yargılama giderlerinden sorumlu tutulmuştur. Oysa gönderilen belgeler arasında şirkete gönderilen uyarı yazısının iade edildiğine ilişkin belge bulunduğu gibi, dava dilekçesinde terkin işleminin usulsüz olduğu da davacı tarafından ileri sürülmemiştir. Davalı bu davada yasal hasımdır. TTK'nın geçici 7. maddesi ile belirli koşullarda ticari şirketlerin sicilden terkin edilmesi için gerekli işlemlerin yapılması hususunda davalıya görev verilmiştir. Davacının, sadece şirketin ihyasını talep ettiği, herhangi bir Yasa hükmüne dayanmadığı dikkate alındığında ve geçici 7. maddede gösterilen şartlar gerçekleşmeden şirketin terkin edildiğini ileri sürmediğine göre, mahkemece davalının tesis ettiği işlemin hatalı olduğu kabul edilerek yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi doğru olmamıştır. Şirketin ihyasın eksik bırakılan bir tasfiye işleminin tamamlanması için TTK'nın 547. maddesine kıyasen yapılması nedeniyle yasal hasım olan davalının yargılama giderlerinden sorumlu olmaması nedeniyle, davalı vekilinini istinaf başvurusu yerinde görülmüştür (Yargıtay 11. HD'nın 2020/2299 E- 2020/4113 K sayılı, 14.10.2020 Tarihli kararı). Resen yapılan değerlendirme uyarınca; davalı ...'nin, Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevabından ve dosya kapsamı delillerden de anlaşıldığı üzere, sicil kaydının terkin olunduğu, davalının bu hâliyle, HMK'nın 50. maddesi anlamında taraf ehliyetine sahip olamayacağı anlaşılmakla, adı geçen davalı hakkında açılan davanın HMK'nın 114/1.d ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerekirken, pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle ret kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuş, karar, bu yönden resen düzeltilmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı ... Sicil Müdürülüğü vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle ve resen yapılan değerlendirme sonucu, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının düzeltilmek üzere kaldırılmasına ve davanın esası hakkında Dairemizce yeniden hüküm verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; HMK'nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca davalı sicil müdürlüğü vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle ve HMK'nın 33, 355.maddeleri uyarınca resen yapılan değerlendirme sonucu ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden hüküm verilmesine, bu doğrultuda;1-Davalı ... aleyhine açılan davanın, HMK'nın114/1.d ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine,2-Davalı Sicil Müdürlüğü aleyhindeki davanın kabulü ile ...nün ... sicil numarasında kayıtlı iken TTK'nın Geçici 7. maddesi uyarınca re'sen terkin edilen ...'nin, Çerkezköy İş Mahkemesinin 2022/859 Esas sayılı dosyasının görülmesi ve verilecek kararın yerine getirilmesi işlemleriyle sınırlı olmak üzere, İHYASINA, 3-Ek tasfiye işlemleri için tasfiye memuru olarak şirketin eski yetkilisi ...'ın atanmasına, 4-Şirketin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına ilişkin karar kesinleştiğinde, ticaret siciline tescil ve Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilanına, 5-Tasfiye memuru için ücret takdirine yer olmadığına, 6-Davalı ... Sicil Müdürlüğü yasal hasım olduğundan ve kanuni görevini yapan davalı yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağından, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın, karar kesinleştiğinde, davacıya iadesine, 8-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden; a-Davalı Sicil Müdürlüğü tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince iadesine, b-Davalı Sicil Müdürlüğü tarafından harcanan 1.169,40 TL istinaf başvuru harcı ve ayrıntısı UYAP'ta kayıtlı 165,00 TL posta gideri toplamı 1.334,40 TL kanun yolu giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, 9-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 10-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve temyiz yolu açık olarak karar verildi.23.05.2024

KANUN YOLU: HMK'nın 361.maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren temyiz yolu açıktır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenihyasınakonusutaraflarınözetisavunmalarınınistinafdereceistanbulgerekçesebeplerikanunincelemeŞirketinkararınınileriİhyasıiddiamahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim