İstanbul BAM 14. HD 2024/467 E. 2024/854 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
bam
2024/467
2024/854
23 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/467
KARAR NO: 2024/854
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 05/04/2017
NUMARASI: 2016/424 E. - 2017/356 K.
DAVANIN KONUSU: Şirketin İhyası
Taraflar arasındaki ihya davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili kuruluşun sigortalılarından olan ... (TC : ...) nın 13/11/2012 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu vefatı nedeni ile oluşan müvekkili kurum zararının tahsilini temin amacıyla şirket aleyhine İstanbul 20. İş Mahkemesinin 2014/381 Esas sayılı dosyasında rücuan tazminat davası açtıklarını, ancak yargılama sırasında ... Tic. Ltd. Şti. nin tasfiye edildiğinin ve tasfiyenin sonlandırılarak Ticaret Sicilinde ilan edildiğinin anlaşıldığını, mahkemece kendilerine şirketin ihyası için dava açmaları için süre verildiğini, bu nedenle dava açtıklarını belirterek, davalı şirketin ihyası ile tasfiye memuru atanmasını talep ve dava etmiştir. Davalı ... Tic. Sic. Md. Savunmasında özetle; ihyası istenen "... San. ve Tic. Ltd. Şti. " nin 6102 sayılı kanunun geçici 7. md. uyarınca sicilden terkin edildiğini, müvekkili müdürlüğün "münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş A.Ş. ve Ltd. şti. ile kooperatiflerin tasfiyelerine ve Ticaret Sicilinden sicil kayıtlarının silinmesine ilişkin tebliğin 16/2 md. de yer alan bu tebliğ hükümlerine göre Ticaret Sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatiflerin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanların haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir." hükmü gereğince ancak bu hususta mahkemeye başvurulmak sureti ile gerçekleştirilebileceğinin belirtildiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediği için yargılama ücreti, vekalet ücreti ile sorumlu tutulmaması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.İhyası istenen diğer davalı şirket sicilden terkin edilmiş olmakla cevap dilekçesi vermesi söz konusu değildir.İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1050 Esas, 2016/53 Karar ve 02.02.2016 tarihli kararı ile kesin yetkiye dair yetki şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. İstinaf incelemesine konu karar, dosya kendisine gönderilen yetkili mahkemece verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davacı SGK nın ihyasını istediği şirketin ünvanı ... sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'dir. İstanbul 20 İş Mahkemesinde görülen 2014/381 E. sayılı davada ise davalı "... San. Ve Tic. Ltd. Şti. " olarak görülmektedir. İTO kayıtları incelendiğinde İstanbul Tic. Sicilde ... sicil noda kayıtlı şirketin "... San. ve Tic. Ltd. Şti. " olup, sicilden 31/07/2013 tarihinde resen terkin edilerek sicil kaydının kapatılmış olduğu anlaşılmıştır. İstanbul 20 İş Mahkemesinde 2014/381 E. ta görülen davanın, davalısı olan "... San. ve Tic. Ltd. Şti." nin ise halen sicil kaydının açık olduğu ve İstanbul Tic. Sic. ... noda kayıtlı olup, müseccel adresinin "... Mahallesi ... Sokak ... Apt. No:... Ümraniye" olduğu görülmektedir. Bu durumda İstanbul 20. İş Mahkemesinde görülen davanın davacısı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı olup, davalısı ise dava dilekçesinde ve İstanbul 11. ATM nin yetkisizlik kararında belirtilen "... San. ve Tic. Ltd. Şti. " olmayıp sicil kaydı halen açık ve faal olan ... San. ve Tic. Ltd. Şti. olduğu anlaşılmakla; davacının 20 İş Mahkemesinde görülen davada davalı sıfatı bulunmayan '... San. ve Tic. Ltd. Şti.' nin ihyası için açmış olduğu yerinde görülmeyen davanın reddine karar vermek gerekmiş... " gerekçesiyle davanın reddine ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve davalı kurum lehine takdir edilen vekalet ücretinin davacıdan alınmasına, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davanın müvekkili kurumca iş mahkemesinin 23.06.2015 tarihli celsesinin 2 nolu ara kararı uyarınca açılan ihya davası olduğunu, mahkeme tarafından davanın reddedildiğini ve davalı Ticaret Sicil Müdürlüğüne vekalet ücreti verildiğini, bunun hukuka aykırı olduğunu, vekalet ücretinin kaldırılması gerektiğini, davanın açılmasına İstanbul 20. İş Mahkemesinin 2014/381 Esas sayılı dosyasında karar verilmiş olduğunu, mahkemenin vermiş olduğu ara karar doğrultusunda gerekli işlemlerin yerine getirildiğini, ancak mahkemenin 2 nolu ara kararında görüleceği üzere ihyasına karar verilen şirketin ... San. Tic. Ltd Şirketi olduğunu, müvekkili tarafından verilen ara kararın yerine getirilmesi için huzurdaki davanın açıldığını, söz konusu davanın yanlış şirkete açılmasına ve yine yargılamaya müvekkili kuruluşun sebep olmadığını, İstanbul 20. İş Mahkemesince yapılan hatalı ara karar neticesi olduğunu, bu nedenle davanın reddine sebebiyet veren olayın yani ihyası istenilen şirketin hatalı olmasının müvekkili kuruma mal edilemeyeceğini, davalıya vekalet ücreti verilmesinin mümkün olamayacağını iddia ederek, kararın vekalet ücreti yönünden kaldırılmasını talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, şirketin sicil kaydının ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, davacı tarafça İstanbul 20. İş Mahkemesinin 2014/381 Esas sayılı dosyasında iş kazası sonucu oluşan kurum alacağı için ... San ve Tic Ltd Şirketi ile ... AŞ aleyhine dava açtığı, İstanbul 20. İş Mahkemesinin 23.06.2015 tarihli celsesinin 2 nolu ara kararında; davacı vekiline tüzel kişiliği sona eren ... San.ve Tic. Ltd Şirketinin terkin kaydının iptali ile sicile yeniden yazılması için terkini yapan Ticaret Sicil Memurlarına, şirketin son tasfiye kuruluna karşı dava açmak üzere 2 haftalık süre verilmesine dair karar verildiği, verilen ara karar gereğince davacı vekili tarafından 22.10.2015 tarihinde İstanbul Ticaret Sicil Memurluğuna, ... San.ve Tic. Ltd Şirketinin ihyası ile tasfiye memurunun atanmasına dair iş bu davanın açılmış olduğu, davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından davaya cevap verilerek davanın reddi ile müdürlük aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep ettiği, ... San.ve Tic. Şirketi tarafından dosyaya vekaletnamenin ibraz edilmiş olduğu, yargılama aşamasında davacı kurum tarafından iş mahkemesindeki davanın dava dışı ... San ve Tic. Ltd Şirketi ile ... AŞ aleyhine açıldığı, ihya davası açılması için süre verilen ... San. Ve Tic. Ltd Şirketinin tüzel kişiliğinin devam ettiği, ... San.ve Tic. Ltd Şirketinin eski unvanının ... Sanayi ve Ticaret Ltd Şirketi olduğu, ... Ltd Şirketinin sicil kaydının TTK geçici 7. maddesi gereğince 31.07.2013 tarihinde resen terkin edilmiş olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece, şirketlere ait Ticaret Sicil Kayıtları dosya içerisine celp edilip incelenmesi aşamasından sonra davacı vekiline iş mahkemesinde husumet yönelttikleri şirkete ait açıklamada bulunulması talep edilmiş, davacı vekilinin açıklamalı dilekçesi sonrasında ise ilk derece mahkemesince, davacı tarafça İstanbul 20. İş Mahkemesinde aleyhine dava açılan ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şirketi'nin faal olduğu anlaşılmakla davanın reddine ve kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına 1.980,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmiştir. HMK'nın 119 maddesinde, dava dilekçesinin içeriği düzenlenmiştir. Maddenin (b) bendinde; davacı ile davalının adı, soyadı ve adreslerine yer verilmiştir. Her ne kadar 119/2 maddesinde, (b) bendi de dahil olmak üzere bir kısım eksikliklerin mevcudiyeti durumunda davacıya eksikliğin tamamlanması için bir haftalık kesin süre verileceği düzenlemesi mevcut ise de somut olayda davalı tarafça iş mahkemesinde dava açılan ve husumet yöneltilen dava dışı şirket sicilden terkin edilmeyip ayakta olduğundan davacı tarafa bu konuda süre verilmesi sonuca etkili olmayacaktır. Diğer taraftan, aynı yasanın 323 vd. maddelerinde yargılama giderleri düzenlenmiştir. HMK'nın 326. maddesinde, yargılama giderlerinden sorumluluk başlığı altında; (1) fıkrasında; kanunda yazılı haller dışında yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği ifade edilmiştir. Yasal düzenleme emredici niteliktedir. Somut davada, öncelikle, dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen şirketin ticaret sicil kaydının terkin edildiği, tüzel kişiliğinin sona erdiği, bunun sonucu olarak da HMK'nın 50. maddesi anlamında taraf ehliyetinin kalmadığı açıktır. Taraf ehliyetinin bulunması, HMK'nın 114/1.d maddesi uyarınca dava şartı olup, anılan terkin edilmiş şirket aleyhindeki davanın HMK'nın 115/2 maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken, bu ayrım yapılmadan danın esas bakımından reddine karar verilmesi usule aykırı olmuştur. Dava şartları, yargılamanın her aşamasında ve bu bağlamda istinaf aşamasında resen gözetilir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesinin bu davalı hakkında verdiği kararın, HMK'nın 33, 355 ve 353/1.b.2 hükmü uyarınca resen düzeltilmesi gerekmiştir.Diğer taraftan, eldeki davada ihyası talep edilen şirket, ticaret sicilinden resen terkin edilmiştir. TTK'nın Geçici 7/15. maddesi uyarınca, bu madde uyarınca terkin edilen şirketlerin ihyasını, alacaklılar ve hukuki menfaati bulunan diğer kişiler talep edebilir. Somut olayda davacı, iş mahkemesinde açtığı davaya devam edebilmek için bu ihya talebinde bulunmuş ise de mahkemece de tespit edildiği üzere; iş mahkemesinde aleyhine dava açılan şirketin farklı bir şirket olduğu ve asıl muhatap şirketin terkin edilmemiş olduğu, dolayısıyla davacının eldeki davada, sicilden terkin edilmiş olan şirketin ihyasını talep etmekte hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, ilk derece mahkemesince, diğer davalılar aleyhindeki davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken, hukuki yarara ilişkin dava şartı değerlendirilmeden karar verilmiş olması hukuka aykırı olmuş, bu bakımdan da kararın dairemizce resen düzeltilmesi gerekmiştir.Yukarıda açıklandığı üzere, HMK'nın 326.maddesi uyarınca, yargılama giderlerinden, aleyhine hüküm verilmiş olan taraf sorumludur. Davacı, eldeki ihya davasını açarken gerekli araştırmayı yaparak dava açıp açmayacağına karar vermeliydi. İş mahkemesinin ara kararı uyarınca dava açılmış olması, davacıyı yargılama giderlerinden sorumlu olmaktan kurtarmaz. Bu nedenle yargılama giderlerinin ve bu bağlamda avukatlık ücretinden davacını sorumlu tutulması yasaya uygun olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 33, 353 ve 353/1.b.2 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmemekle birlikte, ilk derece mahkemesi kararaının resen düzeltilmesi gerektiğinden, kararın kaldırılmasına ve davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine ve neticede davanın usulden reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; HMK'nın 33, 353 ve 353/1.b.2 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmemekle birlikte, ilk derece mahkemesi kararaının resen düzeltilmesi gerektiğinden, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda; 1-Davalı ... SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. aleyhindeki davanın, HMK'nın 114/1.d ve 115/2 maddeleri uyarınca, taraf ehliyetine ilişkin dava şartının mevcut olmaması nedeniyle usulden reddine, 2-Diğer davalılar aleyhindeki davanın, HMK'nın 114/1.h ve 115/2.maddeleri uyarınca, hukuki yarara ilişkin dava şartının mevcut olmaması nedeniyle usulden reddine, 3-Davacı harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü kendisini avukatla temsil ettirdiğinden, karar tarihindeki AAÜT uyarınca 1.980,00 TL maktu avukatlık ücretinin davacıdan alınıp bu davalıya verilmesine, 6-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden; a-Davacı Kurum harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına, b-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 7-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara tebliğine, 8-Dosyanın, karar kesinleştikten sonra, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 23.05.2024 tarihinde, oybirliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.
KANUN YOLU: HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02